Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Toplantı Kağıtları

Yayınlandı

tarihinde

Ofis dostu toplantı kağıtları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste çalışırken veya toplantı yaparken teknolojik ürünler çoğu zaman ilk tercihimiz olsa da bazen ofis kırtasiye ürünleri daha hızlı ve pratik çözümler sunabiliyor. Toplantı sırasında hızlı not almak, çizim veya görselleştirme yapmak ve benzeri ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullandığımız toplantı kağıtları ofislerin en sık sipariş verdiği sarf malzemeleri arasında yer almakta. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofislerin en sık sipariş verdiği toplantı kağıtları arasında ilklerde yer alan ürünleri kısaca tanıtacağız. 

Legamaster 1560 Flipchart Kağıdı

Listemizin ilk sırasında, Legamaster 1560 flipchart kağıdı var. Yazı tahtalarında kullanılmak üzere üretilen flipchart kağıtları, ofiste toplantı yaparken klasik beyaz tahtalara göre farklı bir yazı deneyimi sunuyor. Flipchart kağıdı fiyatı ve ölçüleri değişse de ofis alışverişleri listesinde yerleri pek değişmiyor. Ofix kullanıcılarının en sık sipariş verdiği flipchart kağıdı olan bu ürünler, 98 x 65 cm ebatında 5 adet 20 sayfalık pedden oluşmakta. Klor içermeyen beyazlatılmış düz beyaz kağıttan üretilmiştir.

3M Post-it 654 Yapışkanlı Not Kağıdı

Ofis dostu toplantı kağıtları listemizin ikinci sırasında, 3M Post-it 654 yapışkanlı not kağıdı var. Dünyaca ünlü 3M firmasının bir markası olan Post-it ile hayatımıza giren yapışkanlı not kağıtları, önemli konuları hatırlamamızı sağlıyor, ofiste renkli bir görüntü yaratıyor. Ofisinizde kullanacağınız yapışkanlı not kağıtlarıyla çalışma ortamınızda renkli bir görüntü oluşturabilirsiniz. Ofis çalışanları tarafından sitemizden en sık sipariş verilen toplantı kağıtları içinde ikinci sırada bulunan 3M Post-it 654 yapışkanlı not kağıdı 76 x 76 mm ölçüsünde. 

Paperart Kutulu Küp Bloknot

Listemizin üçüncü sırasında, Paperart kutulu küp bloknot var. Ofiste hızlı not alma ihtiyaçlarımıza en iyi çözümleri sunan bloknotlar, toplantı sırasında önemli bilgileri not etmek ve iletmek için oldukça kullanışlı. Toplantı masasının üzerinde veya yakınlarda bir yerde küp bloknot bulundurursanız, ihtiyaç halinde kağıt aramak için gereksiz emek ve zaman kaybı yaşamazsınız. 8 x 8 cm ölçüsündeki bu ürünler beyaz renkli. 

Noki Memo 12337 Yapışkanlı Not Kağıdı

Ofis dostu toplantı kağıtları listemizin dördüncü sırasında, Noki Memo 12337 yapışkanlı not kağıdı var. Sektörde 20 yıldan uzun bir deneyime sahip olan Noki, kırtasiye sarf malzemeleri pazarında büyümeyi sürdürüyor. Ofix kullanıcılarının en sık sipariş verdiği ürünler içinde Noki ürünleri üst sıralarda yer almakta. 50 x 50 mm ölçüsünde 5 değişik neon renk çeşidine sahip 250 yapraklı bu ürünlerle toplantı masanız üzerinde hem pratik çözümler, hem de renkli görüntüler yaratabilirsiniz.  

Kraf 701G Flipchart Kağıdı

Listemizin beşinci sırasında, Kraf 701G flipchart kağıdı var. 64 x 84 cm ölçüsünde 30 yapraktan oluşan bu ürünler sunum, öğretim ve bildiri için yazı kağıdı olarak kullanılabilir özellikte. Ofisinizde flipchart yazı tahtası kullanıyor ve bu ölçülerde bir flipchart kağıdına ihtiyaç duyuyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir. 

Keskin Color Fontaine Blue Çizgili Spiralli Bloknot

Ofis dostu toplantı kağıtları listemizin altıncı sırasında, Keskin Color Fontaine Blue çizgili spiralli bloknot var. A4 boyutunda 100 yapraklı bu ürünler Keskin Color kalitesine sahip. Üstten spiralli yapısıyla ofiste toplantı yaparken not tutmak istediğinizde pratik çözümler sunan bu ürünlerin kapağı karton. 

Keskin Color Truva Çizgisiz Spiralli Bloknot

Listemizin yedinci sırasında, Keskin Color Truva çizgisiz spiralli bloknot var. A5 boyutunda 40 yapraklı bu ürünlerin kağıt gramajı 60 gram. Toplantı kağıtları konusunda tercihiniz A5 bloknotlardan yanaysa bu ürünler iyi bir seçim olabilir. 

Keskin Color Dekokraft Çizgili Spiralli Bloknot

Ofis dostu toplantı kağıtları listemizin sekizinci sırasında, Keskin Color Dekokraft çizgili spiralli bloknot var. A5 boyutunda 100 yapraklı bu ürünlerin kağıt gramajı 70 gram. Ofis toplantılarında kullanmak için A5 boyutunda ve çizgili bir bloknota ihtiyacınız varsa bu ürünler iyi bir seçim olabilir. 

Notte A5 Trend Dikişli Kareli Defter

Listemizin dokuzuncu sırasında, Notte A5 Trend dikişli kareli defter var. Defter sektöründe 60 yıldan uzun bir süredir faaliyet göstermekte olan Notte markasının A5 boyutunda ve plastik kapaklı bu ürünleri, kolay kullanım imkanı ve uygun fiyat avantajına sahip. Kareli 40 yapraktan oluşan bu ürünlerde sayfa kenarları dikişli. 

Le Color Kraft Spiralli Çizgili Defter

Ofis dostu toplantı kağıtları listemizin onuncu sırasında, Le Color Kraft spiralli çizgili defter var. 17 x 24 cm ölçüsündeki bu ürünler 100 yaprak ve çizgili. Lacivert kapağı hem çok şık, hem de kullanışlı. Ofiste toplantı yaparken spiralli çizgili defter kullanmayı tercih ediyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler