Bizi Takip Edin

Lifestyle

Cildi yaza hazırlamak için çilek maskesi nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Cildi yaza hazırlamak için çilek maskesi yapmanın püf noktaları Ofix Blog'da...

Yaz aylarının gelişiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, cilt sağlığı konusunda bazı olumsuz sonuçlara yol açabilmekte. Yaz aylarında vücudun su kaybı arttığı için cildin nem dengesi bozulur. Yoğun güneş ışığına maruz kalan kişilerin cildinde matlaşma oluşur, yaşlılık belirtileri daha fazla açığa çıkar. Yaz döneminde artan sivilceler ve elastikiyet kaybı ile kırışıklıklar, cilt sağlığı konusunda bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret eder. Bu gibi sorunları önlemek için çilek maskesi, yılın özellikle bu zamanlarında uygulanabilecek en doğru maskelerden biridir. Bileşimindeki vitamin, mineral ve antioksidanlar sayesinde çilek maskesi, cildin nem dengesini korur, ölü hücreleri arındırarak cildi yeniler, yaşlanma belirtilerini azaltır. Yaz döneminde cildinizin pürüzsüz ve canlı görünmesini istiyorsanız çilek maskesi ile bu konularda başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, cildi yaza hazırlamak için çilek maskesi nasıl yapılır konusunu ele alacağız. 

Yaz aylarının gelişiyle birlikte cildimizde ne gibi değişimler meydana gelir?

Yaz aylarının gelişiyle birlikte hava sıcaklıkları artar ve bu durum, cildimizi önemli ölçüde etkiler. Artan hava sıcaklıkları nedeniyle vücudumuzun su kaybı artarken, cildimizin nem dengesi bozulur. Gün içinde maruz kalınan yoğun güneş ışığının da etkisiyle, cildimizin en üst tabakası olan epidermis kalınlaşmaya başlar. Bu durum, orta tabaka olan dermisin incelmesine yol açar. Dermisteki incelme, cildin beslenmesini zorlaştırır. Çünkü dermis, cilt için gerekli besin maddelerinin depolandığı tabakadır. Epidermisteki kalınlaşma artıp dermis inceldikçe matlaşma artar, kılcal damarlar cilt yüzeyinde görünmeye başlar. Yaşlılık belirtileri daha fazla açığa çıkar. Buna bir de kişinin sağlıksız beslenmesi, aşırı stres altında yaşama, sigara ve alkol kullanma gibi nedenler eklenince, cilt sağlığı konusunda ciddi sorunlar gündeme gelebilir. Yaz döneminde ciltte ortaya çıkan matlık ve lekeler, artan sivilceler ve elastikiyet kaybı ile kırışıklıklar, cilt sağlığı konusunda bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret eder. 

Niçin çilek maskesi?

Zengin besin değeriyle çilek, cilt sağlığı için pek çok faydayı bünyesinde barındırıyor. Protein, yağ, lif, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir ve A ile C vitaminleri bakımından zengin bir meyve olan çilek, kış döneminde zarar gören ve canlılığını yitiren cilt hücrelerini tazeliyor, ölü hücreleri temizliyor. Cilt üzerinden ölü hücreler temizlendikçe cilde canlılık ve tazelik geldiği gibi, aynı zamanda gözenekler açılıyor ve cilde oksijen girişi sağlanıyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında internet kullanıcıları yoğun bir şekilde çilek maskesi, çilekli maske veya çilek maskesi ne işe yarar gibi konularda aramalar yaparak merak ettikleri şeyleri öğreniyorlar. Bununla birlikte, çilek maskesi konusunda tek bir standarttan bahsedemeyiz. Cildi yaza hazırlamak için farklı ihtiyaçlara ve farklı cilt türlerine göre farklı çilek maskesi tariflerinden bahsetmek mümkün. Bu tarifler içinde etkin sonuçlar almak için cildinizin ihtiyaçlarını ve türünü iyi bilmeniz gerekir. Hatta dilerseniz, çilek maskesi yapımı konusunda bir dermatologa danışabilirsiniz. 

Cildi nemlendirmek için çilek maskesi nasıl hazırlanır?

Yaz aylarında ciltle ilgili en sık karşılaşılan sorunların başında nem kaybı gelmekte. Aslında nem kaybı kendi başına önemli bir cilt sorunu olabileceği gibi, başka birtakım sorunların da habercisi olabilir. Bu konuda kuru ciltler daha dezavantajlı bir konumda. Nitekim, kuru ciltler yaz aylarında daha fazla neme ihtiyaç duyarken, nem kaybından en fazla şikayet edenler de onlar oluyor. Cildinizi nemlendirmek için çilek yüz maskesi kullanmak isterseniz 10 adet çilek, 1 kaşık yulaf unu, 1 yumurta sarısı ve 2 kaşık yoğurdu mutfak robotunuzda karıştırarak maskenizi hazırlayabilirsiniz. Maskeyi cildinizde 15 dakika beklettikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayabilirsiniz. Bu maske cildi nemlendirdiği gibi, aynı zamanda da cildin sıkılaşmasını sağlıyor. Ancak, eğer yağlı veya karma bir cilde sahipseniz, maskede diyet yoğurt kullanmanızı tavsiye ederiz. Aksi durumda cildinizde aşırı yağlanma oluşabilir. 

Sivilcelerden kurtulmak için çilek maskesi nasıl hazırlanır?

Yaz aylarında en sık görülen cilt sorunlarından bir diğeri de artan sivilcelerdir. Bu konuda kuru ciltler daha avantajlıyken, yağlı ve karma ciltler daha dezavantajlı bir konumdadır. Çünkü bu ciltler, normalin üzerinde bir yağ salgısına ve dolu gözeneklere sahiptir. Ciltte biriken yağ, cildin görüntüsünü parlaklaştırır ve bu parlaklık, yüzün tüm bölgelerinde görünür. Gözeneklerin içi dolu olduğu için, bu cilt türlerinde siyah nokta ve sivilce oluşumu kolaydır. Biriken yağdan dolayı akne oluşumu da sık görülür. Sivilcelerden kurtulmak için çilek maskesi kullanmak isterseniz, 5-6 adet çilek ve 1 yemek kaşığı yoğurt kullanarak çilek maskenizi hazırlayabilirsiniz. Çilekte bulunan asidik bileşimler, cildin aşırı yağ üretmesini engellediği gibi kapanan gözeneklerin açılmasına da yardımcı olur. Cildinizin yağ dengesini sağlamak için haftada 2 kere bu maskeyi uygulayabilirsiniz. Buna rağmen olumlu bir değişim elde edemezseniz, medikal yöntemler için bir dermatologa başvurabilirsiniz. 

Göz altı torbaları için çilek maskesi nasıl hazırlanır?

Yaz aylarında ciltle ilgili şikayetler arasında göz altı torbalarıyla ilgili şikayetler de sıkça görülür. Hassas bir cilde sahipseniz göz altı torbalarıyla ilgili şikayetleri daha sık yaşayabilirsiniz. Bu şikayetlerin farklı nedenleri olmakla birlikte daha çok cildin nem ve elastikiyet kaybı, demir eksikliği, tiroid hastalıkları, yorgunluk ve uykusuzluk gibi nedenlerden bahsedilebilir. Demir yönünden zengin ve aynı zamanda da iltihap giderici etkiye sahip bir meyve olan çilek, göz altı torbaları için de oldukça etkili. Göz altı torbaları için çilek maskesi kullanmak isterseniz, birkaç adet çileği dilimledikten sonra buzlukta yarım saat bekletebilir, ardından çilekleri göz altı bölgenize uygulayabilirsiniz. Bu noktada, “Çilek yüze sürülür mü?” diye bir soru akla gelebilir. Evet, sürülebilir. Ancak, uygulama sırasında cildinizde alerjik reaksiyon başlarsa, uygulamayı derhal sonlandırmanız gerekir. Eğer herhangi bir sorun yoksa, uygulamayı 15 dakika kadar sürdürüp yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Bu sayede göz altı bölgenizde daha güzel bir görüntü elde edebilirsiniz. 

Peeling etkili çilek maskesi nasıl hazırlanır?

Cilt türünüz ne olursa olsun, cildinizde zaman içinde ölü hücreler birikir ve gözeneklerin tıkanmasına yol açar. Tıkalı gözenekler özellikle mevsim geçişlerinde cilt sağlığı bakımından pek çok olumsuz gelişmeye zemin hazırlar. Aslında mevsim geçişlerini beklemeden zaman zaman cildinize peeling yaparak cildinizi daha sağlıklı ve canlı tutabilirsiniz. Fakat bunu ihmal ediyorsanız, mevsim geçişlerinde mutlaka peeling yapmanız gerekir. Peeling konusunda da çilek maskesi, özellikle yaza hazırlık için en doğru seçimlerden biridir. Peeling etkili çilek maskesi hazırlamak için 4-5 adet çilek, 1 tatlı kaşığı bal ve 1 tatlı kaşığı limon suyu kullanabilirsiniz. Tüm malzemeleri mutfak robotunuzda karıştırdıktan sonra maskeyi cildinize uygulayabilir, 10 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ovabilirsiniz. Çileğin asidik bileşimi ile limon suyundaki folik asit bir araya geldiğinde çilek maskesi, iyi bir peeling maskesine dönüşmekte. Mevsim geçişlerinde haftada 1 veya iki haftada 1 bu maskeyi yaparsanız cildiniz değişen mevsim şartlarına kendisini daha kolay adapte eder. 

Güneş lekeleri için çilek maskesi nasıl hazırlanır?

Yaz aylarında yoğun miktarda güneş ışığına maruz kalan ciltlerde güneş lekeleri oluşabilmekte. Cildiniz güneşe karşı hassassa ve tatilinizi yoğun güneş alan bir yerde geçirecekseniz, güneş lekelerine karşı cildinizi hazırlamanız gerekir. Güneşten yayılan ultraviyole ışınları nedeniyle cildinizde oluşacak lekeler hem tatil ve yaz dönemi, hem de sonrası için istenmeyen sonuçlar yaratabilir. Lekeler için çilek maskesi kullanmak isterseniz 4-5 adet çilek, 1 kaşık limon suyu ve 1 kaşık yoğurt ile maskenizi hazırlayabilirsiniz. A ve C vitamini bakımından zengin bir meyve olan çilek, limon suyundaki vitamin ve antioksidanlar ile yoğurttaki asidik bileşiklerle birlikte güneş lekelerine karşı etkin bir koruma sağlıyor. Özellikle hassas ciltler için tatil öncesi haftada 2 kez bu maske ile güneş lekelerine karşı etkin bir koruma sağlanabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. siberian wellness üyelik

    15 Kasım 2021 saat 16:36

    Çilek maskesi konusunda çok detaylı bilgiler var. İşimize yaradı teşekkür ederiz.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler