Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Arthur Fry ve Spencer Silver: Post-it’i yaratan iki mucit…

Yayınlandı

tarihinde

Arthur Fry ve Spencer Silver'ın başarı hikayeleri Ofix Blog'da...

Piyasaya ilk kez 1980 yılında sunulan post-it’ler, hızlı not alma ihtiyacımızı karşılamanın ötesinde, renkli ve yapışkanlı not kağıtlarının ortak ismi haline geldi. Kırtasiye sektöründe marka ismini ürün grubuna vermeyi başaran çok az üründen biri olan post-it’i yaratan Arthur Fry ve Spencer Silver, post-it’le birlikte not alma alışkanlıklarının değişmesini sağladılar. Ofis kırtasiye malzemeleri içinde çok özel bir yere sahip olan post-it’ler, yeni bir iletişim şekli yarattı ve unutmayı önleyen en önemli araçlardan biri haline geldi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Arthur Fry ve Spencer Silver‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayelerini okurlarımızla paylaşacağız.

3M ve Post-it

Arthur Fry ve Spencer Silver, dünyaca ünlü 3M firmasında görev yapan iki bilim insanıydı. Kuruluşu 1990’lerin başlarına kadar uzanan 3M firması, Minnesota’da değirmen taşı aşındırıcısı için mineral bulmak üzere bir araya gelen 5 iş adamının işlerinin iyi gitmemesi sonucu 1905 yılında zımpara kağıdı işine girmesiyle kurulmuştu. Esas ismi Minnesota Mining and Manufacturing olan şirket, zaman içinde 3M olarak anılmaya başlandı, William McKnight yönetiminde güçlü ve istikrarlı bir yapıya kavuştu. Zımpara kağıdının ardından otomotiv üretimi için geliştirilen havadaki tozu azaltan ve su geçirmeyen zımparalar, şirketin 1920’lerde önemli bir pazar gücüne ulaşmasını sağladı. 1920’lerin ikinci yarısında piyasaya sunduğu özel maskeleme bantları ve selefon bantlar sayesinde 3M, yapıştırıcılar alanında dünya liderliğine yükseldi.

1940’lı yıllarda 3M, farklı alanlara yönelmeye başladı ve savunma sanayisi başta olmak üzere pek çok alanda önemli yeniliklerin öncüsü oldu. Reflektif folyalar, ses kayıt bantları ve filament bantlar, II. Dünya Savaşı’nın ardından yeniden eski gücüne ulaşma çabasında olan Avrupa’da 3M‘nin en çok talep edilen ürünleri arasında yer alıyordu. Bu dönemde şirket, fotokopi makinelerinden tepegöz sistemlerine kadar teknolojik ürünlerin yanı sıra, temizlik ürünleri grubunda da önemli yatırımlar yaptı. Şirketi temizlik ürünleri alanında başarıyla temsil eden Scotch-Brite, dünya genelinde bulaşık yıkama alışkanlıklarının değişmesinde önemli bir rol üstlendi.

1970’li yıllarda ilaç, radyoloji ve enerji alanlarına yoğunlaşan 3M‘nin büyümesi, 1980 yılında piyasaya sunulan post-it’lerle yeni ve daha büyük bir ivme kazandı. Post-it’ler o kadar büyük bir ilgi gördü ki, kırtasiye sektöründe 3M‘yi dünya devlerinden biri haline getirdi. 1990’larda şirketin post-it satışlarından elde ettiği gelir, yıllık ortalama 15 milyar dolar düzeyine ulaştı. Bu başarıda esas pay, 3M‘de çalışan iki bilim insanı Arthur Fry ve Spencer Silver‘a aitti.

Kısaca Spencer Silver

Post-it’in icadı 1968 yılına kadar uzanan bir başarı hikayesi içermekte. Bu tarihte 3M‘de çalışan bir bilim adamı olan Dr. Spencer Silver, esas olarak yapışkanlar üzerine yoğunlaşmıştı. 6 Şubat 1941 tarihinde ABD’nin Teksas eyaletinde San Antonio şehrinde doğan Silver, Arizona Devlet Üniversitesi‘nde kimya bölümünü 1962 yılında bitirmişti. 1966 yılında Colorado Üniversitesi‘nde organik kimya alanında doktorasını tamamladı ve 3M‘nin Merkez Araştırma Laboratuvarı‘nda kıdemli kimyacı olarak çalışmaya başladı. Organik kimya alanında kazandığı bilgi ve deneyimleri yapıştırıcı teknolojilerini geliştirmek için kullanmakta olan Silver, o güne kadar geliştirilen en güçlü ve sert yapıştırıcıyı bulmak istiyordu.

1968 yılında Spencer Silver, akrilik kürelerden oluşan yeni bir yapışkan buldu. Yüzeylere hem kolay yapışan, hem de yapıştığı yüzeylerden kolayca çıkartılan bu yapışkan, fazla güçlü olmamakla birlikte, kağıtları bir arada tutacak kadar güçlüydü. Üstelik, kağıtlarda herhangi bir yırtılmaya yol açmayacak kadar zayıftı. Tekrar kullanım için de uygun özellikteydi. Bunu bir yapıştırıcı ürün haline getirmek isteyen Spencer Silver‘ın aklına gelen ilk ürün tipi, yapıştırıcıyı bir sprey haline dönüştürmek ve duyuruların kolayca yapıştırılıp çıkartıldığı panolar için kullanılabilir hale getirmekti. 3M‘de yaptığı bir dizi seminerde, bu buluşunu meslektaşlarına anlattı ve bunu bir ürün tipine dönüştürüp piyasaya sunma çalışmalarına katkı sağladı. Bu seminerlerden birine katılan Arthur Fry‘ın çok iyi bir fikri vardı.

Arthur Fry ve Post-it’in Doğuşu

19 Ağustos 1931 tarihinde Minnesota’da dünyaya gelen Arthur Fry, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Iowa ve Kansas City’de geçirmişti. Çocukluktan itibaren tamir işlerine ilgi duyan Arthur Fry‘ın en büyük hayali, günün birinde iyi bir mühendis olmaktı. İlk mühendislik çalışmaları, hurda kerestesinden özel olarak tasarlanmış kızaklar yapmaktı. 1950 yılında Minnesota Üniversitesi‘nde kimya mühendisliği bölümünde lisans eğitimine başladı. 1953 yılında henüz bir lisans öğrencisiyken, 3M‘de ürün geliştirme uzmanı olarak işe girdi. Boş zamanlarını kilise için yardım faaliyetlerinde geçiren Fry, her Çarşamba gecesi kilise korosunda ilahiler söylüyordu.

Programda söyleyeceği ilahileri işaretlemek için Arthur Fry, küçük kağıt parçalarını kullanıyordu. Fakat bunlar kalıcı olmuyor, program sırasında kayıp düşüyordu. Kitap sayfalarını katlamak da istemiyor, sayfalara zarar vermeyen başka bir çözüm bulmak istiyordu. 3M‘deki bir seminerde Spencer Silver‘ın anlattığı yapışkan, Fry‘ı oldukça etkiledi. 1973 yılında yine bir Çarşamba gecesi kilise korosunda ilahi söylerken kitabın arasına koyduğu kağıt parçalarının kayıp düşmesi üzerine, bu yapışkanı not kağıtlarına uygulama fikri aklına geldi. Not kağıtlarının arkasına bu yapışkandan sürerse kitap sayfalarına zarar vermeden işaretleme sağlayabileceğini düşündü. 

Arthur Fry bu düşüncesini sınamak için Spencer Silver‘dan bir miktar yapıştırıcı istedi. İlahi kitabında yer imi oluşturmak için küçük bir kağıdın kitap sayfasına değecek yüzeyine az miktarda yapıştırıcı sürdü. Kağıdı sayfaya kolayca yapıştırarak güzel bir yer imi oluşturduğu gibi, bunu çıkartırken sayfa yüzeyinde hiçbir zedelenme oluşmadığını da gördü. Bu başarılı deneyin ardından Arthur Fry, yapışkanlı not kağıtları için farklı kullanım alanları geliştirdi. Şirket içi yazışmalarda ve raporların kenarlarına iliştirdiği bu kağıtlar, yeni bir iletişim şeklinin doğmasını sağladı. Bu dönemlerde şirket içi iletişim, yazıların kenarlarına iliştirilen iğneler, ataşlar veya bantlarla sağlanmaktaydı. Oysa, yapışkanlı not kağıtları, son derece hızlı ve pratik bir iletişim şeklinin doğmasını sağladı. Bunun üzerine, bu ürünlere post-it adı konuldu.

Post-it Markasının Yükselişi

İlk olarak 1980 yılında piyasaya sunulan post-it’ler iletişim, hatırlama ve hatırlatma konusunda önemli yenilikleri beraberinde getirdi. En çok öğrenciler ve ofis çalışanları tarafından kullanılan post-it’ler, farklı renk ve boyut seçenekleriyle not almak konusunda her ihtiyaca uygun çözümler sundu. Kendinden yapışkanlı bu küçük ve sevimli kağıt ürünler, basit bir yer imi olmanın ötesinde, farklı bir iletişim deneyimi sağladı. 1980’li yıllardan itibaren post-itler, düşünce alışverişi yapmayı sağlayan ve öncelikleri belirten özel bir iletişim şekli haline geldi. Belgeyi gönderen taraf, kendi görüş ve düşüncesini bir post-it kağıda yazıp karşı tarafa iletiyordu. Karşı tarafın görüş ve düşüncesi de kendisine yeni bir post-it kağıtla geliyordu.

Post-it’ler hakkında Arthur Fry “virüsler gibi yayılacak” şeklinde bir öngörüde bulunmuştu. Ve öngörüsünde haklı çıktı. Ürünlerin lansmanından önce 3M çalışanlarına denetilmesi sonucu çalışanların yüzde 90’ında ürünleri alma isteği uyanmıştı. 1981 yılında 3M‘ye Golden Step ödülünü kazandıran bu ürünler, yalnızca 2 yıl içinde ABD’de pek çok okulda, laboratuvarda, kütüphanede ve evlerde kullanılmaya başlandı. 1980’lerde popüler dizi ve filmlerde karakterlerin birbirleriyle post-it’lerle iletişim kurması sonucu daha geniş kitlelere ulaşan bu ürünler, Arthur Fry ve Spencer Silver‘ı ABD’nin inovasyon kahramanları haline getirdi ve 3M‘nin uluslararası mühendislik camiasındaki itibarını yükseltti. 1990’larda 3M‘nin post-it satışlarından elde ettiği gelir, yıllık ortalama 15 milyar dolar düzeyine ulaştı.

Ofis dostu Post-it not kağıtları Ofix.com’da!

Arthur Fry ve Spencer Silver‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayelerini okurlarımızla paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği post-it’lerden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Kurumsal müşterilerimize sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

3M Post-it 76 x 76 mm Not Kağıdı

Listemizin ilk sırasında, 3M Post-it 76 x 76 mm not kağıdı var. Ofix.com kullanıcılarının en çok sipariş verdiği ofis kırtasiye malzemelerinden biri olan bu ürünler, ofis masa ve çekmecenizde mutlaka bulundurmanız gereken ürünlerden biri. Aldığınız notları ister bilgisayarınızın üzerinde, isterseniz ofis duvarlarınızda veya pano ya da diğer yüzeylerde tutabilir, önemli konuları sürekli gözünüzün önünde bulundurabilirsiniz. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

3M Post-it 38 x 51 mm Mint Serisi Not Kağıdı

Listemizin ikinci sırasında, 3M Post-it 38 x 51 mm Mint serisi not kağıdı var. 4 renkli ve 12’li bu sette ürünlerin her biri 100 yaprak. Bu setteki farklı renklerle notlarınız arasında bir önem ve öncelik sıralaması oluşturabilirsiniz. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. 

3M Post-it Yapışkanlı Film Index 5 Renk

Listemizin üçüncü sırasında, 3M Post-it yapışkanlı film index 5 renk var. Kitap, defter ve dergi gibi yüzeylerde kolaylıkla indeksleme yapabileceğiniz bu ürünler şeffaf yapıda olduğu için yapıştıkları yüzeylerde yazının okunmasını engellemiyor. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. 

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer post-it’leri buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler