Bizi Takip Edin

Lifestyle

Kırtasiye alışverişlerinde nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Kırtasiye alışverişleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Eğitim ve iş hayatımızda sıkça kullandığımız kırtasiye ürünleri, yaptığımız işlerin niteliğini doğrudan etkileme gücüne sahip ürünlerin başında geliyor. Gerekli niteliklere sahip ve severek kullandığımız kırtasiye ürünleriyle motivasyonumuz yükseliyor, başarımız artıyor. İhtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak olan ve hatta sağlığımızı tehdit eden kırtasiye ürünleri ise eğitim ve iş hayatımızı olumsuz etkiliyor. Okulların açılmasıyla birlikte her yıl Eylül ayında artan kırtasiye alışverişleri, büyük bir dikkatle yapılması gereken işler arasında. Okul kırtasiye alışverişi yaparken daha da dikkatli olunması gerekmekte. Çünkü okul kırtasiye ürünleri, çocukların motivasyonu ve sağlığını yetişkinlerden daha fazla etkiliyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kırtasiye alışverişleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kırtasiye alışverişlerinizi güvenilir yerlerden yapmalısınız.

Sayıları her geçen gün artan merdiven altı işletmeler, kırtasiye alışverişleri konusunda en önemli sorunlardan biri haline geldi. Bu işletmeler, sağlığımızı tehdit eden kimyasal maddelerin kullanıldığı kırtasiye ürünlerini özellikle de okulların açılmasından hemen önce piyasaya sunuyorlar. Ucuz kırtasiye eşyaları fiyat bakımından velilere çoğu zaman cazip geldiği için bu ürünler tercih edilebiliyor. Oysa, içerdiği kanserojen maddelerden dolayı ucuz kırtasiye eşyaları, kısa süre içinde çocukların sağlığını bozmaya başlıyor. Bu gibi durumların önüne geçmek için, merdiven altı işletmelerden alışveriş yapmamalısınız. Ucuz kırtasiye alışverişi yapmak adına kendinizin ve çocuğunuzun sağlığını riske atmamalısınız. Uygun kırtasiye alışverişi yapmak için güvenilir kanalları tercih etmelisiniz. Bu bağlamda, online kırtasiye alışverişi sitelerini değerlendirebilirsiniz. Özellikle okulların açılmasından hemen önceki dönemde online kanallarda en uygun kırtasiye alışverişi seçeneklerini bulabilirsiniz. Alışverişe başlamadan önce okul kırtasiye malzemeleri listesi hazırlarsanız, alışveriş sırasında gereksiz ürünleri sepetinize eklemekten kaçınabilir, bütçenizde tasarruf sağlayabilirsiniz.

Fiyata değil, kaliteye bakmalısınız.

Kırtasiye ürünleri söz konusu olduğunda, geniş bir ürün yelpazesi içinde yüzlerce markanın binlerce ürününü bulabilirsiniz. Okul kırtasiye eşyaları için de yine, ürün yelpazesi oldukça geniştir. Ürünlerin türü ve niteliği, ürünlerde kullanılan materyaller ve seçilen markalara göre kırtasiye eşyaları arasında ciddi fiyat farklılıkları mevcuttur. Fakat, fiyata göre tercih yapmak kırtasiye okul alışverişi veya kırtasiye alışverişleri için çoğu zaman yanıltıcı olabilmekte. Ucuz olduğu için tercih edilen bir kırtasiye ürünü gerekli niteliklere sahip olmayabileceği gibi, pahalı olduğu için tercih edilen bir kırtasiye ürünü de kaliteli olmayabilir. En ucuz kırtasiye eşyaları çoğu zaman en zararlı kimyasal bileşiklerden üretilmiş olmakta. Dahası, pahalı ürünlerde de sağlığa zararlı birtakım kimyasal maddeler kullanılmış olabilir. Okul öncesi kırtasiye alışverişi veya ofis için kırtasiye alışverişi yaparken belli bir bütçe oluşturmalı, fakat ürünler arasındaki tercihlerinizi fiyat farklılıklarına göre yapmamalısınız. Online alışveriş kanalları, bütçe kullanımı konusunda daha etkin çözümler geliştirmenizi sağlayabilir. 

Kırtasiye ürünlerinde markalar önem taşır.

Kırtasiye ürünleri, farklı pek çok kimyasal maddeden üretilmekte ve vücutla doğrudan temas eden ürünler olduğu için sağlık açısından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Bu ürünlerin en sık temas şekillerinden biri olan cilt teması, ofiste veya okulda önemli sağlık risklerine kapı aralamakta. Üstelik, cilt temasının yanı sıra bu kimyasalların göze, ağza ve hatta sindirim sistemine dahi bulaşma riski var. Kırtasiye alışverişleri sırasında ürün tercihlerinizi güvenilir markalardan yana kullanırsanız, bu riskleri ortadan kaldırabilir ve yaptığınız işlere yoğunlaşabilirsiniz. Bu bağlamda, online okul alışverişi siteleri pek çok markanın kırtasiye ürünlerine kolay erişim imkanı sağladığı için daha faydalıdır. Okul için kırtasiye malzemeleri seçimi yaparken online kırtasiye alışverişi siteleri üzerinden dilediğiniz markanın dilediğiniz ürününe kolayca erişim sağlayabilirsiniz. Eğer online alışveriş konusunda fazla deneyiminiz yoksa, kapıda ödemeli kırtasiye alışverişi seçeneklerinden de yararlanabilirsiniz. 

Etiketi olmayan ürünlerden uzak durmalısınız.

Ürün etiketlerinde üretici firma bilgileri, üretim yeri ve ürünlerin diğer nitelikleri hakkında çok önemli bilgiler yer alır. Etiketi olmayan ürünlerde bu bilgilere ulaşma imkanı yoktur ve taklit ürünlerde genellikle etiket bulunmaz. En ucuz kırtasiye alışverişi seçeneklerinde ürünlerin pek çoğu etiketsizdir. Ucuz okul alışverişi yapmak adına etiketsiz ürünleri tercih etmemelisiniz. İnternetten okul alışverişi yaparken, kırtasiye alışverişi listesi içinde bu sorunu pek yaşamazsınız. Taklit ürünlerde kimi zaman etiketlere rastlansa da internetten okul alışverişi yaparken güvenilir kanalları tercih ederek bu sorunlardan kolayca kurtulabilirsiniz. Okul alışverişi listesi hazırlarken online kanallardaki kırtasiye indirim seçeneklerini dikkate alabilir, okul alışverişinde tasarruf adına etiketsiz ürünleri tercih etmek durumunda kalmazsınız. Etiketsiz ürünlerden uzak durursanız, ofis kırtasiye malzemeleri ve okul eşyaları alışverişi sırasında istenmeyen pek çok durumun önüne geçebilirsiniz. 

Ürünlerin gerekli sertifikalara sahip olduğundan emin olmalısınız.

Kırtasiye ürünlerinin gerekli standartlara sahip olup olmadığını anlamamızı sağlayan özel birtakım sertifikalar mevcuttur. Okul kırtasiye malzemeleri ve özellikle okul öncesi kırtasiye alışverişi söz konusu olduğunda bu sertifikalar çok daha önemli hale gelmekte. Ofis kırtasiye veya okul öncesi alışveriş yaparken, satın alacağınız ürünlerin gerekli standartlara sahip olup olmadığını bu sertifikalar sayesinde anlayabilirsiniz. Bu sertifikalar içinde özellikle TSE ve CE sertifikaları çok önemli. Bu sertifikalara sahip olmayan ürünler ve hatta ambalajlar, kalitesiz ve standart dışı demektir. Kaldı ki, üzerinde CE işareti olmayan ürünlerin Avrupa Birliği içinde alım-satımının yapılması yasaktır. Ofis veya okul için alışveriş yaparken ürünlerde TSE ve CE işaretlerinin olmasına mutlaka dikkat etmelisiniz. Bu iki sertifikaya ek olarak EN14362 (azo boyar madde sınırlaması), EN14372 (fitalat sınırlaması), EN71-1 (fiziksel standartlara uygunluk), EN71-2 (ateşe dayanıklılık) ve  EN71-3 (ağır metal sınırlaması) sertifikalarına karşı da duyarlı olmalısınız. En güzel kırtasiye eşyaları adı altında satışı yapılan ürünler arasında bu sertifikalara sahip olmayan çok sayıda ürüne rastlanmakta. 

Ürünler hakkındaki farkındalıklarınızı arttırmalısınız.

Kırtasiye ürünleri hakkındaki farkındalıklarımız arttıkça, kırtasiye alışverişleri sırasında daha doğru tercihler yapabiliriz. Oysa bu farkındalıklar, çoğu zaman okul alışverişleri ile sınırlı kalıyor ve birçok konuya neredeyse hiç dikkat etmiyoruz. Okulların açılmasından kısa bir süre önce internet kullanıcılarının yaptıkları aramalarda kırtasiye alışverişi ucuzen ucuz okul alışverişikırtasiye malzemeleri ucuz ve ucuz kırtasiye alışverişi aramalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bununla birlikte, farkındalıklar daha çok okul çantası veya beslenme çantası gibi birkaç ürünle sınırlı kalıyor. Kırtasiye alışverişleri konusunda yalnızca okul çantaları veya beslenme çantaları ile suluk ve mataralar ya da resim malzemeleri için değil, kullandığımız tüm ürünler hakkındaki farkındalıklarımızı arttırmalıyız. Örneğin, yalnızca oyuncaklarda değil, yumuşatılmış hiçbir kırtasiye ürününde fitalat gibi zararlı maddeler kullanılmamalı. Yalnızca yüz boyası veya dövme kalemi değil, cilt üzerine uygulanan veya ciltle temas eden hiçbir üründe zararlı kimyasal maddeler bulunmamalı. Bu konularda okul alışveriş siteleri ve diğer kanallarda verilen bilgileri dikkatle incelemelisiniz. 

Güvensiz ürünlerle ilgili yapılan yayınları takip etmelisiniz.

Piyasada satışı yapılan mal ve hizmetler hakkında denetim ve gözetim görevini yerine getiren çok sayıda kurum ve kuruluş var. Başta Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere çok sayıda kamu kurum ve kuruluşu, çeşitli denetimler yaparak güvensiz ürünleri ifşa etmekte. Bu ürünlerle ilgili yapılan yayınları, www.guvensizurun.gov.tr sitesi ve çeşitli haber kanallarından takip edebilirsiniz. Bu yayınlarda aktarılan inceleme sonuçları ve verilen bilgiler, kırtasiye alışverişleri sırasında çok yardımcı olacaktır. En uygun okul alışverişi siteleri, bu gibi yayınları takip ederek yasaklı veya sakıncalı ürünleri satışa kapatmada çok daha hızlı hareket edebilmekte. E-ticaret sitelerinin kategori yönetimi ve pazarlama birimleri, yapılan ifşalar doğrultusunda bu ürünlerin satışını hızlıca durdurabilmekte. Offline satış kanallarında ise maalesef, gerektiği kadar hızlı sonuç alınamamakta. 

Okula dönüşte eksiklerinizi Ofix’le tamamlayın! 

Online ofis marketiniz Ofix, her yıl olduğu gibi bu yıl da Eylül ayında artan okul kırtasiye alışverişleri için uygun çözümler sunuyor. Sitemizde ofis kırtasiye ihtiyaçlarınızın yanı sıra okul kırtasiye ihtiyaçlarınızı da uygun fiyat avantajı ve üstün hizmet kalitemizle temin edebilirsiniz. Kırtasiye alışverişleri sırasında yaşayabileceğiniz güven ve sağlık risklerini Ofix’te alışveriş yaparak önleyebilirsiniz.  

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler