Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Sundar Pichai: Google’ın Hintli CEO’su…

Yayınlandı

tarihinde

Google'ın CEO'su Sundar Pichai hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

 

 

1972 yılında Hindistan’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sundar Pichai, Stanford Üniversitesi ve Wharton School’da yüksek lisans yaptıktan sonra dünyanın en büyük arama motoru Google‘da 2004 yılında ürün yöneticisi olarak işe başladı. 2008 yılında kullanıcılarla buluşan Chrome‘u dünyanın en çok kullanılan tarayıcısı haline getiren Sundar Pichai, elde ettiği başarılar sonucunda 2015 yılında Google’ın CEO’luğuna getirildi. Sundar Pichai’nin başarı hikayesi, Hintli bir gencin azim ve çalışkanlıkla dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin CEO’luğuna nasıl yükselebileceğini göstermesi bakımından güzel bir örnek. Sundar Pichai, aynı zamanda da geliştirdiği “hamam böceği teorisi” ile iş dünyasında ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Sundar Pichai’nin başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Sundar Pichai kimdir?

Sundar Pichai olarak tanınan Pichai Sundararajan, 12 Temmuz 1972 tarihinde Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinin başkenti Madras’ta dünyada geldi. Babası Raghunath, Madras’ta elektrik devreleri için gerekli malzemelerin üretimini gerçekleştiren General Electric’te çalışıyordu. Yaşadığı iki odalı mütevazi evde ailesini kıt kanaat geçindiren Raghunath Sundararajan, küçük Pichai’nin iyi bir eğitim almasını istiyordu. Stenograf olan annesi Lakshmi de dersleriyle yakından ilgileniyordu. Okuldan arta kalan zamanlarında Pichai, babasının yaptığı işleri inceliyor, elektronik ürünlere büyük ilgi duyuyordu. 12 yaşındayken babasının getirdiği sabit bir telefon, içindeki teknoloji merakını daha da kamçılamış, telefonu günlerce elinden bırakamamıştı. Bu basit telefon, ileride Google‘ın yönetici koltuğuna oturacak Sundar Pichai‘nin hayatında çok önemli izler bıraktı. 

Madras’ın Ashok Nagar bölgesinde iki odalı bir evde büyüyen Sundar Pichai, lise eğitimini Jawahar Vidyalaya School’da tamamladı. Evlerinde televizyonları yoktu. Okula gitmek için kullandığı mobiletten başka herhangi bir modern araca da sahip değildi. Fakat bu durum onu derslerine daha fazla motive ediyor, iyi bir yaşamın iyi bir eğitimden geçtiğini görmesini sağlıyordu. Derslerini hep en yüksek notlarla geçen Sundar Pichai, 1993 yılında Hindistan Kharagpur Teknoloji Enstitüsü’nde metalurji mühendisliği bölümünden mezun oldu. Derslerinde gösterdiği üstün başarılar sayesinde kazandığı yüksek lisans bursu, Sundar Pichai için yeni bir hayatın ilk adımıydı. Malzeme bilimi ve yarı iletken fiziği alanında Stanford Üniversitesi’nden kazandığı bu burs, Sundar Pichai’nin çocukluğundan beri özlemini duyduğu pek çok şeyi gerçekleştirmesini sağlayabilirdi. Fakat ne var ki, hayallerini gerçekleştirmek için Stanford’a gidecek parası yoktu. Bunun üzerine babası, yıllık maaşından fazla tutan yol masraflarını karşılamak için banka kredisi çekti ve oğlunu ABD’ye yolladı.

Sundar Pichai’nin Stanford Yılları

1990’lı yıllarda Stanford Üniversitesi, Hindistan’dan çok sayıda öğrenciyi misafir etmekteydi. İleride pek çok uluslararası şirkette üst düzey yöneticilik yapacak olan Hintli bu gençlerin ortak ideali, teknoloji ve diğer alanlarda en üst bilgilerle donanmak ve ülkeleri için faydalı işler yapmaktı. Bu gençlerden biri olan Sundar Pichai, buraya babasının yıllık gelirinden bile fazla tutan yol masraflarını karşılamak için çektiği zorluklar sayesinde gelebilmişti. Ailesinin bu emeklerini boşa çıkarmamak için bir taraftan derslerine sıkı şekilde hazırlanıyordu. Bir taraftan da ekonomi, işletme ve pazarlama alanlarında kendisini geliştiriyor, yeni şeyler öğreniyordu. Teknoloji alanında çok önemli bir buluş yapmak, kendi başına aslında yetersizdi. Yapılan buluşların ticari anlamda başarılı sonuçlar doğurması için pazarlama bilmek gerekiyordu. Bunun içinse ekonomi ve işletme alanında vizyon sahibi olması gerekliydi. Bu düşüncelerle Sundar PichaiStanford Üniversitesi‘nde kendisini her anlamda yeniledi ve vizyoner bir kişilik kazandı.  

Stanford’da yüksek lisansını tamamladıktan sonra Sundar Pichai, aynı üniversitede doktora yapmak istiyordu. Fakat, doktora için yeterli kaynağa sahip değildi. Doktora için bursu da yoktu ve geriye iş bulup çalışmaktan başka bir seçenek kalmıyordu. Silikon Vadisi’nde yarı iletkenler alanında ürün yöneticisi olarak iş aradığı bu dönemde, Applied Materials ve McKinsey & Company gibi teknoloji şirketlerinde mühendis ve danışman olarak çalışma fırsatı yakaladı. Bu şirketlerdeki iş deneyimleri, yarı iletkenlerle ilgili teorik bilgilerini pratik alanda geliştirmesini sağladı. Aynı zamanda da işletme ve iş yönetimi alanlarında çok güzel deneyimler kazanmasını sağladı. Ürün yönetim süreçlerine yaptığı katkılar, ürünlerin pazarlama yöntemleri konusunda kitaplarda bulabileceklerinden çok daha fazlasını kazandırdı. Fakat yine de işletme alanında eğitim almaktan vazgeçmedi ve Pensilvanya’daki Wharton School’da işletme yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. 

Sundar Pichai’nin Google’daki Kariyeri

Sundar Pichai, Google‘daki kariyerine 1 Nisan 2004 tarihinde ürün yöneticisi olarak başladı. Bu dönemde Google, arama motorlarıyla rekabetinde öne geçmek için yeni yöntemler ve stratejiler üzerinde yoğun bir beyin fırtınası gerçekleştiriyordu. Google Araç Çubuğu ve Google Gears‘ın geliştirilmesi bu beyin fırtınalarının merkezinde yer alıyordu. Sundar Pichai, araç çubuğunu geliştirmenin kullanıcı sayısını arttırmaya çok önemli bir katkı sağlayacağını bu dönemde görmüştü. İnternetin giderek yaygınlaşması ve arama motorlarına ilginin artması, Google ve diğer arama motorları arasındaki rekabeti kızıştırıyordu. Bu rekabette öne geçmek için, kullanıcılara en kolay ve en kaliteli hizmeti vermek gerekiyordu. Ürün yönetimi ve inovasyon konusunda vizyoner kişiliği sayesinde birçok projeye önemli katkılar sağlayan Sundar Pichai, Google’da henüz ilk yıllarında öne çıkmayı başardı. Arama çubuğunu kolay erişilebilir hale getiren düzenlemelere sağladığı katkılar Google yönetimi tarafından ilgiyle karşılandı. Bu çalışmaları sonucunda, 2008 yılında ürün geliştirmeden sorumlu başkan yardımcılığı görevine atandı. 

Bu dönemde Google yönetimi aslında, yeni bir tarayıcı geliştirme fikrine sıcak bakmıyordu. Çünkü Google, başından beri arama motoru alanında hizmet vermek ve bu alanda yeni teknolojilere öncülük yapmak istiyordu. Yeni bir tarayıcı geliştirmek Google’ın rekabet gücünü zayıflatabilir, hatta pazar kaybetmesine yol açabilirdi. Google’ın kendisine ait bir tarayıcısının olması şirkete ek bir mali külfet yaratabileceği gibi, bu tarayıcının etkisinin sınırlı kalacağı düşünülüyordu. Oysa Sundar Pichai, bu görüşlerin tam tersine inanıyor, kendi tezlerini güçlü ve tutarlı bir şekilde yönetime sunuyordu. Nitekim, ilkelerini kendisinin belirlediği şekilde geliştirilecek bir tarayıcı Google ürün ve hizmetlerinin sunumu için mükemmel bir platform olabilirdi. Bu platform üzerinden Google, yalnızca arama motorları pazarında değil, aynı zamanda internet teknolojileri pazarında da bir dünya devi haline gelebilirdi. Konuyla ilgili gerçekleştirdiği yoğun düzeyli beyin fırtınaları sonucunda Sundar Pichai Google yönetimini yeni bir tarayıcı konusunda ikna etmeyi başardı. Chrome projesinin tüm sorumluluğunu da kendisi üstlendi.

Chrome ve Sundar Pichai

2008 yılında Google, Chrome tarayıcısını piyasaya sundu. Bir yıl sonra Chrome OS kullanıcılarla buluştu. Bu dönemde Sundar Pichai, Google içinde ve dışında yüksek bir prestij elde etti. Chrome tarayıcısı sayesinde Google, arama motorları pazarında fark yarattı. Aynı zamanda da ürün ve hizmetlerini sunmak için çok önemli bir platforma sahip oldu. Bu başarılar sayesinde Sundar Pichai, Google’ın en bilinen yüzlerinden biri haline geldi. Katıldığı etkinliklerde bir taraftan Chrome’u kullanıcılara tanıttı. Bir taraftan da ürün geliştirme süreçleriyle ilgili bilgiler verdi. Google’ın internet teknolojileri alanında elde ettiği kazanımları geniş kitlelerle paylaştı. Özellikle gençlerle iletişimini güçlü tuttu, gençlerin taleplerini dinledi. Artık Sundar Pichai ismi kendi adının ötesinde, Google için çok önemli bir anlam kazanmıştı. Google’ın başta Gmail ve Google Maps olmak üzere tüm ürün ve hizmetlerinin hem proje, hem sunum, hem de pazarlama çalışmalarında Sundar Pichai hep en ön safta yer aldı. 

Bu çalışmalar sayesinde Chrome, kısa sürede dünyanın en çok kullanılan tarayıcısı unvanını elde etti. Ve Google, internet tarayıcıları pazarında yüzde 50’ye yakın bir güce ulaştı. Chrome OS’un ardından kullanıcılarla buluşan Chromebook ve Chromecast gibi ürün ve hizmetler, Sundar Pichai’nin öngördüğü şekilde Google için Chrome’u mükemmel bir platform haline getirdi. 2011 yılında lansmanı yapılan Chromebook, Google’ın kendi işletim sistemi Chrome OS ile birlikte internet üzerinden çalışan bilgisayar konseptiyle bilgisayar alanında yeni bir sayfa açtı. HD TV’lere HDMI üzerinden bağlanan Chomecast ise tüm bilgisayarlar ile akıllı cihazlar üzerinden kontrol edilebilme özelliği sayesinde görüntü aktarımı alanında bir devrim yarattı. Bu dönemde Sundar Pichai ayrıca, akıllı telefon pazarında büyümeyi sağlayan Android One projesine büyük önem veriyordu. Kısa sürede ABD’deki akıllı telefon pazarının yüzde 65’ine yayılan bu proje, Sundar Pichai ve Google tarihinde çok önemli bir dönüm noktası haline geldi. Aynı zamanda da Sundar Pichai için Google’daki yükseliş sürecini hızlandırdı.

Google’ın Hintli CEO’su

2014 yılının Ekim ayında Google, tüm ürün ve hizmetlerinin yönetimini Sundar Pichai’ye devretti. Artık Google’ın yönetiminden fiilen Sundar Pichai sorumluydu. Google’ın kurucu ortaklarından biri olan ve CEO’luğunu üstlenen Larry Page’in 2015 yılında emekli olması üzerine, 10 Ağustos itibariyle CEO’luğa Sundar Pichai atandı. Kamuoyunun yakından tanıdığı Sundar Pichai ismi, aynı zamanda da Hintli bir gencin azim ve çalışkanlıkla neler başarabileceğini gösteren çok önemli bir sembol haline geldi. Nitekim Sundar Pichai, Hindistan’da doğup büyüdüğü iki odalı evinde televizyona bile sahip değildi. Oysa şimdi, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin CEO’su olmuştu. 2015 yılından itibaren Sundar Pichai’nin hayatı, eğitimi, iş deneyimleri ve çalışma prensipleri kamuoyunun merak ettiği konular arasında üst sıralarda yer aldı. Aynı şekilde, üniversitede tanışıp evlendiği Anjali Pichai ile çocukları Kavya Pichai ve Kiran Pichai de kamuoyunun dikkatini çeken isimler haline geldi. 

Google’daki yükseliş serüveni içinde Sundar Pichai, şirketin günlük faaliyetlerinden inovatif çalışmalarına kadar hemen her alanda deneyim sahibi oldu. Kazandığı bu deneyimler, şirket yönetimini üstlendikten sonra aldığı kararlarda belirleyici bir rol üstlendi. Google’ın yalnızca arama motoru pazarında değil, aynı zamanda internet teknolojileri alanında da bir dünya devi olmasını istiyordu. O güne kadar bu yönde sürdürdüğü çalışmaları CEO olduktan sonra daha hızlı şekilde sonuçlandırma fırsatı buldu. Google’ın arama motoru pazarının yanı sıra haritalar, reklam ve pazarlama faaliyetleri ile yeni uygulamaları için çok önemli stratejiler geliştirdi. İş zekası ve teknolojik ürünlere olan aşırı ilgisi sayesinde Sundar PichaiGoogle’ın yanı sıra internet teknolojileri pazarının da büyümesini sağladı. Ve Google’ın küresel liderliğini güçlendirdi. 

Sundar Pichai ve Hamam Böceği Teorisi 

Sundar Pichai’ye başarı hikayesi sorulduğunda, cevap olarak “hamam böceği teorisi” şeklinde ifade edilen bir anısını paylaştığı bilinmekte. Kısaca özetlersek Sundar Pichai, günlerden bir gün bir restoranda aniden bir hamam böceğinin belirdiğini görür. Orada bulunan kadınlar korkudan çığlık atmaya başlar. Herkesin yüzünde panik vardır ve peş peşe çığlıklar yükselir. Bu sırada hamam böceği zıplayarak başka kadınların üzerine doğru ilerler. Korku ve panik devam ederken, garson yetişir ve son derece sakin bir şekilde, hamam böceğini alıp restorandan dışarı atar. Garson, korku veya panik yapmaksızın hamam böceğiyle nasıl baş edeceğini düşünmüştür. Duruma tepki vermek yerine, cevap vermeyi tercih etmiş ve sorunu çözmüştür. Bu olaydan hareketle Sundar Pichai, “Hayatımızda karşımıza çıkan olaylara tepki vermek yerine anlamlı bir cevap vermeliyiz” şeklinde özetlediği hamam böceği teorisini geliştirir. Nitekim, kendisi daima bu şekilde yapmış ve karşılaştığı tüm sorunları aşmayı başarmıştır. 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Jale

    18 Nisan 2021 saat 13:35

    Çok ilginç bir durum başarılı bir ceo 🙂

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler