Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Coca Cola: İçecek sektöründe bir dünya markası…

Yayınlandı

tarihinde

Coca Cola markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

130 yıldan uzun bir geçmişe dayanan Coca Cola, dünya genelinde en fazla tüketilen ve hakkında en fazla spekülasyon yapılan içecek markası. Formülünden logosuna, şişesinden reklam sloganlarına kadar her şeyiyle dikkat çeken bu marka, içecek sektörünün daha uzun yıllar boyunca lokomotiflerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta, Coca Cola markasıyla devam ediyoruz.

Coca Cola Markasının Doğuşu

Coca Cola markasının doğuşu, 1886 yılına kadar uzanıyor. ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan eczacı John Pemberton, mide hazmını kolaylaştırmak için uzun süredir bir şurup üzerinde çalışıyordu. Karbondioksitli ve alkol kullanmadan geliştirdiği yeni şurubu, üç ayaklı pirinç bir çaydanlıkta karbonatlı sudan elde etti ve karamelize edilmiş şekerle tatlandırdı. Kesin formülü günümüzde de bir sır gibi saklanan bu şurubu, yakın çevresindeki herkes beğeniyle karşıladı ve satışa sunması konusunda onu teşvik etti. 

Pemberton, hazırladığı içeceği Jacobs Eczanesi’nde bardağı 5 sentten satışa sundu. Deneyen herkes tarafından çok beğenilen bu içecek, mide hazmını kolaylaştırmanın yanı sıra, bileşiminde kullanılan kafein kaynağı kola çekirdeklerinin etkisiyle keyif veriyordu. İçeceğe Coca Cola ismini, Pemberton’ın muhasebecisi Frank Robinson verdi. Bu ismi kendi el yazısıyla şişelerin üzerine ekledi. Marka isminde kullanılan bu yazı stili günümüze kadar hiç değişmedi. 

Atlantalı iş adamı Asa Griggs Candler, Coca Cola’nın formülünü ve satış haklarını 2 bin 300 dolara satın aldı. Coca Cola’nın gerçek anlamda ilk başkanı ve markaya gerçek vizyonunu veren kişi de Candler oldu. Bu dönemde Coca Cola, markalaşma sürecinde büyük bir ivme yakaladı. Bu yeni ürünün ücretsiz tadılması için kuponlar dağıtılması, içeceğin satışını yapan eczanelerin Coca Cola markalı takvim, saat, vb. eşantiyon ürünlerle donatılması gibi uygulamalar, marka tanınırlığını hızla arttırdı.

Bardaktan şişeye…

1900’lerin başlarında şirketin satış başarısı katlanarak artıyordu. Bunun üzerine, piyasada taklit ürünler de çoğalmaya başladı. Şirketin sürdürdüğü reklam kampanyalarında, ürünlerinin orijinalliği hakkında pek çok vurgu yapılmaya başlandı. Candler, bu içeceği şişeleyip satmaya yönelik münhasır hakları Benjamin F. Thomas ve Joseph Biedenharn Whitehead isimli iki avukata sadece 1 dolara sattı. Şirketin yeni dolum tesislerini ise Chicago, Dallas ve Los Angeles’ta hizmete açtı.

Taklitle mücadele konusunda Candler’in aldığı bir diğer önlem de ürünlerin satışı için orijinal bir şişe tasarımı geliştirilmesiydi. Açılan yarışmayı, Indiana merkezli The Root Glass Company kazandı. Bu yeni şişeler, karanlıkta veya kırıldıklarında bile kolayca tanınabilen hem çok orijinal, hem de çok estetik bir tasarıma sahipti. Markayla özdeşleşen bu şişenin imalatına 1916 yılında başlandı. Ve bu tasarım, günümüze kadar neredeyse hiç değiştirilmeden kullanıldı.

Coca Cola Markasının Yükselişi

1919 yılında şirket el değiştirdi ve Ernest Woodruff’a satıldı. 4 yıl sonra, oğlu Robert Woodruff, şirketin yeni başkanı oldu. Robert Woodruff’un yönetiminde, henüz 1920’li yıllardan itibaren çok büyük bir yükseliş ivmesi yakalandı. Öyle ki, 1900’lerin başlarında şişeleme tesislerinin sayısı yalnızca ikiyken, 1920’lerde bu sayı bini aştı. Candler döneminde marka tanınırlığı ABD sınırlarının dışına çıkamamışken, Woodruff yönetiminde dünyanın pek çok coğrafyasına yayıldı. 

Bu konuda en önemli aşama, 1928 Olimpiyatlarında Coca Cola’nın tanıtılması oldu. Bu gelişmenin ardından, ürünler dünya pazarında geniş bir ilgi toplamaya başladı. Woodruff döneminde ayrıca, ürün satışında pek çok yenilik hayata geçirildi. Bunlardan en önemlileri, altılı kutu ve üstten kapaklı soğutucu içinde ürün satışını gerçekleştirmekti. Bu yeniliklerin yanı sıra, ürün dağıtımı için de çok önemli yatırımlar yapıldı ve satış noktalarının sayısı dünya genelinde arttırıldı.

1940’lardan 1960’lara kadar şişeleme tesislerinin sayısı yaklaşık olarak 2 katına çıktı ve “Coca Cola her yerde bulunur” sözü zihinlere yerleştirildi. Bu dönemde dikkat çeken bir diğer önemli gelişme de yeni tatlara yönelik Ar-Ge çalışmaları sonucu 1950’lerde Fanta’nın piyasaya sunulmasıydı. Fanta’nın yakaladığı satış başarısının ardından, 1961 yılında Sprite, 1966 yılında ise Fresca piyasaya sunuldu. Zaman içinde Schweppes, Cappy, Fuse tea, Powerade, Gladiator, SenSun gibi çok sayıda alt marka piyasaya sunuldu. 

Coca Cola ürünlerinin ülkemizde satışına ise 1964 yılında başlandı. Şirket ayrıca, ülkemizdeki ilk yatırımlarını İstanbul’da gerçekleştirdi. 16 Eylül 1964 tarihinde üretime başlayan fabrika, şirketin 1916. fabrikasıydı. Açılıştan 2 gün sonra, Beyazıt’tan yola çıkan 19 araçlık bir konvoyla ürünlerin tanıtımı bando ve alkışlar eşliğinde yapıldı. 21 Eylül’de ise şirketin ülkemizdeki ilk kampanyası “Gizli Define” başladı. İçeceklerin yanı sıra ürünlerin kapaklarına da ilgiyi arttıran bu kampanya kapsamında, toplam 400 bin lira tutarında hediye dağıtıldı.

Dünya Pazarında Coca Cola

1970’li yıllar, şirketin reklam faaliyetlerini ciddi oranda arttırdığı yıllardı. Üstelik bu reklamlar, artık yalnızca bir ürünü tanıtmanın ötesinde, eğlence ve arkadaşlık gibi temalarla yeni bir yaşam şeklinin tanıtımını ve pazarlamasını da yapıyordu. Reklamların dikkat çeken bir diğer özelliği de hem dünyaca ünlü yıldızlara, hem de yerli sanatçılara yer vermesiydi. Bu yönüyle reklamlar, bir tür “yıldızlar geçidi” haline geldi. Reklamlar için ayrıca, radyo ve sinemadan da etkin bir şekilde yararlanıldı. Radyo programlarına sponsorlukla başlayan süreçte, pek çok sinema filminin en önemli karelerinde Coca Cola içilmeye başlandı.

1978 yılında şirket, önemli bir ticari başarıya daha imza attı ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde ambalajlı soğuk içecek satma iznine sahip tek marka olmayı başardı. 1981 yılında Roberto C. Goizueta, şirketin yeni CEO’su oldu ve kendi ifadesiyle “akıllı risk alma” stratejisiyle marka konseptini tümüyle yeniledi. Bu yenilikler arasında, ABD’deki pek çok şişeleme tesisini Coca-Cola Enterprises Inc. adına halka açmak da vardı. Aynı zamanda da Diet Coke adıyla yeni bir ürün tipinin geliştirilmesini sağladı. Bir yıl sonra piyasaya sunulan Diet Coke, düşük kalorili içecekler grubunda ilk sıraya yerleşti ve dünya genelinde en çok satan içecekler listesinde Coca Cola’dan sonra ikinci oldu. 1986 yılında 100. yaşını kutlayan şirket, ürünlerini 165 ülkede satışa sunma başarısı gösterdi.

Günümüzde Coca Cola

Şirketin büyümesi, 1990’lı yıllarda da devam etti. Bu büyümede en önemli unsurlardan biri, henüz Woodruff döneminde başlayan sportif faaliyetlere yönelik ilgiydi. Olimpiyat Oyunları ve FIFA Dünya Kupası gibi uluslararası organizasyonlara sağladığı sponsorluk desteği, ürünlerinin satış başarısında çok önemli bir rol üstlendi. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından şirket, Doğu Avrupa pazarına da giriş yaptı ve pazar gücünü çok daha arttırdı. Öyle ki, 1997 yılında günlük Coca Cola tüketim miktarı 1 milyar bardağı buldu.

2005 yılında şirket, klasik Coca Cola tadını koruyan Zero ürünlerini piyasaya sundu. İki yıl sonra, Amerikan pazarında lider markalardan biri olan Glaceau Vitaminwater satın alındı. 2008 yılında şirket yönetiminde önemli bir değişikliğe gidildi ve Neville Isdell’in yerine Muhtar Kent, Coca Cola’nın yeni CEO’su oldu. Bu dönemde şirketin en önemli yeniliklerinden biri, “plant bottle” (bitki şişe) olarak adlandırılan tümüyle geri dönüştürülebilir ambalaja sahip ürünlerin piyasaya sunulmasıydı. 2010 yılında ise mobilya üreticisi Emeco işbirliğiyle, geri dönüştürülmüş PET şişelerin günlük hayatta kullanılmasını sağlayan 111 Navy Chair projesi hayata geçirildi.

2017 yılında şirket, önemli bir yönetim değişikliğine daha sahne oldu ve operasyonlar üst yöneticisi (COO) James Quincey, şirketin yeni CEO’su oldu. Quincey yönetimi, yeni dönem için vizyonunu “total beverages company” (tümüyle içecek şirketi) olma hedefiyle belirledi. Bu hedef kapsamında şirket, bugün itibariyle 500’den fazla içecek markasına ve 4 bine yakın ürüne sahip. Bu markalar içinde, değeri 1 milyar doların üzerinde olan marka sayısı 20’nin üzerinde.

Ofis dostu Coca Cola ürünleri Ofix’te!

Coca Cola markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Coca Cola ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz. 

Coca Cola 250 ml Cam Şişe

Listemizin ilk sırasında, Coca Cola 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünleri, ofis buzdolabında kolayca saklayabilir, dilediğiniz zaman kendiniz tüketebilir veya misafirlerinize ikram edebilirsiniz. 100 ml için şeker ve karbonhidrat miktarı 11.2 gram olan bu ürünlerin verdiği enerji 45 kcal. 

Coca Cola Light 250 ml Cam Şişe

Listemizin ikinci sırasında, Coca Cola Light 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünler, şeker ve karbonhidrat içermiyor, 100 ml için enerji miktarı ise 0.2 kcal. 

Coca Cola 1 Litre

Listemizin üçüncü sırasında, Coca Cola 1 litre var. Ofiste çalışırken veya mola zamanlarınızda keyifle yudumlayabileceğiniz bu içecekleri soğuk olarak tüketmeniz gerektiğini hatırlatalım. 

Ofix’te satışını yapmakta olduğumuz diğer Coca Cola ürünlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler