Bizi Takip Edin

Lifestyle

Boyun sağlığımızı korumak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Boyun sağlığı hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Masa başı işlerde çalışan beyaz yakalılar arasında boyun ağrısı oldukça yaygın bir sağlık sorunu. Gün içinde yeterince hareket etmemek, aynı pozisyonda ekrana uzun süre bakmak, akşam eve gidince koltuk veya kanepe kenarına başı yaslamak gibi nedenlerden dolayı beyaz yakalılarda boyun ağrısı sık görülebiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, boyun sağlığı konusunu ele alacağız ve boyun sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Boyun sağlığı niçin önemlidir?

Kas ağrıları içinde en yaygın ağrılardan biri olan boyun ağrıları, kişinin yaşam kalitesini ve iş performansını olumsuz yönde etkilemekte. Boyun ağrısıyla ilgili yapılan araştırmalara göre, ofis çalışanları arasında her 3 kişiden biri boyun ağrısından şikayetçi. Modern iş hayatının ayrılmaz bir parçası olan bilgisayarlar, yanlış duruş ve oturma şekillerinden dolayı çeşitli kas ağrılarına ve özellikle de boyun ağrısına yol açabiliyor. Tüm günü bilgisayar başında geçiren ve çok az hareket eden beyaz yakalılar, boyun fıtığı konusunda temel risk grupları içinde ilk sıralarda yer alıyor. Üstelik, sorunun hafife alınması ve ofis ortamında gerekli iyileşmenin sağlanmaması durumunda boyun fıtığının tedavisi çok daha zor hale gelebiliyor.

Boyun sağlığımızı korumak için neler yapmak gerekir?

Boyun sağlığı konusunu bu şekilde kısaca ele aldıktan sonra, yazımızın bu kısmında boyun sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulayalım. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında olup hiçbir tedavi edici niteliğe sahip değildir. 3 günden uzun süren boyun ağrısı şikayetiniz varsa mutlaka hekiminize başvurup muayene olmalı, gerekli tedavi sürecinizi hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Postürünüzü korumalısınız.

Vücut kısımlarının diziliş ve düzenini ifade eden postürle ilgili sorunlar omurilik, sırt, bel ve boyun ağrılarına yol açabiliyor. Masa başı işlerde çalışıyorsanız, uzun süre aynı pozisyonda oturmamalı, oturduğunuz süre boyunca postürünüzü korumaya dikkat etmelisiniz. Yaptığınız iş nedeniyle günün büyük bir kısmını ayakta durarak geçirmeniz gerekiyorsa, postürünüzü ayakta dururken korumalısınız. Otururken vücut ağırlığınızı her iki kalçanıza eşit olarak dağıtmalı, belinizi ve sırtınızı dik tutmalısınız. Mümkünse şayet, sırt desteği olan ofis koltukları kullanmalı ya da ergonomi destek ürünleri ile sırtınızı dik tutacak şekilde gerekli önlemi almalısınız. Ayakta dururken başınız dik, göğsünüz ileride, karnınız hafif içe çekik olmalı.

Ofis koltuğunuzda kaykılarak oturmamalısınız.

Ofiste çalışırken tüm gün dik bir şekilde oturmak mümkün olmayabiliyor. Ofis koltuğunuzda zaman zaman öne, arkaya ve yanlara doğru kısa süreli oturuş şekilleri deneyebilirsiniz. Fakat kaykılarak oturmak denilen arkaya doğru eğilerek veya yaslanarak oturma şekli hem omuz, bel ve boyun sağlığı için, hem de görüntü açısından hoş olmayan bir şeydir. Ofiste omuz, bel ve boynunuzu rahatlatmak için kaykılarak oturmak yerine ara sıra ayağa kalkıp basit birkaç egzersiz yapmanız çok daha faydalı olacaktır.

Ofis koltuğunuzun yüksekliğini doğru ayarlamalısınız.

Ofis çalışanları gün içinde ofis koltukları üzerinde farklı yükseklik ayarları yapabiliyor. Koltuğunuzun yüksekliğinin az veya çok olması boyun ağrılarına yol açabilir. Boyun sağlığı konusunda gerekli önlemler içinde ofis koltuğunuzun yüksekliğini doğru ayarlamaya dikkat etmelisiniz. Bu konuda ideal ölçü, ofis masanızın göğüs kafesinizin bitiş noktasıyla aynı hizada olmasıdır. Ofis koltuğunuz bu sınırın altında kaldığında omuzlarınız boynunuza fazla baskı uygular, üzerine çıktığında ise boyun kaslarınız fazla gerilir ve zamanla aşınır.

Koltuk veya kanepe kenarına başınızı yaslamamalısınız.

Akşamları eve gelip yemeğimizi yedikten sonra genellikle televizyon seyrederek vakit geçirmeyi tercih ediyoruz. Televizyon izlerken günlük yorgunluğumuzu üzerimizden atmak için koltuk veya kanepelere uzanabiliyoruz. Fakat, koltuk veya kanepe kenarına başımızı yasladığımızda boynumuz fena halde zorlanıyor. Hele bir de uykuya dalmışsak, uyandığımızda boynumuzun fena halde ağrıdığını hissedebiliyoruz. Boyun sağlığı konusunda olumsuz bir durumla karşılaşmamak için bu alışkanlıktan kurtulmalı, uzanarak televizyon izleyeceksek mutlaka boynumuzu destekleyen bir yastık kullanmalıyız. Ortopedik yastıklar bu konuda çok işe yarayabilir.

Boyun egzersizleri yapmayı ihmal etmemelisiniz.

Boyun sağlığı konusunda egzersizlerin önemi büyük. Aslında çok basit hareketlerle boyun sağlığınızı koruyabilir, boyun ağrılarını önleyebilirsiniz. Gün içinde boyun hareket açıklığınızı ne kadar korursanız, boyun sağlığınızı o kadar iyi koruyabilirsiniz. Bunun için ortalama her 2 saatte bir 5-6 kez başınızı öne ve arkaya doğru hareket ettirebilirsiniz. Boynunuzu fazla zorlamadan, gidebildiği noktalara kadar bu hareketi yavaşça yapmanız yeterli.

Monitör uzaklığına dikkat etmelisiniz.

Monitörle aranızdaki mesafe 50 cm’in altına inmemeli. Yazıları okurken bu mesafenin altına iner veya üzerine fazla çıkarsanız, boyun kaslarınızda aşırı zorlama oluşur. Monitörünüz göz hizasında olmalı, tercihen biraz altta kalabilir. Ofiste çalışırken mümkün olduğunca sırtınızı koltuğunuza yaslamalı ve dik tutmaya çalışmalısınız. Sırtınız dik durduğu sürece boyun kaslarınızın aşırı zorlanmasını önler ve boyun sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Boynunuzu asla kütletmemelisiniz.

Halk arasında “kütletme” olarak tabir edilen zorlayıcı birtakım hareketler, boyun sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratabiliyor. Ancak alanında uzman fizyoterapistlerin yapabileceği bazı fizik terapi uygulamaları, bilgisiz kişilerin elinde yarardan çok zarar doğurabiliyor. Ofiste boynunuz ağrıdığı bir sırada ofis arkadaşınız bu işte ne kadar usta olduğunu anlatırsa anlatsın, asla boynunuzu “kütletme”sine izin vermemelisiniz. 3 günden uzun süren boyun ağrısı şikayetiniz için en doğru tedaviyi hekiminiz önerecektir.

Boyun sağlığı konusunda ayrıca, ağır kaldırmamaya dikkat etmeli, ideal kilonuzu korumalı, kaslarınıza fazla yüklenmemelisiniz. Omuz, el veya sırt çantanız vücut ağırlığınızın yüzde 15’ini geçmemeli. Gün içinde yeterince su tüketmeli, aşırı stres ve yorgunluktan uzak durmalısınız. Banyo yaptıktan sonra vücudunuzu iyice kurulamalı, boynunuz ıslak şekilde banyodan çıkmamalısınız. Soğuk ve rüzgarlı havalarda boynunuzu korumak için atkı veya fular gibi aksesuarlardan yararlanabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler