Bizi Takip Edin

Lifestyle

Video konferans yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Video konferans yapmanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Koronavirüs salgını nedeniyle uzaktan çalışma sistemine geçişle birlikte video konferans sistemleri iş hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Korona öncesinde bir araya gelerek gerçekleştirdiğimiz görüşme ve toplantıların birçoğunu artık video konferans yoluyla gerçekleştirmekteyiz. Toplantıların yanı sıra ekip çalışmaları için de video konferans sistemi kullanımı artmakta. Peki, video konferans yaparken nelere dikkat etmek gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, video konferans yapmanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Giriş bilgilerinizi korumalısınız.

Video konferans yapmanın püf noktaları listemizin ilk sırasında, giriş bilgilerini koruma var. Uzaktan çalışma sistemi nedeniyle evde çalışmanın getirdiği rahatlık, veri paylaşımı konusunda bazı güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesine yol açabiliyor. Kullandığınız video konferans sistemi ne olursa olsun, giriş bilgilerinizi mutlaka koruma altına almalısınız. Bilgisayarınız güvenlik duvarına ve antivirüs yazılımına sahip olsa bile olası bir phishing saldırısı sonucu giriş bilgilerinizin başkaları tarafından ele geçirilmesi mümkündür. Uzaktan çalışma için bilgisayarınızda kurulu güvenlik çözümleri, bu tür saldırılara karşı yetersiz kalabilir. Giriş bilgilerinizin başkaları tarafından ele geçirilmesi, video konferans görüşmelerine başkalarının sızmasına ve paylaştığınız bilgilerin üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmesine yol açar.

Böyle bir durumla karşılaşmamak için, video konferans sistemine giriş yaparken kullandığınız kullanıcı adı ve şifrenizi bilgisayarınıza kaydetmemelisiniz. Hatta mümkünse, belirli aralıklarla şifrenizi güncellemenizde yarar var. Video konferans için bilgisayarınızda veya mobil araçlarınızda kullandığınız şifreler, istenmeyen birçok durumu önlemede oldukça faydalıdır. Bu araçları yalnızca siz kullansanız bile her ihtimale karşı şifrelerinizi kayıt etmemelisiniz. Ayrıca kolay tahmin edilebilen şifreler (doğrum tarihi, evlilik yıl dönümü vb.) kullanmamaya dikkat etmelisiniz.

Video konferans için sohbet uygulamalarını kullanmamalısınız.

Püf noktaları listemizin ikinci sırasında, video konferans için sohbet uygulamalarını kullanmamak var. İnternette oldukça popüler birtakım sohbet etme uygulamaları tavsiye edilse de bunların pek çoğu güvenlik açısından büyük riskler taşımakta. Video konferans üzerinden yapılan bilgi veya veri paylaşımları, bedava sohbet uygulamaları söz konusu olduğunda üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla ele geçirilebilmekte. En iyi anonim chat uygulamaları veya grup sohbet uygulamaları bile güvenlik bakımından yetersiz kalabilmekte. Sohbet uygulamaları, özellikle mobil sohbet uygulamaları üzerinden görüntülü görüşme gerçekleştirirseniz, kameranıza yetkisiz erişimi engellemekte yetersiz kalabilirsiniz. Yurtdışı sohbet uygulamaları söz konusu olduğunda güvenlik riskleri daha da artmakta.

İş için yapacağınız video konferanslarda mutlaka güvenilir video konferans sistemlerini tercih etmelisiniz. Konferans sistemleri arasında video konferans sistemleri, dışarıdan sızmalara daha açık sistemlerdir. Bilgisayarınızın veya mobil cihazlarınızın güvenlik sistemleri, ses ve görüntü paylaşımı için kullanılan teknolojiler söz konusu olduğunda sızmaları önlemede yetersiz kalabilir. Özellikle kameralı sohbet uygulamaları için mobil cihazlardan verilen izinler, video konferans sırasında ve sonrasında gerçekleşen veri akışının güvenliğini tehdit edebilmekte. En iyi kameralı sohbet uygulaması bile görüntülü konferans söz konusu olduğunda sızmaları önlemede yetersiz kalabilmekte. Dolayısıyla, video konferans için sohbet uygulamalarını kullanmak yerine video konferans sistemlerine yönelirseniz, veri güvenliği konusunda daha olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.

Video konferans sisteminizin yazılımının güncel olmasını sağlamalısınız.

Video konferans yapmanın püf noktaları listemizin üçüncü sırasında, video konferans sisteminin yazılımının güncel olmasını sağlama var. Yazılım güncellemeleri, bilgisayar başında çalışanlar için çok önemli ve bir o kadar da ihmal edilen konuların başında geliyor. Bilgisayarınızın güncelleme ayarları açıksa, güncellemeleri kendisi otomatik olarak tarar ve gelen bir güncellemeyi kendisi otomatik olarak yükler. Fakat bu durum, bilgisayarınızın bir miktar yavaşlamasına yol açar. Ve tabii, güncellemenin bitmesinin ardından bilgisayarınızın yedinden başlatılması gerekir. Bu da az miktarda da olsa, çalışanlar için zaman kaybı anlamına gelebilmekte. Bu yüzden bilgisayarın güncelleme ayarlarını kapatmak ve güncellemeleri sürekli ertelemek, çalışanlar arasında sık rastlanan bir durumdur. Fakat ne var ki, video konferans sisteminizin yazılımı güncel değilse, bu durum hem video konferans sırasında veri akışının yavaşlamasına, hem de güvenlik riski oluşmasına yol açar.

Bilgisayarınızda Windows işletim sistemini kullanıyorsanız, gelen güncellemeleri takip etmeniz çok önemli. Windows eğer video konferans sisteminizle ilgili bir güncelleme uyarısı veriyorsa, bu uyarıyı ihmal etmeden güncellemeyi gerçekleştirmelisiniz. Video konferans sisteminizin son sürümünü bilgisayarınıza yüklemezseniz, video konferans sırasında gerçekleştireceğiniz görüntülü konuşma istediğiniz kalitede olmayacaktır. Windows‘un yanı sıra, kullandığınız video konferans programı da güncelleme yapmanızı isteyebilir. Bu gibi güncellemeler nedeniyle çalışmalarınızın kesintiye uğramasını önlemek için, bilgisayarınızdaki otomatik güncelleme ayarlarını mesai saatlerinizin dışına ayarlayabilirsiniz. Bu ayarı gerçekleştirmek için, kontrol panelindeki Sistem ve Güvenlik sekmesinden Otomatik Güncelleme ayarlarına girebilirsiniz. Bu kısmı mesai saatlerinizin dışına ayarladığınızda, güncellemeler nedeniyle bilgisayarınızda oluşabilecek hız azalmasından etkilenmezsiniz.

Video konferansa iyi hazırlanmalısınız.

Video konferans yapmanın püf noktaları listemizin dördüncü sırasında, video konferansa iyi hazırlanma var. Konferans yapmadan önce kendinizi ve konferans sırasında kullanacağınız ekipmanı iyi hazırlamalısınız. Konferansın amacını, konusunu, konferanstan beklentilerinizi ve elde etmek istediğiniz sonuçları mutlaka iyi bir şekilde düşünmelisiniz. Video konferansa katılan kişi sayısı arttıkça, yapılan görüşmelerin hedeften sapma miktarı artar. Ve bu durum size zaman kaybettirir. Video konferansa kendinizi iyi bir şekilde hazırlarsanız, bu gibi durumları kolayca fark edebilirsiniz. Ve konferansın amacına uygun şekilde gerçekleşmesi için gerekli çözümleri bulabilirsiniz.

Video konferans için kullanacağınız ekipman, konferansın niteliğini doğrudan etkilemekte. Video konferans için gerekli niteliklere sahip olmayan bir kulaklık, mikrofon veya kamera kullanırsanız, sizin için olduğu kadar diğer katılımcılar için de hoş olmayan durumlara yol açabilirsiniz. Bu gibi durumları önlemek için, gerekli kontrolleri mutlaka önceden sağlamalısınız. Video konferans için oturum açtığınızda, güncellemeleri ihmal etmemişseniz herhangi bir güncellemeyle karşılaşmazsınız. Eğer güncelleme gelmişse, bu sizin görüntü ve ses akışınızı olumsuz etkileyecektir. Vaktiniz varsa bu güncellemeyi ivedilikle tamamlamalısınız. Oturuma diğerleri katılmadan önce kulaklığınız, mikrofonunuz ve kameranızın iyi şekilde çalıştığından emin olmalısınız. Video konferans için mobil cihaz kullanıyorsanız, şarjınızı mutlaka kontrol etmeli, gerekiyorsa başlamadan önce cihazınızı şarj etmelisiniz. Mobil cihazınızı şarj ederken video konferans veya başka bir amaçla kullanmaktan kaçınmalısınız.

Bağlantı hızınızı kontrol etmelisiniz.

Uzaktan çalışma sistemine geçişle birlikte evde kullanılan internet bağlantısı iş hayatı için kullanılmaya başlandı. Evde eğer yüksek hızlı internet kullanıyorsanız, veri akışı sırasında hız konusunda önemli bir sorun yaşamazsınız. Fakat bağlantı hızınız düşükse, video konferans sırasında ses ve görüntü akışında hız sorunu yaşamanız kaçınılmaz. Dahası, evde birden fazla cihaz aynı internet bağlantısını kullanıyorsa, bu durumda bant genişliğiniz azalacaktır. Ve bu durumda video konferans sırasında ses ve görüntü akışı çok daha yavaşlayacaktır. Evde düşük hızlı internet kullanır veya bant genişliğinizi düşürecek şekilde bağlantınızı birden fazla cihazla paylaşırsanız, video konferans sırasında sesler bozulur, görüntü bulanıklaşır. Bazı durumlarda ses ve görüntü anlaşılamaz hale bile gelebilir.

Video konferans yapmanın püf noktaları içinde bağlantı hızınızı video konferansa başlamadan önce mutlaka kontrol etmelisiniz. Bağlantı hızınızı düşürmemek için, video konferans sırasında internet bağlantınızı başka cihazlarla paylaşmamalı, bant genişliğinizi yüksek tutmaya çalışmalısınız. Aynı şekilde, video konferans sırasında bilgisayarınızda veya mobil cihazınızda başka program veya uygulamaları kullanmaktan kaçınmalısınız. Kullandığınız programlar ve uygulamalar da yine, bağlantı hızınızın düşmesine yol açar ve video konferans sırasında veri paylaşımının kalitesini düşürür. Bağlantı hızınızı yükseltmek için, Wi-Fi ağı yerine yerine ethernet bağlantısını tercih edebilirsiniz.

Arka plana dikkat etmelisiniz.

Uzaktan çalışma sistemi içinde evde çalışırken video konferans için her zaman uygun olmayabiliyoruz. Video konferans yapmanın püf noktaları içinde video konferans için kendinizi ve ekipmanınızı hazırladığınız gibi, arka plan seçimine de dikkat etmeniz gerekir. Arka planda karışık, düzensiz objelerin görünmesi, video konferansa katılan kişiler üzerinde sizinle ilgili olumsuz algıların oluşmasına yol açabilir. Grup toplantıları sırasında bu durum, görüşmelerin kolayca amacından uzaklaşmasına neden olabilir. Arka planda temiz ve düzenli bir görüntü verirseniz, video konferansa katılanlar sizinle ilgili daha olumlu bir görüş sahibi olabilir. Video konferansa katılacağınız ortamda arka plandaki objeleri gizlemek ve kamerayı sadece kendinize odaklamak için video konferans sisteminizde varsa arka plan bulanıklaştırma özelliğinden yararlanabilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Mirax MT100-PM001 PMR Telsiz Kulaklığı

Video konferans yapmanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Mirax MT100-PM001 PMR telsiz kulaklığı ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Video konferans yaparken kulaklık kullanmayı tercih ediyorsanız, bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Yüksek ses kalitesine sahip bu ürünlerin kulağa tam oturan ergonomik yapısı, kulağı rahatsız etmeden uzun süre kullanımı olanaklı kılmakta. Ayarlanabilir kulak askısı ve entegre bas-konuş mikrofon ile elbise klipsine sahip bu ürünlerin bağlantı tipi 2.5 mm fiş.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler