Bizi Takip Edin

Seyahat

Yedigöller’de sonbahar keyfi…

Yayınlandı

tarihinde

Yedigöller hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ülkemizin en gözde sonbahar gezi rotalarından biri olan Yedigöller, yılın bu zaman diliminde ziyaretçilerine sonbahar renklerinin müthiş bir senfonisini sunuyor. Geniş bitki örtüsü ve canlı çeşitliliğine sahip Yedigöller’de birbirinden güzel doğa turları yapabilir, bölgenin kayın, gürgen, fındık, ıhlamur ve kızılağaçlarla kaplı coğrafyasında sonbahar keyfi yaşayabilirsiniz. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Yedigöller hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Yedigöller nerededir?

Yedigöller, Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu ilimizin kuzeyinde, Zonguldak ilimizin güneyinde, Düzce ilimizin doğusunda yer almakta. Bolu’ya uzaklığı yaklaşık 42 km. Yedigöller’e ulaşım için daha çok Ankara-İstanbul karayolunun 190. kilometresindeki Bolu kavşağı tercih edilmekte. Özel aracınız yoksa Yedigöller’e Bolu ilimizin Mengen ilçesinden de ulaşım sağlayabilirsiniz. Kış aylarında bölgenin karla kaplı olması ulaşımı güçleştirmekte. Yedigöller bölgesini ziyaret etmek istiyorsanız yılın bu zamanlarını değerlendirebilirsiniz.

Yedigöller’in ismi, bölgede oluşan yedi gölden gelmekte. Büyükgöl, Deringöl, Seringöl, İncegöl, Sazlıgöl, Nazlıgöl ve Küçükgöl isimli bu göller, bölgedeki vadilerden kopan kitleler sonucu oluşmuş. Göllerin hepsi birbirine bağlı olup göl havzası toplam 1642 hektar büyüklüğünde. Denizden yüksekliği ise 883 metreyi buluyor. Geniş bitki örtüsü ve canlı çeşitliliğiyle Yedigöller, yılın bu zamanlarında unutamayacağınız doğa turları yapmanızı sağlayabilir. Turlar sırasında bölgenin kayın, gürgen, fındık, ıhlamur ve kızılağaçlarla kaplı coğrafyasında sonbahar keyfi yapabilir, birbirinden güzel doğa fotoğrafları çekebilirsiniz.

Bununla birlikte, Yedigöller bölgesinde yemek yemek için çok fazla alternatif olmadığını belirtelim. Yedigöller’de doğa turu yaparken yanınızda yiyeceklerle dolu küçük bir hiking çantası veya piknik sepeti götürmenizde yarar var. Göllerin etrafında ahşap masalar ve piknik alanları mevcut. Çevrede gezinirken çok sayıda kuş, sincap, tavşan ve yabani ördek türleriyle karşılaşabilirsiniz. Bölgede içilebilir su kaynaklarının olması ise önemli bir avantaj. Bu nedenle yanınıza fazla su almanıza gerek yok.

Büyükgöl

Yedigöller bölgesini ziyaret ederseniz, gezinize Büyükgöl’den başlayabilirsiniz. Bölgenin en büyük gölü olduğu için bu isimle anılan Büyükgöl, ortalama 780 metre yükseklikte, en derin yeri ise 15 metre. Canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılan Büyükgöl, Mayıs-Eylül döneminde olta balıkçılığı için çok uygun bir ortam. Üstelik, yanınızda olta takımı götürmenize gerek yok. Göl kenarından uygun fiyata temin edebileceğiniz olta takımıyla gölde balık keyfi yaşayabilirsiniz.

Deringöl

Büyükgöl’ün güneydoğusunda yer alan Deringöl, toplam 15 kilometrekarelik bir alanı kaplamakta. 20 metre uzunluğundaki akan bölümüyle Büyükgöl’e bağlı olan Deringöl’ün yakınlarındaki balık üretme istasyonundan canlı alabalık temin edilebilmekte. Ortalama derinliği 10 metre olan Deringöl’ün çevresindeki peyzaj güzellikleri, bölgeyi doğa gezileri için vazgeçilmez kılıyor.

Seringöl

Yedigöller geziniz sırasında mutlaka uğramanız gereken alanlardan biri olan Seringöl, Büyükgöl’ün kuzeyinde yer almakta. Diğerlerine oranla küçük denilebilecek bu gölün kapladığı alan 2 kilometrekarenin altında. Seringöl’ün en önemli özelliği, gökkuşağı olarak anılan bir balık türüne ev sahipliği yapması. Eğer küçük bir göl gezintisi yapmak isterseniz, Seringöl iyi bir seçim olabilir.

İncegöl

Yedigöller’e Bolu üzerinden gelirseniz, karşınıza ilk olarak İncegöl çıkacaktır. 2 kilometrekareden az bir ortamı kaplayan İncegöl, Yedigöller havzasının bir tür giriş kapısı. Hemen yanı başında bulunan Kurugöl, yılın büyük bir bölümünde kuru olduğu için bu isimle anılmakta. Güneye doğru gittikçe, Büyükgöl’e yaklaşabilir ve Yedigöller’in tüm güzelliklerini deneyimleme fırsatı yakalayabilirsiniz. 

Sazlıgöl

İncegöl’le aynı platoda yer alan Sazlıgöl, 6 kilometrekarelik alanıyla Yedigöller bölgesinde orta büyüklükte bir alanı kaplamakta. Yosun ve yapraklarla kaplı görünümünü hemen her mevsim koruyan Sazlıgöl’ün ismi, gölün iç kısmında bulunan sazlardan gelmekte. Gölün arka tarafı yağmur ormanlarını andırsa da göl çevresi doğa yürüyüşleri için son derece uygun.

Nazlıgöl

Deringöl’ün kuzeyinde kalan Nazlıgöl, Yedigöller bölgesinin en güzel panoramik fotoğraflarını çekebileceğiniz noktalara sahip. Göl havzasından yaklaşık 100 metre yükseklikte bulunan ve 15 kilometrekarelik bir alana yayılan gölün suları, aynı isme sahip şelaleyi meydana getirmiş. Yedigöller Milli Parkı içinde diğer gölleri gezdikten sonra dinlenmek için Nazlıgöl’ü tercih edebilirsiniz.

Küçükgöl

Nazlıgöl’le aynı platoda yer alan Küçükgöl, 2 kilometrekarelik bir alanı kaplamakta. Fakat ne yazık ki, günümüzde büyük ölçüde kurumuş bir göl. Bölgenin en yüksek noktası yerden 1488 metre yükseklikte. Güneye doğru gidildikçe alçalma gösteren bölgede kamp yapmak için uygun alanlar mevcut.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Görsel Kaynaklar:

https://gezimanya.com
http://www.manzara.gen.tr
http://www.geziyourum.com
http://www.istanbuldoga.com 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Seyahat

Türkiye’de Görmeniz Gereken 5 Antik Kent (Ve Neden Bu Kadar Konuşuluyorlar?)

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Türkiye, antik kent konusunda dünyanın en şanslı coğrafyalarından biri. Neredeyse her şehirde “2-3 bin yıl önce burada hayat vardı” diyebileceğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Ama bazıları var ki hem tarihi hem de hikâyeleriyle gerçekten başka bir seviyede.

İşte hem tarih meraklılarının hem de gezginlerin dilinden düşmeyen Türkiye’nin en önemli 5 antik kenti;

Efes – Antik Dünyanın “Metropolü”

Efes, Türkiye’deki antik kentlerin belki de en popüleri. İzmir Selçuk’ta bulunan bu şehir bir dönem Roma İmparatorluğu’nun en büyük şehirlerinden biriydi.

Ama Efes’i ilginç yapan şey sadece büyüklüğü değil.

  • Devasa Celsus Kütüphanesi
  • 25 bin kişilik antik tiyatro
  • Mermer yollar
  • Ve evet… tarihin ilk “reklam tabelası” sayılan taş işareti

Kısacası Efes’te dolaşırken insanın aklına şu geliyor:
“2000 yıl önce insanlar burada bayağı bayağı şehir hayatı yaşıyormuş.”

Göbekli Tepe – “Tarihi Baştan Yazdıran Yer”

Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe, arkeoloji dünyasında adeta bomba etkisi yaratan bir keşif.

Sebebi basit ama çok büyük:
Burası yaklaşık 12.000 yıllık.

Yani piramitlerden, Stonehenge’den ve bildiğimiz birçok antik şehirden çok daha eski.

En çarpıcı kısmı ise şu:
Göbekli Tepe, insanların tarımdan önce tapınak yaptığını gösterdi. Bu da insanlık tarihine dair birçok teoriyi değiştirdi.

Kısaca:
“İnsanlık tarihi sandığımızdan biraz daha karışıkmış.”

Hierapolis – Antik Dünyanın Spa Merkezi

Pamukkale travertenlerinin hemen yanında yer alan Hierapolis, Roma döneminde termal turizmin merkeziydi.

Yani bugünkü kaplıca tatillerinin atası diyebiliriz.

İnsanlar buraya:

  • romatizma için
  • sağlık için
  • dinlenmek için

geliyordu.

Bir anlamda Hierapolis için şöyle diyebiliriz:
“Antik dünyanın wellness merkezi.”

Termessos – Büyük İskender’in Bile Vazgeçtiği Şehir

Antalya’daki Termessos, Türkiye’nin en etkileyici antik kentlerinden biri.

Ama onu özel yapan şey manzarası değil, hikayesi.

Şehir öyle bir dağın tepesine kurulmuş ki Büyük İskender bile burayı ele geçirememiş.

Evet, tarihte birçok şehri fetheden İskender, Termessos’a bakıp “uğraşmaya değmez” demiş.

Bugün oraya giden herkes aynı şeyi söylüyor:
“Manzarası ayrı, hikayesi ayrı efsane.”

Aphrodisias – Antik Dünyanın Sanat Okulu

Aydın’daki Aphrodisias, adını aşk tanrıçası Afrodit’ten alıyor.

Ama burayı önemli yapan şey romantizm değil.

Burası bir dönem antik dünyanın heykel üretim merkeziydi.

Roma’ya gönderilen birçok heykel burada yapılmış.
Hatta bazı sanat tarihçileri Aphrodisias için şöyle diyor:

“Antik çağın sanat akademisi.”

Türkiye Aslında Dev Bir Açık Hava Müzesi

Türkiye’de 400’den fazla antik kent olduğu düşünülüyor.

Ama Efes’ten Göbekli Tepe’ye kadar bazı yerler var ki sadece tarihi değil,
insanlığın nasıl yaşadığını da anlatıyor.

Ve şunu fark ediyorsunuz:
Biz bugün modern şehirlerde yaşadığımızı sanıyoruz ama insanlar 2000 yıl önce de gayet şehir hayatı yaşıyormuş.

Okumaya Devam Et

Seyahat

Suda boğulmamak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Suda boğulmamak için neler yapmak gerektiği Ofix Blog'da...

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, dere ve göl kenarları hemen her yaştan ziyaretçiyle dolmaya başladı. Su kenarlarında piknik yapanlar serinlemek için suya girmek istiyor. Oysa suda serinlemek ne kadar keyifli olursa olsun, çeşitli riskleri içinde barındıran bir konudur. Suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgisi olmayanlar maalesef boğularak hayatını kaybedebiliyor. Boğulma tehlikesi yaşayanları kurtarmak isteyenler de panikle hareket edip akıntıya kapılabiliyor. Bu gibi durumlarda ilk yardım uygulamaları çaresiz kalabiliyor. Yaz aylarında derelerin pik yapan debisi can kayıplarını arttırıyor. Akıntının etkisiyle sürüklenen cansız bedenler yüzlerce metre uzakta bulunabiliyor. Her yıl Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında boğulma haberleri medyada sıkça yer almakta. Özellikle hafta sonlarında boğulmalar artıyor. Peki suda boğulmamak için neler yapmak gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Suda serinlemek isteyen veya yakınlarını kurtarmak isteyen herkes bu bilgiler sayesinde hayati riskleri önleyebilir. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Seyahat

Tatil harcamalarından tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimde bu hafta, tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Fakat öncesinde hepinizin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlamak istiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve bayrama kavuşuyoruz. Bayram demek günümüzde artık tatil anlamına geliyor. Ev ev dolaşıp akrabaları, komşuları ziyaret ettiğimiz bayramlar artık mazide kaldı. Ne var ki tatil masrafları da epeyce arttı. Ucuz tatil yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Eğer şöyle ailecek güzel bir tatil yapmak istiyorsanız iyi bir bütçeye sahip olmalısınız. Bununla birlikte tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri ile bütçenizden tasarruf yapabilirsiniz. En uygun tatil fırsatları bu konuda bazı katkılar sağlar. Ucuz tatil yöntemleri eskisi kadar olmasa da yine de daha ekonomik bir tatil geçirmenize yardımcı olur. Tasarruf konulu blog dizimin bu haftaki konusu olan tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler