Bizi Takip Edin

Lifestyle

Domino nasıl oynanır?

Yayınlandı

tarihinde

Domino oyunu hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofisimiz yalnızca işyerimiz değil, aynı zamanda da yaşam alanımız. Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimizde öğle paydosunda veya molalarda arkadaşlarımızla oynayacağımız basit ve eğlenceli oyunlar, hem keyifli vakit geçirmemizi sağlar, hem de zihnimizi açıp yaratıcılığımızı geliştirir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste keyifli vakit geçirmemizi sağlayan ve analitik düşüncemizi geliştirmemize yardımcı olan domino oyununu tanıtacağız.

Domino nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse domino, iki ya da en fazla dört kişi arasında tahta, fildişi, kart, pul veya domino taşı adı verilen küçük taşlarla oynanan bir masa oyunudur. Bu oyunda, sayı değerleri üzerindeki noktalarla belirtilen 28 taş kullanılır. Taşlardan her biri, enlemesine bir çizgiyle ikiye ayrılmıştır. Oyunda amaç, sayıları aynı olan taşları birbiriyle eşleştirerek dizmektir. Elindeki tüm taşları dizen oyuncu, domino diyerek oyunu bitirir. Oyun bittikten sonra yapılan puanlamada, oyuncuların ellerinde kalan taşların sayı değeri ceza puanı olarak hanelerine eklenir.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte domino oynamak için bilgisayarlar veya çeşitli oyun platformlarından yararlanmak mümkün olsa da bu ortamlarda gerçek bir rakiple oynamanın heyecanını bulmak biraz güç. Bu oyun eskiden kahvehanelerde sıkça oynanırdı. Günümüzde pek çok Avrupa ülkesinde ve Güney Amerika’da kahvehanelerde oynanmaya devam ediyor. Bu oyunu siz de ofiste arkadaşlarınızla oynayarak keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Domino oyunu nasıl ortaya çıktı?

Domino oyununun kökeni hakkında farklı kaynaklarda farklı bilgilere rastlamak mümkün. Bunun en önemli nedeni, benzer oyunların farklı coğrafyalarda farklı tarih kesitlerinde oynanmış olması ve birbirlerinden bir şekilde etkilenerek gelişmesidir. Nitekim, kimi kaynaklarda domino oyununun ilk olarak 3. yüzyılda, kimi kaynaklarda ise 12. yüzyılda Çin’de oynanmaya başlandığı belirtilmekte. Fakat, Çin’de oynanan dominonun taşlarında boş kısımlar, yani 0 değeri yoktu. Taşların üzerindeki noktalar, bir çift zarla yapılabilecek olası atışlara denk düşecek şekilde işaretlenmişti.

Bugün oynandığı şekliyle dominonun 18. yüzyılda İtalya’da ortaya çıktığı şeklinde genel bir kabul var. İtalya’da bir salon oyunu olarak oynanan dominonun önce Fransa’ya, sonra da Fransız mahkumlar aracılığıyla İngiltere ve Kuzey Amerika’ya geçtiği sanılıyor. Bununla birlikte, Kuzey Amerika yerlileri arasında oynanan ve taş sayısı 150’yi bulan benzer bir oyunun olduğu da bilinmekte. İtalyanların dominosunun Amerika’da bu oyundan etkilenerek farklı şekillerde oynandığı düşünülüyor.

Oyuna domino isminin verilmesinin ise ilginç bir hikayesi var. İtalyancada “kukuletalı ruhban cübbesi” anlamına gelen domino sözcüğünün bu oyuna ismini vermesi, oyunda kullanılan kara taşların festivallerde giyilen ve yalnızca gözlerin görünmesine izin veren cübbelere benzetilmesinden kaynaklanıyor. Bu giysiler günümüzde de kış aylarında kilise korolarında kullanılmakta.

Domino taşlarının özellikleri nelerdir?

Normal bir takım domino taşlarının üzerinde 1’den 6’ya kadar sayı değeri belirten noktalar bulunmakta. Çizginin her iki tarafını gösterecek biçimde bu sayılar 6-6, 6-5, 6-4, 6-3, 6-2, 6-1, 6-0, 5-5, 5-4, 5-3, 5-2, 5-1, 5-0, 4-4, 4-3, 4-2, 4-1, 4-0, 3-3, 3-2, 3-1, 3-0, 2-2, 2-1, 2-0, 1-1, 1-0 ve 0-0 şeklindedir. Bununla birlikte, bazı takımlarda sayı dizileri 9-9, hatta 12-12’ye kadar çıkmakta.

Dominoda bir uç sayısı ortak olan taşlar bir dizi oluşturur ve çiftler yalnızca bir dizide, diğerleri ise iki ayrı dizide yer alır. Taş üzerindeki boş kısımlar 0’ı temsil eder. Oyunda 6 taşın bir kısmında hiçbir nokta bulunmaz. Oyundaki en büyük taş, iki tarafında da 6 nokta bulunan taştır. Üzerinde daha fazla nokta bulunan taşlara ağır taşlar, diğerlerine hafif taşlar denir.

Domino nasıl oynanır?

Domino oyunu dünya genelinde oynanan bir oyun olduğu için, bazı ülkelerde zaman içinde farklı oynama şekilleri ortaya çıkmış. Nitekim dominonun vist, muggins, matador ve aznif gibi farklı oynama şekilleri mevcut. Fakat, dominonun bazı değişmez kuralları da var. Biz burada domino oyununu tanıtırken, bu oyunun en yaygın oynama şeklini esas alacağız.

Oyuna başlarken, tüm taşlar numaralı kısımları alta gelecek şekilde yüzleri kapalı olarak masaya konur ve karıştırılır. Banka denilen kısma tüm taşlar yerleştirilir ve her oyuncu sırayla bir taş çeker. En yüksek taşı çeken oyuncu, başlama hakkı kazanır. Taşların yeniden karıştırılmasının ardından her oyuncu, bankadan sırayla ikişer veya üçer taş çekerek eline toplam 7 taş alır. Başlama hakkına sahip olan oyuncu, elindeki en yüksek çift taşı veya varsa ayaz taşını ya da istediği herhangi bir taşı masaya koyarak oyunu başlatır. Oyun başlangıcında ilk konan taş, masaya dik şekilde konur.

Oyunun başlamasıyla birlikte her oyuncu, yerdeki taşın uç sayılarından biriyle eşleşen bir taş koymaya başlar. Örneğin, oyunun başlangıç taşı 5-4 ise sıradaki oyuncu ya 5 ya da 4 uç sayısıyla oyunu devam ettirmelidir. Oyunda eşit uçlar yan yana dizilir, tek taşlar masaya paralel, çift taşlar ise dik şekilde konur. Elinde masadakiyle eşleşen bir taş olmayan oyuncu, uygun taşı buluncaya kadar bankadan taş çeker.

Domino oyununda puanlama nasıl yapılır?

Elindeki tüm taşları bitiren oyuncu, domino diyerek oyunu bitirir. Eğer oynayacak herhangi bir hamle kalmamışsa oyun kendiliğinden de bitebilir. Oyun bittikten sonra puanlamaya geçilir. Oyuncuların ellerinde kalan taşların üzerindeki tüm noktaların sayı değeri ceza puanı olarak hesaplanır ve hanelerine eklenir. 

Örneğin, 3-2 taşının ceza puanı 5’tir. Ayaz taşı olarak da adlandırılan 0-0 taşının ceza puanı ise 20’dir. Oyunun hangi ceza puanında biteceğini önceden belirleyebilirsiniz. Söz gelişi, oyun başlangıcında oyunun 100 veya 150 puanda bitmesine karar vermişseniz, bu puanı kim önce doldurursa yenilmiş olacaktır.

Domino oynarken nelere dikkat etmek gerekir?

Dominoda en önemli şey, rakibin taşlarını takip etmektir. Normal bir domino takımında her sayıdan toplam 7 adet vardır. Eğer taşları doğru bir şekilde takip ederseniz, rakibinizin önünü kesip bankadan taş çekmesini sağlayabilirsiniz. Uygun taşı bulana kadar bankadan taş çekecek olan rakibiniz, oyun bitiminde yüksek bir ceza puanı alacaktır. Oyunun en güzel tarafı ise rakiplerin analitik düşünce gücü ve strateji kurma yetenekleri hakkında doğru bir kanaat geliştirme fırsatı sunmasıdır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
6 Yorum

1 Yorum

  1. Yusuf

    23 Mart 2019 saat 07:56

    Selam

  2. Yasin

    5 Ağustos 2019 saat 10:16

    Domino gerçekten eğlenceli bir oyun, faydalı bilgiler için teşekkürler

  3. Göcek

    31 Mart 2020 saat 04:46

    Domino oyunu hakkında güzel bir çalma olmuş teşekkürler.

  4. Arda

    25 Nisan 2020 saat 18:06

    Güzel

  5. lighttours

    16 Mayıs 2020 saat 17:35

    good

  6. serhan

    28 Haziran 2020 saat 12:57

    domino zeka acan aynı zamanda 2 el sonra kı hamleyi düşünmenize sebebiyet veren beynı devamlı çalıştıran sıkı bir oyun ..

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler