Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste İyi Bir Gün Geçirmenin 10 Temel Kuralı

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı Ofix Blog'da...

Beyaz yakalılar zamanlarının çoğunu ofiste geçirmekte. Ofiste çalışmak bazı açılardan faydalı olsa da birçok bakımdan verimsiz ve can sıkıcı olabilir. Ofiste geçirdiğimiz zamanı daha verimli ve keyifli hale getirmek için bazı konulara dikkat etmemiz şart. İyi bir gün geçirmenin temel kurallarını bilirsek, ofis ortamında oluşan pek çok dezavantajlı durumu ortadan kaldırabiliriz. Bu sayede hem iş performansımız artar, hem de yaptığımız işlerden daha fazla keyif alabiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Güne erken başlamalısınız.

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı listemizin ilk sırasında güne erken başlamak var. Yaptığınız iş ne olursa olsun, güne erken başlarsanız bilişsel yeteneklerinizi daha etkin şekilde kullanabilirsiniz. Nitekim, iş hayatında başarıyı yakalamış tüm üst düzey yönetici ve iş adamlarının ortak özelliklerinden biri güne erken başlamaktır. Güne erken başlayan kişiler gün içinde zamanlarını daha etkin ve verimli şekilde kullanır. Güne geç başlamanız durumunda ise dikkat ve odaklanma güçlüğü yaşayabilirsiniz. Geç başlayan kişilerin bilişsel yeteneklerini etkin şekilde kullanamadıklarını gösteren pek çok bilimsel çalışma mevcut. Eğer zihin gücüne dayalı ve yaratıcılık gerektiren bir işte çalışıyorsanız, güne erken başlamayı alışkanlık haline getirmelisiniz.

İşe erken gitmelisiniz.

Listemizin ikinci sırasında işe erken gitmek var. Bu kuralı yalnızca trafiğe yakalanmamak için değil, ofiste iyi bir gün geçirmek için de değerlendirmelisiniz. İşe erken gittiğinizde, ortama daha kolay adapte olursunuz. İş arkadaşlarınız gelinceye kadar günlük planınızı yapabilir, hatta çay veya kahve yudumlamaya bile başlamış olabilirsiniz. İşe herkesten önce gitmek hemen tüm başarılı yöneticilerin ortak özelliklerinden biridir. İşe herkesten sonra gitmek sanılanın aksine, herhangi bir statü farkı veya ayrıcalık yaratmaz. Aksine, iyi bir programlama yapmadığınızı ve zamanınızı doğru şekilde kullanamadığınızı gösterir. Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde işe erken gitmeyi alışkanlık haline getirirseniz arkadaşlarınıza örnek olur, onları da motive edebilirsiniz.

Programınızı önceden hazırlamalısınız.

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı listemizin üçüncü sırasında program yapmak var. Verimli çalışmanın olmazsa olmazlarından biri olan program yapmak, gün içinde hangi işi ne zaman yapacağınızı bilmeniz sağlar. Bu sayede işleriniz arasında önceliği hangi konuya vermeniz gerektiği hakkında kafa karışıklığı yaşamazsınız. Program yaparken her şeyden önce, yapılması veya kontrol edilmesi gereken işler arasında önem veya öncelik bakımından bir sıralama yapmalısınız. Programınızın üst sırasına, en önemli veya en acil konuları yazmalı, daha az önemli işlere daha alt sıralarda yer vermelisiniz. Günlük mesainiz bitmeden önce ertesi günün programını yaparsanız, eve hem daha huzurlu şekilde gidersiniz, hem de yeni güne daha huzurlu şekilde başlarsınız.

Zor işleri ertelememelisiniz.

Ofiste geçirilen süreyi verimsiz ve can sıkıcı hale getiren konuların başında zor işleri ertelemek yer alıyor. İş hayatında başarıya götüren süreçler aslında zor işler için sergilediğiniz tutumla yakından ilgilidir. Ertelediğiniz işler siz erteledikçe çözümsüz kalır. Zamanında çözülemeyen sorunlar giderek büyür. Hatta bir zaman sonra çözümsüz hale bile gelebilir. Ki bu durum hem sizin için, hem de işletmeniz açısından birçok kayba yol açabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde zor işleri ertelemekten kaçınmalısınız. Bu konuda dilerseniz, zor işleri sabah erken saatlerde halletmeyi tercih edebilirsiniz. Günün her saatinde zihnimiz aynı bilişsel niteliklere sahip olmayabiliyor. Güne yeni başlayan zihnin bilişsel kapasitesi en üst düzeydeyken zor işlerle uğraşmak daha kolay gelebilir. 

Ekip çalışmasına önem vermelisiniz.

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde beşinci sırada ekip çalışmasına önem vermek var. Tek başına yapıldığında çok zor gelen pek çok iş ekip çalışması içinde çok daha kolay hale gelmekte. Yaptığınız iş ne olursa olsun, işin tüm aşamalarını tek başınıza yapmaya kalkışmamalısınız. Eğer sadece kendi alanınıza odaklanır ve diğer konularda iş arkadaşlarınızla güçlü bir iletişim içinde olursanız işleriniz daha güzel ve keyifli hale gelir. Ekip çalışmasına önem verdiğiniz sürece daha verimli çalışabilirsiniz. Başkalarıyla birlikte bir şeyler yapmaktan hoşlanmıyorsanız, bunun esas nedenlerini tespit etmelisiniz. Ve olanaklı çözüm yolları geliştirmelisiniz. Bu sayede başkalarının deneyimlerinden yararlanabilir, işlerinizde kalite artışı sağlayabilirsiniz. 

Sağlıklı beslenmelisiniz.

Toplumumuzun hemen her kesiminde olduğu gibi beyaz yakalılar arasında da bozuk beslenme şekilleri giderek yaygınlaşıyor. Buna bağlı olarak karbonhidrat krizleri veya gece gelen açlık krizleri oluşabiliyor. Ülkemizde karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları maalesef pek çok hastalığa ve sağlık sorununa davetiye çıkarıyor. Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde sağlıklı beslenmeye dikkat ederseniz hem verimliliğiniz artar, hem de sağlığınızı korursunuz. İçinde bulunduğumuz kış döneminde vücudunuzun karbonhidrat isteği artmış olabilir. Fakat bu şekilde beslenirseniz şeker metabolizmanız büyük zarar görür. Ve bu durum iş performansınızı olumsuz etkiler. Vücudunuzun protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller bakımından ihtiyaçlarını dengeli şekilde karşılayarak sağlıklı beslenebilirsiniz. Bu sayede iş performansınız ve verimliliğiniz artacaktır.

Egzersiz yapmalısınız.

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı listemizin yedinci sırasında egzersiz yapmak var. Günün büyük bir bölümünü ofiste masa başı işlerde geçiren beyaz yakalılarda gün içinde kas ve eklem ağrıları oluşabiliyor. Oysa, ofiste yapılabilecek egzersizler ile bu ağrıların pek çoğundan kurtulabilirsiniz. Örneğin başı yavaşça öne, arkaya ve yanlara doğru eğmek, omuzları yukarı doğru 3 saniye kaldırmak, öne ve arkaya doğru hareket ettirmek gibi basit egzersizler yeterli olabilir. Bu egzersizler kan dolaşımınızı hızlandırır, dokularınıza daha fazla oksijen ulaşmasını sağlar. Bilişsel fonksiyonlarınızı daha etkin şekilde kullanmak içinse sol elinizi çalıştıran egzersizleri tercih edebilirsiniz. Bu egzersizler parmakta uyuşma gibi şikayetlere de iyi gelir. 

Ofisinizi temiz ve düzenli tutmalısınız.

Listemizin sekizinci sırasında ofisi temiz ve düzenli tutmak var. Ofiste verimliliğin düşmesine ve iş yükünün artmasına yol açan en önemli konulardan biri temizlik ve düzenin sağlanamamasıdır. Dağınık bir ofis ortamı, başta dikkatsizlik ve zaman kaybı olmak üzere motivasyonu düşüren pek çok soruna yol açar. Çalışırken dikkatinizi dağıtan her şey, işinize yoğunlaşmanızı engeller ve iş yükünüzün artmasına yol açar. Dağınık ortamlarda sürdürülen işler, öfke kontrolünü de olumsuz etkiler. Çalışma ortamlarıyla ilgili yapılan araştırmalara göre, ofis masası dağınık yöneticilerin çalışanlar üzerinde etki gücü daha azdır. Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde ofisinizi temiz ve düzenli tutarsanız bunun pek çok faydasını görürsünüz. 

Ofisinizi sık sık havalandırmalısınız.

Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı listemizin dokuzuncu sırasında ofisi sık sık havalandırmak var. Kış aylarında artan ısınma ihtiyaçları nedeniyle ofisi havalandırmak çoğu zaman unutulabiliyor. Ofis sıcaklığını düşürmemek adına ihmal edilen bu durum çalışanların yeterince oksijen alamamasına yol açmakta. Ofiste ısınmak için eğer klima kullanıyorsanız ve üstelik, klimanızın filtresini temiz tutmuyorsanız, havayla bulaşan enfeksiyonlara çok daha kolay yakalanabilirsiniz. Gün içinde yeterince temiz hava girişi sağlanmayan ortamlarda enfeksiyonlar hızla yayılacağı için ofisinizi sık sık havalandırmayı ihmal etmemelisiniz. Bu konuda iş arkadaşlarınızın da bilinçlenmesini sağlayabilir, havasız bir ortamda çalışmanın zararlarını anlatabilirsiniz. 

Ofis sıcaklığınıza dikkat etmelisiniz.

Listemizin onuncu sırasında ofis sıcaklığına dikkat etmek var. Hepimizin bildiği gibi, kış aylarında ofis sıcaklığını korumak zorlaşıyor. Ofis sıcaklığı konusunda ideal aralık 20 ile 26 derece arasındadır. Ofis sıcaklığınızın 26 derecenin üzerine çıkması, terlemeye bağlı olarak vücudunuzda sıvı kaybını arttırır ve baş ağrısı, mide bulantısı gibi şikayetlere yol açar. Ofiste iyi bir gün geçirmenin 10 temel kuralı içinde ofis sıcaklığınızın 20 ile 26 derece arasında olmasına dikkat etmelisiniz. Ofisinizde ısı kaybı yüksekse, pencere ve kapı bantları ile ısı izolasyonu sağlayabilirsiniz. Pencere ve kapılarınızın kasa kısımlarında çatlak veya kırılmalar oluşmuşsa, silikon kullanarak bu kısımları kapatabilirsiniz. Ofisinizde ısı kaybını önlerseniz klima veya kombinizi fazla çalıştırmanıza gerek kalmaz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler