Bizi Takip Edin

Seyahat

Alaçatı Gezi Rehberi

Yayınlandı

tarihinde

Alaçatı hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Çeşme’nin en gözde tatil mekanlarından biri olan Alaçatı, sonbaharın bu ilk günlerinde ziyaretçilerine keyifli bir tatil fırsatı sunmaya devam ediyor. Alaçatı’nın begonvil kokulu Arnavut kaldırımlı taş sokakları, beyaz ile çivit mavisinin mükemmel bir uyumunu yansıtan tarihi taş evleri, sörf yapmaya elverişli koyları, butik restoran ve otelleri, yılın bu zamanlarında sakin ve huzurlu bir tatil geçirmek isteyenler için iyi seçim olabilir. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Alaçatı hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Alaçatı nerededir?

İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı, Çeşme’ye yalnızca 3 kilometre uzaklıkta. Alaçatı’ya özel aracınızla İzmir şehir merkezinden gitmek istiyorsanız, uzaklık yaklaşık 78 km. Adnan Menderes Havalimanı’ndan gitmeyi planlıyorsanız yaklaşık 85 km. Özel aracınız yoksa, Alaçatı’ya ulaşım için İzmir şehir merkezinden kalkan otobüsleri tercih edebilirsiniz. Tatilinizi Çeşme’de geçirmeyi planlamışsanız, Alaçatı’ya özel aracınız dışında minibüs veya taksiyle de ulaşım sağlayabilirsiniz.

Alaçatı’nın Kısa Tarihçesi

Alaçatı’daki ilk yerleşimler, Antik döneme kadar uzanıyor. Antik dönemde Agrillia olarak anılan bölge, Grek kent-devletlerinden İyonya’nın en önemli yerleşim bölgelerinden biriydi. Antik İyonya kent-devleti, İzmir’in güneyinden başlayıp Menderes Irmağı’na kadar uzanıyordu. O dönemde Agrillia, İyonya’ya gelen tüccarların en önemli dinlenme mekanlarından biriydi. Agrillia’nın bu özelliği Bizans döneminde de devam etti. Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde bölgede Rum nüfus azaldı. Osmanlı yönetiminde ise bölgede Piyade ve Süvari isminde iki köy oluşturuldu. Her iki köyün sakinlerinin de Alacaat aşiretinden olması nedeniyle bölge zamanla Alaçatı olarak anılmaya başlandı.

Alaçatı’nın tarihinde en önemli dönüm noktalarından biri 17. yüzyılda yaşandı. Bölgede tarımın gelişmesi için dönemin sadrazamı, Alaçatı’nın bataklıklardan oluşan güney kısmının ıslah edilmesini sağladı. Yapılan çalışmaların sonuçları 18. yüzyılda alınmaya başlandı. Alaçatı’nın tarım için verimli hale gelen toprak yapısı, bölgeye çok sayıda Türk ve Rum yerleşimcinin gelmesini sağladı. Rum yerleşimcilerin büyük bir bölümü, Sakız Adası ve Girit’ten geldi, inşa ettikleri evlerde ve ticari mekanlarda kendi mimari özelliklerini yansıttılar. Alaçatı’nın simgesi haline gelen taş evlerin yapımına 1800’lerde başlandı. Bölgede ticari hayatı canlandırmak için kurulan Alaçatı Limanı’nın inşasında görev alan Rum nüfus, daha sonra ticari yaşam üzerinde etkili oldu.

1923 yılında Yunanistan’la imzalanan nüfus mübadelesi anlaşmasından sonra, Alaçatı’daki Rum nüfus Yunanistan’a gönderildi. Bölgede Türk nüfusunun artmasıyla birlikte tarım yeniden gelişmeye başladı. Bölgenin özellikle üzüm ve tütün ekimi için elverişli olması, bu alanlarda hızlı bir gelişme göstermesini sağladı. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan kavun yetiştiriciliği de hayvancılıkla birlikte Alaçatı’da ekonomik hayatı güçlendirdi. Alaçatı’nın turizme kazandırılması, 1990’lı yıllardan itibaren başladı. Rüzgar sörfü için Alaçatı Limanı’na gelen ziyaretçiler, Alaçatı’nın bir turizm merkezine dönüşmesini sağlayacak ilk adımları attılar. Günümüzde Alaçatı, özellikle İzmir’in Çeşme ilçesine gelenlerin mutlaka ziyaret etmek istediği en önemli tatil mekanlarından biri.

Kemalpaşa Caddesi

Alaçatı’nın en yoğun caddesi olan Kemalpaşa Caddesi, özellikle yaz sezonunda ve akşam saatlerinde epeyce kalabalık oluyor. Cadde üzerinde dolaşırken Alaçatı’nın tüm doğal ve tarihsel güzelliklerini görebilir, çevredeki lokantalarda yöresel lezzetleri tadabilir, canlı müzik dinletilerine katılabilirsiniz. Bölgedeki tesisler her türlü eğlence anlayışına hitap etmekte. Kemalpaşa Caddesi, Arnavut kaldırımlı taş sokakların etrafında Alaçatı’nın birbirinden güzel taş evlerinin sıralandığı bir ortam. Fotoğraf çekimleri için de son derece elverişli.

Yel Değirmenleri

Alaçatı yılın hemen her günü oldukça rüzgarlı bir bölge. Rüzgar enerjisinden yararlanmak için bölgede yel değirmenleri aktif bir şekilde kullanılıyor. Alaçatı’da eski ve yeni çok sayıda yel değirmeni görebilirsiniz. Bölgedeki en eski yel değirmenleri 6. yüzyıldan kalma. İnşa edildiği dönemin izlerini taşıyan bu yel değirmenleri, günümüzde Alaçatı Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde restore edilmiş. Hal böyle olunca, Alaçatı’nın mimarisiyle tam bir bütünlük içinde. Yel değirmenlerinin bir kısmı özel işletmeler tarafından elektrik üretimi veya konaklama tesisi olarak kullanılıyor. Alaçatı geziniz sırasında keyifli bir mola vermek isterseniz yel değirmenleri iyi bir seçim olabilir.

Alaçatı Port

Alaçatı’da tatilinizi denizle iç içe geçirmek isterseniz, Alaçatı Port tam size göre bir yer. Etrafında birbirinden güzel eğlence mekanlarının sıralandığı Alaçatı Port’ta dinamik bir gece hayatı var. Tatilde sörf yapmak isterseniz, sörf malzemelerini etraftaki tesislerden kolayca temin edebilirsiniz. Marina içinde ayrıca, sosyalleşmek için farklı mekanlar mevcut. Hemen her bütçeye hitap eden bu mekanlarda farklı alternatifleri değerlendirebilir, yürüme mesafesinde olan bu mekanlara rahatça ulaşım sağlayabilirsiniz.

Aya Yorgi Koyu

Alaçatı’da rüzgardan korunmuş az sayıdaki koydan biri Aya Yorgi Koyu’dur. Üstelik, suyu da diğer koyların suyuna oranla daha sıcak ve cam gibi berrak. Plaja giriş ücretli olup evcil hayvanıyla birlikte gelmek isteyen ziyaretçilere kolaylık gösteriliyor. Aya Yorgi Koyu’nun etrafında çok sayıda beach club bulabilirsiniz. Yaz sezonunda çok kalabalık olan bu mekanlar, sonbaharın bu ilk günlerinde görece daha tenha. Fakat yine de gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızda yarar var.

Alaçatı Pazarı

Alaçatı’da bir Cumartesi günü geçirme fırsatı bulursanız, pazar yerini mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Doğal ve organik ürünleri uygun fiyata alabileceğiniz pazarda birbirinden lezzetli sebze ve meyveler ile yöresel baharatlar bulabilirsiniz. Yöre insanları tarafından hazırlanan atıştırmalıklar ile yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Pazarda ayrıca, el emeği çok sayıda hediyelik eşya tezgahı bulabilirsiniz. Alaçatı’ya eğer Mart ayının sonunda yolunuz düşerse, Alaçatı Ot Festivali‘ne de mutlaka katılmanızı tavsiye ederiz. Festival sırasında ziyaretçiler, birbirleriyle şifalı bitkilerle ilgili paylaşımlarda bulunuyor. Birbirinden güzel yöresel lezzetlerin sergilendiği festivalde çok sayıda yarışma ve etkinlikle keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Görsel Kaynaklar:

https://gezimanya.com
http://elfony.blogspot.com
https://www.izmirdergisi.com
http://www.portalacatimarina.com 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Seyahat

Türkiye’de Görmeniz Gereken 5 Antik Kent (Ve Neden Bu Kadar Konuşuluyorlar?)

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Türkiye, antik kent konusunda dünyanın en şanslı coğrafyalarından biri. Neredeyse her şehirde “2-3 bin yıl önce burada hayat vardı” diyebileceğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Ama bazıları var ki hem tarihi hem de hikâyeleriyle gerçekten başka bir seviyede.

İşte hem tarih meraklılarının hem de gezginlerin dilinden düşmeyen Türkiye’nin en önemli 5 antik kenti;

Efes – Antik Dünyanın “Metropolü”

Efes, Türkiye’deki antik kentlerin belki de en popüleri. İzmir Selçuk’ta bulunan bu şehir bir dönem Roma İmparatorluğu’nun en büyük şehirlerinden biriydi.

Ama Efes’i ilginç yapan şey sadece büyüklüğü değil.

  • Devasa Celsus Kütüphanesi
  • 25 bin kişilik antik tiyatro
  • Mermer yollar
  • Ve evet… tarihin ilk “reklam tabelası” sayılan taş işareti

Kısacası Efes’te dolaşırken insanın aklına şu geliyor:
“2000 yıl önce insanlar burada bayağı bayağı şehir hayatı yaşıyormuş.”

Göbekli Tepe – “Tarihi Baştan Yazdıran Yer”

Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe, arkeoloji dünyasında adeta bomba etkisi yaratan bir keşif.

Sebebi basit ama çok büyük:
Burası yaklaşık 12.000 yıllık.

Yani piramitlerden, Stonehenge’den ve bildiğimiz birçok antik şehirden çok daha eski.

En çarpıcı kısmı ise şu:
Göbekli Tepe, insanların tarımdan önce tapınak yaptığını gösterdi. Bu da insanlık tarihine dair birçok teoriyi değiştirdi.

Kısaca:
“İnsanlık tarihi sandığımızdan biraz daha karışıkmış.”

Hierapolis – Antik Dünyanın Spa Merkezi

Pamukkale travertenlerinin hemen yanında yer alan Hierapolis, Roma döneminde termal turizmin merkeziydi.

Yani bugünkü kaplıca tatillerinin atası diyebiliriz.

İnsanlar buraya:

  • romatizma için
  • sağlık için
  • dinlenmek için

geliyordu.

Bir anlamda Hierapolis için şöyle diyebiliriz:
“Antik dünyanın wellness merkezi.”

Termessos – Büyük İskender’in Bile Vazgeçtiği Şehir

Antalya’daki Termessos, Türkiye’nin en etkileyici antik kentlerinden biri.

Ama onu özel yapan şey manzarası değil, hikayesi.

Şehir öyle bir dağın tepesine kurulmuş ki Büyük İskender bile burayı ele geçirememiş.

Evet, tarihte birçok şehri fetheden İskender, Termessos’a bakıp “uğraşmaya değmez” demiş.

Bugün oraya giden herkes aynı şeyi söylüyor:
“Manzarası ayrı, hikayesi ayrı efsane.”

Aphrodisias – Antik Dünyanın Sanat Okulu

Aydın’daki Aphrodisias, adını aşk tanrıçası Afrodit’ten alıyor.

Ama burayı önemli yapan şey romantizm değil.

Burası bir dönem antik dünyanın heykel üretim merkeziydi.

Roma’ya gönderilen birçok heykel burada yapılmış.
Hatta bazı sanat tarihçileri Aphrodisias için şöyle diyor:

“Antik çağın sanat akademisi.”

Türkiye Aslında Dev Bir Açık Hava Müzesi

Türkiye’de 400’den fazla antik kent olduğu düşünülüyor.

Ama Efes’ten Göbekli Tepe’ye kadar bazı yerler var ki sadece tarihi değil,
insanlığın nasıl yaşadığını da anlatıyor.

Ve şunu fark ediyorsunuz:
Biz bugün modern şehirlerde yaşadığımızı sanıyoruz ama insanlar 2000 yıl önce de gayet şehir hayatı yaşıyormuş.

Okumaya Devam Et

Seyahat

Suda boğulmamak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Suda boğulmamak için neler yapmak gerektiği Ofix Blog'da...

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, dere ve göl kenarları hemen her yaştan ziyaretçiyle dolmaya başladı. Su kenarlarında piknik yapanlar serinlemek için suya girmek istiyor. Oysa suda serinlemek ne kadar keyifli olursa olsun, çeşitli riskleri içinde barındıran bir konudur. Suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgisi olmayanlar maalesef boğularak hayatını kaybedebiliyor. Boğulma tehlikesi yaşayanları kurtarmak isteyenler de panikle hareket edip akıntıya kapılabiliyor. Bu gibi durumlarda ilk yardım uygulamaları çaresiz kalabiliyor. Yaz aylarında derelerin pik yapan debisi can kayıplarını arttırıyor. Akıntının etkisiyle sürüklenen cansız bedenler yüzlerce metre uzakta bulunabiliyor. Her yıl Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında boğulma haberleri medyada sıkça yer almakta. Özellikle hafta sonlarında boğulmalar artıyor. Peki suda boğulmamak için neler yapmak gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Suda serinlemek isteyen veya yakınlarını kurtarmak isteyen herkes bu bilgiler sayesinde hayati riskleri önleyebilir. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Seyahat

Tatil harcamalarından tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimde bu hafta, tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Fakat öncesinde hepinizin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlamak istiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve bayrama kavuşuyoruz. Bayram demek günümüzde artık tatil anlamına geliyor. Ev ev dolaşıp akrabaları, komşuları ziyaret ettiğimiz bayramlar artık mazide kaldı. Ne var ki tatil masrafları da epeyce arttı. Ucuz tatil yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Eğer şöyle ailecek güzel bir tatil yapmak istiyorsanız iyi bir bütçeye sahip olmalısınız. Bununla birlikte tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri ile bütçenizden tasarruf yapabilirsiniz. En uygun tatil fırsatları bu konuda bazı katkılar sağlar. Ucuz tatil yöntemleri eskisi kadar olmasa da yine de daha ekonomik bir tatil geçirmenize yardımcı olur. Tasarruf konulu blog dizimin bu haftaki konusu olan tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler