Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Çöp Kovaları

Yayınlandı

tarihinde

Çöp kovaları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofisimiz hem iş yerimiz, hem de yaşam alanımız. Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimizde, çeşitli nedenlerden dolayı bolca çöp üretiyoruz. Ofis masamızda hijyen sağlamanın yanı sıra düzen sağlamak için de en gerekli şeylerin başında çöp kovaları geliyor. Özellikle de kalabalık ofislerde her masanın altında bir çöp kovası mutlaka olmalı. Aksi durumda, ofis masamızda hijyen ve düzen sağlamak zorlaşır. Ofix takviminde Ocak ayını düzen ve organizasyon ayı ilan ettik. Bu bağlamda Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, çöp kovaları konusunu ele alacağız ve çöp kovası alışverişlerinize ışık tutacak faydalı bilgiler paylaşacağız.

Çöp kovaları niçin önemlidir?

Çöp kovaları, ofisimizde hijyen ve düzen sağlamak için gerekli temizlik gereçleri arasında yer almakta. Esas işlevi, çöpler atılıncaya kadar hijyen şartlarına uygun bir koruma sağlamak. Özellikle de kalabalık ofislerde, her masanın altında bir çöp kovası mutlaka olmalı. Çünkü ancak bu sayede, çeşitli atıkların ve en çok da işi biten kullan-at ürünlerin ofis ortamında kirlilik ve dağınıklık yaratması engellenebilir. Ve tabii, çöplerin düzenli bir şekilde boşaltılması da hijyen açısından son derece önemli. Biriken çöpler, ortama kısa sürede kötü koku yaymaya başlıyor.

Ofis ortamında çöp temizliği, çoğu zaman yalnızca çöp torbasının değiştirilmesi şeklinde gerçekleşmekte. Fakat, çöp kovalarının iç ve dış yüzeylerinin de zaman zaman temizlenmesi gerekir. Ofisinizde eğer uygun özelliklere sahip çöp torbaları değil de market poşetleri kullanıyorsanız, çöp kovanıza sızma oluşması ve oluşan kötü kokuların rahatsız edici bir hal alması kaçınılmazdır. Bu tür durumların önüne geçmek için, çöp kovanızda mutlaka uygun özelliklere sahip çöp torbaları kullanmalı ve fırsat buldukça iç ve dış düzeylerini antibakteriyel temizleyicilerle temizlemelisiniz.

Çöp kovaları hangi türlerde üretilmektedir?

Piyasada her ihtiyaca ve çöp türüne uygun olarak üretilmiş bir çöp kovası bulmak mümkün. Bunlar arasında öne çıkanları şu şekilde sayabiliriz; dış mekan çöp kovaları, döner kapaklı çöp kovaları, pedallı çöp kovaları, endüstriyel çöp kovaları ve ofis tipi çöp kovaları.

Dış mekan çöp kovaları, daha çok park ve bahçelerde ya da apartman veya bina girişlerinde gördüğümüz ürünlerdir. Bunlar tek ayaklı olabileceği gibi, iki veya dört ayaklı ya da “u” biçiminde de olabilmekte. Ülkemizde dış mekan çöp kovaları içinde en çok tek ayaklı ve statik boyalı ürünler tercih edilmekte.

Döner kapaklı çöp kovaları, sigara ve kullan-at ürünlerin tüketildiği ortamlarda daha fazla tercih edilmekte. Döner kapağı sayesinde pratik kullanım imkanı sunan bu ürünlerde, çöp torbalarının kaymasını önleyen poşet kilit sistemi mevcut. Ülkemizde bu ürünlerde en çok krom kaplama ve paslanmaz çeliğin kullanıldığı modeller tercih ediliyor.

Pedallı çöp kovaları, daha çok iç mekanlarda görmekte olduğumuz amortisörlü çöp kovalarıdır. Ülkemizde çok beğenilen bu ürünleri evimizde ve işyerimizde mutfak, banyo ve tuvaletlerde sıkça görüyoruz. Değişik materyallerden ve farklı hacimlerde üretilen bu ürünler arasında krom kaplama ve paslanmaz çelikten üretilen 5 litrelik modellerin öne çıktığını söyleyebiliriz.

Endüstriyel çöp kovaları, manüel veya pedallı olmak üzere 40 litre ve üzeri hacimlerde üretilen çöp kovalarıdır. Bu ürünlerde de yine daha çok krom kaplama ve paslanmaz çelik tercih edilmekte. Otel, lokanta, yemekhane gibi mekanlarda kullanılan bu ürünlerde renk tercihi genellikle standart parlak veya krom mat şeklinde.

Ofis tipi çöp kovaları ise ofis ortamında kullanıma uygun çöp kovalarıdır. Bu ürünler çember kapaklı, üstten delikli veya açık ağızlı olabilmekte. Hacim konusunda ülkemizde en çok 5-10 litre arasındaki ürünler tercih ediliyor. Tür olaraksa metal tam delikli ve tel çöp kovaları öne çıkmakta. Markalarda ise Globox, Cassa ve Mas ilk üçte yer alıyor.

Çöp kovası alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Çöp kovaları uzun süreli kullanımlar için uygun özelliklere sahiptir. İhtiyaçlarınıza uygun bir çöp kovası aldığınızda, dikkatli ve titiz bir kullanımla bu ürünleri uzun yıllar sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz. Çöp kovası alırken tercihlerinize yön verecek esas unsur, bu ürünü nerede ve hangi tür atıklar için kullanmak istediğinizdir. 

Bu bakımdan örneğin, gıda atıkları için kullanacağınız çöp kovalarının kapaklı olması gerekir; pedallı olmaları da önemli bir tercih nedenidir. Ambalaj, kağıt veya kullan-at ürünler için kullanacağınız çöp kovalarında ise açık ağızlı veya üstten delikli modelleri tercih edebilirsiniz. Yazımızın bu kısmında, çöp kovası alırken dikkat edilmesi gereken konuları kısaca özetleyeceğiz.

Kullanışlı ve sağlam olmalı.

İster plastik, ister metal, ister krom kaplama veya paslanmaz çelik olsun, alacağınız çöp kovası mutlaka kullanışlı ve sağlam olmalı. Mutfak tipi çöp kovalarında pedallı modeller, kapağı el yardımıyla kaldırmaya gerek olmadığından daha kullanışlıdır. Ofis tipi çöp kovalarında ise pedal kullanışlı değildir.

Kapak gerektirmeyen atıklar için kapaklı bir modeli seçerseniz, bu size emek ve zaman kaybettirir. Kapaklı modelleri kullanmanız gereken durumlarda ise açık ağızlı çöp kovası kullanırsanız, ortamda kötü kokuların oluşmasını engellemek güç olur. Çöp kovanız ayrıca sızdırma yapmamalı, kapak veya pedal ya da tutma sapı gibi tüm parçaları kaliteli malzemelerden üretilmiş olmalı.

Zararlı madde içermemeli.

Çöp kovası tercihiniz plastik ürünlerden yanaysa, bu ürünlerin hangi maddelerden üretilmiş olduğuna dikkat etmelisiniz. Ürünlerin alt kısmında yer alan numaralar, bu konuda yardımcı olacaktır. Genel olarak üzerinde 3, 6 ve 7 numaraları bulunan plastik ürünleri kullanmaktan kaçınmalısınız. Bu konuda faydalı bilgileri, Ofix Blog‘da daha önce yayınlamış olduğumuz Plastik sarf malzemelerindeki numaralar ne anlama geliyor? yazımızda bulabilirsiniz.

Plastik çöp kovanızın ayrıca, ortamda kesinlikle kötü koku oluşturmaması gerekir. Kalitesiz plastik malzemelerden üretilen plastik çöp kovalarının ortama kötü koku yaydığı sıkça görülmekte. Çöp kovası tercihiniz eğer metal ürünlerden yanaysa, kullanılan malzemenin paslanmaz olmasına dikkat etmelisiniz. Paslanma nedeniyle oluşabilecek birtakım kimyasal etkileşimler, ciddi sağlık risklerini beraberinde getirmekte.

Ortamla uyumlu olmalı.

Alacağınız çöp kovası, kullanacağınız ortamla renk ve model bakımından uyumlu olmalı. Banyo ve tuvaletlerde kullanılan çöp kovalarının alımı çoğu zaman takım halinde olduğu için bunlarda uyumu sağlamak zor olmuyor. Fakat, mutfak ve ofisimizde bu uyumu yakalamakta zorluk çekebiliyoruz. Çöp kovası almadan önce kullanacağımız mekanda öne çıkan renkleri göz önünde bulundurursak veya bu ürünleri de set şeklinde alma yoluna gidersek, uyum sağlamamız daha kolay olur.

Ofis dostu çöp kovaları Ofix’te!

Online alışveriş marketiniz Ofix, ihtiyaç duyduğunuz çöp kovalarına uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor efendim. Yazımızın bu kısmında, Ofix.com‘da en çok sipariş verilen çöp kovalarından ilk üçünü kısaca tanıtacağız.

Globox Metal Tam Delikli Çöp Kovaları

Listemizin ilk sırasında, Globox metal tam delikli çöp kovası var. 2009 yılında yerli sermayeyle kurulan Smart Ofis‘in ofis malzemeleri alanındaki ürünlerini piyasaya sunduğu Globox markası, ofis araç gereçleri alanında profesyonel ve yaratıcı çözümler sunuyor. Ofis çalışanlarının işlerini kolaylaştıran bu ürünler hem dayanıklı, hem de oldukça ekonomik. 11 litrelik hacme sahip Globox metal tam delikli çöp kovaları, ofislerde büyük ilgi görüyor. 

Cassa Tel Çöp Kovaları

Listemizin ikinci sırasında, Cassa tel çöp kovaları var. Ofis araç ve gereçleri alanında 15 yıldan uzun bir süredir üretim, ihracat ve ithalat yapmakta olan Cassa markasının ürünleri arasında daha fazla tercih edilen bu ürünler, sağlam tel gövdeye sahip, 8.5 litre hacminde, 23 cm çap genişliğinde ve 27 cm yüksekliğinde. 

Mas Metal Çöp Kovaları

Listemizin üçüncü sırasında ise Mas metal çöp kovaları var. Sektörde 40 yılını geride bırakan Mas markası, ürünlerini 40’tan fazla ülkeye ihraç ederek Türkiye’nin küresel markalarından biri olma hedefine doğru hızla ilerliyor. Ofis klasiklerinden biri olan Mas metal çöp kovalarının hacmi 10 litre. Sitemizde siyah ve kırmızı şeklinde iki farklı renk seçeneği mevcut olsa da ofislerde en çok siyah renginin tercih edildiğini söyleyebiliriz. 

Ofix’te satışını yaptığımız diğer çöp kovaları kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Eslem

    12 Mart 2020 saat 21:10

    Araştırma ödevime faydalı oldu ???

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler