Bizi Takip Edin

Lifestyle

Kargo teslim alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Pandemiyle birlikte internet üzerinden verilen siparişlerin oranında ciddi bir artış gerçekleşti, e-ticaret sektörü hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. Sipariş adetleri yüzde 68 oranında artarken e-ticaret hacmi yüzde 66 oranında artarak 136 milyar TL’den 226 milyar TL’ye ulaştı. Dünya genelinde ise e-ticaret hacminde artış oranı yüzde 18 dolayında gerçekleşti. Bu verilere göre ülkemizde e-ticaret sektörü dünya ortalamasına göre çok daha hızlı büyüyor. Tabii, bu hızlı büyümenin bazı olumsuz sonuçları da yaşanmakta. Her şeyden önce, e-ticaret sektörü hızlı şekilde büyürken lojistik sektörü bu hıza yetişemiyor. Pandemi döneminde geciken kargolar, ürünlerde oluşan deformasyonlar ve benzeri şikayetlerde büyük artışlar yaşandı. Kullanıcıların şikayetlerini paylaştıkları dijital kanallarda şöyle bir gezinince, lojistik sektörünün bu büyümeye ayak uyduramadığını görüyoruz. İnternet üzerinden alışveriş yapanlar kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi ve farkındalıklarını arttırırsa birçok sorunun çözümü daha kolay hale gelebilir. Ürünlerde oluşan deformasyonlarla ilgili şikayetler bunlardan yalnızca biri. 

İnternet üzerinden görüp çok beğendiğiniz, uygun fiyat avantajından yararlanıp sipariş verdiğiniz bir ürün kargoyla adresinize ulaştığında nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz sevgili arkadaşlar? Taşıma kolisi üzerinde deformasyon varsa “Önemli değil, bir şey olmaz,” deyip ürünü teslim alıyor musunuz? Adresinize ulaşan kargoyu görevlinin önünde açıp hasar kontrolü yapıyor musunuz? Peki alışveriş yaptığınız site yanlış ürün yollamışsa veya sizin onayınızı almadan muadil ürün yollamışsa ne yaparsınız? “Neyse artık olan oldu,” deyip konuyu kapatır mısınız? Ürünü teslim alırken koliyi açıp kontrol etseniz, bu gibi sorunları kolayca çözebileceğinizin farkında mısınız sevgili dostlarım? Yukarıda lojistik sektörüne çattım ama, e-ticaret sektörünün de ciddi sorunları var. Sektörde yaşanan hızlı büyüme, hizmet kalitesi konusunda maalesef düşüşe neden olabiliyor. Sitelerden kaynaklı hatalar da e-ticarete duyulan güveni azaltıyor. Bu haftaki blogumda, kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında birkaç noktanın altını çizeceğim. Burada paylaşacağım bilgilerin internet alışverişlerinde yaşayabileceğiniz birçok sorunu kolayca çözmenize katkı sağlamasını diliyorum. 

Kargonuzda yırtık, patlak vb. deformasyonlar var mı?

Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler listemin ilk sırasına, kargoda deformasyon olup olmadığını kontrol etmeyi koyuyorum sevgili arkadaşlar. Siparişiniz koliyle veya kargo poşeti ile gönderilmiş olabilir. Kargonuzda yırtık, patlak vb. deformasyonlar varsa ürünler zarar görmüş olabilir. Hangi siteden alışveriş yaparsanız yapın, böyle bir sorunla karşılaşabilirsiniz. Bu sorun siteden kaynaklanabileceği gibi, kargo firmasından da kaynaklanabilir. Ürün eğer iyi paketlenmemişse, gönderim sırasında bazı deformasyonlar oluşabilir. Çok iyi paketlenmiş ürünler de yine gönderim sırasında deforme olabilir. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde kargoda deformasyon olup olmadığını kontrol etme birçok sorunu daha başından görüp uygun çözüm yolları geliştirmenizi sağlar. Birçoğunuzun bildiği gibi, teslim tutanağını imzaladıktan sonra kargonuzdaki deformasyonlar hakkında kargo firması sorumluluk kabul etmiyor. Hatta görüyorsunuzdur, çoğu zaman kargoyu incelemenize bile fırsat vermeden önünüze teslim tutanağı konuyor, imzanız isteniyor. Bunun bir nedeni, elbette kuryenin fazla vaktinin olmamasıdır. Dedim ya, e-ticaret sektörü büyürken lojistik sektörü bu hıza yetişemiyor. 

Aceleye mahal yok sevgili dostlarım! İnternetten görüp çok severek sipariş verdiğiniz, elinize ulaşması için belki günlerce beklediğiniz bir ürünü teslim alırken acele etmemelisiniz. Kargonuza dikkatlice bakarsanız üzerinde deformasyon olup olmadığını kolayca anlayabilirsiniz. Kargo görevlisi, siz teslim tutanağını imzalayıncaya kadar beklemek durumunda. Unutmayın ki kargo firması yalnızca ürünü teslim etmekten sorumlu değildir. Gönderim sırasında ürün güvenliğini de sağlamak zorundadır. Bu kontrolü yapmanızdan daha doğal ne olabilir? Kurye önünüze teslim tutanağını uzattığında, “Dur biraz kardeşim, bak kolinin/paketin şurasında şöyle bir şey var, ürün zarar görmüş olabilir,” diyebilirsiniz. Bunu dedikten sonra koliyi/paketi birlikte açabilir, hasar olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Hasar varsa, birlikte hasar tutanağı tutabilirsiniz. İşte bu tutanak, sonraki süreçte yaşayabileceğiniz birçok sorunu çözmek için kritik bir öneme sahip. Bu tutanak sayesinde kargo firması, ürün gönderimi sırasında kendisinin bir kusuru veya ihmali olmadığını iddia edemez. Teslim tutanağını imzaladıktan sonra üründe deformasyon olduğunu fark ettiğinizde çözüm süreci çok daha zor ilerler. 

Koliniz daha önce açılmış mı?

Sizin başınıza gelmemiş olabilir, ama bu sorunu yaşayan birçok kullanıcı olduğunu biliyoruz sevgili arkadaşlar. Her sektörde çürük yumurtalar çıkabilir. Güvenilir firmalarla iş yapsanız bile hani denir ya beşer şaşar diye, kargonuzun başına yanlış birtakım işler gelmiş olabilir. Alışveriş siteleri ve kargo firmaları bu gibi durumların önüne geçmek için alınabilecek tüm önlemleri alıyor. Sitelerin ürün toplama, ürün yerleştirme ve paketleme işlemleri hakkında uyguladıkları prosedürler, bu gibi sorunların önüne geçmeye katkı sağlıyor. Baskılı koli bandı kullanımı mesela, kolinin daha önce açılıp açılmadığını anlamaya yardımcı oluyor. Kargonuza gerçekten de dikkatli bakarsanız daha önce açılıp açılmadığını birçok durumda kolayca anlayabilirsiniz. Bu da yine tutanak konusu olabilecek bir durumdur. Bununla birlikte, bazı durumlarda siteden veya kargo firmasından kaynaklanan hatalar da kolinin tekrar açılıp kapatılmasına neden olmuş olabilir. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde kolinizin daha önce açılıp açılmadığını kontrol etmek yine de önemli bir adımdır. 

Siparişlerinizde eksik var mı?

Kargonuz adresinize geldi, kurye zile bastı, kapıyı açıp kargo kolisi dış yüzeyini kontrol ettiniz diyelim. Teslim tutanağını şimdi imzalayabilir misiniz? Hayır sevgili dostlarım, yine aceleye mahal yok. Kargonuzun dışarıdan sağlam görünüyor olması teslim tutanağını imzalamanız için yeterli değil. Kargonuzu kuryenin yanında açabilirsiniz, bu sizin en doğal hakkınızdır. Kurye istese de istemese de siz imzayı atıncaya kadar kargoyu teslim etmiş sayılmamakta. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde kargonun dışını kontrol etmek kadar içini kontrol etmek de önemlidir. İnternet üzerinden verilen siparişlerde çoğu zaman tek ürün sipariş verilmiyor. Birden fazla ürün birlikte sipariş verilebiliyor. Bunun en önemli nedeni, belli bir limitin üzerindeki siparişler için müşteriye kargo ücreti yansıtılmamasıdır. Limite ulaşmak için çoğu zaman birçok ürün birlikte sipariş veriliyor. Siparişlerinizde eksik olup olmadığını da yine bu ilk aşamada kontrol edip durumu tutanakla belgelemeniz gerekir. Bu tutanak sayesinde alışveriş sitesine eksik ürün gönderimi şikayetinizi kolayca gerçekleştirebilirsiniz. 

Doğru ürünler gönderilmiş mi?

Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde doğru ürünlerin gönderilip gönderilmediğini kontrol etmek de önemli bir konudur sevgili arkadaşlar. Bu konuda alışveriş sitelerinden kaynaklı bazı sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Siparişler gönderim için hazırlanırken ürün toplama ve ürün yerleştirme aşamalarında bazen karışıklık oluşabiliyor. Çapraz ürün gönderimi olarak bilinen bu sorun zaman zaman herkesin başına gelebilir. Kargonuzdaki ürünler siparişlerinizle örtüşmüyorsa, başkasının siparişi yanlışlıkla size ulaşmış olabilir. Bu durumda sizin siparişiniz de başkasına yollanmış demektir. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde doğru ürün kontrolünü sağlamanız hem sizin için, hem de başka kullanıcılar için önem arz etmekte. Bu bağlamda karşılaşabileceğiniz bir sorun da muadil ürün gönderimidir. Pek çok internet sitesi, stoklarında olmayan ürünler için muadil ürün gönderimine başvurabilmekte. Ancak ne var ki, muadil ürünler için müşterinin onayı gerekir. Site eğer sizin onayınız olmadan muadil ürün yollamışsa, bu durumda kargoyu teslim almak zorunda değilsiniz. Bu durumu da kuryeyle birlikte tutanak altına almalısınız. 

Kurye eğer kargoyu açmanıza izin vermezse ne yapacaksınız?

Ben bu sorunla hiç karşılaşmadım sevgili arkadaşlar. Ofixboy kardeşiniz bendeniz tam bir kitap kurduyum. Ayda aldığım kitap sayısı 10’un altına pek inmez. Bu kadar kitabı gidip de mağazadan almakla hiç uğraşamam. Hayır, gideceksin de ne olacak! Aradığını bulamazsın, stokta var görünür, ama rafta yoktur, kitap alışverişi çok sıkıntılı bir iş. Adresime ulaşan bütün kargoları kuryenin yanında açar, ürünleri faturayla karşılaştırırım. (Bazen ben de unutabiliyorum hangi kitabı sipariş verdiğimi, neyse ki faturada yazıyor.) Dolayısıyla, kuryenin kargoyu açmasına izin vermemesi gibi bir durumla ben hiç karşılaşmadım. Her seferinde kitapları faturayla karşılaştırıyorum. Fakat olur da kurye koliyi açmama izin vermezse, bunun da çözümü basittir sevgili arkadaşlar. Teslim tutanağının üzerine, “Kargo kontrol edilmeden teslim alınmıştır” ifadesini mutlaka ekleyin. İşte bu ifade, kontrol etmeden teslim aldığınız kargolarla ilgili karşılaşabileceğiniz sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Kurye eğer bunu yazmanıza da izin vermezse, o zaman kargoyu teslim almak zorunda olmadığınızı kendisine iletebilirsiniz. 

Kurye hasarlı veya eksik kargoyu almadan giderse ne yapacaksınız?

Ben bu sorunla da hiç karşılaşmadım sevgili arkadaşlar. Böyle yanlış bir davranışı yapan bir kurye, emin olun ki sektördeki çürük yumurtalardan biridir. Olur da böyle bir durumla karşılaşırsanız, derhal kargo şirketiyle iletişime geçmeli, kuryenin bağlı olduğu şubeyi aramalısınız. Telefonda şubeye kargoda hasar veya eksik olduğunu, bu nedenle kargoyu teslim almak istemediğinizi, fakat kuryenin kargoyu bırakıp gittiğini iletmelisiniz. Bu durumda top artık şubededir. Büyük bir olasılıkla adresinize yeni bir kurye yollanıp şikayetiniz doğrultusunda gerekli işlemler gerçekleştirilir. Kargodaki hasar veya eksikle ilgili tutanak tutulur, sizden özür dilenir. Kurye aslında sizin imzanızı almadan kargoyu bırakıp gidemez. Kargodaki hasar veya eksiği gördüğünüz için teslim tutanağını imzalamadığınız halde kargoyu bırakıp gitmişse, teslimat konusunda uyması gereken çok büyük bir kuralı ihlal etmiş demektir. Bu gibi durumlarda kargo şirketine ister telefonla, isterseniz dijital kanallardan şikayetinizi iletebilirsiniz. Bana sorarsanız, dijital kanallar çok daha etkili. Çünkü caydırıcılığı daha yüksek. 

Kurye gittikten sonra kargonuzda hasar veya eksikle karşılaşırsanız ne yapacaksınız?

Diyelim ki kargonuzun teslimatı çok yoğun bir zamanınıza denk geldi ve kargonun dışını da içini de kontrol etmeden teslim aldınız. Veya siz evde yokken sizin yerinize bir yakınınız kargoyu teslim aldı. Eve gelip koliyi açtığınızda ürünlerde hasar veya eksiklerle karşılaşırsanız bu durumda işler biraz karışıktır. Çünkü öncelikle, kullanabileceğiniz en güçlü silahınız olan hasar veya eksik tutanağından yoksunsunuz. Teslim tutanağını siz veya bir yakınınız imzaladığı için alışveriş sitesi veya kargo firması bu durumda sorumluluk kabul etmeyebilir. Hasar tazmini veya ürün değişimi gibi talepleriniz karşılanmayabilir. Bu gibi durumlarda çözüm için iletişim becerileri önem kazanmakta. İlk yapmanız gereken şey, kargo firmasıyla iletişime geçip durumu kayıt altına almaya çalışmaktır. Kargo firması eğer olumlu bir karşılık verirse, hasar tespit tutanağı düzenlenerek sorunun daha kolay çözülmesi sağlanır. Kargo firmasından istediğiniz sonucu alamazsanız alışveriş sitesiyle iletişime geçebilirsiniz. Eğer büyük ve güvenilir sitelerden alışveriş yaparsanız, bu gibi durumlarda tutanak olmasa da şikayetleriniz giderilebilir. 

Koronavirüs salgını henüz bitmedi!

Farkındasınız değil mi sevgili arkadaşlar, koronavirüs salgın hâlâ devam ediyor. Belki birçoğumuz unutmuş olabilir, ama hâlâ günde 30 bin dolayında yeni vakayla karşılaşıyoruz. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler arasında salgın önlemlerini kesinlikle ihmal etmemelisiniz. Hangi kurye aşı oldu, hangisi aşı olmadı, hangisi taşıyıcı, hangisi temiz, bunu bilemezsiniz. Lojistik sektöründe aşılanma oranı yüksek olsa da salgın hâlâ devam ediyor. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde sosyal mesafeyi korumak da gerekir. Özellikle tutanağı imzalarken kuryeye fazla yaklaşmamalısınız. Teslimat gerçekleşirken kurduğunuz iletişim sırasında her iki tarafın da mutlaka maske takması lazım. Kurye eğer maske takmıyorsa kendisini lütfen uyarın. Salgının yeni varyantlarının bu gibi sosyal ilişkilerle çok daha kolay yayıldığını hepimiz bilsek de bazen gereken özen gösterilmeyebiliyor. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde maske ve eldiven kullanmak olmazsa olmazlarınızdan biri olmalı. Ayrıca, imza için kuryenin uzatacağı kalemi kullanmak yerine kendi kaleminizi kullanmanızı tavsiye ederim.

Koliyi çöpe atmak yerine geri dönüşüme kazandırabilirsiniz.

Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde atık koliler konusuna da kısaca dikkat çekmek istiyorum sevgili arkadaşlar. Kargonuzu sorunsuz şekilde teslim almış, siparişlerinize sorunsuz şekilde kavuşmuş olabilirsiniz. Peki ya taşıma kolileri ne olacak? Bunları çöpe atmak yazık günah değil mi sevgili arkadaşlar? Kargonuz işyerine teslim edilmişse, koliyi mavi renkli kağıt geri dönüşüm kutusu içine atabilirsiniz. Geçen hafta yayınladığım Sıfır atık renk skalası nedir? yazımda da bahsettiğim üzere, 2019 yılında yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği ile birlikte kamuda ve özel sektörde atıkları geri dönüşüme kazandırmak zorunlu hale geldi. İşyerlerinde düzgün şekilde ilerleyen bu süreçte evlerden de önemli kazanımlar sağlanmakta. Evde kullanacağınız sıfır atık çöp poşetleri sayesinde atıklarınızı geri dönüşüme kazandırabilirsiniz. Kargo gönderiminde kullanılan taşıma kolileri, geri dönüşüme en uygun ürünlerin başında gelmekte. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde kolinizi çöpe atmak yerine geri dönüşüme kazandırmaya da dikkat etmenizi tavsiye ederim. 

Ofix.com her zaman yanınızda!

Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler konusunda benim söyleyeceklerim bu kadar sevgili arkadaşlar. Bu haftayı da kapatırken hep yaptığım üzere sözü benim sevgili şirketim Ofix.com‘a getireyim. Gayet iyi bildiğiniz gibi Ofix.com, ofis sarf malzemeleri tedariği pazarında sektörün öncü firmalarından biri konumunda. Faaliyete ilk başladığımız 2012 yılında tüm ofis ihtiyaçlarını tek bir kanal üzerinden sipariş verebileceğiniz çok fazla site yoktu. Ofix.com bu ihtiyacı karşılamak üzere kuruldu. O günden bu yana ürün çeşitliliğimizi ve hizmet kalitemizi sürekli arttırdık. Her gün binlerce ürünün sipariş verildiği Ofix.com‘da kargo gönderimleriyle ilgili sorunlar hızlı şekilde ve müşteri lehine sonuçlandırılmakta. İstanbul ve çevresinden gelen 300 TL ve üzeri siparişleri kendi kargo ekibimizle zaten biz teslim ediyoruz. Ofix.com‘dan alışveriş yaparsanız kargo teslimatıyla ilgili sorunların birçoğunu zaten hiç yaşamazsınız. Olur da herhangi bir sorunla karşılaşırsanız, hızlı şekilde ve lehinize çözüleceğini de görebilirsiniz. Kurumsal müşteri platformumuz OfixPlus için henüz üyelik kaydı oluşturmadıysanız, gerekli işlemleri buradan yapabilirsiniz. 

Haftaya 29 Ekim, blog yazmayacağım sevgili arkadaşlar. Hepinizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı‘nı en içten dileklerimle şimdiden kutluyor, Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk‘ü saygıyla ve özlemle anıyorum.

Sonraki haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler