Bizi Takip Edin

Lifestyle

Mühendislik Ofisleri İçin Alışveriş Listesi

Yayınlandı

tarihinde

Mühendislik ofisleri tarafından son 1 yıl içinde en sık sipariş verilen 10 ürünün neler olduğunu blog sayfamızda bulabilirsiniz.

Online ofis marketiniz Ofix, ofis sarf malzemeleri tedariği pazarında her geçen gün büyürken pazarın ihtiyaçlarını analiz ediyor, ürün çeşitliliğini bu analizler doğrultusunda genişletiyor. Kurumsal müşteri portföyümüze yönelik yaptığımız analizlerle ofislerin en sık kullandığı sarf malzemelerini tespit ediyor, ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayarak müşteri memnuniyetimizi arttırmaya çalışıyoruz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kurumsal müşteri portföyümüzde önemli bir paya sahip olan mühendislik ofisleri tarafından son 1 yıl içinde en sık sipariş verilen ürünleri kısaca tanıtacağız.

Copier Bond A4 Fotokopi Kağıdı 80 g/m² 500 Yaprak x 5 Paket

Listemizin ilk sırasında, Copier Bond A4 fotokopi kağıdı 80 g/m² 500 yaprak x 5 paket var. Hem kaliteli, hem de uygun fiyat avantajına sahip bu ürünler, mühendislik ofisleri tarafından en sık sipariş verilen ürünümüz. Ve-Ge firmasının bir markası olan Copier Bond, fotokopi kağıdı pazarında çok özel bir yere sahip. Ürünlerinin yüksek baskı kalitesine sahip olması, çift taraflı çekimde sorunsuz kullanılabilir olması ve toner kullanımını azaltması en önemli tercih nedenleri arasında. Copier Bond ürünleri ayrıca, tedarik zinciri yönetiminde yüksek bir farkındalık sağlayan FSC sertifikasına sahip.

Faber-Castell Ecco Pigment Çizim Kalemi

Listemizin ikinci sırasında, Faber-Castell Ecco Pigment çizim kalemi var. 0.1 mm uç kalınlığına sahip bu ürünler uzun ve metal bir uca sahip. Ergonomik tutuş özelliği sayesinde teknik çizimin yanı sıra eskiz ve yazma çalışmalarında da rahatlıkla kullanılabilen bu ürünlerin siyah pigmentli mürekkebi su geçirmiyor ve ışığa dayanıklı. Mühendislik ofisleri tarafından sıkça tercih edilmesinin bir nedeni de cetveller ve şablonlar için uygun özellikte olması. Ürünlerdeki pratik metal klips, kalemi kaybetme korkusu olmadan taşımayı sağlıyor. 

Alex Schoeller President Aydınger Kağıdı 90/95 g/m² A4 250 Adet

Listemizin üçüncü sırasında, Alex Schoeller President adınger kağıdı 90/95 g/m² A4 250 adet var. Isıya dayanıklı olduğu için lazer yazıcı ve fotokopi makinelerinde yüksek baskı kapasitesi sunan bu ürünler, mühendislik ofisleri için hem tonerden, hem de zamandan tasarruf fırsatı sunuyor. Elle yapılan çizimlerde de başarılı sonuçlar veren bu ürünler, teknik çizim çalışmalarından istenilen verimin alınmasına katkı sağlıyor. 

Faber-Castell 1440 Tükenmez Kalemler

Listemizin dördüncü sırasında, Faber-Castell 1440 tükenmez kalemler var. Bir tükenmez kalem klasiği olan bu ürünleri mühendislik ofislerinin yanı sıra hemen her ofiste görebilirsiniz. 250 yıldan uzun bir geçmişi olan Faber-Castell‘in dünya genelinde 23 ülkeye yayılan toplam 14 üretim tesisinde imalatı yapılan bu ürünler, ülkemizde hemen her yaş ve meslek grubundan kullanıcı tarafından büyük ilgi görüyor. 0.8 mm uç kalınlığına ve nikel gümüş uca sahip olan bu ürünlerin kutu içi miktarı 10 adet. 

Kurukahveci Mehmet Efendi Türk Kahvesi

Listemizin beşinci sırasında, Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi var. 150 yıla yakın bir geçmişi olan Kurukahveci Mehmet Efendi kahveleri, Türk halkının kahve tüketim şeklinin değişmesinde çok önemli bir rol üstlendi. Çiğ kahve çekirdeklerini özenle kavurup dibekte öğüterek pişirmeye hazır şekilde satışa sunan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türk kahvesinin günümüze kadar devam eden tüketim şeklinin oluşmasını sağladı. Geleneksel kahve lezzetini almanızı sağlayan bu ürünlerde en kaliteli kahve çekirdekleri özenle seçilerek tüketime hazır hale getiriliyor. 

Printpen CB435A Siyah Muadil Toner

Listemizin altıncı sırasında, Printpen CB435A siyah muadil toner var. Siyah renkli ve yaklaşık 2000 sayfa baskı kapasitesine sahip bu ürünlerin paket boyutu 344 x 120 x 165 mm, paket ağırlığı ise 0.83 kg. Yazıcı ve fotokopi makinelerinde kullanılan toz mürekkebi muhafaza eden tonerler hem mühendislik ofisleri, hem de hemen tüm ofislerin en önemli sarf malzemelerinden biri. Bununla birlikte, orijinal tonerlerin fiyatları oldukça yüksek olduğu gibi bunları temin etmek de güç olabiliyor. Tonere dolum yaptırmak ise baskı kalitesi konusunda istenilen sonuçları vermeyebiliyor. Ofisinizde sık sık çıktı alıyor veya fotokopi çekiyorsanız, muadil toner kullanmayı deneyebilirsiniz. 

Noki Plastik Klasör Geniş

Listemizin yedinci sırasında, Noki plastik klasör geniş var. 20 yıldan uzun bir zamandır ofis araç ve gereçlerinde önde gelen markalardan biri olmayı başaran Noki markası, plastik klasörler için oldukça kaliteli ve kullanışlı bir ürün çeşitliliğine sahip. Mühendislik ofisleri tarafından sitemizden en sık sipariş verilen Noki geniş plastik klasörler, yaklaşık 540 sayfa kapasiteli. 28.5 x 32 x 7.5 cm ebatındaki bu ürünler PP dış kaplamaya sahip. 

Çaykur Rize Turist Dökme Çay

Listemizin sekizinci sırasında, Çaykur Rize Turist dökme çay var. 1000 gramlık bu ürünler, Karadeniz bölgesinde yetişen çay yapraklarından özenle seçilmekte, damağımızda güzel tatlar bırakmakta. Ofisimizde eğer çay demleniyorsa, ilk tercihimiz genellikle dökme çaylar oluyor. Sitemizdeki verilere göre mühendislik ofisleri dökme çaylar grubunda en çok Çaykur Rize Turist dökme çayını sipariş vermekte. 

Bal Küpü Küp Şekerler

Listemizin dokuzuncu sırasında, Bal Küpü küp şekerler var. Tümüyle pancar şekeri ve arıtılmış suyla üretilen bu şekerler, 1 kg ağırlığında ve gluten içermiyor. 1992 yılında faaliyete başlayan Keskinkılıç Gıda‘nın bir markası olan Bal Küpü‘nün ürünlerinde arıtılmış suyun dışında başka bir katkı maddesi yok. Bu ürünler preslemenin ardından buharla kurutulduğu için çabuk eriyor, kullanıldıkları yüzeylerde köpük veya yağ oluşturmuyor. 1 kilogramlık paket içinde küp şeker adeti 360. 

Cassa 7255 Eco Delikli Poşet Dosya

Listemizin onuncu sırasında, Cassa 7255 Eco delikli poşet dosya var. Evrak veya dokümanlarımızı delmeden dosyalama ve koruma imkanı veren poşet dosyalar arşivleme konusunda en önemli yardımcılarımızdan biri. Mühendislik ofisleri tarafından en sık sipariş verilen poşet dosya olan bu ürünler, sektörde 15 yılı geride bırakan Cassa kalitesine sahip. Paket içi miktarı 100 adet olan bu ürünlerin kalınlığı 30 mikron. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler