Bizi Takip Edin

Lifestyle

İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları Ofix Blog'da...

Kahve türleri söz konusu olduğunda geniş bir çeşitlilikle karşılaşmaktayız. Dünyanın birçok ülkesinde farklı kahve türleri tüketiliyor. Bunlardan bir kısmı zaman içinde başka ülkelere yayılarak daha geniş kitlelere ulaşıyor. Bizler nasıl ki dünya kahve kültürüne Türk kahvesi olarak anılan içeceği kazandırmışsak İtalyanlar espressoyu, İspanyollar ise cortadoyu kazandırdılar. Cortado kahve ülkemizde birçok kahve severe farklı bir kahve deneyimi sunarken cortado kahvenin nasıl hazırlandığı merak konusu haline geliyor. Her işte olduğu gibi cortado kahve hazırlamanın da bazı püf noktaları var. Bunların neler olduğunu bilirseniz, ofiste veya evde lezzetli bir cortado kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. Maliyet açısından da avantaj elde edebilirsiniz. Dışarıda içeceğiniz cortadoya oranla kendi hazırlayacağınız cortado yüzde 50’nin üzerinde fiyat avantajı sağlayabilir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, iyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Cortado kahve nedir, cortado kahve nasıl hazırlanır, cortado kahvenin püf noktaları nelerdir diye merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Cortado nedir?

Cortado kısaca İspanya çıkışlı bir kahve türüdür. Espresso bazlı kahve çeşitlerinden biri olan cortadonun en önemli özelliği yumuşak içimli olmasıdır. İspanyolcada cortado sözcüğü, “kesmek” anlamına gelen cortar sözcüğünden gelmekte. Bunun nedeni, cortado kahvenin espressonun sütle kesilerek yapılmasıdır. İtalyanlardan öğrendikleri espressoya cortado ile farklı bir nitelik kazandıran İspanyollar, bu kahveyi tıpkı bizim Türk kahvesini sevdiğimiz gibi çok sever. Espressonun sert gelen tadını yumuşatmak için süt kullanan İspanyollar, cortado kahve ile espressoya oranla hafif içimli bir kahve çeşidi yaratmış oldular. Bu yönüyle cortado, espresso bazlı kahve çeşitleri içinde en hafif içimlilerinden biridir. Kimi zaman espresso cortado olarak da ifade edilen bu kahve çeşidi, İspanya’nın dışında en çok Avrupa ve Amerika’da tüketilmekte. Cortado kahvenin son yıllarda ülkemizde de popüler hale geldiğini söyleyebiliriz. Ülkemizde epsresso makinesi kullanımının artması, espresso bazlı kahve çeşitlerine ilgiyi yükseltiyor. Cortado kahve ofislerin yanı sıra evlerde de kolayca hazırlanıp tüketilebiliyor. 

Cortado kahvenin geleneksel hazırlanış şeklinde espresso ile süt oranı eşittir. Fakat damak zevkine göre cortado kahvede kullanılan espresso ve süt oranları değişebilir. Cortado kahvenin sunum şekli de farklı olabilir. Hatta sunum sırasında kullanılan bardakların çeşitlerine göre cortado kahvenin farklı şekillerde adlandırıldığını söyleyebiliriz. Cortado bardağı olarak kullanılan bardaklar içinde en popüler olanı libbey gibraltardır. Kafe ve restoranlarda cortado kahve çoğu zaman libbey gibraltar bardakla servis yapılır. Bu içeceklerde double shot espresso olarak ifade edilen iki ölçü espresso kullanımı yaygındır. Buharda pişirilmiş ve köpürtülmüş sütün ölçüsü ise bir ölçüdür. Eğer ofiste veya evde iyi bir espresso makineniz varsa, lezzetli bir cortado kahve hazırlayabilir, istediğiniz ölçüyü kullanabilirsiniz. Daha önce yalnızca kafe ve restoranlarda deneyimleme fırsatı bulduğumuz espresso bazlı kahve çeşitleri, espresso makinelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Cortado kahve, espresso makinesine sahip ofislerde çalışanların kahve tercihleri içinde her geçen gün biraz daha öne çıkıyor. 

Cortado nasıl hazırlanır?

Cortado kahve ile ilgili yapılan internet aramalarında “Cortado kahve nedir?” sorusu kadar “Cortado kahve nasıl hazırlanır?” sorusunun da sıkça sorulduğunu görüyoruz. Cortado yapımı konusunda internet üzerinden bilgi sahibi olmak isteyenler, arama motorlarına cortado tarifi yazarak istedikleri bilgilere ulaşabiliyor. Cortado kahve hazırlamak için fazla malzemeye gerek yok. Yapımı kolay bir kahve olan cortado için espresso kahve ve süt kullanmanız yeterlidir. Kimi zaman espresso cortado olarak da adlandırılan bu kahveyi hazırlamak için öncelikle espresso hazırlamalısınız. Bu nedenle cortado tarifi konusunda araştırma yapan kullanıcılar, aynı zamanda espresso tarifi konusunda da araştırma yapmakta. Eğer iyi bir espresso makinesi kullanırsanız, bu makine sayesinde espressonuzu da cortadonuzu da kolaylıkla yapabilirsiniz. Espresso makinelerinin yanı sıra nespresso makineleri de cortado kahve yapımı için kullanılabilir. Eğer nespresso makineniz varsa, 1 kapsül nespresso barista creations corto ile 10 veya 20 ml süt kullanarak cortado kahvenizi kolayca hazırlayabilirsiniz. Espresso makinesine oranla nespresso makinesinde cortado yapımı daha kolaydır. 

Cortado kahve yapımı için espresso makinesi kullanacaksanız, öncelikle espresso bazını hazırlamalısınız. Cortado için espresso hazırlarken taze öğütülmüş kahve kullanmalısınız. Miktar olarak fincan başına 8 gram kahve yeterlidir. Kahveyi sıkıştırma işlemiyle düzleştirdikten sonra espresso makinenize yerleştirebilir ve suyla buluşturabilirsiniz. Basınç için 15 bar yeterlidir. Daha sert bir espresso hazırlamak istiyorsanız basıncı 20 bara çıkarabilirsiniz. 1 ölçü espresso hazırladıktan sonra, 1 ölçü sütü espresso makinenizin süt köpürtücü kısmında köpürtebilirsiniz. Cortado kahvenin kıvamı için genellikle kadife kıvamı ifadesi kullanılır. Bu ifadeyle sütün hem lezzetinin istenilen düzeye ulaştığı, hem de süsleme için hazır hale geldiği anlatılmak istenir. Süt köpürtme işleminin ardından espressonun üzerine sütü dökerek cortadoyu içime hazır hale getirebilirsiniz. Buharda pişirilen sütün kahveye kazandıracağı lezzet güzel içimli bir kahve deneyimine ulaşmanızı sağlayacaktır. Cortado kahvenin geleneksel hazırlanma şeklinde, espresso ile süt oranı eşittir. Yani 1 ölçü espresso için 1 ölçü süt kullanılır. Fakat damak zevkine göre cortado kahve ölçüsü değişebilir. 

Cortado kahve hazırlarken nelere dikkat etmek gerekir?

Yapımı oldukça kolay olan cortado kahvenin hazırlanışı sırasında bazı konulara dikkat etmek gerekir. Bunların neler olduğunu bilirseniz lezzetli bir cortado kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. Cortado kahve için espresso makinesi kullanacaksanız, iyi bir espresso makinesine sahip olmanız gerekir. Kahve öğütme veya süt köpürtme konusunda beklentilerinizi karşılamayan espresso makinesi çeşitleri iyi bir cortado deneyimi sunmayabilir. Daha güzel bir lezzete ulaşmak için dilerseniz nespresso makinesi kullanmayı da tercih edebilirsiniz. Cortado yapımı sırasında taze öğütülmüş kahve çekirdeği kullanmak önemli bir püf noktasıdır. Kahve çekirdekleri bayatladığında lezzetli bir cortado deneyimi sunmaz. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde ölçüye de dikkat etmek gerekir. Espresso kahvenin lezzetine alışkın olanlar, kimi zaman cortadoyu yumuşak bularak içindeki süt oranını azaltma yoluna gidebilmekte. Oysa cortadonun en önemli özelliklerinden biri yumuşak içimli olmasıdır. İçindeki espresso oranı arttığında cortado lezzetini almakta güçlük çekebilirsiniz. Ve tabii, iyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde servise de dikkat etmelisiniz. 

İyi bir makine kullanmalısınız.

İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde öncelikle iyi bir espresso makinesi, kahve makinesi veya nespresso makinesi kullanmalısınız. Hazırlayacağınız espresso ne kadar iyi olursa cortadonuz o kadar iyi olur. Kullanım kolaylığı ve maliyet bakımından büyük bir avantaj sağlayan espresso makineleri, espresso bazlı kahve çeşitlerini ofiste veya evde deneyimleme konusunda güzel fırsatlar sunmakta. Cortado hazırlamak için espresso makineniz yoksa, buharda pişirme özelliğine sahip iyi bir kahve makinesi de kullanabilirsiniz. Fakat kahve makinesi çeşitlerine oranla espresso makinesi çeşitleri cortado kahve konusunda daha iyi sonuçlar verir. Çünkü cortadonun espresso bazını hazırlamak için kahve çekirdeklerinin espressoya uygun şekilde çekilmesi gerekir. Bu işlemi espresso makinelerinde daha kolay yapabilirsiniz. Ya da dilerseniz iyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde nespresso makinesi de kullanabilirsiniz. Espresso makinesine oranla nespresso makinesinde cortado hazırlamak daha kolaydır. Nespresso makinesinde kapsül kahve kullanacağınız için, espresso makinesinde espresso hazırlamak için yapılması gereken işlemleri yapmanıza gerek kalmaz. 

Espresso bazını taze öğütülmüş kahveyle hazırlamalısınız.

Cortado hazırlamak için espresso makinesini tercih ediyorsanız, espresso kahve için mutlaka taze öğütülmüş kahve kullanmalısınız. Kahve çekirdeği türleri içinde ülkemizde en çok Arabica kahve çekirdekleri tercih ediliyor. Arabica kahve çekirdeklerinin aroması Türk halkının damak zevkine daha uygun. İster Türk kahvesi olsun, isterse espresso bazlı kahve çeşitleri, Arabica kahve çekirdekleriyle birbirinden lezzetli kahveler hazırlayabilirsiniz. Bununla birlikte, bu ürünlerin en önemli özelliği ortamdaki nem ve diğer koşullardan kolayca etkilenmesidir. Bu ürünler çabuk bayatlar ve lezzetini kolayca yitirir. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde Arabica kahve çekirdeklerini taze şekilde kullanırsanız, çok güzel bir cortado kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, kahve öğütme işlemini her seferinde ihtiyacınıza göre gerçekleştirmeniz gerekir. Özellikle evde cortado yapımı sırasında buna çok dikkat etmelisiniz. Gereğinden fazla öğüttüğünüz kahve çekirdekleri kullanılmadığında kısa sürede bayatlayacağı için lezzetini yitirecektir. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde taze öğütülmüş kahve çekirdekleri sayesinde kahvenin lezzetini koruyabilirsiniz. 

Cortado kahvede ölçüye dikkat etmelisiniz.

Cortado kahve için ideal ölçü eşit oranda espresso ve süttür. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde bu ölçüyü esas alabilirsiniz. Bununla birlikte, kendi damak zevkinize göre cortado kahve hazırlarken farklı ölçüler de kullanabilirsiniz. Bu ölçülerden en yaygın olanlarından biri, double shot espresso olarak ifade edilen 2 ölçü espressoya 1 ölçü süttür. Bu şekilde hazırlanan cortado kahve çeşitlerinde kahve tadı daha baskındır. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde kahve tadı baskın bir cortado için bu ölçüyü tercih edebilirsiniz. Ofiste veya evde cortado yaparken kahvenin tadını daha da ön plana çıkarmak isterseniz, 1 ölçü süt kullanmak yerine süt köpüğü kullanabilirsiniz. Süt köpüğü kullanarak hazırlanan cortadolar diğerlerine oranla çok daha baskın bir kahve tadına sahiptir. Ancak bu konuda abartıya kaçmamanızı tavsiye ederiz. Çünkü cortado kahve çeşidi aslında yumuşak içimli bir kahve çeşididir. Cortadodaki süt miktarı azaldıkça ortaya çıkan sonuç cortadodan oldukça farklı bir lezzet sunabilir. 

Cortado kahve servisinde yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz.

Cortado kahvenin hazırlanmasının yanı sıra sunum şekli de önemlidir. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde servis şeklinize de dikkat etmelisiniz. Sınırsız denebilecek çeşitlilikte farklı sunum şekilleriyle cortado kahve estetik yönden de ilgi çekici hale gelmekte. Cortado kahvenin en önemli özelliklerinden biri, farklı sunum şekillerine kolay karşılık vermesidir. Kahveyi servis yaparken birbirinden ilginç tasarımları değerlendirebilir, cortadoyu estetik bir değer haline getirebilirsiniz. Cortadoyu ister fincanda, ister libbey gibraltar bardakta, isterseniz faklı bir cortado bardağı ile servis yapabilirsiniz. Dilerseniz bir su bardağı veya kupa bile kullanabilirsiniz. Ancak üzerinde küçük bir süslemesinin olması iyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde dikkate almanız gereken bir konudur. Cortado kahve yalnızca lezzetiyle değil, görüntüsüyle de kahve severlerin üzerinde güzel etkiler yaratır. Süsleme için süt kullanabileceğiniz gibi, süt kreması veya süt köpüğü de kullanabilirsiniz. İyi bir cortado kahve hazırlamanın püf noktaları içinde dilerseniz kahvenizde bitki bazlı sütlerden de yararlanabilirsiniz. 

Online ofis marketiniz Ofix, kahve severlere farklı kahve deneyimleri yaşatmak için ürün çeşitliliğini sürekli güncelliyor. Kahve alışverişi yapmadan önce sitemizdeki ürünleri incelemek için kahveler kategorimizi ziyaret edebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse Ofix Plus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler