Bizi Takip Edin

Lifestyle

Duruş bozukluğu nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Duruş bozukluğu hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Masa başı işlerde çalışan beyaz yakalılar arasında duruş bozukluğu en yaygın sağlık sorunları içinde yer almakta. Duruş bozukluğu nedeniyle oluşan boyun, omuz, sırt ve bel ağrıları, kişinin hem yaşam kalitesini, hem de iş performansını ciddi ölçüde düşürebilmekte. Duruş bozukluğunu önlemenin yolu her şeyden önce, konu hakkındaki farkındalıklarımızı arttırmaktan geçiyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, duruş bozukluğu konusunu ele alacağız.

Kısaca Duruş Bozukluğu

Duruş bozukluğunu kısaca, omurga ve diğer kas-kemik yapılarının dizilimindeki uyumun bozulması olarak tanımlamak mümkün. Vücudun düzgün duruş pozisyonunda omurga, kafatası kemiğinin birleşim yerinden kuyruk sokumuna kadar dik bir şekilde durur. Tıp literatüründe postür olarak ifade edilen bu durum, kişinin kas ve eklem sağlığı için büyük önemdedir. Bel ve sırt eğriliklerinin aşırı çıkık veya aşırı düz olması ise duruş bozukluğuna yol açar. Duruş bozukluğu olan kişilerde omurganın duruş şekli düzgün olmadığı için kas ve iskelet sisteminde çeşitli ağrılar oluşur.

Tıp literatüründe postürle ilgili ikili bir ayrım yapılmakta; aktif postür ve inaktif postür. Bunlardan aktif postür, kasların uyumlu çalışmasını gerektiren yürüme, oturma ve dik durma gibi pozisyonlarda sağlanan postürdür. İnaktif postür ise dinlenirken veya uyurken edinilen postürdür. Aktif postür, hareket veya hareketsizliğe göre ikiye ayrılır; statik postür ve dinamik postür. Hareketsizlik anında sağlanan postürü ifade eden statik postür, kasların eklemleri dengelemek için izometrik olarak kasılması ve yer çekimine karşı koymasını sağlar. Dinamik postür ise harekete bağlı olarak kasların çevresel şartlara uyum sağlamasıdır.

Doğru postür durumunda vücut, minimum çabayla vücutta maksimum yeterliliği sağlar. Standart postür olarak ifade edilen bu durumda eklemlerdeki zorlanma azdır ve tüm organlar düzgün şekilde çalışır. Postürün bozulması durumunda ise kaslar gereksiz yere kasılarak hareketi engelleyici bir etki yapar ve vücut bölümleri hatalı bir etkileşim içine girer. Kötü postür olarak bilinen bu durum gerek hareket anında, gerekse hareketsiz durumlarda çeşitli ağrılara yol açar ve kişinin hem yaşam kalitesini, hem de iş performansını düşürür.

Duruş bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Duruş bozukluğu büyük ölçüde, yanlış duruşta bulunma, yanlış oturma ve yanlış hareketler yapmaktan kaynaklanır. Bu nedenle, tüm günü masa başı işlerde ve çok az hareket ederek geçiren beyaz yakalılar arasında duruş bozukluğu daha yaygın bir sağlık sorunudur. Ayrıca genetik yatkınlık, kas ve iskelet sistemini etkileyen bazı hastalıklar, fazla veya hatalı egzersizler, yanlış ayakkabı seçimi, bazı kötü alışkanlıklar ve duygusal durum bozuklukları da duruş bozukluğu nedenleri arasında sayılabilir.

Duruş bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Duruş bozukluğunun en somut belirtisi sırt ve bel ağrılarıdır. Bu ağrılara ek olarak omuz ve kollarda ağrılar, kaslarda yorgunluk veya güç yitimi, bağ dokularında aşırı gerilme; bacak, diz ve ayak bileği ağrıları ile sinir sıkışması da duruş bozukluğu belirtileri arasındadır. Bu belirtilerin bir kısmı geçici olabileceği gibi, çoğu zaman doğru şekilde değerlendirilmediği için vakıaların ilerlemesine yol açabilmekte. Örneğin, yüksek topuklu ayakkabı giyen kişiler, yaşadıkları ayak bileği ağrılarının topuklu ayakkabı kullanımından kaynaklandığını düşünerek bu ağrıların duruş bozukluğu nedeniyle oluştuğunu göremeyebilir. Oysa, 2 haftadan uzun süre devam eden ağrılar için mutlaka hekiminize başvurmalı, gerekli tedavi sürecini hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Lordoz nedir?

Duruş bozukluğunun bazı türleri diğerlerine oranla daha sık görülebilmekte. En yaygın duruş bozukluğu türlerinden biri olan lordoz, beldeki normal çukurluğun artması sonucu oluşur. Halk arasında çukur bel olarak bilinen lordoz hastalarında karın, sırt, kalça kas ve bağlarındaki dengesizlikler nedeniyle bel çukurluğu artar. Lordozun en önemli nedenlerinin karın kaslarındaki gevşeklik ve obezite olduğunu söyleyebiliriz. Lordoz hastalarında kısa gergin bel ve sırt kasları, uzun gergin karın ve göğüs kasları, uzun ve gergin kalça fleksörleri görülür. Lordoz hastalarının bir fizyoterapist gözetiminde kalça fleksör kaslarını esnetmeleri ve bel kaslarını güçlendirmeleri gerekir.

Kifoz nedir?

Omurganın boyuna yakın kısmının öne doğru eğik olması durumunu ifade eden kifoz, halk arasında kamburluk olarak bilinmekte. Kifozun en önemli nedenleri arasında obezite, hamilelik, bazı romatizmal hastalıklar, sırt ve karın kaslarında zayıflık sayılabilir. Beyaz yakalılar arasında kifrozun en önemli nedeni ise bozuk oturma duruşlarıdır. Tüm günü masa başı işlerde geçen beyaz yakalılar ofis sandalyesi veya ofis koltuğu üzerinde dik bir şekilde oturmadıklarında kifroz için elverişli bir zemin yaratmış olurlar. Beyaz yakalılar arasında kifrozu önlemenin en iyi yolu, dik oturmak veya omuz ve sırt bölgesini ergonomi destek ürünleri ile desteklemektir.

Skolyoz nedir?

Duruş bozukluğu türleri içinde en yaygın olanlarından biri de skolyozdur. Omurganın göğüs veya bel bölgelerinde 10 derecenin üzerinde yana doğru eğrilmesini ifade eden skolyoz hastalığında omurga deformasyona uğrar ve hareketle ilgili bazı sorunlara yol açar. Skolyoz hastalarında omurga sağa ve sola doğru yer değiştirebilir ve aynı zamanda kendi ekseni etrafında dönebilir. Skolyoz hastalığı doğuştan gelebileceği gibi, ağır işlerde çalışanlar, ağır kaldırmak durumunda olanlar ve kullandığı çantayı sürekli aynı tarafa asanlar arasında daha yaygındır.

Duruş bozukluğunu önlemek için neler yapmak gerekir?

Duruş bozukluğu konusunu kısaca ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, duruş bozukluğunu önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. Duruş bozukluğuna bağlı olarak 2 haftadan uzun süren şikayetleriniz varsa mutlaka hekiminize başvurup muayene olmalı, gerekli tedavi sürecinizi hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Postürünüzü korumalısınız.

Duruş bozukluğu ile ilgili en önemli konuların başında postürü korumak geliyor. Eğer masa başı işlerde çalışıyorsanız, postürünüzü korumaya büyük özen göstermelisiniz. Ayrıca, uzun süre aynı pozisyonda oturmamalı, yarım saatte bir ayağa kalkarak oturuş şeklinizi değiştirmelisiniz. Otururken vücut ağırlığınızı her iki kalçanıza eşit olarak dağıtmalı, belinizi ve sırtınızı dik tutmalısınız. Mümkünse şayet, sırt desteği olan ofis koltukları kullanmalı ya da ergonomi destek ürünleriyle sırtınızı dik tutacak şekilde gerekli önlemi almalısınız. Yaptığınız iş nedeniyle günün büyük bir bölümünü ayakta geçirmeniz gerekiyorsa, ayakta durduğunuz süre boyunca başınızı dik, göğsünüzü ileride, karnınızı hafif içe çekik şekilde tutmalısınız.

Ofis koltuğunuzda kaykılarak oturmamalısınız. 

Ofiste çalışırken tüm gün dik bir şekilde oturmak mümkün olmayabiliyor. Ofis koltuğunuzda zaman zaman öne, arkaya ve yanlara doğru kısa süreli oturuş şekilleri deneyebilirsiniz. Fakat kaykılarak oturmak denilen arkaya doğru eğilerek veya yaslanarak oturma şekli hem postür, hem de genel görüntü açısından hoş olmayan bir şeydir. Ofiste omuz, bel ve boynunuzu rahatlatmak için kaykılarak oturmak yerine ara sıra ayağa kalkıp basit birkaç hareket yapmanız çok daha faydalı olacaktır.

Ofis koltuğunuzun yüksekliğini doğru ayarlamalısınız.

Ofis çalışanları gün içinde ofis koltukları üzerinde farklı yükseklik ayarları yapabiliyor. Koltuğunuzun yüksekliğinin az veya çok olması boyun ağrıları ve duruş bozukluğu şikayetlerine yol açabilir. Bu şikayetleri önlemek için ofis koltuğunuzun yüksekliğini doğru ayarlamaya dikkat etmelisiniz. Bu konuda ideal ölçü, ofis masanızın göğüs kafesinizin bitiş noktasıyla aynı hizada olmasıdır. Ofis koltuğunuz bu sınırın altında kaldığında omuzlarınız boynunuza fazla baskı uygular, üzerine çıktığında ise boyun kaslarınız fazla gerilir ve zamanla aşınır.

Monitör uzaklığına dikkat etmelisiniz.

Monitörle aranızdaki mesafe 50 cm’in altına inmemeli. Yazıları okurken bu mesafenin altına iner veya üzerine fazla çıkarsanız, boyun kaslarınızda aşırı zorlama oluşur. Monitörünüz göz hizasında olmalı, tercihen biraz altta kalabilir. Ofiste çalışırken mümkün olduğunca sırtınızı koltuğunuza yaslamalı ve dik tutmaya çalışmalısınız. Sırtınız dik durduğu sürece boyun kaslarınızın aşırı zorlanmasını ve duruş bozukluğu şikayetlerinizi önleyebilirsiniz.

Ayakkabı seçiminize dikkat etmelisiniz.

Duruş bozukluğu şikayetlerinin önemli bir kısmı, yanlış ayakkabı seçiminden kaynaklanmakta. Yaptığınız işe uygun olmayan bir ayakkabı giyerseniz, ayak sağlığı konusunda çeşitli sorunlar yaşayabilir, duruş bozukluğu şikayetleriyle karşılaşabilirsiniz. Doğru ayakkabı seçimi, kalça ve omurgalar üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip. Yanlış ayakkabılar ise hem günlük hayatta, hem de spor yaparken ayak bileği burkulmasından kemik ödemine kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlayabilmekte.

Egzersiz yapmayı ihmal etmemelisiniz.

Duruş bozukluğunu önlemede egzersizlerin önemi büyük. Ofiste çalışırken aslında çok basit birtakım egzersizlerle duruş bozukluğu şikayetlerinin birçoğundan kurtulmak mümkün. Egzersizlerle ilgili faydalı bilgileri, Ofix Blog‘da daha önce yayınlamış olduğumuz Ofiste Egzersiz Vakti isimli yazımızda bulabilirsiniz. Fakat bu bilgilerin de genel sağlık bilgileri olup tedavi edici hiçbir niteliğinin bulunmadığını belirtelim. Duruş bozukluğu şikayetlerinize kesin çözüm bulmak için mutlaka hekiminize başvurmalısınız.

Spor yaparken dirsek ve diz bantları kullanmalısınız.

Spor yaralanmaları içinde en sık karşılaşılan diz yaralanmaları, burkulmalar, kaval kemiği kırıkları, rotador manşet yaralanmaları ve şişen kaslar, postürü korumak konusunda ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Paten, kaykay, ip atlama gibi sporlara ilgi duyuyorsanız, bunları yaparken mutlaka dirsek ve diz bantları kullanmalısınız. Duruş bozukluğu şikayetleriniz nedeniyle tenis veya golf oynamakta zorluk çekiyorsanız, askı takmayı da ihmal etmemelisiniz.

Yokuş veya merdiven çıkarken acele etmemelisiniz.

Kilonuz yerinde olsun ya da olmasın, yokuş veya merdivenden çıkarken diz kasları daha fazla zorlanır ve diz ağrıları oluşabilir. Duruş bozukluğu konusunda herhangi bir sorun yaşamak istemiyorsanız, yokuş veya merdiven çıkarken diziniz ile ayaklarınız ve kalçanızın aynı dilimde olmasına dikkat etmeli, dizinizi 90 dereceden fazla bükmemelisiniz. Bunu sağlamak için acele etmemelisiniz. Hatta dilerseniz, korkuluklardan destek alabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Bursa Tercüme Bürosu

    18 Ekim 2019 saat 09:03

    Bizim gibi gün boyu masa başı işler yapanlar için oldukça önemli bir konu. Bu konuya rastlamak iyi oldu, biraz daha dikkatli olmak gerekiyormuş.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler