Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Filtre Kahve Demleme Yöntemleri

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste Filtre Kahve Demleme Yöntemleri

Filtre kahveler başta çalışanlar olmak üzere herkesin en çok sevdiği içecekler arasında geliyor. Geniş aroma yelpazesi ile filtre kahve demleme yöntemleri de kahveden alacağınız lezzeti ve kokuyu doğrudan etkileyen faktörler arasında. İstediğiniz sertlikte ve aromada bir içim deneyimi elde etmek istiyorsanız kendiniz için en uygun demleme yöntemini kullanabilirsiniz.

5 Farklı Filtre Kahve Demleme Yöntemi

Temelde kahve çeşitleri birbirine benzer. Bununla birlikte öğütülme yöntemleri ve demleme teknikleri ile farklı kahve çeşitleri elde etmek mümkündür. Dünya genelinde günümüzde en popüler kahve türü filtre kahvedir. Özellikle eşsiz ve taze aroması ve kolay hazırlanabiliyor olması sayesinde ofislerde, evlerde, tüm iş yerlerinde ve günlük hayatta sıklıkla tüketilir.

Bu içeriğimizde ofiste rahatlıkla uygulayabileceğiniz 5 farklı filtre kahve demleme yönteminden bahsedeceğiz. Siz de kendiniz için en uygun yöntemi tercih ederek gün içinde istediğiniz zaman kolayca kahvenizi yapabilirsiniz.

Ofiste Filtre Kahve Demleme Yöntemleri

1.     Filtre Kahve Makinesi ile Filtre Kahve Demleme

Filtre kahve demleme yöntemleri arasında hemen hemen herkesin ilk tercihi filtre kahve makineleridir. Elle demleme yöntemlerine göre daha hızlı ve pratik olması bunun ilk nedenleri arasında. Filtre kahve makineleri oldukça basit bir kullanıma sahiptir. Sadece su haznesine yeteri kadar su ve kahve haznesine istediğiniz kadar kahve tozu koyduktan sonra hazırlama tuşuna basmanız yeterli.

Kahvenizi hazırladıktan sonra geriye kalan kahve tozlarını temizlemeniz önemli bir konudur. Hızlı ve pratik filtre kahve hazırlamak için en kolay yöntemdir. Filtre kahve makineleri kendi içerisinde çeşitlere ayrılır. Kişisel ve kurumsal kullanımlarınızda ihtiyacınızı karşılayacak özelliklere sahip filtre makinesini seçerek daha verimli bir kullanıma sahip olabilirsiniz.

Ofiste Filtre Kahve Demleme Yöntemleri

2.     French Press ile Filtre Kahve Demleme

French press ile filtre kahve demleme günümüzde hemen hemen herkesin tercih ettiği bir yöntemdir. Oldukça kolay bir kullanım sunması sayesinde french press popüler bir kahve demleme aracı haline gelmiştir. Aynı zamanda bitki çayları yaparken de kullanabilirsiniz. Makine ile demlemeden daha farklı bir lezzet ortaya çıkar. Daha ziyade yoğun ve acı bir lezzet tercih edenler için idealdir.

  • İlk olarak french press içine filtre kahvenizi ardından sıcak suyu ilave edin.
  • 4-5 dakikalık bir demlenme yeterli olacaktır.
  • Sonrasında filtreyi tutan butonu aşağı doğru indirin.
  • Kahvenizi bardağınıza döktükten sonra keyifli içebilirsiniz.

French preste orta-sert bir kahve hazırlamak için bir fincana 7 gramlık kahve kullanmalısınız. Bu iki tatlı kaşığına karşılık gelir. Daha fazla veya daha az ekleyerek kendi damak tadınıza göre denge sağlayabilirsiniz. Ofislerde kullanabileceğiniz en rahat filtre kahve demleme yöntemleri arasındadır.

Ofiste Filtre Kahve Demleme

3.     Hario V60 / Dripper Demleme

Filtre kahve süzülerek içime hazırlanan ve demlenen bir kahve türüdür. Bu kapsamda ilk ortaya çıktığı zamandan itibaren çeşitli demleme yöntemleri kullanılmıştır. Hario V60 da bu yöntemler arasında yer alır. Hario V60 dripper demleme, öğütülmüş kahvenin sıcak su ile birleşerek hazırlanmasıdır. Bu işlem için filtre kâğıdı kullanılır.

Günümüz kahve demleme aletlerinin en popülerleri arasında yer alan V60, adından da anlaşılacağı üzere 60 derecelik açı ile su ve kahvenin temasını arttırır. Filtre kâğıdı üzerine konan öğütülmüş kahve üzerinde su gezdirerek karaf (sürahi) ya da bardağa filtre kahve süzdürülür.

Bu işlem için ince çekilmiş kahve tercih ederseniz sert; orta çekilmiş kahve ile yaparsanız daha yumuşak içimli bir kahve elde edersiniz. Suyu kahvenin üzerine dökerken 5 saniyede bir 45 saniyelik aralar vermelisiniz. Bu sayede kahvenin araması ve tadının suya daha iyi geçmesini sağlarsınız.

Ofiste Filtre Kahve Demleme

4.     Chemex Demleme

Filtre kahve demleme yöntemleri arasında yer alan Chemex demleme esasında dripper demleme ile benzerlik gösterir. Bu demleme yönteminden Chemex adı verilen filtre kahve demlemek için uygun bir ağıza sahip sürahiler kullanılır.

  • İlk olarak filtre kağıdınızı Chemex üzerine düzgün bir şekilde yerleştirmeli ve ardından tamamını sıcak su ile ıslatmalısınız. Bu işlem Chemex’in ısınmasını sağlarken kâğıt tadının azalmasına yardımcı olur. Sonrasında Chemex içindeki suyu boşaltın.
  • Orta ayardan daha kalın öğütülmüş kahvenizi filtre kağıdının üstüne koyun. Yaklaşık 30 gram yani 3 yemek kaşığı yeterli olacaktır.
  • 70 ml sıcak suyu ekledikten sonra 30 saniye bekleyin. Sonrasında dairesel hareketlerle filtre kağıdına değdirmeden 150 ml suyu yavaşça dökmeye devam edin. 20-30 saniye bekledikten sonra aynı şekilde kalan suyu da yavaş yavaş dökün.
  • Chemex demleme süresi ortalama 4 dakikadır. Demleme işlemi tamamlandığında filtre kağıdını alın. Chemex’in ahşap kısmından tutarak hafifçe karıştırıp ve fincanınıza ilave edin.

Chemex ve Hario V60 / Dripper Demleme Arasındaki Farklar

En sık kullanılan filtre kahve demleme yöntemleri başında Chemex ve Hario V60 gelir. Bu iki yöntem birbirinden ayıran başlıca unsur kullanılan filtre kahve demleme araçlarıdır. Hemen hemen benzer işlemler yapılsa da elde edeceğiniz kahve tadı ve kahve miktarı değişkenlik gösterir.

Chemex’in 3, 6 ya da 8 kişilik modelleri vardır. Ancak Hario V60’ın maksimum 1 ya da 2 kişilik modelleri mevcuttur. Bu kapsamda kalabalık gruplar için Chemex daha uygundur. Chemex ile filtre kahve demleyeceğiniz zaman iri öğütülmüş kahve çekirdekleri tercih etmelisiniz. Hario V60’da ise daha ziyade orta ya da ince öğütülmüş kahve çekirdeği kullanmalısınız. Son olarak demleme hızları da değişkenlik gösterir. Chemex ile demleme yaptığımızda daha uzun sürer. Çünkü su sadece filtrenin en ucundaki noktadan süzülür. Bu sayede daha yumuşak bir kahve elde edersiniz. Hario V60’ın tırtıklı yapısı sayesinde sıcak su filtre kağıdının tüm bölgelerinden süzülür. Daha hızlı bir demleme sağlar.

Ofiste Filtre Kahve Demleme

5.     AeroPress Demleme

Filtre kahve demleme yöntemleri arasında sıklıkla tercih edilen bir diğer seçenek AeroPress demleme yöntemidir. AeroPress, öğütülmüş kahve çekirdeklerine itme kuvveti uygulayan bir mekanizmaya sahiptir. İtme kuvveti ile kahvenin posası daire şeklindeki filtreden geçer ve sıvıdan ayrılır. Bu yöntem ile elde edilen kahveler, filtre kahveden biraz daha yüksek bir yoğunluğa sahip olurlar. Taşınmaya uygun bir ekipman olan AeroPress sayesinde dilediğiniz her an kahvenizi hazırlayabilirsiniz. Özellikle sert içim kahve sevenler için ideal bir demleme yöntemidir.

Filtre Kahve Demleme için Minik Tüyolar

  • İdeal lezzete bir kahve hazırlamak için ilk olarak uygun kahve-su oranını ayarlamalısınız. Bunun için ideal ölçü, her 15 gram su için 1 gram kahvedir. Yani 180 ml su için 2,5 yemek kaşığı kahve ekleyerek ideal lezzette bir kahve hazırlayabilirsiniz. Elbette sevdiğiniz kahve sertliğine göre bu oranı kendiniz ayarlayabilirsiniz.
  • Kahve kupanızı önceden ısıtmak kahvenizin daha uzun süre sıcak kalmasını sağlar. Bu yüzden kahvenizi demlemeden önce kupanızı sıcak suyla çalkalamanızı tavsiye ederiz.
  • Filtre kahve demleme yöntemleri kahvenin tadını, aromasını etkiler. Her biri farklı bir demleme sistemine sahip olduğu için doğal olarak lezzet de farklılık gösterir. Bu kapsamda kendi damak tadınıza uygun demleme yöntemini seçmelisiniz.
  • Kahve makinenizi ya da demleme ekipmanlarınızı her zaman temiz tutmaya dikkat edin. Uzun süre temizlenmeyen ekipmanlar kötü bir kokuya neden olurken kahvenizin lezzetini kötü etkiler. Kötü kokuyu gidermek için beyaz sirkeli su ile ekipmanlarınızı temizleyebilirsiniz.

En İyi Filtre Kahve Çeşitleri Neler?

Filtre kahve demleme yöntemleri her ne kadar kahveden alacağınız lezzeti etkilese de en önemli konu kullandığınız filtre kahvedir. Kaliteli ve iyi öğütülmüş filtre kahveler kullanarak istediğiniz içimde bir filtre kahve hazırlayabilirsiniz. En iyi filtre kahve çeşitlerini sizin için aşağıda listeledik.

  • Jacobs Monarch Filtre Kahve
  • Jacobs Selection Filtre Kahve
  • Mehmet Efendi Colombian Filtre Kahve
  • Mehmet Efendi Brazilian Filtre Kahve
  • Kurukahveci Mehmet Efendi Etiyopya
  • Nescafe Gold Filtre Kahve
  • Julius Meinl Filtre Kahve
  • Julius Meinl President Filtre Kahve

Eğer filtre kahve dünyasına yeni giriyorsanız “beyaz yakalılar için filtre kahve önerileri” içeriğimize göz atarak kendiniz için en uygun içimdeki kahveyi tercih edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler