Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Ajay Bhatt’ın Başarı Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

Ajay Bhatt ve USB'nin icadı hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Hint kökenli Amerikalı bilgisayar mühendisi Ajay Bhatt, icat ettiği USB ile dijital verileri aktarma ve depolama konusunda yepyeni bir teknolojinin temellerini attı. Intel‘in yeni nesil istemci platformu mimarisinin tanımlanmasını ve geliştirilmesini sağlayan Ajay Bhatt, aldığı 30’dan fazla patentle bilgisayar teknolojilerinde pek çok dönüşüme imza attı. Kamuoyunda daha çok USB’nin mucidi olarak tanınan Ajay Bhatt, USB’nin yanı sıra AGP ve PCI Express gibi birbirinden önemli buluşlarla günümüzde standart haline gelen pek çok uygulama ve protokolün doğuşunu sağladı. Bu çalışmalar sayesinde dijital çağın mimarlarından biri haline gelen Ajay Bhatt başarı hikayesi ile alanında en önemli ilham kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Ajay Bhatt‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Ajay Bhatt kimdir?

Ajay Bhatt, 6 Eylül 1957 tarihinde Hindistan’ın Karnataka eyaletine bağlı Banglore kentinde dünyaya geldi. Yüksek bir zeka ve hayal gücüne sahip olduğu henüz küçük yaşlardan itibaren anlaşılmıştı. Çevresinde bulduğu objeleri kullanarak çeşitli araçlar tasarlamaya yönelik doğal bir merakı vardı. Ailesi bu yeteneğini fark ettiği için iyi bir eğitim almasını istiyordu. Mühendislik okuma konusundaki kararını kendi başına alan küçük Ajay, bu konuda ailesinden büyük destek gördü. İlkokul ve ortaokul eğitiminin ardından lisans eğitimini Baroda Maharaja Sayajirao Üniversitesi‘nde mühendislik alanında tamamladı. Ancak bu eğitimi yeterli görmüyor, lisansüstü eğitim yaparak kendisini geliştirmek istiyordu. Bunun üzerine ABD’ye gitti ve The City University of New York‘ta yüksek lisans eğitimine başladı. Yüksek lisansını tamamladıktan sonra 1990 yılında Intel‘in Folsom’daki yonga seti mimarisi ekibine katıldı. 

1990’lı yıllar, bilgisayar teknolojileri alanında çok önemli gelişmelerin yaşandığı yıllardı. Bir taraftan bilgisayarların bellek kapasiteleri ve işlem yetenekleri gelişiyor, bir taraftan da bilgisayar üzerinden yapılabilecek işlerin sayısı artıyordu. Ancak buna rağmen, dijital verilerin aktarılması ve depolanması konusunda henüz yeterli ilerleme katedilememişti. 1990’larda kullanımı devam eden disketler, özellikle multimedya dosyaları söz konusu olduğunda veri aktarımı ve depolama konusunda son derece yetersiz kalıyordu. Disketlerin kapasiteleri sınırlı olduğu gibi, okuma ve yazma hızları da son derece düşüktü ve kullanımları zordu. Fiziksel koşullara karşı da oldukça dayanıksız olan bu ürünler, dijital veri aktarılması ve depolanması konusunda kompakt disk (CD) ve diğer depolama araçlarının geliştirilmesine dönük çalışmaların doğmasını sağlamıştı. Bu çalışmalar pek çok teknoloji şirketinde olduğu gibi Intel bünyesinde de devam ediyordu. Ajay Bhatt‘ın katılımıyla Intel, bu konuda geliştirilecek yeni teknolojilere öncülük yapma fırsatı yakaladı. 

Ajay Bhatt ve Intel

Intel‘de başlayan mesleki kariyerinde Ajay Bhatt, veri aktarma ve depolama teknolojilerini geliştirmeye dönük çalışmaların içinde yer aldı. Bu çalışmalar daha çok görüntü ve ses kaydı barındıran multimedya dosyalarının aktarılması ve depolanmasına dönük yeni teknolojilerin geliştirilmesini amaçlamıştı. USB projesinin esin kaynağı, Ajay Bhatt‘ın bilgisayarına bir multimedya kartı takmaya çalışırken çevresel aygıtlar için evrensel bir bağlantı noktası geliştirme düşüncesine dayanıyordu. Bu konuda elde edilebilecek başarılar, disketlere oranla çok daha büyük boyutta dijital verinin taşınmasını ve depolanmasını sağlayabilir, aynı zamanda da verilerin işlenmesini kolaylaştırabilirdi. Bu teknoloji sayesinde bilgisayara kolayca takılıp çıkarılabilen yeni bir cihaz geliştirilebilirdi. Cihazın bilgisayara takılmasıyla sağlanacak veri akışı, içindeki verilerin bilgisayar tarafından okunmasını sağlayabilirdi. Bilgisayardaki verilerin cihaza kopyalanması sırasında bilgisayarda hız artışı da sağlanabilirdi. 

Ajay Bhatt‘ın bu görüşleri, Intel yönetiminde büyük bir heyecan yarattı ve projeyi geliştirmesi için Ajay Bhatt‘a gerekli kaynaklar ve destekler sağlandı. Yeni geliştirilecek bu cihaz, bilgisayara monte edilmediği için bilgisayar çiplerinden ciddi ölçüde farklı olacaktı. Ancak verilerin aktarılması ve depolanması konusunda en az bilgisayar çipleri kadar hızlı ve etkili sonuçlar verebilirdi. Bunu mümkün kılmak için Intel, Ajay Bhatt öncülüğünde bilgisayar mühendislerinden oluşan özel bir ekip kurdu. 6 yıl boyunca çalışmalarını kesintisiz sürdüren bu ekip, sonunda USB’yi geliştirmeyi başardı. Yeni geliştirilen teknolojiye verilen USB adı, İngilizce Universal Serial Bus ifadesinin baş harflerinden oluşturuldu. Türkçesi Evrensel Seri Veri Yolu olan USB, Intel‘in yeni nesil istemci platformu mimarisinin tanımlanmasını ve geliştirilmesini sağladı. Ancak bunun da ötesinde, teknoloji alanında ve hemen tüm bilgisayar sektörü açısından çok önemli sonuçlar doğurdu. 

Ajay Bhatt ve USB’nin İcadı

USB’nin mucidi Ajay Bhatt, çevresel aygıtlar için evrensel bir bağlantı noktası fikri geliştirirken USB’nin ne gibi fırsatlar sunabileceğinin farkındaydı. USB teknolojisi sadece tüm çevresel aygıtların kullanımı için ortak standartları sağlamayacak, aynı zamanda 1990’ların ikinci yarısına kadar kullanılan disket ve sürücü ihtiyacını da ortadan kaldıracaktı. Ajay Bhatt‘ın icat ettiği USB teknolojisi sayesinde çevresel aygıtların bilgisayarlara bağlanması için USB girişleri oluşturuldu. Böylelikle bir mouse ya da klavyeyi bilgisayara bağlamak için kullanılabilecek giriş kartı, aynı zamanda kamera veya diğer araçları da bilgisayara bağlamak için kullanılabilir hale geldi. USB teknolojisinin en başarılı uygulama alanlarından biri ise şüphesiz ki USB bellekler idi. Flaş bellek olarak da bilinen bu depolama araçları, piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra disketlerin yerini aldı ve veri depolama araçları tarihinde yeni bir sayfa açtı. 

USB’nin icadı ile Intel, bilgisayar pazarında çok önemli bir avantaj elde etti. Fakat bu teknolojinin yaygınlaşabilmesi için, tüm kullanım haklarına sahip olsa da telif ücretinden muaf tutulmasını sağladı. Bu yönüyle USB’nin icadı Ajay Bhatt ve Intel‘e maddi anlamda herhangi bir kazanç sağlamadı. Ancak bu teknoloji yaygınlaştıkça veri paylaşımı ve depolama konusunda temel standartların oluşmasını sağladı ve Intel‘in sektördeki konumunu güçlendirdi. Bu teknolojinin yaygınlaşabilmesi için Microsoft ve Apple başta olmak üzere sektörün büyük oyuncularının desteğini almak gerekiyordu. Başlangıçta hem Microsoft, hem de Apple, USB teknolojisine mesafeli davrandı. Fakat bu teknolojinin sunduğu fırsatları kısa sürede gördükleri için USB teknolojisine uygun çözümleri hızlıca uygulamaya aldılar. Ardından sektörün diğer büyük oyuncuları da bu dönüşüm içinde yerini aldı. Böylelikle Ajay Bhatt ve Intel, veri aktarımı ve depolama teknolojilerinde elde ettikleri başarının dünya ölçeğine yayılmasını sağladı. 

Küresel Pazarda USB Teknolojisi

USB’nin icadı ile Ajay Bhatt, herhangi bir maddi kazanç elde etmek istemediğini ve yeni bir teknolojiye öncülük yapmaktan memnuniyet duyduğunu sıkça ifade etti. Ajay Bhatt‘a göre Intel, başından beri bu projeye sahip çıkmış ve gerekli kaynakları sağlamıştı. Bu kaynakları başka hiçbir yerde bulamayacağını düşünen Bhatt, USB’nin icadı ardından Intel tarafından cömertçe ödüllendirildiğini de belirtti. Bu icat sayesinde Bhatt maddi bir kazanç sağlamak isteseydi, gerekli iş bağlantılarını kurup USB’den büyük bir servet elde edebilirdi. Ancak Bhatt ve Intel‘in bu buluştan esas beklentisi maddi kazanç değil, olabildiğince fazla sayıdaki insanın teknolojideki bu dönüşüme katılımını sağlamaktı. Bu değerlendirme şekli nedeniyle Ajay Bhatt ve Intel, teknoloji firmaları tarafından büyük bir serveti kaçırmakla eleştirildi. Oysa hem Ajay Bhatt, hem de Intel, USB’nin icadı sonrasında da yeni teknolojilere öncülük etme misyonuyla hareket etmeyi sürdürdü. USB ile ilgili olarak zaman içinde elde edilen kazanımlar, bu teknolojinin çok daha ileri noktalara taşınmasını sağladı.

USB tarihine baktığımızda, USB uyumlu ilk ürünün 1998 yılında Apple tarafından lansmanı yapılan iMac G3 olduğunu görüyoruz. Ardından Windows 98‘in ikinci sürümü geldi. USB teknolojisi 2000’lerin başlarından itibaren hızlı bir ivmeyle dünya geneline yayılmaya başladı. Halihazırda dünya üzerinde 10 milyardan fazla USB cihazı olduğu tahmin ediliyor. İlk nesil USB’lere oranla USB 3.0 teknolojisi 400 kat daha hızlı. İleride sağlanacak geliştirmelerle birlikte hız artışının 800 kata kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. USB teknolojisinin geliştirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Ajay Bhatt, 2002 yılında Mükemmellikte Başarı Ödülü‘ne layık görüldü. 2009’da yayınlanan Intel reklamından sonra kamuoyunda popülaritesi arttı. 2013 yılında Londra’daki Asya Ödülleri‘nde Bilim ve Teknolojide Üstün Başarı Ödülü‘ne layık görüldü. Ajay Bhatt ayrıca, Avrupa Patent Ödülü tarafından verilen Avrupa Mucit Ödülü‘nün de sahibidir. 

Ofis dostu USB ürünleri Ofix.com’da!

Ajay Bhatt‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği USB ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Sandisk 16 GB USB Bellek Cruzer Blade – SDCZ50-016G-B35

Listemizin ilk sırasında, Sandisk 16 GB USB bellek Cruzer Blade – SDCZ50-016G-B35 var. Sitemizde en çok sattığımız USB bellekler içinde bu ürünler, ofis dosya ve belgelerinizi saklamak için en uygun ürünlerden biridir. Özel koruyucu yazılıma ve şifrelemeye sahip bu ürünleri Windows ve Mac işletim sistemlerinde sorunsuz şekilde kullanabilirsiniz. USB 2.0 bağlantı özelliğine sahip 16 GB kapasiteli bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

S-Link SL-USB-C64 USB 3.0 To USB 3.0 HUB 3+1 Çevirici

Listemizin ikinci sırasında, S-Link SL-USB-C64 USB 3.0 to USB 3.0 HUB 3+1 çevirici var. Günümüzde üretilen bilgisayarların hepsinde birden fazla USB girişi bulunuyor. Ancak bazı durumlarda USB girişlerinin sayısı yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda USB konnektör kullanmak ihtiyaçlarınız için pratik bir çözüm olabilir. Bu cihazlar sayesinde bilgisayarınıza mousedan yazıcıya kadar farklı pek çok çevresel aygıt bağlayabilirsiniz. 4 adet bağlantı noktasına ve USB 3.0 bağlantı özelliğine sahip bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Tp-Link TL-WN722N Kablosuz USB Adaptör High Gain 150 Mbps 1 Anten

Listemizin üçüncü sırasında, Tp-Link TL-WN722N kablosuz USB adaptör High Gain 150 Mbps 1 anten var. Bu ürünlerin en önemli özelliği, masaüstü veya notebooka takıldığında bilgisayarın kablosuz ağa bağlanmasını ve yüksek hızda internete erişimi sağlamasıdır. 150 Mbps’a kadar kablosuz hız sağlayan bu ürünler, online oyunlar ve HD video akışı için de yüksek performansa sahip. QSS düğmesi sayesinde yüksek güvenlikli bağlantıyı kolayca kurma imkanı sunan bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer USB ürünlerini incelemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler