Bizi Takip Edin

Lifestyle

Fotokopi Kağıdı Fiyatları Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofix fotokopi kağıdı fiyatları

İlk fotokopi makinesi 1938 yılında icat edilirken kağıdın tarihinin çok daha eskilere dayandığını görüyoruz. Tarihi bulgulara göre ilk kağıt ve kağıt hamuru, M.Ö. Çin’de bulunmuş ve günümüze kadar gelişerek gelmiştir. Günümüzde ise onlarca farklı amaç için kullanabileceğimiz çok sayıda kağıt çeşitliliği olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle iş dünyasının her geçen gün gelişmesi ile fotokopi kağıtları, ofis yaşantısının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Doğal olarak fotokopi kağıdı fiyatları da merak edilenler listesinin ilk sırasında yer alıyor.

İlk olarak ofislerde sıklıkla kullanılan fotokopi kağıdı markaları hayli fazla seçenek sunuyor. Elbette temelde ideal ve kaliteli bir fotokopi kağıdının sahip olması gereken özellikler var. Ancak markadan markaya, üründen ürüne bu özelliklerde ufak değişikler ortaya çıkabiliyor. Nitekim bu değişiklikler, fotokopi kağıdı fiyatları üzerinde belirleyici ilk kriteri oluşturuyor. Bununla birlikte net bir fiyattan bahsetmek pek mümkün değil. Neden mi? Çünkü artık geleneksel ticaret büyük bir hızla yerini online alışverişe bırakıyor. Sonuç olarak günümüzde çok sayıda online satış noktası ve pazaryeri mevcut. Bu durumda fiyatlar birbirine yakın da olsa çeşitli değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Peki, online satış noktaları arasındaki bu fiyat farkı neden oluyor?

Durumu şu şekilde daha net hale getirebiliriz: Online satış noktalarının her birisi farklı bir satış ve ödeme seçenekleri sunuyor. Bazı satış siteleri, toptan mantığını korurken bazıları vadeli ödeme ile işyerlerine maliyet açısından çeşitli avantajlar sunuyorlar. Bu da haliyle fotokopi kağıdı fiyatları üzerinde değişikliklerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

fotokopi kağıdı fiyatları Ofix

A3 Fotokopi Kağıdı Özellikleri ve Fiyat Aralıkları

Gerek kişisel gerek kurumsal ihtiyaçlarımız için çoğu zaman A4 fotokopi kağıdı kullanırız. Çoğu zaman ise standart yazıcılar A4 boyutuna uygun olarak üretilir. A3 fotokopi kağıtları ise daha ziyade teknik işlerde kullanılmaktadır. Boyutu A4’e göre daha büyüktür. 420 x 297 mm boyutundadır. Bu boyutlar Dünya genelinde ISO 216 standardı ile belirlenmiştir. Gerek profesyonel gerek amatör amaçlar doğrultusunda kullanıma uygundur.

Büyük tablo hazırlama, sunum, diyagram oluşturma, çizim yapma, tanıtım, mağaza afişleri, posterler gibi çok sayıda kullanım alanı vardır. A3 fotokopi kağıdı için baskı almak istiyorsanız öncellikle buna uygun bir yazıcı tercih ettiğinizden emin olmalısınız. 80 gramdan başlayarak farklı gramajları vardır. Kullanım amacınıza uygun kalınlıktaki A3’ü seçerek işinizi daha kolay hale getirebilirsiniz.

A3 fotokopi kağıdı fiyatı, genel olarak 500 yapraklı paketlerde ortalama 189 TL ile başlayarak artış gösterir. Farklı markaların değişen kalitelerine göre tüketiciye sunduğu fotokopi kağıdı fiyatları bu noktada değişmektedir. Dilerseniz 500×5 paket olarak da tedarik edebilirsiniz.

A4 Fotokopi Kağıdı Özellikleri ve Fiyat Aralıkları

A4 fotokopi kağıtları tam olarak A3’ün yarısıdır. 297×210 mm boyutundadır. Çoğunlukla 80 gr. olarak üretilir. Bu kapsamda çift taraflı baskı için uygundur. Günümüzde kişisel ya da kurumsal resmi işlemlerin tamamı A4 kağıtları ile yapılır. Bu bağlamda standart yazıcı ve fotokopi makinelerinin büyük bir kısmı A4 fotokopi kağıdına uyumlu olacak şekilde tasarlanmaktadır. Hayatımızın hemen hemen her alanında A4 fotokopi kağıdını kullanırız. Bununla birlikte özellikle okullar ve ofislerin vazgeçilmezleri arasındadır. Bu yüzden A4 kağıt koli, hayli fazla talep gören ürünlerin başında gelir. Ofis dostu fotokopi kağıtları olarak nitelendirebiliriz.

Bu beyaz kağıtlar; baskı ve fotokopi almaya uygundur. Pürüzsüz yapıları sayesinde makinede sıkışmaya neden olmaz. Elbette ürünün kalitesi de bunda büyük bir etkendir. Özellikle resmi işlemleriniz için mutlaka güvenilir markaların kaliteli ürünlerini tercih etmelisiniz. Bununla birlikte standart günlük ofis işleriniz, not tutma vb. amaçlar için orta kalitede bir ürün tercih edebilirsiniz. Bu noktalara dikkat ederek ofiste kağıt israfını önlemek çok daha kolay olur.

A4 kağıt 5’li paketler, çoğunlukla fotokopi ve baskı ihtiyacı olan ofisler için uygun bir üründür. Top kağıt fiyatları, bu noktada markadan markaya değişkenlik gösterir. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz üzere ürünün kalitesi, selüloz oranı, gramajı fiyatı etkileyen başlıca unsurlardır. 500 yaprak top kağıt fiyatları, 80 TL’den başlayarak artış gösterir.

fotokopi kağıdı özellikleri ve fiyatları

A5 Fotokopi Kağıdı Özellikleri ve Fiyat Aralıkları

210×148 mm boyutundaki A5 fotokopi kağıtları, A4’ün tam olarak yarısıdır. El ilanı, tebrik ve tanıtım kartı, broşürler çoğu zaman A5 kağıtlara basılır. Fotokopi makinesi, faks ve yazıcılarla uyumludur. Kolaylıkla baskı ve fotokopi alabilirsiniz. Kağıt israfını önlemek amacıyla çoğu zaman kimlik fotokopileri A5 kağıtlara çıkartılır. Bunun dışında günlük not tutma, çizim yapma gibi çok sayıda kullanım alanı vardır. Özellikle öğrenciler tarafından ders notlarını temize çekmek için kullanıldığını söyleyebiliriz. İşyerlerinde ve ofislerde de fatura, makbuz vb. çıktıları almak için kullanıma uygundur. Kaliteli A5 fotokopi kağıtları ile dosyama ve arşivlemede herhangi bir sorun yaşamazsınız. Çoğu zaman 80 gr. olarak üretilmektedir. 1000 yaprak A5 kağıtlarının piyasadaki ortalama fiyatı 104 TL civarındadır. Markasına ve kalitesine göre ürünün fiyatı değişkenlik gösterir.

Genel olarak fotokopi kağıdı fiyatları ve özellikleri bu şekildedir. A3, A4, A5 ve A6 en çok kullanılan kağıt boyutlarıdır. Elbette bunun dışında teknik kullanımlar ve özel amaçlar doğrultusunda farklı boyutlarda ve özelliklerde çok sayıda kağıt çeşidi olduğunun altını çizmeliyiz. Fotokopi kağıdı koli ya da tek top olarak satışa sunulmaktadır. Gerek kişisel gerek kurumsal işleriniz için kendinize uygun ürünleri kolayca temin edebilirsiniz.  

A6 Fotokopi Kağıdı Özellikleri ve Fiyat Aralıkları

105×148 mm boyutundaki A6 fotokopi kağıdı, çoğunlukla fotoğraf kağıdı olarak kullanılmaktadır. 120, 140, 160 şeklinde artan gramajlarla üretilir. Bu sayede istediğiniz kalınlıktaki kağıtlara baskı yapabilirsiniz. Fotoğraf dışında davetiye, tanıtım kartı vb. amaçlarla kullanıma da uygundur. A5 fotokopi kağıdının tam olarak yarısıdır. 50 yapraktan başlayarak 1000 yaprağa kadar farklı adetteki ürünleri bulabilirsiniz. 50 yaprak A6 fotokopi kağıdı fiyatları, ortalama 19 TL’den başlar. Alacağınız ürünün adedine ve gramajına göre bu fiyat artar.

Fotokopi Kağıdı En Ucuz ve Kaliteli Nereden Alınır?

Fotokopi kağıtlarına olan gereksinimimiz oldukça fazla. Eğitim hayatından itibaren hemen hemen her an bu ürünlere ihtiyaç duyuyoruz. Dilekçeler, cv’ler, istifalar, sözleşmeler, sunumlar, projeler ve daha sayamayacağımız pek çok kullanım amacına uygun olan bu ürünler, vazgeçilmezlerimiz arasında yer alıyor. Bu yüzden hem çalışma alanlarımızda hem de kişisel alanlarımızda daima yer açıyoruz bu ürünlere. Elbette satın alırken fotokopi kağıdı fiyatları ilk önceliklerimiz arasında yer alıyor. Ancak bu noktada önemli bir konunun altını çizmeliyiz. Fotokopi kağıdı satın almadan önce değerlendirdiğiniz ilk kriter kalitesi olmalıdır. Hangi işlem için kullanacağınıza bağlı olarak doğru kalitede bir ürün seçmek yaptığınız işin de başarını etkiler. Özellikle resmi işlemler, dosyama ve arşivlemede kullanacağınız kağıtlarda mutlaka güvenilir markalar ve kaliteli ürünler tercih etmelisiniz.

Fotokopi kağıdı fiyatları konusuna değindiğimize göre şimdi en avantajlı ödeme seçenekleri ile kaliteli ürünleri nereden alacağınıza değinebiliriz. Elbette günümüz internet çağı ve bir ürüne birçok farklı platformdan erişebiliyorsunuz. Önemli olan konu ise en avantajlı ve uygun olanını tespit edebilmektir.

Yılların verdiği tecrübe ve müşteri memnuniyeti ile Ofix bu konuda size en iyi hizmeti sunar. Ofis sarf malzemelerinizi güvenle temin edebileceğiniz güvenilir online satış noktanız olarak Ofix, arzu ettiğiniz kaliteyi ve ödeme kolaylıklarını sizlere sunuyor. Büyük, küçük ve orta ölçekli firmalar; arzu ettikleri kalitedeki fotokopi kağıtlarını vadeli ödeme seçeneklerimiz ile kolayca tedarik edebilirler.

Ofisler için kolaylık ve güvenilir online alışveriş sizi Ofix’te bekliyor. Fotokopi kağıdı fiyatları hakkında daha fazla bilgi edinmek için sitemizdeki ürünlerimizi inceleyebilirsiniz. Ayrıca OfixPlus üyesi olarak çeşitli kampanya ve indirimlerimizi de yakalayabilirsiniz.   

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler