Bizi Takip Edin

Lifestyle

Dekorasyonda Boo Bremen Şıklığı

Yayınlandı

tarihinde

Boo Bremen All Concept 4'lü masa ve sehpa takımıyla dekorasyonunuza renk katabilir, siparişlerinizi Ofix.com üzerinden verebilirsiniz.

Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz yaşam ve çalışma alanlarımızda kullandığımız mobilyalar hem ihtiyaçlarımızı en iyi şekilde karşılamalı, hem de estetik özellikleriyle ortama güzellik katmalı. Mobilya sektöründe 24 yıllık bir deneyime sahip olan Gökler Group‘un 2016 yılında sektöre kazandırdığı perakende markası Boo hem ihtiyaçlarımıza uygun, hem de birbirinden güzel ürünleriyle yaşam ve çalışma alanlarımızda işlerimizi kolaylaştırıyor, ortama güzellik katıyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ev ve ofis dekorasyonunuza renk katacak Boo Bremen All Concept 4’lü masa ve sehpa takımını kısaca tanıtacağız.

Türk Markası Boo

Mobilya üretiminde 24 yıllık bir deneyime sahip olan Gökler Group, 2016 yılında yarattığı perakende markası Boo ile ürünlerini son tüketiciyle buluşturmakta. 1998 yılında Sivas 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 22 bin metrekare kapalı alanda ürettiği ofis mobilyalarını Dekoline markasıyla satışa sunan, ardından Ofisline markasıyla ofis dekorasyonuna yenilik kazandıran Gökler Group, mobilya alanında birçok tescilli ve ödüllü ürüne sahip.

Güçlü üretim kapasitesi ve modayı yakından takip eden çalışanlarıyla Boo markası, ofis mobilyaları alanında kısa sürede sektörün önde gelen markalarından biri olmayı başardı. Kaliteli ürünleri ve modern tasarımlarıyla yaşam ve çalışma alanlarının ihtiyaçlarını karşılayan Boo, tüm ürünlerinde geçerli 8 yıllık garanti süresiyle üretim veya işçilikten kaynaklı hatalara karşı sağlam bir güvence veriyor.

Boo Bremen All Concept 4’lü Masa ve Sehpa Takımı

Bugün sizlere tanıtmak istediğimiz ürünümüz, Boo markasının Bremen serisi All Concept 4’lü masa ve sehpa takımı. Birer adet orta sehpa, TV ünitesi, çalışma masası ve yan sehpadan oluşan cordoba renkli bu takım, kanserojen madde içermeyen 1. sınıf suntalam malzemeden üretilmekte. Ürünlerdeki ayarlanabilir dayanıklı krom ayaklıklar tasarıma hem işlevsellik, hem de güzellik kazandırmakta. Ürünün gönderimi demonte olarak yapılmakta olup kurulum için gerekli malzemeler ürünün içindeki malzeme kutusunda mevcut. Garanti süresi ise 8 yıl.

Boo Bremen All Concept Orta Sehpa

Boo Bremen All Concept orta sehpanın yüksekliği 40, genişliği 90, derinliği 45 cm. Evlerde ve ofislerde odanın orta kısmında kullanılan orta sehpalar hem işlevsellikleri, hem de güzellikleriyle dekorasyonun en önemli kısımlarından birini oluşturmakta. Evlerde orta sehpanın üzerine genellikle vazo, şekerlik, mumluk ve benzeri dekoratif objeler konur. Ofislerde ise orta sehpanın üzerinde genellikle günlük gazeteler, dergiler, şirketle ilgili tanıtım broşürleri veya bültenler ile dekoratif objeler bulunur. Fakat ister evinizde olsun, isterse ofisinizde, orta sehpanın üzerine fazla obje koymamaya, misafirlerinizin eşyalarını koyabilecekleri alanlar bırakmaya dikkat etmelisiniz. Boo Bremen All Concept orta sehpanın ölçüleri gerek ev, gerekse ofis ortamında kullanım için uygun düzeyde.

Boo Bremen All Concept TV Ünitesi

Boo Bremen All Concept TV ünitesinin yüksekliği 56.5, genişliği 90, derinliği 35 cm. Üzerine LCD televizyon koymak için tasarlanan TV üniteleri, yaşam ve çalışma alanlarında aynı zamanda dekoratif bir görüntü yaratıyor. TV ünitelerinin CD, DVD, uzaktan kumanda ve benzeri eşyaları koymak için tasarlanan özel kısımları, ortamda dağınıklığı önlemekte ve eşyalara kolay ulaşım imkanı sağlamakta. Dilerseniz kitap veya şirketinizle ilgili objeleri de bulundurabileceğiniz bu kısımları, ofiste televizyon izlerken misafirlerinize istediğiniz mesaji vermek için değerlendirebilirsiniz.

Boo Bremen All Concept Çalışma Masası

Boo Bremen All Concept çalışma masasının yüksekliği 90, genişliği 45, derinliği 72 cm. Yaşam ve çalışma alanınızda masa için fazla geniş bir alan yoksa bu ürünler hem pratik, hem şık, hem de ekonomik bir çözüm olabilir. Yaptığınız iş ne olursa olsun, çalışma masanızın üzerinde gereksiz hiçbir eşya bulundurmamalı, yalnızca ihtiyaç duyduğunuz araç ve gereçleri bulundurmalısınız. Tercihen, motivasyonunuzu yükselten dekoratif birkaç objeye de çalışma masanızın üzerinde yer verebilirsiniz. Fakat çalışma masanız ne kadar sade ve şık olursa, dikkatinizi yaptığınız iş üzerine yoğunlaştırmanız o kadar kolay olur.

Boo Bremen All Concept Yan Sehpa

Boo Bremen All Concept yan sehpanın yüksekliği 45, genişliği 45, derinliği 40 cm. Normal sehpalara oranla daha küçük boyutlara sahip olan yan sehpalar, koltuk yanları ve benzeri alanlarda ekstra alan yaratmak için kullanılır. Daha çok misafirlerin içeceklerini koymak için kullandıkları yan sehpalarda küllük, vazo, fotoğraf ve benzeri objeler bulunabilir. Yaşam ve çalışma alanınızda bu ürünlerle misafirleriniz için ekstra alan yaratabilir, ziyaretleri sırasında eşyalarını koymak için alan arama zahmetine girmelerini önleyebilirsiniz.

Ofix.com‘da satışını yapmakta olduğumuz Boo Bremen All Concept 4’lü masa ve sehpa takımını sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. pinkrosehome

    29 Şubat 2020 saat 16:24

    Ürünler çok güzel fakat dekorasyon yaparken halı ve mobilya uyumu nasıl olmalı? Renk uyumu nasıl olmalı soft bir dekorasyon için

  2. Funda

    16 Şubat 2023 saat 20:29

    Evi çağdaş çizgilerle buluşturmak için harika modeller. Bilgi için tşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler