Bizi Takip Edin

Lifestyle

Bilgisayarda bahar temizliği nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Bilgisayarda bahar temizliği hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Günümüzde en sık kullandığımız araçların başında gelen bilgisayarlarımız, zaman zaman bakım ve özel temizliğe ihtiyaç duyar. Bilgisayarımızın dış yüzeyini günlük olarak temizlesek de diğer bakım ve temizlik işlerini çoğu zaman ihmal ediyoruz. Oysa, bilgisayarların içinde biriken toz, çalışmalarımız sırasında bizi yavaşlattığı gibi, bilgisayarımızın ömrünü de kısaltıyor. Bahar aylarının gelişiyle birlikte bahar temizliği konusunda hevesler artmışken bilgisayarımızı da iyi bir bakım ve temizlikten geçirebiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bilgisayarda bahar temizliği yapmanızı kolaylaştıracak faydalı bilgiler paylaşacağız.

Klavye ve Mouseda Bahar Temizliği

Bilgisayarımızın klavyesi, gün içinde en fazla temas ettiğimiz ve bu nedenle en sık kirlenen yüzeylerden biridir. Dışarıdan ne kadar temiz görünürse görünsün, gün boyunca ellerimizde taşıdığımız mikroplar klavye üzerinde birikir ve gerekli temizliği sağlayamadığımızda enfeksiyonlara yol açabilir. Daha da ilginci, ofislerde temizlik davranışları hakkında yapılan araştırmalara göre bazı klavyeler tuvaletlerden bile daha yüksek oranda mikrop barındırmakta. 

Klavye temizliğine başlamadan önce, bilgisayarınızla bağlantısını kesmeli, varsa pillerini çıkartmalısınız. Ters çevirip biraz sallayarak, içersinde biriken toz, sigara külü ve çeşitli yemek kırıntıların dökülmesini sağlayabilirsiniz. Bilgisayarınızın yanında sigara içiyor veya yemek yiyorsanız, klavye temizliğini daha sık gerçekleştirmelisiniz. İç yüzeyde daha etkin bir temizlik sağlamak için, sıkıştırılmış hava spreylerinden veya özel temizlik cihazlarından yararlanabilirsiniz. Pille çalışan ufak aspiratörler, bu konuda çok faydalı olacaktır. Bu kısımlar için ayrıca, özel birtakım jellerden de yararlanabilirsiniz.

İç kısımları temizledikten sonra, nemli bir mikrofiber bez yardımıyla klavyenizin dış yüzeyini iyice silmelisiniz. Aslına bakarsanız, tuşların üzerini ve çevrelerini tek tek temizlemekte yarar var. Bu biraz sıkıcı ve zahmetli görünse de tuş kenarlarında biriken zorlu kirler ancak bu şekilde çıkabilir. Kirden yapışmaya başlayan tuşlar, motivasyon ve iş verimliliğinizin yanı sıra sağlığınıza da zarar verebilir. Kalan nemi yüzeyden almak için, kuru bir mikrofiber bez kullanabilirsiniz.

Mouseunuzu temizlerken de yine, bilgisayarınızla bağlantısını kesmelisiniz. Eğer toplu mouse kullanıyorsanız, mouseunuzu ters çevirip topu tutan halkayı açmalı, topun ve iç yüzeyin tümüyle temizlenmesini sağlamalısınız. Bu kısımlarda biriken kirler, mouseunuzun sürekli tek bir yöne gitmesine yol açar. Daha sonra mouseunuzun içini açarak nemli bir mikrofiber bez yardımıyla iç yüzeyde biriken toz ve kirin yüzeyden ayrılmasını sağlamalı, kuru bir mikrofiber bezle kalan nemi almalısınız. Mouseunuzu kapattıktan sonra aynı işlemleri dış yüzey için de yapmalısınız.

Monitörde Bahar Temizliği

Monitör temizliği, bilgisayar temizliğinin en zor ve önemli kısımlarından biridir. Nitekim, bilgisayarda bahar temizliği sırasında kullanacağınız temizlik maddelerinin monitörün kaplamasına zarar vermemesi gerekir. Özellikle de alkollü sprey veya temizleyicileri ve ıslak mendilleri monitör yüzeyinde kesinlikle kullanmamalısınız. Monitörünüzü temizlemeden önce mutlaka kapatmalı ve soğumasını beklemelisiniz. Monitörünüz sıcakken yapacağınız temizlik işlemleri, monitörünüzü kaybetmenize yol açabilecek bazı risklere sahiptir.

Monitör temizliği yaparken, nemli mikrofiber bezden yararlanabilirsiniz. Ne kadar yumuşak bir dokuya sahip olursa olsun, temizlik kağıtlarının monitör kaplamasına zarar verme ihtimali hep vardır. Mikrofiber bezler, yüzeylerde çizik veya hasar oluşturmadığı için daha hızlı ve kolay çözümler sunar. Bezinizi nemlendirirken musluk suyu yerine saf su kullanmanızda yarar var. Musluk suyunun içerdiği tuz ve çeşitli mineraller, monitör yüzeyinde çizik ve hasara yol açabilmekte. 

Monitör yüzeyinde küçük ve yuvarlak hareketler yapmak yerine büyük ve geniş hareketler yapmaya dikkat etmelisiniz. Monitör yüzeyine fazla baskı uygulamamalı, çıkması zor kirler için aşırı güç kullanmamalısınız. Mikrofiber bezinizi biraz daha nemlendirerek kirlerin yumuşamasını sağlayabilir, gerekli temizliği kirler yumuşayınca yapabilirsiniz. 

Kasada Bahar Temizliği

Bilgisayar temizliğinin en zor ve en önemli kısmı kasa temizliğidir. Kasa içinde biriken tozlar bilgisayarınızı ciddi oranda yavaşlatır, fanın tıkanmasına yol açar, aşırı ısınan bilgisayarınızın ömrünü kısaltır. Aslına bakarsanız, kasa temizliği için bilgisayarda bahar temizliği yapmayı beklememeli, birkaç ayda bir bu işlemleri yapmalısınız.

Kasa temizliği yaparken, diğer ekipmanlarda olduğu gibi, bilgisayarınızı öncelikle kapatmalı ve soğumasını beklemelisiniz. Fakat, bu temizlik sırasında ortama yoğun miktarda toz yayılacağı için kasa temizliğinizi mümkünse açık bir alanda yapmanız daha doğru olacaktır. Kasa temizliğine başlamadan önce yapmanız gereken bir diğer işlem de üzerinizdeki statik elektriği boşaltmaktır. Daha sonra, sıkıştırılmış hava spreyini kısa aralıklarla kullanarak kasa içinde biriken tozu dışarıya püskürtebilirsiniz.

Bilgisayar kasanızın içinde çıkmayan kirler varsa, yumuşak bir fırça kullanabilirsiniz. Kasa içindeki bileşenleri söküp takmak konusunda el beceriniz varsa, bu bileşenleri de söküp daha iyi temizlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu işlemler sırasında kuvvetli çözücüler kullanmamalısınız, aksi durumda bilgisayarınıza kalıcı zararlar verebilirsiniz. Sürücülerin temizliğine de dikkat etmeli, bu yüzeylerde de kimyasal maddeler kullanmamalısınız. Ayrıca sürücülerin içini açmaya çalışmamalı, bilgisayarda bahar temizliği yaparken kalıcı bir hasar oluşmasına yol açmamalısınız.

Kasa temizliğinin en önemli kısmını fan temizliği oluşturur. Bu işlem sırasında hava püskürtmeden önce fanı tutarak dönmesini engellemelisiniz. Fanı bu şekilde daha kolay temizleyebilirsiniz. Fanın ters yönde dönmesi, ömrünün kısalmasına yol açacaktır. Kasanızın iç temizliğini yaptıktan sonra, dış yüzeyini temizlemeye geçebilirsiniz. Bu kısımda farklı temizlik maddeleri kullanabilirsiniz, ancak bunların kesinlikle kasanın içine sızmamasına dikkat etmelisiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler