Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çevre ve Ekonomi için Geri Dönüşüm Ürünlerinin Önemi

Yayınlandı

tarihinde

5 – 11 Haziran Çevre Koruma Haftası yaklaşırken çevre ve ekonomi için geri dönüşüm ürünlerinin önemi bir kere daha kendisini hatırlatıyor. Bu kapsamda içeriğimizde sizler için hem çevre hem de ekonomi açısından geri dönüşüm ürünleri kullanmanın avantajlarına değineceğiz. Ama öncesinde gelin birlikte geri dönüşüm nedir, insan yaşamına katkıları nelerdir inceleyelim.

Geri Dönüşüm Nedir?

En kısa tanımı ile tekrar değerlendirip ekonomiye kazandırdığımız ürünlere geri dönüştürülmüş ürünler adını veririz. Bu süreç geri dönüşüm ifadesini tanımlar. Bu kapsamda bir ürünün ilk üretiminde geri dönüşüme uygun olması son derece önemlidir.

Çevre ve Ekonomi için Geri Dönüşüm Ürünlerinin Önemi

Geri Dönüşümün Çevre ve Ekonomi Açısından Önemi

Tekrar değerlendirebileceğimiz atıklar çeşitli işlemlerden geçirilirler. Bu işlemler atık maddenin türüne göre değişkenlik gösterir. Tekrar üretim sürecine dahil edilmesi ile iki büyük kazanç elde ederiz.

  • İlk olarak çevremizi ve dolayısıyla geleceğimizi atıklardan korumuş oluruz.
  • İkinci önemli husus ise ekonomik anlamda elde ettiğimiz kazançtır.

Buna örnek verecek olursak 1.hamur kâğıt, tuvalet kâğıdı ya da kâğıt havlu gibi ürünlerin üretiminde binlerce ağaca gereksinim duyulur. Maalesef bu şu an farkında olmasak bile çevremiz ve geleceğimiz için gizlice hareket eden bir tehdit niteliğindedir. Ancak geri dönüşüme katkı sağlayan ürünler (geri dönüşüm kutusu gibi) ve uygulamalar sayesinde var olan malzemeler tekrar ticari sirkülasyona girer. Bu da üretim maliyetini düşürürken çevremizi korumamızı sağlar. Yani binlerce ağaç kurtulmuş olur. Bu elbette sadece kâğıt ürünleri özelinde verdiğimiz bir örnek. Aşağı yukarı aynı çevre dostu ve ekonomik kazancı cam, plastik, metal, alüminyum, pil vb. ürünlerde de elde ederiz. İşte bu yüzden geri dönüşüm son derece önemli bir konudur. Nitekim günümüzde pek çok sektörde bu konu üzerindeki bilinci arttırmak için geri dönüşüm ürünlerinin kullanım oranı hayli fazladır. Ayrıca bu ürünler sadece çalışma alanlarında değil evlerde de kullanıma uygundur. Ekonomik anlamda uygulanan bu sisteme döngüsel ekonomi modeli adı verilir.

Döngüsel Ekonomi Modeli Nedir?

Döngüsel ekonomi modeli, çevre kirliliğini azaltır. Ayrıca sürdürülebilir üretim ve tüketim süreçlerini destekler. Yani bu ekonomi modeli, atıkları insan yaşamının korkulu rüyası olmaktan çıkartıyor. Ayrıca sadece atıkların geri dönüşümünün yapılması ile ilgilenmiyor. Aynı zamanda atıklardan enerji üretimi de sağlanıyor. Kısaca insan yaşamı için tehdit olan unsurları dönüştürüp ülke ekonomisi adına bir kazanca dönüştürüyor.

Bu sistemin İsveç gibi refah seviyesi hayli yüksek ülkelerde uygulandığını ve başarılı sonuçlar aldığını görebiliyoruz. Elbette ülkemizde de atıkları bir tehdit değil bir araç olarak görmeye başlamalıyız. Bu sayede temiz bir çevre ve zengin bir ekonomi için ilk adımı atmış oluruz. Elbette bu çalışmaları gerçekleştirebilmek için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. İşte bu yüzden ofis ve çalışma alanlarında geri dönüşüm ofis malzemeleri kullanmak son derece hassas bir konu.

Çevre ve Ekonomi için Geri Dönüşüm Ürünlerinin Önemi

Ofis Yaşamında Geri Dönüştürülmüş Ofis Malzemeleri

Günümüzde ofisler hem çalışanları hem de içinde yer aldıkları sektörler için dönüştürücü ve etkili çözümler üretebilirler. Bunlardan ilki ise atık yönetimi ve çevre kirliliği konularında bilinçli olmaktır. Ofiste geri dönüşüm ürünleri kullanmak hem ekonomik anlamda daha kazançlıdır hem de sizi çevreniz içinde dikkat edilir bir konuma yükseltir. Bu kapsamda özellikle en önemli ofis sarf malzemesi olan kağıt ürünleri, karton bardak gibi malzemeleri alırken bu duyarlılığı gözetebilirsiniz. Çalışma alanınızı ve işletmenizi doğa dostu halde getirmek için siz de Ofix geri dönüştürülebilir ürünleri ve geri dönüştürülmüş ürünleri tercih etmelisiniz. Ofiste geri dönüşüm için ilk adımı Ofix ile atın!

Çevre ve Ekonomi için Geri Dönüşüm Ürünlerinin Önemi

Ofix Geri Dönüşüm Ürünleri Nelerdir?

“Yeşil bir gelecek için yeşil ofisler!” Siz de ofis, işletme ve çalışma alanlarınızda belli başlı konulara dikkat ederek doğamızı koruyabilir; ekonomimize katkı sağlayabilirsiniz.

  • İlk olarak ofis malzemeleri satın alırken geri dönüştürülebilir özellikte olmasına dikkat etmelisiniz.
  • Ofis, işletme, çalışma alanı fark etmeksizin geri dönüşüm çöp kovaları ya da kutuları kullanarak geri dönüşüme katkı sağlayabilirsiniz.
  • Otel, cafe ve restoran gibi işletmelerde HoReCa sistemi ile atık yönetimi çalışmaları yapabilirsiniz.

Geri dönüşümün hem şu an hem de gelecek için önemini kavramalı ve bilinçli hareket etmeliyiz. İlk adımı atmaktan korkmamalı ve çevremiz için örnek teşkil etmeliyiz. Bu yüzden ofisiniz ya da işletmenizde geri dönüşümü önceleyen ürünler kullanmaya özen göstermelisiniz. Peki, Ofix olarak online satış mağazamızda sizlere hangi geri dönüşüm ürünlerini sunuyoruz? Gelin birlikte bakalım.

 

Select Nature

%100 geri dönüştürülmüş selülozdan üretilen Select Nature yeni nesil temizlik kağıtları hem doğa dostu hem de ekonomiktir. Geri dönüşüm ürünü olması kalite ve konfordan ödün vermenize neden olmaz. Özel geri dönüşüm teknolojisi ile konfor ve kaliteyi sizlere sunuyor. Doğa dostu ofisler için ideal bir seçenek sunan Select Nature ürünleri ile çevre dostu bir geleceğe katkıda bulunabilirsiniz.

Ofix Özel Baskılı Karton Bardaklar

Ofis, işyeri, işletme gibi pek çok farklı alanda kullanılan karton bardaklar, geri dönüşüm açısından büyük bir öneme sahiptir. Tek kullanımlık olması dolayısıyla geri dönüştürme özelliğinin olması çevre ve ekonomi açısından kazanç sağlar. Ofix özel baskılı karton bardaklar ile Ofix’te sizlere sunulan tüm karton bardaklar, geri dönüştürülme özelliğine sahiptir. Kullanımı kaliteli ve sağlıklıdır.

NSR Geri Dönüştürülmüş Fotokopi Kâğıdı

Bir ofisin başlıca sarf malzemesi fotokopi kağıdıdır. NSR geri dönüştürülmüş fotokopi kağıtları, çevre dostu ve ekonomik bir seçenek oluşturur. Doğal kaynakları, çevre ve iklimi korumak üzere yüksek kalitede %100 geri dönüştürülmüş kağıtlardan oluşur. Bu ürün ile ofisinizde ekonomik anlamda kazanç elde ederken çevrenin korunmasına da katkı sağlamış olursunuz.

Geri Dönüşüm Çöp Kovaları

Geri dönüşüm ürünleri olan çöp kovaları atık yönetimi için tasarlanmıştır. Kullanışlı ve pratik olmalarının yanı sıra ofis ya da işletmenizde ihtiyaç duyduğunuz farklı çeşitleri vardır:

  • Çöp atık kovası
  • Hijyenik malzeme atık kovası
  • Kâğıt bardak atık kovası
  • Plastik atık kovası
  • Cam atık kovası
  • Kâğıt atık kovası
  • Metal atık kovası
  • Tıbbi atık kovası

Çevreye duyarlı bir geri dönüşüm ürünü olan bu çöp kovaları; ofis, otel, restoran, cafe gibi işyerlerinde kullanıma uygundur. Ayrıca geri dönüşüm seti olarak sitemizden temin ederek işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Daha temiz ve ferah bir gelecek için siz de geri dönüşümde elinizi taşın altına koyun. Hepinizin 5 – 11 Haziran Çevre Koruma Haftası’nı kutlarız.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler