Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Selpak: Türkiye’nin ilk tuvalet kağıdı markası…

Yayınlandı

tarihinde

Selpak markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

Eczacıbaşı Topluluğu‘nun 1970 yılında yarattığı Selpak markası, Türkiye’de temizlik ve kişisel hijyen alanında pek çok ilke imza attı. Selpak’ın ilk yerli tuvalet kağıdı üretimiyle başlayan marka serüveni, yıllar içinde kağıt havlular, peçeteler ve mendillerle devam etti. Ürünlerinde kaliteye eşlik eden yenilikçi bakış açısı, temizlik kağıtları sektöründe lider konuma ulaşmasını sağladı. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta Selpak‘la devam ediyoruz.

Eczacıbaşı Topluluğu

Önce biraz Eczacıbaşı Topluluğu’ndan bahsedelim efendim. Topluluğun temelleri 1942 yılında Dr. Nejat Eczacıbaşı tarafından atıldı. Heidelberg Üniversitesi’nde kimya okuduktan sonra Chicago Üniversitesi’nde yüksek lisans, Berlin Üniversitesi’nde doktora yapan Nejat Eczacıbaşı, Türkiye’nin sanayileşme ve kalkınma sürecinde en önemli kilometre taşlarından biridir. Başta ilaç, yapı gereçleri, temizlik kağıtları ve sağlık bakım ürünleri olmak üzere Türkiye’de pek çok sektörde Eczacıbaşı’nın imzasını görebilirsiniz. 

1940’lı yıllarda Dr. Nejat Eczacıbaşı, Gülhane Askeri Hastanesi’nde yurt görevini yapmaktaydı. Bu dönemde Türkiye’de büyük eksikliği çekilen insülini üretmeyi başaran Eczacıbaşı, ordunun ihtiyaç duyduğu elektrolitik bakır üretimi konusunda görevlendirildi. İstanbul Kartal’da kurulan ilk tesis, Eczacıbaşı Topluluğu‘nun ilerideki başarılarının da ilk işaretlerini vermişti. Elektrolitik bakır üretiminde elde edilen başarılı sonuçların ardından, bu yıllarda eksikliği çekilen kahve fincanı gibi seramik mutfak eşyalarının üretimine geçildi.

II. Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye’de ithalatın durma noktasına gelmesi, yerli üretimin önemini daha da arttırmıştı. Bu dönemde yapı gereçlerinden sağlık ürünlerine kadar hemen her alanda yaşanan yokluk, Cumhuriyet ideallerine bağlı Dr. Nejat Eczacıbaşı gibi isimlerin üzerine tarihsel bir misyon yüklemekteydi. Biyokimya alanında yurt dışında aldığı eğitim sayesinde Eczacıbaşı, Galata’da Mumhane Caddesi’ndeki Aya Andrea Hanı’nda 5 odalı 10 işçiyle çalışan bir ilaç imalathanesi kurdu. Şirketin sanayi alanındaki ilk girişimi ise 1952 yılında İstanbul’da kurulan Türkiye’nin ilk modern ilaç fabrikasıyla gerçekleşti.

İlaç ve seramikten temizlik kağıtlarına…

1950’li yıllarda Eczacıbaşı ilaç fabrikasında antibiyotiklerden hormon ve vitaminlere, mineral bileşimlerinden kalp damar sistemi ilaçlarına kadar çok sayıda ilacın üretimi gerçekleştirilmekteydi. Dr. Nejat Eczacıbaşı, Türkiye’de ilk hazır ilacı üretmekle kalmadı, “sağlıklı yaşam için öncü olma” vizyonu çerçevesinde pek çok yeniliğe de imza attı. Böylelikle, ilaç sanayisinde Avrupa’da kat edilen gelişmeler kısa süre içinde Türkiye’de de uygulanmaya başlandı ve ithal ilaç sorunu önemli ölçüde çözüldü.

Türkiye’nin hızlı bir sanayileşme ve kalkınma süreci içinde olduğu bu yıllarda nüfus da hızlı artıyor, kırsaldan büyük şehirlere göç yaşanıyor, kentleşme konusunda büyük atılımlar yapılıyordu. Kentleşme sürecine paralel bir şekilde, lavabo ve klozet gibi ürünlere ve banyo gereçlerine yönelik ilgi ve talep artıyordu. Bu süreçte Eczacıbaşı, Türkiye’nin ilk modern seramik sağlık gereçleri fabrikasını 1958 yılında Kartal’da kurdu. Hızlı bir büyüme gösteren fabrikanın çalışanları arasında yapılan oylama sonucu, marka ismi 1966 yılında VitrA olarak belirlendi. 1977’de Bilecik Bozüyük’te yeni bir fabrika kuruldu ve VitrA’nın ana üretim kampüsü Bozüyük oldu.

Türkiye’nin ilk temizlik kağıdı üretimi ise Karamürsel’de temeli atılan İpek Kağıt tesislerinde gerçekleştirildi. II. Dünya Savaşı döneminde Avrupa’da hızla yaygınlaşan temizlik kağıtları, 1960’lı yıllara kadar Türkiye’de henüz tanınmıyordu. 1969 yılında kurulan İpek Kağıt, temizlik kağıtlarını Türk insanıyla tanıştırmak üzere çok büyük bir hamle başlattı. Markaya Selpak isminin konulması ise fabrika çalışanlarının önerisi doğrultusunda gerçekleşti. Kağıdın ham maddesi olan selülozun “sel” eki ile temizliği çağrıştıran “pak” sözcüğü birleştirilerek Selpak sözcüğü türetildi.

Temizlik kağıtları nasıl ortaya çıktı?

Temizlik kağıtlarının ortaya çıkışı konusunda farklı kaynaklarda pek çok bilgi mevcuttur. Bu kaynaklara göre ilk tuvalet kağıdı kullanımı, 6. yüzyılda Çin’de gerçekleşti. 14. yüzyılda Çin’de tuvalet kağıdı üretimi, 700 bin yaprak düzeyine ulaştı. Batı coğrafyasına tuvalet kağıdının yayılması ise 19. yüzyılda gerçekleşti. İlk üretim Amerika’da Joseph Cattey tarafından 1857 yılında gerçekleştirildi. 1880’lerden bu yana tuvalet kağıtları tüketicilere rulo halinde sunulmakta.

Kağıt mendillerin ortaya çıkış tarihi ise daha yakın bir döneme isabet ediyor. II. Dünya Savaşı döneminde askerlerin tedavisinde kullanılan pamuğun temin edilmesi çok zordu. Bu nedenle, pamuk yerine emici bir bandaj kullanılmaya başlanmıştı. Üretici firma bu bandaja, “selülozlu pamuk” anlamına gelen “cellucotton’s” ismini verdi. Savaşın ardından bu ürünler, daha çok kadınlar için bir tür kağıt havlu olarak yeniden tasarlandı. Özellikle de gösteri dünyasındaki kadınlar, makyajlarını silmek için bu ürünleri kullanmaya başladı. Zaman içinde farklı modelleri de üretildi ve erkekler tarafından da kullanılmaya başlandı.

Selpak Markasının Yükselişi

1970’li yıllar, Selpak markasının yükselişiyle birlikte Türk halkının temizlik kağıtlarıyla tanıştığı yıllardı. Başka deyişle Selpak, piyasaya yalnızca yeni bir ürün sürmedi, Türk halkının temizlik alışkanlıklarında önemli bir değişim yarattı. Piyasaya ilk olarak tuvalet kağıtlarını sundu, çok geçmeden kağıt mendiller ve peçeteler geldi. Bu döneme kadar kullanımı oldukça yaygın olan bez mendiller, zaman içinde birer aksesuara dönüştü. Hemen her kesimden geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmayı başaran Selpak kağıt mendilleri, ülkemizde mendil kullanım alışkanlığını tümüyle değiştirdi.

Selpak kağıt mendilleri yalnızca kolay kullanım imkanı ve uygun fiyat avantajlarına sahip değildi, aynı zamanda temizlik kağıtlarının cilt için besleyici özelliklere sahip olabileceğini de gösterdi. Özellikle de hasta olduğumuz dönemlerde cildimizde ortaya çıkan kızarıklık ve yanma hissine karşı bu ürünler, E vitamini desteği ve losyonlarla iyileştirici etkilerde bulunmaktaydı. Tüm cilt türlerinde rahatlama etkisi yaratan bu ürünler, Selpak’ın pazar payının artmasına önemli bir katkı yaptı. Bu ürünlerin geliştirilen antibakteriyel formülü ve süper soft yapısı, kişisel hijyen alanında Selpak’ı lider konuma getirdi.

Zaman içinde Selpak markası, bireysel kullanıcıların yanı sıra endüstriyel alanlar için de ürün çeşitliliğini arttırdı. Bir dönem yabancı ortaklık sistemiyle çalışan İpek Kağıt, Georgia-Pacific’in Avrupa pazarından çıkma kararı almasının ardından 2012 yılında ortaklık hisselerini satın alarak yeniden tümüyle yerli bir marka haline geldi. Bu dönemde Selpak tümüyle yenilendi ve yeni bir logonun yanı sıra, yeni bir ambalaj tasarımı kazandı. Bu döneme kadar yalnızca havlu kategorisindeki ürünlerin emicilik özelliğini yansıtmak için kullanılan fil simgesi, tüketicilerin bunu markayla özdeşleştirmesi sonucu Selpak’ın marka ikonu haline geldi. 

Ofis dostu Selpak ürünleri Ofix’te!

Selpak markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Selpak ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Selpak Professional Kağıt Havlu

Listemizin ilk sırasında, Selpak Professional kağıt havlu var. Paket içi miktarı 8 rulo olan bu ürünler 2 katlı. Eni 23, boyu 13.4 cm, yaprak sayısı ise 85. Klasik havlulardan farklı olarak kullan-at özelliğine sahip bu ürünler, ofis gibi toplu yaşam alanlarında temizlik ve hijyen sağlamada oldukça kullanışlı. Yüksek emiş gücüne sahip bu ürünleri ofisinizde kurulama ve toz alma amacıyla da rahatlıkla kullanabilirsiniz. 

Selpak Professional Kutu Mendil

Listemizin ikinci sırasında, Selpak Professional kutu mendil var. 50 yapraklı bu ürünler, özel antibakteriyel formüle, E vitamini destekli özel losyona ve süper soft yapıya sahip. Ofisinizde rahatlıkla kullanabileceğiniz bu ürünleri isterseniz araba ve evinizde de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Dayanıklı kutusu olası deformasyonlara karşı mendillerin korunmasını sağlıyor. 

Selpak Professional Peçete

Listemizin üçüncü sırasında ise Selpak Professional peçete var. Beyaz renkli, 33 x 33 cm ölçüsünde ve 2 katlı bu ürünlerin paket içi miktarı 100 yaprak. Yumuşak yapılı ve yüksek emicilik gücüne sahip bu ürünleri ofisinizde olduğu kadar evinizde de her an elinizin altında bulundurmak isteyebilirsiniz. 

Ofix’te satışını yaptığımız diğer Selpak ürünlerini inceleyebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler