İnternet dünyasında çok önemli olan Webrazzi Ödülleri için oylama devam ediyor efendim. Online ofis marketiniz Ofix.com, yılın e-ticaret sitesi kategorisinde aday. 16 kategoride internet siteleri, markalar, girişimciler ve yatırımcıların rekabetine sahne olan bu yılki oylama, 12 Ocak saat 17.00’ye kadar devam edecek. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Webrazzi Ödülleri hakkında önemli bilgiler paylaşacağız ve henüz oy kullanmayan okurlarımız için nasıl oy kullanılacağını anlatacağız.
Webrazzi nedir?
İnternet dünyasında büyük ilgi gören Webrazzi, sosyal medya ve dijital pazarlama alanlarında gündemi takip ederek gelişmeleri analiz eden bir platform. 2006 yılında Arda Kutsal tarafından kurulan Webrazzi, ürettiği özgün içeriklerle sektördeki pek çok profesyoneli aynı çatı altında buluşturuyor. İnternet dünyasında en yeni Web girişimlerinden yatırım haberlerine ve en geniş kapsamlı analizlere kadar pek çok içerikle Webrazzi, deyim yerindeyse internet dünyasının nabzını tutuyor efendim. Ve bu özellikleri nedeniyle, Türkiye’deki diğer masaüstü yayıncılardan ayrılıyor.
Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal
Webrazzi‘nin dikkat çeken bir diğer özelliği de internet dünyası ve e-ticarete yönelik düzenlediği konferanslar ve etkinlikler. Bu çalışmalar tek günlük tematik etkinlikler şeklinde olabildiği gibi, yılda bir kez yüzlerce konuşmacı ve binlerce konuğa hitap eden konferanslar şeklinde de olabilmekte. Türkiye ve yakın coğrafyamızdaki en etkili internet konferansları, Webrazzi ekibi tarafından organize edilmekte.
Webrazzi Ödülleri’ni takip ediyor musunuz?
2009 yılından beri verilmekte olan Webrazzi Ödülleri, her yıl internet dünyası ve e-ticaret sektöründe en iyileri belirliyor efendim. Yıllar içinde ödül kategorisi sayılarında değişim görülse de bu ödüllere yönelik ilginin hep yüksek düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Webrazzi Ödülleri 2009‘da adaylar, 14 kategoride yarıştı. Sonuçlara göre yılın en iyi yeni Web girişimi ve en iyi müzik sitesi Fizy.com, en iyi oyun sitesi Kraloyun.com, yılın Web girişimcisi ise Ali Rıza Babaoğlan ve Aykut Karaalioğlu seçildi.
Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren bu oylamada, en iyi video sitesi AlkislarlaYasiyorum.com olurken, en iyi arkadaşlık sitesi Hocam.com seçildi. Oylamada ayrıca Ntvmsnbc.com, GittiGidiyor.com, Beyazperde.com gibi siteler farklı kategorilerde ödüle layık görüldü. Sosyal medyayı en iyi kullanan marka olarak Turkcell seçilirken, sosyal medyayı en iyi kullanan ünlü kişi ise Sertap Erener seçildi.
Webrazzi.com, internet dünyasının nabzını tutuyor.
2010 yılında ise Webrazzi Ödülleri için adaylar, 23 kategoride yarıştı efendim. Yılın en iyi yeni Web girişimi Trendyol.com, en iyi Web girişimi ve en iyi müzik sitesi Fizy.com, en iyi yabancı Web girişimi Facebook.com ve en yenilikçi Web girişimi AlısverisRobotu.com seçildi. Yılın Web girişimcisi Demet Mutlu olurken, yılın melek yatırımcısı Burak Divanlıoğlu ve Serkan Borançılı oldu.
Webrazzi Ödülleri 2016’nın En İyileri
2016 yılında Webrazzi Ödülleri için adaylar 15 kategoride yarıştı. Yılın girişiminde Getir.com, yılın fintech girişiminde İninal.com, yılın loT girişiminde Evraka.com, yılın SaaS girişiminde Parasut.com ödül kazandı. Yılın girişimcisi ödülü İninal.com‘dan Bülent Tekmen‘e giderken, yılın yatırım şirketi 500 İstanbul oldu. Yılın melek yatırım ağı Galata İş Melekleri, yılın melek yatırımcısı ise Nevzat Aydın seçildi. Yılın girişim hızlandırıcısı İTÜ Arı Çekirdek, yılın e-ticaret sitesi Hepsiburada.com, yılın pazar yeri n11.com, yılın ilan sitesi Sahibinden.com, yılın en başarılı YouTube kanalı Oha Diyorum!, yılın dijital bankacılık uygulaması Garanti Cep, yılın en dijital markası ise Turkcell seçildi.
Webrazzi’nin düzenlediği konferanslar ve etkinlikler büyük ilgi görüyor.
Webrazzi Ödülleri 2017 Adayları
Bu yılki ödüller için adaylar, 16 kategoride yarışıyor efendim. Yılın girişimi kategorisinde App Samurai, Paket Taxi, Sinemia, Kolay IK, Insider, Reengen, TeamSQL, Apsiyon, Scotty ve Evdeki Bakıcım yarışıyor. Yılın Fintech girişimi kategorisinde yarış Ödeal, Zek.ai, Manibux, İninal, Paraşüt, E-kira, PayU, İyzico ve BKM Express arasında geçiyor. Yılın loT girişimi kategorisinde Spirohome, Eyedius, Evreka, Comodif, Monument, Pubinno, Reengen, Cosa, Onlock ve Zaxe aday.
Yılın SaaS girişimi kategorisinde ise Insider, App Samurai, TeamSQL, Salesmot, Dahi.ai, SOR’un, Paraşüt, Segmentify, Datapare ve KolayIK yarışıyor. Yılın girişimcisi kategorisinde Hande Çilingir, Tarkan Anlar, Rıfat Oğuz, Emre Fadıllıoğlu, Barbaros Özbugutu, Sina Afra, Efecan Erdur, Raşit Emir Süer, Başak Taşpınar Değim ve Murat Soysal yarışıyor. Yılın yatırım şirketi adayları ise Vestel Ventures, IDA Capital, Diffusion Capital Partners, 500 İstanbul, ACT Venture Partners, 212, F+ Ventures, Revo, Nexus Ventures, Earlybird Venture Capital.
Webrazzi Ödülleri, sektörde ilgiyle takip ediliyor.
Yılın melek yatırım ağı kategorisindeki adaylar BIC Angels, Teb Özel Melek Yatırım Platformu, İstanbul Startup Angels, Egiad İş Melekleri, Arya Women Investment Platform, Trangels, Şirket Ortağım, Galata Business Angels, BÜMED Business Angels – BUBA ve Keiretsu Forum Türkiye. Yılın melek yatırımcısı kategorisindeki adaylar ise Ömer Erkmen, Melih Ödemiş, Erdem Yurdanur, Hasan Aslanoba, Ahu Serter, Nevzat Aydın, Sina Afra, Fırat İşbecer, Sinan Güler ve Mustafa Sandal.
İnternet dünyası ve e-ticaret siteleri sonuçları merakla bekliyor.
Ödül kategorileri bu kadar değil efendim. Yılın girişim hızlandırıcısı kategorisinde Sabancı Üniversitesi SUCOOL, BIC 101, Albaraka Garaj, Viveka, Kworks, Workup by İş Bankası, Türk Telekom Pilot, Cyberpark Hızlandırma Programı, TİM TEB Girişim Evi ve İTÜ Arı Çekirdek arasında yarış devam ediyor. Yılın e-ticaret sitesi kategorisinde ise online ofis marketiniz Ofix.com sitesi Boyner, Trendyol, Morhipo, Modanisa, Hepsiburada, Etstur, Sefamerve, GittiGidiyor ve n11 ile yarışa devam ediyor.
Yılın pazar yeri kategorisindeki yarış ise Mutlubiev, İyisahne, n11, TutumluAnne, Hepsiburada, Yolluyo, Modacruz, Letgo, GittiGidiyor ve Armut.com arasında devam ediyor. Yılın ilan sitesi kategorisindeki adaylar ise Arabam.com, Hürriyet Emlak, Sahibinden.com, Milliyet Emlak, Kariyer.net, Dolap.com, Yenibiris.com, Emlakjet, Zingat.com ve Garajsepeti.
Webrazzi oylamasına tüm internet kullanıcıları kolayca katılabilir.
Yılın en başarılı YouTube kanalı kategorisindeki yarış Geekyapar, Enes Batur, Onedio, Kafalar, Babala Tv, Berkcan Güven, Barış Özcan, Oha Diyorum!, Danla Bilic ve Orkun Işıtmak arasında devam ediyor. Yılın dijital bankacılık uygulaması içinse Vakıfbank Mobil, QNB Finansbank Cep Şubesi, ING Mobil, YapıKredi Mobil, Ziraat Mobil, Akbank, Garanti Cep, Enpara, Cepte TEB, İş Cep aday.
Yılın en dijital markası kategorisinde Türk Telekom, Netflix, Garanti Bankası, THY, LC Waikiki, Turkcell, Vodafone, Mavi, Türkiye İş Bankası ve Vestel aday. Yılın Blockchain girişimindeki yarış ise Koineks, COLENDI, Koinim, Joint Ventures, Copyrobo, S4Mining, BTC Türk, Paribu, Peer Guess ve Kimlic arasında devam ediyor.
Oylama için son gün 12 Ocak!
İşte efendim, Webrazzi Ödülleri için bu yılki adaylar bu şekilde. Listeye şöyle bir baktığımızda, Türkiye’de internet dünyası ve e-ticaret sektörünün en önemli isimlerini görüyoruz. Sektörde en iyilerin belirleneceği bu oylamada tüm internet kullanıcıları kolayca oy kullanabiliyor. Yılın e-ticaret sitesi kategorisinde Ofix.com sitemizi aday gösteren tüm okurlarımıza teşekkür ederiz. Oylama, 12 Ocak saat 17.00’ye kadar devam edecek. Henüz oy kullanmamış okurlarımız,
Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur. Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.
Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.
Gün içinde başına gelenleri düşün. Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.
Mesela masa altındaki kablolar… İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.
Ya da sandalye… “Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.
İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.
İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.
Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.
Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası. Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.
Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.
Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez. Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.
Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez. Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.
Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil, gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.
Sabah alarm çalıyor. Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.
Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun. Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.
Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor. Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.
İş sandığımızdan daha fazlası
Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor. İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.
Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun. Bir katkın olsun. Birileri fark etsin.
O yüzden iş sadece iş olmuyor. Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.
Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.
“Biraz daha dayan” hali
İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor: Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.
Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.
Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor. Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun. Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.
Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor: “Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”
Gün bitiyor ama iş bitmiyor
Eskiden iş çıkınca iş biterdi. Şimdi sadece mekan değişiyor.
Mail gelirse bakılıyor. Mesaj düşerse cevaplanıyor. “Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.
Bir de hayatın kendisi var.
Ev, sorumluluklar, yapılacaklar… Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun. Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.
Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.
İçten içe bir şeyler eksik
En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil. Karşılığını alamadığını hissetmek.
Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun. Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.
Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun. Ve o an şunu düşünüyorsun:
“Ben nerede yanlış yapıyorum?”
Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin. Ama bunu anlamak zaman alıyor.
“İstifa” dediğimiz şey
Dışarıdan bakınca basit: “İşi bırakmış.”
Ama içeride olan şey biraz daha farklı.
Bu karar genelde bir anda verilmiyor. Biriken şeyler var.
Yavaş yavaş uzaklaşmak, kendini geri çekmek, eskisi kadar önemsememek…
Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.
O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil. Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.
Aynı döngü, aynı yorgunluk
Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.
Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek, ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek, ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…
Ve en önemlisi, hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.
İşte bu his biriktiğinde, insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.
Asıl mesele
Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.
Kimse çalışmaktan kaçmıyor. Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.
İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.
Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa, orada bir problem var.
O yüzden mesele şu değil: “İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”
Asıl mesele şu: İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?