Bizi Takip Edin

Lifestyle

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar ne anlama geliyor?

Yayınlandı

tarihinde

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Okul alışverişlerinin en önemli parçalarından biri şüphesiz ki kalemlerdir. Gün içinde uzun süre öğrencilerin elinde tuttuğu kalemler doğru şekilde kullanıldığında yazı, çizim ve işaretleme işlerini kolaylaştırır. Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar, hangi kalemin nerede ve hangi amaçla kullanılabileceğini gösterir. Bunların ne anlama geldiğini henüz çözemeyenler için kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar hakkında faydalı bilgiler işte huzurlarınızda… 

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar nelerdir?

Kurşun kalem alırken mutlaka dikkat etmişsinizdir; üst kısımlarında birtakım harfler ve numaralar var. Meraklısı bunların ne anlama geldiğini bilir ve ihtiyaçlarına uygun kurşun kalemi bu harfler ve numaralar sayesinde satın alır. Bu bilgiler aynı zamanda sizin için de faydalı olabilir. Yaptığınız işlerde kurşun kalem kullanmanız gerekiyorsa, kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar konusunda bilgi sahibi olarak ihtiyaçlarınıza en uygun kalemleri rahatlıkla seçebilirsiniz. Şirketlerin özellikle muhasebe departmanlarında kurşun kalemler daha fazla kullanılır. Çünkü bu kalemleri kullanmak da temizlemek de kolaydır. Ancak seçerken dikkatli olmak gerekir. Eğer fazla sert uçlu kurşun kalem kullanırsanız belgelere zarar verebilirsiniz. Kalın uçlu kurşun kalemler ise işinizi zorlaştırabilir. Harfler ve numaralar konusunda bilgi sahibi oldukça kalem alışverişlerinizde daha bilinçli hareket edebilirsiniz. 

Kurşun kalemlerin üzerinde bulunan harfler, kalemlerin sertlik ve yumuşaklık durumlarını gösterir. Numaralar ise sertlik veya yumuşaklığın derecesini anlatır. Kalemlerin üzerinde 3 farklı harf görebilirsiniz. Bunlar B, H ve F harfleridir. B harfi “Black” sözcüğünün kısaltmasıdır. Koyu ve yumuşak uçlu kalemler B grubu kalemleri oluşturur. H harfi “Hard” sözcüğünün kısaltmasıdır. Açık renk ve sert uçlu kalemler H grubunda yer alır. F harfi ise “Fine” sözcüğünün kısaltmasıdır. Ne açık, ne de koyu ve sert uçlu kalemler ise F grubunda yer alır. Bu harfleri yan yana görebileceğiniz tek durum HB kalemleridir. HB’nin anlamı, genel kullanım için uygun olduğudur. HB kalemleri öğrenciler için uygun olduğu gibi, kurşun kaleme ihtiyaç duyan herkes için uygun ürünlerdir. Bu kalemleri dilerseniz ofiste de genel yazı ve işaretlemelerde kullanabilirsiniz. Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar içinde en sık görebileceğiniz ifadelerden biri de 2B kalemlerdir. Bunlar da sınav kalemi olarak bilinir. Daha koyu işaretlemeleri bu kalemlerle kolayca yapabilirsiniz. 

F uçlu kurşun kalemler sayı doğrusunun 0 noktası gibidir.

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar için sayı doğrusu örneğini kullanabiliriz. Bu sayı doğrusunun 0 noktasını F uçlu kalemler oluşturur. Kurşun kalemler söz konusu olduğunda F harfi, kalemin ne açık, ne de koyu ve sert uçlu olduğunu anlatır. F grubu kalemlerle daha ince yazılar elde edebilirsiniz. F harfini kurşun kalemlerin yanı sıra dolma kalem veya roller kalem çeşitlerinde de görebilirsiniz. Bu kalemlerde çizgi kalınlığı yaklaşık 0.6 mm düzeyindedir. Bununla birlikte, farklı kalem üreticilerinin ürünleri arasında F grubu kalemlerin çizgi kalınlığı değişebilir. Dolma kalemler söz konusu olduğunda Japon dolma kalemlerinde F grubunun çizgi kalınlığı diğerlerine oranla daha incedir. Kurşun kalemlerde ise F grubunun özellikleri hemen hemen aynıdır. F kalemleri 0 noktası olarak düşündüğümüzde, B grubu kalemler sayı doğrusunun sağ tarafına düşer. Bu kalemlerde numara büyüdükçe yumuşaklık ve koyuluk artar. H grubu kalemler ise sayı doğrusunun sol tarafına düşer. Bu kalemlerin önündeki numara büyüdükçe sahip oldukları sertlik ve renkteki solukluk artar. 

B grubu kurşun kalemlerin genel özellikleri nelerdir?

B grubu kalemler genel olarak yumuşak ve koyu uçludur. Önündeki numaranın büyümesiyle birlikte kalemin yumuşaklığı ve koyuluğu artar. Bu grupta öğrenciler 2B kalemleri çok iyi tanır. Öğrencilik yıllarımızda hepimizin elinden mutlaka geçmiş olan bu kalemler için sınav kalemi ifadesi kullanılır. Testlerde işaretleme yapmak için 2B kalemleri en uygun ürünlerdir. Bu işaretleme F uçlu kalemlerle yapılmak istendiğinde hem zorluk çekilir, hem de vakit kaybedilir. 2B kalemleri eli yormadan ve hızlıca işaretlemeyi sağlar. Bu gibi durumlarda H uçlu kalemleri kullanmak ise hem kağıda zarar verir, hem de işaretleme sırasında eli fazlasıyla yorar. 2B’den sonra gelen B uçlu kalemler ise teknik çizim ve resim işlerinde kullanılır. Karakalem çalışmalarında gölgelendirme yapmak için 3B ve üzeri kalemler daha uygundur. Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar içinde F ve H uçlu kalemlerle gölgelendirme yapmak çok daha zordur. Ayrıntı gerektiren çizimlerde ise B uçlu kalemlerde düşük numaralar veya F kalemleri tercih etmek gerekir. 

H grubu kurşun kalemlerin genel özellikleri nelerdir?

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar içinde H grubu kalemler, açık renk ve sert uçlu kalemlerdir. Bu kalemler daha çok grafik çalışmalarında ve mimari çizimlerde kullanılır. H uçlu kalemlerin önündeki numara 2H, 3H, 4H şeklinde büyüdükçe sertlik dereceleri artar. Eğer grafik veya teknik çizim işleriyle uğraşmıyorsanız, 2H ve üzeri kalemleri pek tercih etmek istemeyebilirsiniz. Çünkü H uçlu kalemlerin önündeki numara büyüdükçe, kalemlerin kullanılabileceği yüzeyler değişir. En sert yüzeyler için 9H ve üzeri kalemler sorunsuz şekilde kullanılabilir. Sıradan kağıt yüzeylerde ise 3H ve üzeri kalemler yırtılmaya yol açabilir. Teknik çizim çalışmalarında 2H kalemleri daha sık kullanılır. Bu kalemler ayrıntılı çizim yapmak için daha uygundur. 2H kalemlerinin yanı sıra 3H kalemleri de makine ve inşaat resimlerinde kolaylık sağlar. 4H ve üzeri kalemlerin kullanım yeri teknik çizim kağıtları değil, madeni levha veya taş gibi sert yüzeylerdir. Bu kalemler sert yüzeylere resim veya çizim yaparken ya da diyagram çizimlerinde kullanılır. 

Hangi kurşun kalemler okul kalemi için daha uygundur?

Çocuğunuz için kurşun kalem alacaksanız kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar konusunda dikkatli olmanız gerekir. Okul kalemi olarak seçeceğiniz kalemler 2B, B, F veya HB kalemlerinden biri olabilir. Çocuğunuzun yazı yazmakla ilgili herhangi bir sıkıntısı yoksa F ve HB kalemleri rahatlıkla kullanabileceğini söyleyebiliriz. Ancak çocuğunuz yazı yazmaya yeni başlıyorsa veya yazı yazmakta güçlük çekiyorsa, F veya HB uçlu kalemlerin yerine B veya 2B kalemleri tercih edebilirsiniz. Bu kalemler kağıt üzerinde kolayca hareket eder. Çizgi kalınlıkları da geniş olduğu için okumayı yeni öğrenen çocukların bunları kullanması daha kolaydır. Çocuğunuz çizim yapmakta zorluk çekiyorsa, bu durumda 3B kalemleri tercih edebilirsiniz. Ancak B grubu kalemlerin numarası büyüdükçe kalınlığı artacağı için bunları silmek zor olabilir. Çocuğunuzun defterinde veya kağıt üzerinde kötü bir görüntü oluşmaması için iyi bir silgi kullanması gerekir. F ve HB kalemler defter veya kağıttan daha kolay silinir. Kolay silindiği için öğrenciler bu kalemleri okul kalemi olarak daha kolay kullanabilirler. 

Hangi kurşun kalemler ofiste genel kullanım için daha uygundur?

Ofiste genel kullanım için F ve HB kalemleri değerlendirebilirsiniz. Tıpkı öğrenciler için olduğu gibi yetişkinler için de bu kalemlerin kullanımı ve temizliği daha kolaydır. Eğer muhasebe veya pazarlama gibi hesap işleriyle ilgili bir birimde çalışıyorsanız, F veya HB uçlu kalemleri daha kolay kullanır, gerektiğinde daha kolay temizleyebilirsiniz. Bu kalemler yüzeyde fazla iz bırakmadığı için basit bir silgiyle kolayca temizlenir. 3B ve üzeri kalemler, ofiste genel kullanım için uygun olmayabilir. Eğer bir belgenin üzerine not almanız gerekiyorsa, 3B ve üzeri kalemle yazacağınız not hem çok kalın bir görüntü yaratır, hem de bunu temizlemek zor olabilir. 2H ve üzeri kalemler de not almak için uygun değildir. Bu kalemlerle hızlı yazı yazma şansınız azalır. Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar içinde 2H ve üzeri kalemleri teknik çizim çalışmalarında değerlendirmek gerekir. H grubu her ne kadar yüzeyde soluk bir görüntü yaratsa da kullanım sırasında kağıt üzerinde zorlama oluşturabilir. 

Kurşun kalemlerdeki harfler ve numaralar hakkında benim söyleyeceklerim bu kadar sevgili arkadaşlar. Almak istediğiniz kurşun kalemin üzerindeki harfe ve numarasına karar verdiyseniz, siparişlerinizi benim sevgili şirketim Ofix üzerinden verebileceğiniz hatırlatmasıyla bu blogu tamamlayayım. Ofix’te kurşun kalem çeşitlerimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyesi olabilirsiniz. Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrenciler ve aileleri için hayırlı ve sağlıklı geçmesini diliyorum.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler