Bizi Takip Edin

Lifestyle

Koli hazırlarken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Koli hazırlama konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Taşınma işlerimiz sırasında veya bir yerlere bir şeyler göndermek istediğimizde koli hazırlamamız gerekiyor. Koli hazırlarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilirsek, işlerimizi kısa sürede tamamlar, herhangi bir hasarla karşılaşmayız. Fakat koli hazırlarken gerekli özeni göstermediğimizde hem işlerimiz uzar, hem de çeşitli kayıplar yaşayabiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, koli hazırlama konusunu ele alacağız ve koli hazırlamanın püf noktalarını paylaşacağız.

Koliniz dayanıklı ve yeterli büyüklüğe sahip olmalı.

Koli hazırlama konusunda dikkat etmeniz gereken ilk nokta koli seçimidir. Taşınacak malzemenin niteliği ve ebatlarına uygun koliler seçerseniz, koli hazırlama süreciniz olabildiğince kısalır. İhtiyacınızdan daha küçük bir koliyi kullanmanız mümkün olmadığı gibi, ihtiyacınızın üzerinde bir koliyi kullanmaya çalışırken boş kısımları doldurmak için gereksiz zaman ve emek harcamak zorunda kalabilirsiniz.

Taşınacak malzeme geniş hacimli değilse, hazırlama ve taşıma işlemlerini kolaylaştırmak için orta boy kolileri tercih edebilirsiniz. Gerekli olmadıkça büyük koli kullanmaktan kaçınmalı, kolinizde gereksiz ağırlık oluşturmamalısınız. Kolinizin tek oluklu olması, daha güvenilir olduğu anlamına gelmez. Çift oluklu olduğu halde iyi hazırlanmış ve içindeki malzemelerin koruma altına alındığı koliler, tek oluklu kolilerden daha güvenli olabilir.

Koli seçimi yaparken, kitap ve kırtasiye malzemeleri için küçük boy koliler iyi bir seçim olabilir. Bu eşyalarınız için orta veya büyük boy koli seçmeniz durumunda taşıma işleri zorlaşabilir. Mutfak eşyası veya cam ve seramik eşyalar için orta boy kolileri tercih edebilirsiniz. Giysi ve benzeri eşyaları taşımak içinse büyük boy koliler kullanabilirsiniz.

Kolinizin altını sağlamlaştırmalısınız.

Kolinizin ebatlarına karar verdikten sonra, alt kısmını ve gerekiyorsa yan kısımlarını sağlamlaştırmalısınız. Bu iş için gerekli niteliklere sahip koli bantlarını kullanmalısınız. Nitekim koli bantları, paketleme ve ambalajlama işlerinde en sık kullanılan ürünlerdir. Bir yüzünde özel bir selüloz bulunan bu ürünler, paketleme ve ambalajlamanın dışında pek çok yapıştırma ihtiyacımıza da pratik çözümler sunuyor. Kullanıldıkları alanlarda basınca dayanıklı yüzeyler oluşturan koli bantları, kolilediğimiz nesneleri dış etkenlerden koruyor. Kolinizin alt kısmını ve gerekiyorsa yan kısımlarını da koli bandıyla sağlamlaştırabilirsiniz.

Koli bandı seçerken dikkatli olmalısınız.

Piyasada farklı tür ve ebatlarda pek çok koli bandı bulmak mümkün. Koli bantları her ne kadar birbirine benzese de aralarında bazı önemli farklar vardır. Koli bandı alışverişlerinizde, bu ürünleri kullanım amacınız esas belirleyici olacaktır. Piyasada en yaygın üretimi yapılan koli bantları, 3 gruba ayrılmakta; hotmelt koli bantları, akrilik koli bantları ve solvent koli bantları.

Hotmelt koli bantları, sıcak eriyik tutkal teknolojisiyle üretilen bantlardır. Bu ürünlerin enleri 25-100 mm, kalınlıkları 30-50 mikron, uzunlukları ise 40-100 metre arasında değişebilmekte. Çevremizde sıkça gördüğümüz baskılı koli bantları, genellikle hotmelt koli bantlarından üretilmekte. 60 derece ısıya kadar dayanıklı olan bu bantları elinizle kolayca kopartabilirsiniz. Karton koli hazırlarken kullanacağınız koli bandı konusunda ilk tercihiniz her zaman için hotmelt koli bantlarından yana olmalı.

Akrilik koli bantları, akrilik yapıştırıcıdan üretilen bantlardır. Bu ürünler naylon ve plastik yüzeylerde kullanılmak üzere özel olarak geliştirilmiş koli bantlarıdır. Hızlı yapışma ve güçlü bir tutuculuk özelliğine sahip olan bu ürünleri elinizle kopartmanız oldukça zordur. Piyasada pek çok değişik modelde üretimi yapılan koli bandı kesme makineleriyle bu ürünleri kolayca kullanabilirsiniz. Kullanacağınız kolinin yeterince dayanıklı olmadığını düşünüyorsanız, hotmelt koli bantlarına oranla daha yüksek bir tutuculuk özelliğine sahip akrilik koli bantlarıyla kolinizi sağlamlaştırabilirsiniz.

Solvent koli bantları ise doğadan elde edilen reçinenin solventle inceltilip film üzerine sürülmesiyle imal edilen koli bantlarıdır. Bu bantlar, PVC yüzeyler ve soğuk zincir ürünlerin ambalajlanması için uygun özelliklere sahiptir. Diğer koli bantları ile karşılaştırıldığında, kalınlık ve uzunluk çeşitliliği çok fazla değildir, fiyatları ise daha yüksektir. Karton koli hazırlama sırasında solvent bantları gereksiz yere kullanmak, taşıma ve gönderim maliyetlerinizin artmasına yol açacaktır.

Koli içinde güvenliği sağlamalısınız.

Taşıma işlemleri sırasında kolinin içindeki malzemelerin zarar görmemesi için gazete kağıdı veya uygun niteliklere sahip ambalaj malzemeleri kullanmalısınız. Taşınacak malzemeler eğer mutfak eşyasıysa gazete kağıdı iyi bir seçim olabilir. En kolay temin edebileceğiniz ve oldukça ekonomik olan gazete kağıdı, mutfak eşyalarının yanı sıra her türlü seramik ve cam eşyanın taşınmasını da kolaylaştırmakta. Gazete kağıdı kullanmanızın mümkün olmadığı durumlarda ise gerekli niteliklere sahip ambalaj malzemelerini kullanabilirsiniz. Koli içinde boşluk kalmadığında, malzemeleriniz daha güvenli bir şekilde taşınmaya hazır hale gelmiş olacaktır.

Koliniz dolduktan sonra, alt kısımda olduğu gibi üst kısımda da gazete kağıtları veya ambalaj malzemeleriyle dolgu yaparak koli içindeki malzemelerin zarar görmesini engellemelisiniz. Hem alt kısımdan, hem de üst kısımdan koruma altına alınacak eşyalarınızı güvenli bir şekilde taşıyabilirsiniz. Ve tabii, koli hazırlama konusunda en sık yapılan hatalardan biri olan koliyi aşırı doldurma hatasından mutlaka kaçınmalısınız. Kolinizde tampon etkisi yaratacak malzemeler, kolinizin ağırlığını arttırmamalı.

Mutfak eşyaları ile cam ve seramik eşyalar nasıl kolilenir?

Koli hazırlarken yapılan hatalar eşyaların zarar görmesine ve bu da maddi kayıpların ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Özellikle de mutfak eşyaları ile cam ve seramik gibi eşyaların kolilenmesi sırasında gereken özen gösterilmediğinde oluşan maddi zararlar büyüyebiliyor. Mutfak takımları içinde bir ya da birkaç parçanın zarar görmesi, bazen tüm takımın değerini veya önemini yitirmesine yol açabiliyor. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için, bu eşyaları doğru şekilde kolilemeye büyük özen göstermelisiniz.

Mutfak eşyaları ile cam ve seramik gibi eşyaları doğru şekilde kolilemek için her birini gazete kağıdına veya balonlu naylona sarmalısınız. Eşyaları yan yana dizip üzerine ve yanlarına gazete kağıdı sıkıştırmak doğru bir yöntem değildir. Aynı şekilde, tabakların arasına gazete kağıdı koyarak hepsini üst üste dizmek de doğru değildir. Tabakların kırılmasını önlemekten uzak olan bu yöntem, koli açıldığında elde kesik ve yaralanma gibi istenmeyen durumların oluşmasına yol açabilmekte. Bardakların ise iç kısımlarını değil, daha çok dış kısımlarını güvenli hale getirmeli, koliye yerleştirdikten sonra boş kalan kısımları gazete kağıdı veya ambalaj malzemeleriyle doldurmalısınız.

Kolinizi etiketlemeyi ihmal etmemelisiniz.

Koli hazırlama sırasında en fazla ihmal edilen konulardan biri de koliyi etiketlemektir. Kolinin içinde ne olduğunu unutmanızı engelleyen etiketleme işlemini ihmal ederseniz, koliyi açıp sonra tekrar kapatmak zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca, kolinizde eğer kırılabilecek eşyalar varsa üzerine ve yanlarına etiket yapıştırmayı ihmal ederseniz taşıma sırasında içindeki malzemelerin zarar görmesini engelleyemeyebilirsiniz. Ve tabii, kolinize yapıştıracağınız etiketin yalın ve basit bir dille yazılmış olmasına dikkat etmelisiniz. Koliniz ev eşyası veya ofis malzemesi ise eşyaların kime ait olduğunu ve hangi odaya gideceğini etiketin üstüne yazmanız, kolideki malzemeleri yerleştirmeniz sırasında size vakit kazandıracaktır.

Editörün Tavsiyesi: Ve-Ge Koli Bandı Şeffaf 45 mm x 100 m

Koli hazırlama konusunu ele aldığımız ve koli hazırlamanın püf noktalarını paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği koli bandı olan Ve-Ge koli bandı şeffaf 45 mm x 100 m ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Ve-Ge markasının sitemizde en çok satan ürünlerinden biri olan bu ürünler, basınca ve gerilmeye karşı oldukça dayanıklı. PP materyalden üretilen bu ürünler, yapıştırılan yüzeyleri kolaylıkla kapatıyor ve yüzeylerde yalıtım sağlıyor. 

Ofix’te satışı devam eden diğer koli bantlarını, koli bantları ve makineleri kategorisinde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. reşat tezel

    15 Nisan 2021 saat 01:31

    Çok açıklayıcı bir yazı olmuş ben bir nakliyat firması olarak çok faydalandım.
    teşekkürler

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Yaz Sıcaklarında Kurtarıcı: Vantilatör Seçmenin ve Kullanmanın Püf Noktaları

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Vantilatör alacaklar için yaz geldiğinde herkesin aklından aynı şey geçer:
“Biraz serinlesek yeter.”

İşte tam bu noktada devreye en pratik çözümlerden biri girer: vantilatörler.
Klimaya göre daha ulaşılabilir, daha az elektrik tüketen ve neredeyse her ortamda kullanılabilen bu cihazlar, özellikle son yıllarda yeniden popüler hale geldi.

Ama iş sadece “bir vantilatör alayım” demekle bitmiyor.
Doğru ürünü seçmek, doğru şekilde kullanmak ve biraz da bakımını yapmak gerekiyor.

Bu yazıda vantilatörlerle ilgili bilmen gereken her şeyi sade sade anlatıyoruz.

Vantilatör Kullanmanın Avantajları

Vantilatör basit bir cihaz gibi görünür ama sağladığı konfor düşündüğünden daha fazladır.

Sıcak havalarda en büyük etkisi, ortamı gerçekten “soğutmak” değil, havayı hareket ettirmesidir.
Bu hareket, vücudun terleme yoluyla serinlemesini hızlandırır. Yani aslında seni serinleten şey rüzgâr hissidir.

Kapalı bir ortamdaysan, vantilatörün bir diğer avantajı da hava sirkülasyonudur.
Uzun süre kapalı kalan bir odada oluşan o ağır hava hissi, vantilatör çalıştığında kısa sürede dağılır. Özellikle ofis ortamlarında bu fark çok net hissedilir.

Bir de işin ekonomik tarafı var.
Klimalarla kıyaslandığında çok daha az elektrik tüketir. Bu da özellikle uzun süreli kullanımlarda ciddi bir tasarruf anlamına gelir.

Üstelik çoğu model hafif ve taşınabilirdir.
Yani sabit bir yere bağlı kalmazsın. İhtiyaç neredeyse vantilatör de orada olur.

Vantilatör Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Burada en sık yapılan hata şu:
Görüntüsüne bakıp karar vermek.

Oysa asıl önemli olan nerede ve nasıl kullanacağın.

Küçük bir çalışma masası için dev bir sanayi tipi vantilatör almak da, geniş bir salon için mini bir masaüstü model seçmek de aynı şekilde verimsiz olur.

Alan büyüdükçe, cihazın gücü de artmalı.
Aksi halde çalışır ama etkisini hissettirmez.

Hız ayarları da önemli bir detay.
Günün her saatinde aynı rüzgârı istemezsin. Bazen hafif bir esinti yeterli olur, bazen daha güçlü bir hava akışı gerekir. Bu yüzden farklı hız seçenekleri sunan modeller her zaman daha kullanışlıdır.

Bir de ses konusu var.
Özellikle uyurken ya da odaklanman gereken bir iş yaparken, vantilatör sesi can sıkıcı olabilir. Bu yüzden sessiz çalışan modeller bir adım öne çıkar.

Son olarak yön ayarı.
Havanın sabit bir noktaya değil, odanın geneline yayılması genelde daha konforlu bir kullanım sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

Vantilatör Çeşitleri

Piyasada çok fazla seçenek var ama aslında kullanım şekline göre ayrılıyorlar.

Ayaklı vantilatörler en bilinen model.
Yüksekliği ayarlanabilir, geniş alanlarda etkili olur ve ev–ofis dengesini en iyi kuran tiptir.

Duvar tipi vantilatörler daha çok yer kazanmak isteyenler için.
Özellikle dar alanlarda oldukça işe yarar.

Sanayi tipi vantilatörler ise bambaşka bir kategori.
Depolar, atölyeler, büyük iş alanları… Güçlüdür, geniş alanı rahatlıkla çevirir.

Masaüstü modeller ise daha kişisel kullanım içindir.
Çalışma masasında, küçük bir alanda direkt serinlik sağlar.

Tavan vantilatörleri ise biraz daha kalıcı çözümdür.
Hem dekoratif durur hem de geniş alanlarda dengeli bir hava akışı sağlar.

Vantilatörle Tasarruf Gerçekten Mümkün mü?

Kısa cevap: Evet.

Ama biraz doğru kullanım gerekiyor.

Örneğin vantilatörü pencereye yakın konumlandırırsan, dışarıdaki serin havayı içeri taşıyabilirsin.
Ya da içerideki sıcak havayı dışarı atacak şekilde kullanabilirsin.

Gece saatlerinde, hava zaten serinlemişken vantilatörle desteklemek çoğu zaman klimaya ihtiyaç bırakmaz.

Yani mesele sadece cihazı çalıştırmak değil, biraz doğru konumlandırmak.

Vantilatör Bakımı Nasıl Yapılmalı?

Genelde ihmal edilen ama performansı direkt etkileyen konu bu.

Zamanla pervanelerde toz birikir.
Bu hem hava kalitesini düşürür hem de cihazın verimini azaltır.

Aslında çözümü basit:
Belirli aralıklarla pervaneleri ve ızgarayı temizlemek yeterli.

Temizlik yaparken cihazın fişini çekmek önemli.
Basit bir detay gibi görünür ama çoğu kişi bunu atlıyor.

Bazı modellerde yağlama ihtiyacı da olabilir.
Kullanım kılavuzuna bakarak ilerlemek en sağlıklısı.

Bir de kablo kontrolü.
Ufak bir hasar bile ileride sorun çıkarabilir, o yüzden gözden kaçırmamakta fayda var.

Evde ve Ofiste Kullanım

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde salon, yatak odası, mutfak…
Nerede ihtiyaç varsa orada kullanılır.

Ofiste ise çoğu zaman fark yaratan detaylardan biridir.
Hava dolaşımı arttığında ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da direkt çalışan konforuna yansır.

Açık alanlarda bile işe yarar.
Balkon, bahçe, küçük organizasyonlar… Taşınabilir modeller burada ciddi avantaj sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

İşyerlerinde ve Evlerde Vantilatör Kullanımı

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde, ofiste ya da açık alanda… Nerede ihtiyaç varsa orada devreye girer. Ama kullanım şekli biraz ortama göre değişir.

İşyerlerinde kullanım

Yaz aylarında ofis ortamı çok hızlı bunaltıcı hale gelebilir. Özellikle kalabalık alanlarda hava kısa sürede ağırlaşır. İşte bu noktada vantilatör, ortamın havasını hareketlendirerek ciddi bir rahatlama sağlar.

Sadece serinlik değil, çalışma konforu açısından da fark yaratır. Hava dolaşımı arttıkça ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da çalışanların odağını ve verimini doğrudan etkiler.

Bir de işin maliyet tarafı var.
Klima kullanımını biraz dengelemek ya da tamamen azaltmak isteyen işletmeler için vantilatörler oldukça iyi bir alternatif sunar.


Evlerde kullanım

Evde ise kullanım daha esnek.
Salon, yatak odası, mutfak… Günün hangi saatinde neredeysen vantilatör de oraya taşınır.

Özellikle akşam saatlerinde, hava biraz serinlediğinde vantilatör tek başına bile yeterli olur. Klimaya göre daha hafif bir serinlik verir ama çoğu zaman aranan şey de zaten bu.

Ayrıca kapalı kalan odalarda oluşan o ağır havayı dağıtmak için de oldukça işe yarar. Kısa sürede ortamın daha ferah hissettirmesini sağlar.


Açık alanlarda kullanım

Vantilatör sadece kapalı alan işi değil.
Balkon, veranda, bahçe… Hatta küçük organizasyonlarda bile rahatlıkla kullanılabilir.

Pikniklerde, yaz akşamı buluşmalarında ya da barbekü sırasında taşınabilir bir vantilatör, ortamın havasını tamamen değiştirir. Özellikle rüzgâr olmayan günlerde farkı daha net hissedersin.


Kısaca…

Vantilatör küçük bir dokunuş gibi görünür ama bulunduğu ortamın havasını gerçekten değiştirir.
Serinlik sağlar, havayı dolaştırır, ortamı daha yaşanabilir hale getirir.

Doğru yerde ve doğru şekilde kullanıldığında, hem konforu artırır hem de gereksiz enerji tüketiminin önüne geçer.

Evinde ya da ofisinde daha ferah bir ortam yaratmak istiyorsan, ihtiyacına uygun vantilatör modellerine göz atabilirsin.
Farklı kullanım alanlarına hitap eden pratik ve tasarruflu seçenekler Ofix’te seni bekliyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Trendler