Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis masası nasıl düzenlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofis masa düzeni konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste geçirdiğimiz süreyi daha kaliteli hale getirmek için almamız gereken önlemlerin başında ofis masa düzeni geliyor. Dağınık bir masada çalışmak zaman ve emek bakımından birçok kayba yol açtığı gibi, yaptığımız işlerin başarısına da gölge düşürebilir. Ofis masa düzeni konusunda geliştireceğimiz pratik çözümler, iş yaparken bize zaman kazandırır, dikkatimizi işlerimize odaklamamıza yardımcı olur. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofis masa düzeni konusunu ele alacağız.

Ofis masa düzeni niçin önemlidir?

Ofis masa düzeni, işte verimlilik sağlamanın olmazsa olmazlarından biri aslında. Dağınık bir çalışma ortamı, başta dikkatsizlik ve zaman kaybı olmak üzere motivasyonu düşüren pek çok soruna yol açıyor. Dikkatinizi dağıtan her şey, işinize yoğunlaşmanızı engeller ve işlerin uzamasına yol açar. Dağınık ortamlarda sürdürülen işler, öfke ve stres kontrolünü olumsuz etkiler. Dağınık ofis masaları, iş ilişkilerine de zarar verir. Çalışma ortamlarıyla ilgili yapılan araştırmalara göre, ofis masası dağınık yöneticilerin çalışanlar üzerinde etki gücü daha az. 

Ofis masa düzeni konusunda yapılan yakınmalar içinde en önemlilerinden biri ise zaman yetersizliği olsa gerek. Aslında, bu konuda fazla zamana ihtiyacımız yok. Gerekli özeni gösterdiğimizde, ofis masamızı olması gerektiği şekilde kolayca düzenleyebiliriz. Üstelik, düzensiz ofis masalarının hem mesaimizden, hem de ömrümüzden ne kadar zaman çaldığına bakarsak, düzen için harcayacağımız sürenin ne kadar kısa olduğuna çok şaşırabiliriz. Ofiste masa düzeni sağlayamadığımız sürece ofis eşyalarını bir yerden alıp başka bir yere koymak çözüm üreten bir yaklaşım değil.

Ofis masa düzeni nasıl sağlanır?

Ofis masa düzeni için temel kural, masa yüzeyini en işlevsel ve estetik şekilde düzenlemektir. Bu amaçla ilk olarak, masanızdaki lüzumsuz her şeyi kaldırmalısınız. Masanızda işinizle ilgili en gerekli araçlar kaldığında, alan bölümlemesi yapabilirsiniz. Bu konuda masaüstü organizerler, evrak rafları ve magazinlikler çok işinize yarayacaktır. En sık kullandığınız araçları en yakına, daha az kullandığınız araçları ise daha uzağa yerleştirmelisiniz. Ortaya çıkan serbest alanları ise çeşitli süs ve aksesuarlarla değerlendirebilirsiniz. Fakat, bu konuda da abartıya kaçmamanız gerekir.

Ofis masanızda lüzumsuz hiçbir şey bulundurmayın. 

Ofis masamızda “lazım olunca kullanırız” diyerek bazen öyle lüzumsuz şeyler bulundurabiliyoruz ki, bunları en son ne zaman kullandığımızı hatırlayabilene aşk olsun! Ne var ki, hemen tüm işlerini online olarak yapan bir arkadaşımızın masasında zımba veya delgeç gördüğümüzde, buna bir anlam vermekte güçlük çekebiliriz. Fakat, bazen kendi masamızda hiç kullanmadığımız öyle çok ofis malzemesi birikebiliyor ki, bunları fark ettiğimiz anda ya ihtiyacı olan bir arkadaşımıza vermeli, ya da malzeme dolabına kaldırmalıyız. 

Alan bölümlemesini doğru yapmalısınız.

Ofis masamızı en verimli şekilde kullanmak için alan bölümlemesine çok önem vermeliyiz. Nitekim, notebook veya masaüstü bilgisayarımızın ekran ve klavyesini karşımıza koyduğumuzda, masa yüzeyinde doğal bir eksen belirlemiş oluyoruz. Bu araçlar bizim için temel referans noktasıdır. En sık kullandığımız araçları bilgisayarımıza en yakın yere, daha az kullandığımız eşyaları ise daha uzak yere koymalıyız. Yön konusunda ise net bir şey söylemek güç. Burada önemli olan, masanızın üstündeki araçlara istediğiniz zaman kolay ulaşabilir olmanız. En sık kullandığınız araçları en uzak noktaya koyarsanız, sürekli ayağa kalkıp oturmak zorunda kalırsınız ve bu da size zaman ve enerji kaybettirir.

Masaüstü organizerler, evrak rafları ve magazinliklerden yararlanabilirsiniz.

Ofiste pek çok işimizi online olarak yapsak da bazen yazı araç ve gereçlerini kullanmamız gerekebiliyor. Ofiste en çok kullandığımız kurşun kalemler, tükenmez kalemler, dolma kalemler gibi kalem türleri ve diğer araçlar konusunda masaüstü organizerler, kolay ve ekonomik çözümler sunuyor. Aynı şekilde, pek çok belgeye online olarak erişsek de bazı evrak veya dokümanları elimizin altında bulundurmamız gerekebiliyor. Bu gibi durumlarda evrak rafları ve magazinlikler, ofis masa düzeni için etkin çözümler sunmakta. Ofis masamızda alan bölümlemesi yaptıktan sonra, bu araçlardan yararlanarak alan verimliliğini sağlayabiliriz.

Evrak raflarınızın üst kısmında, en acil ve en kısa sürede teslim edilmesi gereken dokümanlarınızı bulundurmalısınız. Bu dokümanların yanı sıra toplantı notlarınız gibi önemli notları da üst kısımda saklayabilirsiniz. Önceliği olmayan işler için evrak raflarınızın ikinci ve diğer kısımlarını kullanabilirsiniz. Magazinlikler için de yine, önem sırasına göre bir değerlendirme yapmanız gerekir. İşi biten dosya ve belgelerinizi çeşitli arşivleme araçları ile dolabınızda ilgili dosyaya yerleştirmelisiniz. Unutmayın ki evrak rafları ve magazinlikler kısa süreli kullanımlar için işlevseldir. Bu ürünlerde uzun süre saklayacağınız dosya ve belgeler, bir zaman sonra ofis masa düzeni için engelleyici bir nitelik alabilir.

Masa süs ve aksesuarlarınızda abartıya kaçmayın.

Ofis içinde çalışma süremizin önemli bir kısmı masa başında geçse de ofis masamızda yalnızca ofis araç ve gereçlerini bulundurmamalıyız. Bizi motive eden ve içimizde güzel duygular oluşturan süs ve aksesuarlara da yer vermeliyiz. Renksiz ve tekdüze çalışma alanları, zaman içinde motivasyon düşüklüğüne yol açabilmekte. Fakat, dikkatimizi dağıtacak objelerden kaçınmalı, işimize odaklanmamıza yardımcı olacak objeler seçmeliyiz. Abartıya kaçmadığımız sürece, bu gibi süs ve aksesuarlar zihnimizi açar, yaratıcılık yeteneğimizi besler.

Ayrıca, sevdiğimiz insanlardan aldığımız ofis hediyeleri için de masamızda her zaman bir miktar yer ayırabiliriz. Fakat abartıya kaçıp bize gelen tüm hediyeleri masamıza dizmeye kalkarsak, işimize odaklanmamız zorlaşır. Masamızda bu tür çok sayıda eşya varsa, bunlar arasında seçim yapıp bir kısmını evimizde değerlendirebiliriz. Renk tercihi içinse fazla soluk ve cansız renkler yerine, sıcak ve parlak renkleri tercih edebilirsiniz.

Ofis masanı Ofix’le tekrar düzenle!

Ofis masa düzeni konusunda yardımcı olacak ürünleri online ofis marketini Ofix üzerinden temin edebilirsiniz. Sitemizde birbirinden güzel masaüstü organizerler, evrak rafları ve magazinlikler, zımba ve delgeçler, defter ve not kağıtları gibi ürünlerde geçerli çeşitli indirim fırsatları sunuyoruz. Masaüstü organizerler için örneğin Globox metal perfore 4’lü ofis seti güzel bir seçim olabilir. Her ofis çalışanının ihtiyacı olan küp notluk, ataşlık, kalemlik ve çöp kovasından oluşan bu set, özel metal perfore yapısıyla hem dayanıklı, hem de çok şık.

Evrak rafları için Cassa 3’lü hareketli evrak rafları güzel bir seçim olabilir. Kaliteli plastik malzemeden üretilen bu raflar, modern bir tasarıma sahip ve A4 ebatları için uygun özellikte. Rafların hareketli oluşu önemli bir avantaj.

Magazinlikler için Globox plastik magazinlik güzel bir seçim olabilir. Polistirene kristal ve antişok plastik malzemeden üretilen bu magazinlikler 92 mm kapasiteli. Ölçüleri ise 32 x 9 x 23.5 cm. Renk tercihi olarak siyah, beyaz ve kırmızı seçenekleri mevcut olsa da ofislerde en çok mavi renginin tercih edildiğini söyleyebiliriz.

Zımba ve delgeçler için Mimaks zımba ve delgeç seti güzel bir seçim olabilir. Set içinde X-624/6 zımba makinesi, P-10 delgeç, 24/6 nikel zımba teli var.

Defter ve not kağıtları içinse 3M 102 x 152 mm kanarya sarısı Post-it’ler güzel bir seçim olabilir. Kareli 100 yapraktan oluşan bu ürünler, ofis ortamında hızlı not almak için en ideal ürünler arasında. Yapışkanlı olmaları sayesinde duvar veya değişik yüzeylere kolayca asılıyor, alınan notları sürekli göz önünde tutuyor. 

Ofis masa düzeni konusunda sizlere büyük katkı sağlayacak diğer ürünlerimizi masaüstü gereçler kategorimizde inceleyebilir, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Yaz Sıcaklarında Kurtarıcı: Vantilatör Seçmenin ve Kullanmanın Püf Noktaları

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Vantilatör alacaklar için yaz geldiğinde herkesin aklından aynı şey geçer:
“Biraz serinlesek yeter.”

İşte tam bu noktada devreye en pratik çözümlerden biri girer: vantilatörler.
Klimaya göre daha ulaşılabilir, daha az elektrik tüketen ve neredeyse her ortamda kullanılabilen bu cihazlar, özellikle son yıllarda yeniden popüler hale geldi.

Ama iş sadece “bir vantilatör alayım” demekle bitmiyor.
Doğru ürünü seçmek, doğru şekilde kullanmak ve biraz da bakımını yapmak gerekiyor.

Bu yazıda vantilatörlerle ilgili bilmen gereken her şeyi sade sade anlatıyoruz.

Vantilatör Kullanmanın Avantajları

Vantilatör basit bir cihaz gibi görünür ama sağladığı konfor düşündüğünden daha fazladır.

Sıcak havalarda en büyük etkisi, ortamı gerçekten “soğutmak” değil, havayı hareket ettirmesidir.
Bu hareket, vücudun terleme yoluyla serinlemesini hızlandırır. Yani aslında seni serinleten şey rüzgâr hissidir.

Kapalı bir ortamdaysan, vantilatörün bir diğer avantajı da hava sirkülasyonudur.
Uzun süre kapalı kalan bir odada oluşan o ağır hava hissi, vantilatör çalıştığında kısa sürede dağılır. Özellikle ofis ortamlarında bu fark çok net hissedilir.

Bir de işin ekonomik tarafı var.
Klimalarla kıyaslandığında çok daha az elektrik tüketir. Bu da özellikle uzun süreli kullanımlarda ciddi bir tasarruf anlamına gelir.

Üstelik çoğu model hafif ve taşınabilirdir.
Yani sabit bir yere bağlı kalmazsın. İhtiyaç neredeyse vantilatör de orada olur.

Vantilatör Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Burada en sık yapılan hata şu:
Görüntüsüne bakıp karar vermek.

Oysa asıl önemli olan nerede ve nasıl kullanacağın.

Küçük bir çalışma masası için dev bir sanayi tipi vantilatör almak da, geniş bir salon için mini bir masaüstü model seçmek de aynı şekilde verimsiz olur.

Alan büyüdükçe, cihazın gücü de artmalı.
Aksi halde çalışır ama etkisini hissettirmez.

Hız ayarları da önemli bir detay.
Günün her saatinde aynı rüzgârı istemezsin. Bazen hafif bir esinti yeterli olur, bazen daha güçlü bir hava akışı gerekir. Bu yüzden farklı hız seçenekleri sunan modeller her zaman daha kullanışlıdır.

Bir de ses konusu var.
Özellikle uyurken ya da odaklanman gereken bir iş yaparken, vantilatör sesi can sıkıcı olabilir. Bu yüzden sessiz çalışan modeller bir adım öne çıkar.

Son olarak yön ayarı.
Havanın sabit bir noktaya değil, odanın geneline yayılması genelde daha konforlu bir kullanım sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

Vantilatör Çeşitleri

Piyasada çok fazla seçenek var ama aslında kullanım şekline göre ayrılıyorlar.

Ayaklı vantilatörler en bilinen model.
Yüksekliği ayarlanabilir, geniş alanlarda etkili olur ve ev–ofis dengesini en iyi kuran tiptir.

Duvar tipi vantilatörler daha çok yer kazanmak isteyenler için.
Özellikle dar alanlarda oldukça işe yarar.

Sanayi tipi vantilatörler ise bambaşka bir kategori.
Depolar, atölyeler, büyük iş alanları… Güçlüdür, geniş alanı rahatlıkla çevirir.

Masaüstü modeller ise daha kişisel kullanım içindir.
Çalışma masasında, küçük bir alanda direkt serinlik sağlar.

Tavan vantilatörleri ise biraz daha kalıcı çözümdür.
Hem dekoratif durur hem de geniş alanlarda dengeli bir hava akışı sağlar.

Vantilatörle Tasarruf Gerçekten Mümkün mü?

Kısa cevap: Evet.

Ama biraz doğru kullanım gerekiyor.

Örneğin vantilatörü pencereye yakın konumlandırırsan, dışarıdaki serin havayı içeri taşıyabilirsin.
Ya da içerideki sıcak havayı dışarı atacak şekilde kullanabilirsin.

Gece saatlerinde, hava zaten serinlemişken vantilatörle desteklemek çoğu zaman klimaya ihtiyaç bırakmaz.

Yani mesele sadece cihazı çalıştırmak değil, biraz doğru konumlandırmak.

Vantilatör Bakımı Nasıl Yapılmalı?

Genelde ihmal edilen ama performansı direkt etkileyen konu bu.

Zamanla pervanelerde toz birikir.
Bu hem hava kalitesini düşürür hem de cihazın verimini azaltır.

Aslında çözümü basit:
Belirli aralıklarla pervaneleri ve ızgarayı temizlemek yeterli.

Temizlik yaparken cihazın fişini çekmek önemli.
Basit bir detay gibi görünür ama çoğu kişi bunu atlıyor.

Bazı modellerde yağlama ihtiyacı da olabilir.
Kullanım kılavuzuna bakarak ilerlemek en sağlıklısı.

Bir de kablo kontrolü.
Ufak bir hasar bile ileride sorun çıkarabilir, o yüzden gözden kaçırmamakta fayda var.

Evde ve Ofiste Kullanım

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde salon, yatak odası, mutfak…
Nerede ihtiyaç varsa orada kullanılır.

Ofiste ise çoğu zaman fark yaratan detaylardan biridir.
Hava dolaşımı arttığında ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da direkt çalışan konforuna yansır.

Açık alanlarda bile işe yarar.
Balkon, bahçe, küçük organizasyonlar… Taşınabilir modeller burada ciddi avantaj sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

İşyerlerinde ve Evlerde Vantilatör Kullanımı

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde, ofiste ya da açık alanda… Nerede ihtiyaç varsa orada devreye girer. Ama kullanım şekli biraz ortama göre değişir.

İşyerlerinde kullanım

Yaz aylarında ofis ortamı çok hızlı bunaltıcı hale gelebilir. Özellikle kalabalık alanlarda hava kısa sürede ağırlaşır. İşte bu noktada vantilatör, ortamın havasını hareketlendirerek ciddi bir rahatlama sağlar.

Sadece serinlik değil, çalışma konforu açısından da fark yaratır. Hava dolaşımı arttıkça ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da çalışanların odağını ve verimini doğrudan etkiler.

Bir de işin maliyet tarafı var.
Klima kullanımını biraz dengelemek ya da tamamen azaltmak isteyen işletmeler için vantilatörler oldukça iyi bir alternatif sunar.


Evlerde kullanım

Evde ise kullanım daha esnek.
Salon, yatak odası, mutfak… Günün hangi saatinde neredeysen vantilatör de oraya taşınır.

Özellikle akşam saatlerinde, hava biraz serinlediğinde vantilatör tek başına bile yeterli olur. Klimaya göre daha hafif bir serinlik verir ama çoğu zaman aranan şey de zaten bu.

Ayrıca kapalı kalan odalarda oluşan o ağır havayı dağıtmak için de oldukça işe yarar. Kısa sürede ortamın daha ferah hissettirmesini sağlar.


Açık alanlarda kullanım

Vantilatör sadece kapalı alan işi değil.
Balkon, veranda, bahçe… Hatta küçük organizasyonlarda bile rahatlıkla kullanılabilir.

Pikniklerde, yaz akşamı buluşmalarında ya da barbekü sırasında taşınabilir bir vantilatör, ortamın havasını tamamen değiştirir. Özellikle rüzgâr olmayan günlerde farkı daha net hissedersin.


Kısaca…

Vantilatör küçük bir dokunuş gibi görünür ama bulunduğu ortamın havasını gerçekten değiştirir.
Serinlik sağlar, havayı dolaştırır, ortamı daha yaşanabilir hale getirir.

Doğru yerde ve doğru şekilde kullanıldığında, hem konforu artırır hem de gereksiz enerji tüketiminin önüne geçer.

Evinde ya da ofisinde daha ferah bir ortam yaratmak istiyorsan, ihtiyacına uygun vantilatör modellerine göz atabilirsin.
Farklı kullanım alanlarına hitap eden pratik ve tasarruflu seçenekler Ofix’te seni bekliyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Trendler