Bizi Takip Edin

Lifestyle

Home Ofislerin Nabzını Tuttuk

Yayınlandı

tarihinde

Home ofislerin internet üzerinden alışveriş deneyimlerini Ofix Blog'da sizler için inceledik.

Merhaba sevgili beyaz yakalılar! Bu haftaki blogumda sizlerle çok önemli bazı veriler paylaşacağım. Benim sevgili şirketim Ofix.com, satış verileri üzerinden pazar analizleri yapmada bir numaradır! Kurumsal müşteri pazarında 7 yıldan fazla bir deneyime sahip olan Ofix.com’da satış verileri üzerinden yaptığımız analizler, pazardaki değişimleri açık ve net bir şekilde görmemizi sağlıyor. Bu analizleri sizlerle paylaşarak, pazardaki değişimlere ilgi duyan kesimleri aydınlatıyoruz. Bu hafta sizlerle paylaşacağım veriler, home ofislerin internet üzerinden alışveriş deneyimleri ile ilgili olacak. 

Son 6 aydır malumunuz, koronavirüs salgını dünya kamuoyunun gündeminden hiç düşmüyor. Bu salgın pek çok alanda radikal dönüşümlere yol açtı. 11 Mart itibariyle salgının Türkiye’ye sıçraması, yeni bir dönemin habercisi oldu. Salgından korunmak için alınan önlemlere her geçen gün bir yenisi eklenirken pek çok şirket, uzaktan çalışma sistemine geçti. Ve operasyonlarını evden sürdürmeye başladı. Buna bağlı olarak, Mart ayının ikinci yarısından itibaren kurumsal müşteri pazarında talepler düşme noktasına geldi. Buna karşılık ev tüketimi pazarında, özellikle temel gıda maddelerine talep artışı zirve yaptı.

Ofix Blog’da daha önce çeşitli yazılarımızda, Ofix.com olarak korona döneminde giriş yaptığımız ev tüketimi pazarına yönelik analizlerimize yer vermiştik. Bu haftaki blogumda sizlerle, son 3 ayın verilerine göre evlerden verilen ofis sarf malzemeleri siparişlerine ilişkin olarak yaptığımız analizin sonuçlarını paylaşacağım. 11 Mayıs itibariyle işe dönüşler yavaş yavaş başlamış olsa da halen çok sayıda şirket, uzaktan çalışma sistemini sürdürmeye devam ediyor arkadaşlar. Buna bağlı olarak, ofislerin sarf malzemesi talepleri asgari düzeyde seyrederken, evlerden verilen ofis sarf malzemesi siparişleri artıyor. Korona dönemine kadar birçok kişinin hiç deneyimleme fırsatı bulamadığı, hatta belki hayalini kurduğu home ofis çalışma şekli, korona döneminde iş hayatının doğal bir zorunluluğu haline geldi. Pazardaki bu dönüşümü yakından takip eden Ofix.com, yaptığı pazar analizleri çerçevesinde geliştirdiği stratejik hamlelerle pazardaki öncü ve lider konumunu güçlendiriyor.

Home Ofislerin İnternet Üzerinden Alışveriş Deneyimleri

Ofix.com üzerinden alışveriş yapan bireysel kullanıcıların son 3 aylık alışveriş deneyimlerini incelediğimizde, temel gıda alışverişlerinin dışında, en çok sipariş verdikleri ürünlerin kırtasiye kategorisinde olduğunu görüyoruz. Korona öncesinde işyerlerinin alımını gerçekleştirdiği kırtasiye sarf malzemelerini bireysel kullanıcılar korona döneminde evlerine sipariş vermeye başladılar. Kırtasiye kategorisinde evlerden, yani home ofislerden en çok dosyalama ürünleri, kağıt ürünleri, zımba telleri, bantlar ve yazı araç ve gereçleri sipariş verildi.

Dosyalama ürünleri içinde ilk sırada, private label ürünlerimizden Ofix Plastik Klasör Geniş – Mavi ürünümüz yer alırken, ikinci sırada Noki 4830 Eco Delikli Poşet Dosya A4 45 Mikron – 100 Adet ürünümüz yer aldı. Ofislerin olmazsa olmaz sarf malzemelerinden biri olan fotokopi kağıtları, korona döneminde home ofislerin en fazla sipariş verdiği kırtasiye ürünlerinden biri oldu. Ofix.com‘da uzun yıllardır en fazla sattığımız ürünler listesinde ilk 5’teki yerini koruyan Copier Bond A4 Fotokopi Kağıdı 80 g/m² 500 Yaprak x 5 Paket ürünümüz ise korona döneminde home ofislerin en çok sipariş verdiği kağıt ürünümüzdü. Fotokopi kağıtlarının ardından en çok sattığımız kağıt ürünler, yapışkanlı not kağıtlarıydı. Bantlar arasında ise en çok Noki NOK1233 Selefon Bant 12 mm x 33 m ürünümüz sipariş verildi.

Home Ofislerin Kırtasiye Dışı Alışveriş Listesi

Home ofislerin kırtasiye siparişlerinden sonra en fazla sipariş verdikleri ürünler temizlik ürünleriydi. Temizlik sarf malzemeleri arasında home ofisler en çok çöp poşeti, kağıt havlu ve el yıkama ürünlerini sipariş verdi. Temizlik ürünleri arasında en çok sattığımız ürünümüz, Rulopak R-3704 Yüz Koruyucu Siperlik oldu. Temizlik ürünlerinin ardından en çok sattığımız ürünler, gıda sarf malzemeleri oldu. Bu grupta en çok karton bardaklar, Türk kahvesi, maden suları ve su sipariş verildi. Gıda ürünleri arasında en çok sattığımız ürünümüz ise Kurukahveci Mehmet Efendi Türk Kahvesi 100 g ürünümüz oldu.

Korona döneminde home ofis çalışma şeklinin yarattığı doğal bir sonuç olarak teknoloji kategorisinde evlerden verilen yazıcı, kartuş ve toner siparişlerinde rekor artışlar gerçekleşti. Öyle ki yazıcılarda %600, muadil yazıcı şeritlerinde %118, kartuşlarda %85, şişe mürekkeplerde ise %64’lük artış gözlemledik. Home ofislerin yazıcı tercihlerinde özellikle daha küçük ve ekonomik ürünler ön plana çıktı. Kartuş ve toner kategorisinde en çok sattığımız ürünümüz, HP 652 F6V25AE Mürekkep Kartuş 360 Sayfa – Siyah oldu. Enerji ürünlerinde ise en çok Duracell Alkaline AA Kalem Pil 1.5 V 12 Adet (9+3) ürünümüz sipariş verildi.

Home ofis çalışma şekli, evlerden verilen ofis mobilyası siparişlerinin de artmasına yol açtı. Bu grupta yer alan çalışma masalarının satışında %700’lük bir artış elde ettik. Evlerden verilen çalışma masası siparişleri göstermektedir ki, home ofis çalışma şeklinde kullanıcılar, evdeki masalardan farklı olarak ofis ortamını hatırlatan bir masada çalışmayı tercih ediyor. Çalışma koltukları arasında ise home ofisler en çok, Çilingirler 1353B Sedef Çalışma Koltuğu – Siyah ürünümüzü sipariş verdiler.

Home Ofislerin Sepet Ortalaması ve Alışveriş Sıklığı

Home ofislerin nabzını tuttuğumuz son çalışmamızda, evlerden verilen ofis sarf malzemesi siparişlerine ilişkin olarak sepet ortalaması, sepet başına ürün miktarı, alışveriş sıklığı gibi başka birtakım verilere daha ulaştık. Genel olarak baktığımızda, home ofislerin ofis sarf malzemesi alışverişlerinde sepet ortalamasının 205 TL olduğunu görüyoruz. İstanbul örnekleminde Kadıköy ilçesi, 205 TL’lik sepet ortalamasıyla genel ortalamayı tam olarak tutturmakta. Sepet ortalaması Şişli’de 250 TL’ye çıkarken, Beşiktaş’ta 264 TL’ye yükseliyor. İstanbul’da en yüksek sepet ortalaması 325 TL’yle Arnavutköy’e aitken, ikinci sırada 277 TL’yle Beyoğlu geliyor. En düşük sepet ortalaması ise 140 TL’yle Çatalca’ya aitken, onu 147 TL’yle Bağcılar takip ediyor. İstanbul dışında en çok sipariş aldığımız Ankara’nın Çankaya ilçesinde sepet ortalaması 174 TL.

Home ofislerin sarf malzemesi siparişlerinde ilçelere göre bazı ürünler daha fazla tercih edilmekte. Örneğin, Arnavutköy’de en çok zımba teli siparişi verilirken, Avcılar’da çöp poşeti, Bakırköy’de ise Türk kahvesi daha fazla sipariş verilmekte. İstanbul’da sepet başına ortalama ürün miktarı ise 13 adet. Sepet ortalamasında olduğu gibi, sepet başına ortalama ürün miktarında da Kadıköy, 13 ürünle ortalamayı tam olarak tutturuyor. Sepet başına ortalama ürün miktarında Arnavutköy 19 ürünle ilk sırada yer alıyor. Sepet başına en düşük ürün miktarına sahip ilçe ise 8.4 ortalamayla Gaziosmanpaşa. Korona dönemi boyunca yalnızca bir kez sipariş vermiş olan bireysel kullanıcıların dışında, home ofisler ortalama 44 günde bir yeni sipariş vermekte.

Bendeki bilgiler bu şekilde sevgili beyaz yakalılar. İster ofisinize dönmüş olun, isterseniz home ofis çalışmaya devam edin, çalışmalarınızı sürdürürken ihtiyaç duyabileceğiniz tüm ürünleri benim sevgili şirketim Ofix.com‘da bulabilirsiniz.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler