Bizi Takip Edin

Sağlık

Beyaz yakalılarda varis nasıl önlenebilir?

Yayınlandı

tarihinde

Beyaz yakalılarda varis konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Damar hastalıkları içinde en yaygın hastalıklardan biridir varis. Bu hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmese de toplardamarlardaki kapak yetmezliği ve kan dolaşımını etkileyen venöz yetersizlik, varis nedenleri arasında gösteriliyor. Yapılan araştırmalara göre varis, en çok kadınlar ve beyaz yakalılar arasında yaygın. Kadınlarda varis, daha çok hamilelik dönemindeki hormonal değişimler sonucu ortaya çıkıyor. Beyaz yakalılar arasında varisin esas nedenleri ise sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı. Ofix Blog’da bu haftaki sağlık köşemizde, beyaz yakalılarda varis konusunu ele alacağız ve varisin nasıl önlenebileceği konusunda faydalı bilgiler paylaşacağız.

Varis nedir?

Önce biraz varis hastalığından bahsedelim efendim. Başta da belirttiğimiz gibi varis, damar hastalıkları içinde en yaygın hastalıklardan biri ve bu hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmiyor. Varis hastalığı, özellikle de baldır bölgelerinde mavi-yeşil renkte görülen şişen damarlardan teşhis edilmekte. Varis nedeniyle bacaklarda ağırlık hissi oluşuyor, ileri aşamalarda ise kaşıntı ve yanma hissi ortaya çıkıyor. Varise yol açtığı düşünülen toplardamarlardaki kapak yetmezliği ve venöz yetersizlik konusunda genetik etkenlerin de payı büyük. Ailede varis hastalığı yaşayanlar varsa, damar duvarlarındaki zayıflığın kişiye geçmesi sonucu bu hastalığa yakalanma riski artıyor.

Varis hastalığı aslında çok kolayca teşhis edilebilen fakat çoğu zaman yeterince önemsenmeyen bir hastalık. Ve önemsenmediği için kısa sürede büyüyerek hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Toplardamarlarda işlevini yitiren kapaklar kan pompalamakta yetersiz kalınca, damarlar genişliyor ve kılcal damar varislerinin ardından orta dereceli varisler gelişiyor. Hastalık ilerleyince, bacak damarlarında biriken kan nedeniyle oluşan şişkinlik artıyor ve ileri derecede varisler gelişiyor. Bu aşamada hastanın basit fiziksel hareketleri yapması bile çok zor hale geliyor.

Hamilelikte varis niçin görülür?

Varisle ilgili yapılan bilimsel çalışmalara göre, kadınlarda varis erkeklere oranla daha sık ortaya çıkmakta. Kadınlarda özellikle de hamilelik döneminde yaşanan hormonal değişimler varisin en önemli nedenleri arasında. Bu değişimler sonucu damar düz kaslarında genişleme oluşuyor. Hamileliğin ilerki aşamalarında, rahim bacaktan gelen toplardamarlar üzerine basıncı arttırıyor ve biriken kan bacaklarda toplanıyor.

Kişide genetik yatkınlık varsa, varis çok daha erken dönemlerde de ortaya çıkabilir. Hamilelik öncesinde varis hastalığını yaşayan kadınlar, hamile kalmadan önce mutlaka tedavi süreçlerini başlatmalı. Varisin ihmal edilmesi durumunda, hamilelik döneminde hastalık çok daha hızlı ilerliyor ve tedavi zorlaşıyor. 

Beyaz yakalılarda varis niçin görülür?

Çoğu zaman kadınlarla ve hamilelik dönemiyle ilişkilendirilen varis, aynı zamanda da bir beyaz yakalı hastalığıdır efendim. Yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden farklı olarak, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle bu hastalık beyaz yakalılar arasında da sıkça görülmekte. Aslında ciddi bir damar hastalığı olan varis, genellikle yaz döneminde tedavi edilmek isteniyor. Çünkü, hava sıcaklığından çok kolay etkilenen varis hem günlük hayatı zorlaştırıyor, hem de plajlarda istenmeyen görüntüler oluşturuyor. Artan kaşıntı ve egzamatik yaralar ise cabası.

Varisin tedavisinde farklı yöntemler kullanılabilmekte. Tedavi için hangi yöntemin kullanılacağı, kişinin durumuna ve hastalığın ilerleme aşamasına bağlı olarak değişebilmekte. Bu yöntemler arasında daha çok klasik cerrahi tedaviler ve endövenöz lazer uygulamaları öne çıkıyor. Bunların yanı sıra ilaçla kurutma veya köpük tedavisi gibi yöntemler de uygulanabilmekte. Varis nedeniyle hekime gitmek istemeyen veya hızlı çözüm almak isteyen hastalar ise varis çorabı kullanmayı tercih edebiliyor.

Varis çorapları, varis üzerinde terapötik baskı uygulayarak geçici bir rahatlama sağlamakta. Varis ağrılarını hafiflettiği de bilinmekte. Bu çoraplar eczanelerden veya medikal malzemeler satan yerlerden kolaylıkla temin edilebilmekte. Fakat, bunları kullanmadan önce hekime görünmekte yarar var. Nitekim, varisin tedavi şekline hekiminizin karar vermesi daha sağlıklı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

Beyaz yakalılarda varis nasıl önlenebilir?

Masa başı işlerde çalışan, gün içinde çok az hareket eden ve sağlıksız beslenen beyaz yakalılar, aslında basit birtakım önlemlerle varise yakalanmaktan kurtulabilir efendim. Yazımızın bu kısmında, beyaz yakalılarda varis hastalığının önlenmesine katkı sağlayacak bazı faydalı bilgiler paylaşacağız.

Bu arada, şu hatırlatmayı özellikle yapalım. Burada bahsedeceğimiz önlemler, kesinlikle tedavi amaçlı düşünülmemelidir. Biz burada yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında varisi önleyen bazı bilgiler paylaşacağız. Eğer varis hastasıysanız, mutlaka hekiminize giderek muayene olmalı ve tedavi süreçlerinizi hekim kontrolünde sürdürmelisiniz. 

Sağlıklı beslenmelisiniz.

Daha önce pek çok yazımızda da dikkat çektiğimiz gibi, sağlıklı beslenme koruyucu hekimliğin en önemli unsuru. Beyaz yakalılarda varis hastalığını önleyecek unsurların başında da sağlıklı beslenme geliyor. Masa başı işlerde çalışan ve yeterince hareket etmeyen beyaz yakalıların aldıkları toksik kaloriler vücutta yağ olarak birikiyor ve bu nedenle damar sağlığı bozuluyor. Varisten korunmak için özellikle de kan dolaşımını arttıran E vitamini yönünden zengin besinler tüketebilirsiniz.

E vitamini en çok badem, fındık ve Antep fıstığı gibi kuruyemişler ile ıspanak ve brokoli gibi kış sebzelerinde bulunmakta. Ayrıca domates, yeşil zeytin, kekik, kuru kayısı ve kuşkonmaz da E vitamini yönünden zengin besinler arasında. Bu besinlerin yanı sıra, damar duvarlarını güçlendiren C ve B kompleks vitaminlerince zengin besinleri de tüketmeli ve günlük kalsiyum miktarınızı arttırmalısınız. C vitamini için özellikle de papatya çayı gibi bitki çayları günlük rutinlerinizden biri olabilir.

Kan dolaşımınızı hızlandıran egzersizler yapmalısınız.

Beyaz yakalılarda varis hastalığının en önemli nedenlerinden biri olan hareket eksikliği, ofis ortamında basit birtakım egzersizlerle çözülebilecek bir sorun aslında. Masa başı işlerde çalışan beyaz yakalılar, yarım saatte bir ayağa kalkıp kan dolaşımlarını hızlandırmalı. Ayrıca bacak bacak üstüne atmak da damar sağlığını olumsuz etkiliyor. Hatalı oturma şekilleri varis gelişimini hızlandırıyor. Ofisinizde kullandığınız koltuk ve sandalyeler doğru oturuş şekillerini desteklemeli. Eğer desteklemiyorsa, bu konuda ergonomi destek ürünleri pratik çözümler sunabilir. Ofisinizde eğer spor odası varsa, bacak kaslarınızı daha fazla çalıştıracak yürüyüş ve pedal çevirme gibi egzersizleri deneyebilirsiniz.

Varisi önlemede en çok ayak ve bilekleri dairesel şekilde hareket ettirmenizi sağlayan egzersizler faydalı. Ayrıca, ofiste çalışırken topuklu ayakkabı giymeyi pek tercih etmemelisiniz. Çekmecenizde rahat bir ayakkabı bulundurabilir, ofiste geçirdiğiniz süre içinde bunu kullanabilirsiniz. Düşük topuklu ve düz ayakkabılar, sağlıklı kan dolaşımını destekliyor. Gün içinde ayak ve baldır bölgenizde kan dolaşımınızı hızlandırmak için basit birtakım masaj hareketlerini de deneyebilirsiniz.

Fazla kilolardan kurtulmalısınız.

Fazla kilolar varis hastaları için baş edilmesi güç bir konu. Nitekim fazla kilolar, varisli damarlar üzerinde uygulanan basıncı arttırıyor. Beyaz yakalılarda varis hastalığından en fazla şikayetçi olan kilolu hastalar, varisin ilerki aşamalarında çok ciddi ağrı ve sancılar yaşamakta. Günlük aktivitelerini yerine getirmekte bile zorlanan bu hastalar, varis nedeniyle daha fazla aktivite kaybına uğruyor ve bu da bir kısır döngü yaratıyor. Bunu aşmanın yolu şüphesiz ki fazla kilolardan kurtulmak.

Bununla birlikte, uzun süre ayakta kalmamaya da dikkat etmelisiniz. Gün içinde hareketsiz kalmak varise yol açabildiği gibi, uzun süre ayakta kalmak da varis riskini arttırıyor. Varis hastalarının uyurken bacakları kalp hizasından 30 cm kadar yüksekte tutmalarında da yarar var. Bu sayede, uyku sırasında oluşan hareketsizlik nedeniyle bacaklarda kan toplanmasını engellemek mümkün.

Bol su içmeli ve tuzu azaltmalısınız.

Beyaz yakalılarda varis hastalığına karşı koruyucu bir diğer önlem de günlük su tüketim miktarını arttırıp tuzu azaltmak. Su artışıyla birlikte vücut içinde kan dolaşımı hızlanır, tuzun azalmasıyla birlikte damarların genişlemesi en aza iner. Ayrıca, vücudunuzda varis oluşumu gözlemlemişseniz, bu bölgelere kesinlikle basınç uygulamamalı, örneğin banyoda kese yapmamalısınız. Vücudunuzu sıkan giysiler giymemeli, bol kesimli kıyafetleri tercih etmelisiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Varis Tedavisi

    20 Mayıs 2022 saat 22:00

    Varislerle ilgili çok güzel bir anlatım ve güzel bir yazı olmuş. Bilgilendirme için teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler