Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Oscar Troplowitz ve Paul Carl Beiersdorf: Yapışkanlı bantların tarihini değiştiren iki mucit…

Yayınlandı

tarihinde

Oscar Troplowitz ve Paul Carl Beiersdorf ile Tesa markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

 

 

Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız ürünlerin birçoğu, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında icat edildi. “İcatlar dönemi” olarak bilinen bu dönem, günlük hayatı kolaylaştıran ve pek çok alışkanlığı değiştiren çok önemli buluşlara sahne oldu. Dünyaca ünlü Alman şirketi Beiersdorf AG, Oscar Troplowitz ve Paul Carl Beiersdorf isimli iki mucidin güç birliği sayesinde başta yapışkanlı bantlar olmak üzere kırtasiye ürünlerinden cilt bakım ürünlerine kadar pek çok ürünle bu değişime öncülük eden şirketlerden biriydi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog’da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Oscar Troplowitz ve Paul Carl Beiersdorf’un hayatından kesitler sunarak başarı hikayelerini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Oscar Troplowitz

Oscar Troplowitz, 18 Ocak 1863 tarihinde Prusya’nın Gleiwitz şehrinde dünyaya geldi. Ludwik isimli bir duvar ustasının oğlu olan küçük Oscar, babasına büyük hayranlık duyuyordu. Ve günün birinde mimar olmak istiyordu. Ne var ki, ortaokulu bitirdikten sonra ekonomik nedenlerle eğitimine devam edemedi. Amcası Gustav Mankiewicz’in Breslau’daki eczanesinde çıraklık yapmaya başlayan küçük Oscar, ilk başta sevmediği bu işe karşı zamanla ilgi duydu. Eczacılık alanında kendisini geliştirmek için Breslau Üniversitesi’nde eczacılık okudu. 1886 yılında üniversiteden mezun olan Oscar Troplowitz, kendisini daha da geliştirmek için Heidelberg Üniversitesi’nde kimya alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.

19. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’da doğa bilimleri alanında büyük keşiflere imza atılıyordu. Bu keşifler kullanılarak geliştirilen yeni ürün tipleri, hemen her alanda olduğu gibi sağlık ve ilaç sektörünü de etkilemekteydi. Patenti alınarak seri üretimi yapılan ürünler hem insanlığa fayda sağlıyor, hem de üretici firmaya büyük ticari başarılar getiriyordu. Alman eczacı ve girişimci Oscar Troplowitz, bu tür bir başarının sağlanmasında markalaşmanın öneminin farkındaydı. 1890 yılında Paul Carl Beiersdorf’un kimya laboratuvarını satın alıp çalışmalarını burada sürdürdüğü sırada, ileride piyasaya kendi markalarını sunmayı kafasına koymuştu.

Paul Carl Beiersdorf ve Beiersdorf AG

Paul Carl Beiersdorf, 26 Mart 1836 tarihinde Almanya’nın Brandenburg eyaletine bağlı Neuruppin şehrinde dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmayan Paul Carl Beiersdorf, 1870’lerde Berlin’de bir optik şirketinin ortakları arasındaydı. 1880 yılında Hamburg’da kendi eczanesini açtı ve eczacılıkla ilgili çeşitli çalışmalar yapmaya başladı. Bu dönemde geliştirdiği merhem bandajları, halk sağlığı açısından Paul Carl Beiersdorf ve eczanesini Almanların gözünde çok önemli bir konuma getirdi. 

Daha sonra Beiersdorf, yapıştırıcı reçineler ve tıbbi yapışkan sargılar üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Laboratuvarında çalışmaya başlayan dermatolog Paul Gerson Unna, yapıştırıcı reçineler konusunda uzmandı. Birlikte geliştirdikleri kauçuk bazlı yara bantları, yapıştırıcı bantlar konusunda yeni dönemin habercisiydi. Üstelik, kullandıkları reçineler yalnızca tıbbi yapışkan sargılar için değil, farklı yüzeylerde yapıştırıcı olarak da başarılı sonuçlar vermekteydi. 1882 yılında patentini aldıkları ve Guttaperchapflastermulle adını verdikleri tıbbi yapışkan sargı, şirketin büyük bir ticari başarı kazanmasını sağladı.

1886 yılında Beiersdorf AG, tıbbi yapışkan sargılar ve yapıştırıcıların yanı sıra krem ve sabun üretmeye de başlamıştı. Ne var ki, şirket büyüdükçe ve piyasanın taleplerini karşılamak zorlaşınca, Paul Carl Beiersdorf bilimsel araştırmalara yeterince zaman ayıramadığını fark etti ve 1890 yılında şirketi Oscar Troplowitz’e satmaya karar verdi. Böylelikle şirketin sorumluluğu üzerinden kalkmış oluyor ve kendisini bilimsel araştırmalara vermek için ideal koşulları yaratmış oluyordu. Beiersdorf AG’yi amcasının sağladığı maddi destekle satın alan Oscar Troplowitz, şirket yönetimi konusunda Paul Carl Beiersdorf’a oranla çok daha deneyimliydi. 

1892 yılında Oscar Troplowitz, Beiersdorf AG’nin üretim tesislerinin modernleşmesini sağladı. Lokstedter Weg’de bin 200 metre karelik arsa üzerine kurduğu fabrika, seri üretim süreçlerini hızlandırdı. Geleneksel üretim şekillerinden modern üretim süreçlerine geçişin yaşandığı bu dönemde Oscar Troplowitz yönetiminde Beiersdorf AG’de işçiler, başta ücretli tatil ve doğum izni olmak üzere ekonomik ve sosyal alanlarda pek çok hakka sahip oldular. Şirketin perakende markası olarak Beiersdorf ismi kullanılmaya devam etti.

Oscar Troplowitz ve Tesa

Paul Carl Beiersdorf’un geliştirdiği yara bandı, güçlü yapışma özelliğine sahip olduğu için çıkartılması sırasında cilt yüzeyini tahriş ediyordu. Oscar Troplowitz, bu bantlarda kullanılan reçine üzerinde çalışıp cilt üzerindeki tahrişi azaltırlarsa şirketin ticari başarılarını arttıracaklarını düşünüyordu. 1896 yılına gelindiğinde, istedikleri yara bandını geliştirememişlerdi. Fakat, kendinden yapışkanlı bantlar konusunda pek çok buluşa imza atmışlardı. İlk teknik yapışkanlı bant, bu tarihte piyasaya sunuldu. 17 Aralık günü Paul Carl Beiersdorf’un hayata gözlerini yummasının ardından şirketin tüm Ar-Ge çalışmalarını Oscar Troplowitz bizzat yönetti.

Beiersdorf AG’nin ürünleri için kullanılan ilk marka ismi Beiersdorf’tan sonra ürünler için Nivea, Leukoplast, Labello gibi marka isimleri kullanıldı. Tesa ismi ise Nisan 1903’ten Ekim 1908’e kadar şirketin ofis katipliği ve müdürlüğünü yapan sekreter Elsa Tesmer’in soyadının ilk iki harfi ile isminin son iki harfinden oluşturuldu. Bu isim hem farklı, hem de akılda kalıcılığı yüksek olduğu için özel olarak seçilmişti. Ve başlangıçta şirketin diş macunu, el kremi gibi pek çok ürünü için kullanılmıştı. Fakat şirket, ticari anlamda esas başarıyı yapışkanlı bantlar alanında yakaladı. Tesa marka ismi zaman içinde yalnızca bu grup için kullanılmaya başlandı. 

Oscar Troplowitz, 27 Nisan 1918 tarihinde Hamburg’da hayata gözlerini yumdu. Tesa bantlarının gelişimi iki dünya savaşı arasındaki dönem boyunca devam etti. Tesa’nın yükselişi, II. Dünya Savaşı’ndan sonra başladı. Bu dönemde Avrupa’da endüstriyel gıda sektörü canlanıyor ve ürünlerin raf ömrünü uzatma yolları aranıyordu. Tesa bantları bu dönemde, kurutulmuş meyve karton ambalajlarından reçel kavanozlarına, ekmek kutularından değişik gıda ambalajlarına kadar pek çok alanda kullanılmaya başlandı. Bu yönüyle Tesa bantları, yalnızca yapışkanlı bantların tarihi için değil, aynı zamanda endüstriyel gıda sektörü ve ambalaj sanayisi için de büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.

Ofis dostu Tesa ürünleri Ofix’te!

Oscar Troplowitz ve Paul Carl Beiersdorf’un başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Tesa ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyeliğimizi inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler