Bizi Takip Edin

Sağlık

Sonbaharda spor yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Sonbaharda spor yapmanın incelikleri Ofix Blog'da...

Sonbaharla birlikte soğumaya başlayan havalar, bazı alışkanlıklarımızın değişmesine yol açıyor. Bahar ve yaz döneminde yaptığımız sporları sonbaharda bırakabiliyoruz. Ya da açık alanlarda spor yapmak yerine bütçemize uygun bir spor salonunu tercih edebiliyoruz. Oysa açık alanlarda yapılan spor, vücut için çok daha faydalı ve basit birtakım önlemlerle sonbaharda açık alanlarda da spor yapmak mümkün. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, sonbaharda spor yaparken nelere dikkat etmek gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Spor için doğru zamanı belirlemelisiniz.

Sonbaharda hava sıcaklıkları düştükçe spor yapmak zorlaşır. Soğuklara karşı koruyan iyi bir donanımınız varsa, bu şartlara daha kolay uyum sağlayabilirsiniz. Donanımınız iyiyse, sıcaklık 10 dereceye kadar inse bile spor yapmanıza engel olmaz. Fakat donanımınız iyi değilse, hava sıcaklığının 16-18 derecenin üzerinde olduğu zaman dilimlerini seçmeniz daha doğru olacaktır. Bu derecenin altında spor yapmak vücut direncinizin düşmesine ve enfeksiyonlara yakalanmanıza yol açabilir. Ayrıca, yağış durumuna da dikkat etmelisiniz. Yağmur altında spor yapmak, kayma ve düşme riskleri açısından uygun değildir.

Vücut ısınızı korumalısınız.

Sonbahar için en uygun sporlar, vücut ısınızı koruyan sporlardır. Bunlar içinde özellikle de tempolu yürüyüşler, koşu ve bisiklete binmeyi ilk sıralarda değerlendirebilirsiniz. Yüzme, buz pateni veya kayak gibi sporlar vücut ısınızın düşmesine yol açacağı için bu sporları yapmadan önce kendinizi ve spor ekipmanınızı çok iyi hazırlamanız gerekir. Spor yapacağınız hava şartlarına ve vücut yapınıza uygun spor kıyafetleri giyerseniz, spor süresince vücut ısınızı 37 derece düzeyinde tutabilirsiniz.

Sonbaharda spor yaparken vücut ısısını korumak adına yapılan en önemli hataların başında kalın giyinmek geliyor. Oysa, spor yaparken vücut ısımızın düşmesi kadar yükselmesi de sakıncalıdır. Kalın giysiler spor sırasında hem daha fazla terlemenize, hem de daha çok su kaybetmenize yol açacağı için sağlığınızı olumsuz etkileyecektir. Bu bakımdan, spor yaparken vücut ısınızı korumanızı sağlayacak uygun giysiler seçmeye dikkat etmelisiniz. Renk olaraksa açık renk giysileri tercih etmelisiniz.

Vücut ısınızı korumak için baş ve boyun bölgenize özellikle dikkat etmelisiniz. Nitekim, spor sırasında gerçekleşen ısı kaybının yüzde 50’ye yakını bu bölgede oluşmakta. Sonbaharda spor yaparken baş ve boyun bölgenizde oluşacak ısı kaybını önlemek için atkı ve bere ya da kar maskesi kullanabilirsiniz. Spor yaparken ellerinizde ısı kaybı fazla oluyorsa eldiven kullanabilirsiniz.

Spordan önce ısınma hareketleri yapmalısınız.

Spor konusunda yapılan en önemli hataların başında, spora başlamadan önce ısınma hareketlerini ihmal etmek geliyor. Oysa, spordan önce yaklaşık 5-10 dakika kadar ısınma hareketi yapmak, kas ve eklemler üzerinde baskıyı azaltıyor ve vücudun spora karşı direnç göstermesini önlüyor.

Farklı sporlar yapıyorsanız basitten zora doğru geçmelisiniz.

Spor yaparken tek bir sporu değil de farklı sporları bir arada yapmayı tercih ediyorsanız, kas ve eklem sağlığı açısından bunlar arasında da bir derecelendirme yapmalısınız. Farklı sporları basitten zora doğru sıralı şekilde yaparsanız hem kas ve eklem ağrıları konusunda sorun yaşamazsınız, hem de sporun faydalarından daha iyi bir şekilde yararlanabilirsiniz. Süre olarak 20-30 dakikalık periyotlar yeterli olacaktır. Her 5 dakikada bir 30-45 saniye dinlenirseniz vücudunuz spora daha kolay uyum sağlar.

Su kaybına dikkat etmelisiniz.

Spor yaparken vücudumuzda su kaybı artmakta. Bu konuda yapılan hataların başında, su kaybının yalnızca bahar ve yaz döneminde arttığını zannetmek geliyor. Oysa sonbaharda spor yaparken de vücudumuzda su kaybı oluşmakta. Üstelik, soğuklara karşı kendimizi korumak adına daha kalın giyindiğimizde, bahar ve yaz dönemine oranla daha fazla su kaybı oluşmakta. Bu nedenle, sonbaharda spor yaparken su kaybınızı dengelemek için yeterince su tüketmeye dikkat etmelisiniz.

Editörün Tavsiyesi: Erikli Pet Şişe Su

Spor yaparken vücudumuzda oluşan su ve enerji kaybını karşılamak adına çoğu zaman bilgisizlik veya yanlış bilgiler nedeniyle meyve suları veya enerji içecekleri önerilebiliyor. Oysa bu içecekler, kan şekerimizi hızlı yükseltir, pankreasımızdan fazla miktarda insülin salgılanmasına yol açar, metabolizmamızın hızını gereğinden fazla arttırır. Spor sırasında tüketilebilecek en doğru içecek sudur. Nitekim, suyun yerini tutabilecek hiçbir içecek olmadığı gibi, su içerek metabolizmamızın hızını doğru şekilde ayarlamasına katkı sağlayabiliriz. Su konusunda Erikli pet şişe su iyi bir seçim olabilir. Paket içi ürün adedi 12 olan bu ürünlerin hacmi 330 ml, pH değeri ise 7.81. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. GezgininKalemi

    23 Mart 2019 saat 21:07

    Her mevsim ayrı bir hazırlık gerektiriyor, Bilgi ve öneriler için teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler