Bizi Takip Edin

Lifestyle

Mandalayı hiç denediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

Mandala hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Hayatın karmaşası içinde zihninizi belli bir noktaya odaklamak, yaptığınız işe yoğunlaşmak konusunda kendinizi geliştirmek ister misiniz? Alışılmış kalıpların dışına çıkıp yaratıcılığınızı geliştirmek, düşünce ufkunuzu genişletmek ister misiniz? Evde veya ofiste boş zamanlarınızda hem el becerilerinizi geliştirmek, hem de zihninizi rahatlatmak, keyifli ve yaratıcı bir hobi edinmek ister misiniz? Bu sorulara cevaplarınız evetse, mandalayı mutlaka denemelisiniz. Uzakdoğu kökenli bir el sanatı olan mandala, boş zamanlarınıza renk ve anlam katabilir. Mandala resmi boyayarak içinizdeki negatif enerjiden kurtulabilir, hayata daha pozitif bakabilirsiniz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, mandala sanatı hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Boş zamanlarınız için keyifli bir hobi arıyorsanız, mandalayı değerlendirmek için gerekli bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Mandala nedir?

Mandala sözcüğü, Sanskritçede “enerji” anlamına gelen manda sözcüğü ile “kap” anlamına gelen la sözcüklerinden oluşan bileşik bir sözcük. “Enerji kabı” veya “enerjiyi tutan/saklayan kap” anlamına gelen mandala, Uzakdoğu kökenli özel bir çizim ve renklendirme sanatı olarak tanımlanabilir. Bu sanatın esas vurgusu, evrenin sonsuzluğu ile insanın özü arasındaki ilişki üzerine. Uzakdoğu’nun en köklü felsefe akımlarıyla iç içe geçen mandala sanatı esasen, insanın özünde sonsuz bir varlık olduğunu ve evrenin sonsuzluğunu kendi içinde bulmasını anlatmakta. Bu yönüyle mandala, yalnızca bilinç düzeyinde değil, aynı zamanda bilinçaltı düzeyinde de önemli bir sanattır. Öyle ki, psikolojide mandala Jung tarafından bilinçaltını dışa yansıtan bir etkinlik olarak değerlendirilmiştir. İnsanı bilincin sınırlarından çıkararak bilinçaltının sonsuz dünyalarına sürükleyen mandalanın terapi amaçlı kullanımı öteden beri oldukça yaygındır. 

Mandala nasıl ortaya çıktı?

Mandalanın doğuşu hakkında kimi araştırmacılar, 40 bin yıl öncesinden bahsetmekte. Bu araştırmacılara göre ilk mandalalar, Hindistan’daki mağaralara çizildi. Bu görüşü savunanlara göre mandala, Hinduizm ve Budizmden bile önce Hindistan’da bilinmekte ve uygulanmaktaydı. Ne var ki, bu tür çizimleri farklı tarihlerde farklı kültürlerde de görebiliriz. Ve tüm bunları mandalayla ilişkilendirmek oldukça güçtür. Nitekim mandalada form, içerikten bağımsız bir değer taşır ve yarattığı meditatif etkiler bakımından güzel ve değerli kabul edilir. Mandala resimleri belirli bir içeriğe sahip olmakla birlikte, yalnızca içeriğe bağlı bir değerlendirmenin konusu olamaz. Mandalanın gelişiminde Hinduizm ve Budizm, en önemli dönüm noktalarını ifade eder. Bu sanat ilk defa Uzakdoğu’da ortaya çıkarken Uzakdoğu dinleriyle birlikte gelişti, içerik ve çeşitlilik kazandı. 

Bizim kültürümüzde örneğin, geleneksel el sanatlarımız içinde yer alan tezhip, çinicilik veya kalem işleme gibi el sanatlarını mandalayla ilişkilendirmemiz çok güçtür. Çünkü bu sanatlarda içerik, formdan çok daha ön plandadır ve el becerisi, içerikte verilmek istenen mesajı güçlendirdiği oranda güzel ve değerli kabul edilir. Oysa mandalada kullanılan formlar, Hinduizmde Siva ve Sakti‘nin kozmik dansından izler taşır. Budizmde ise Buda‘nın diyarını ve vizyonunu yansıtan daha mistik ve metafizik anlamlar kazanır. Mandala Tibet ve çevresinde bir tür ibadet olarak değerlendirilir. Tapınakların olmazsa olmazları arasında mantra mandala vardır. Mandala kalachakra ile Buda‘nın yolu özümsenmeye çalışılır. Uzakdoğu’da gerçekleştirilen mandalada formlar, içerikten bağımsız olarak değerlidir. Bu formların insanın arınmasına, özündeki sonsuzluğu açığa çıkartmasına katkı sağladığına inanılır. 

Uzakdoğu’da mandalanın nasıl bir önemi vardır?

Uzakdoğu’da köklü bir geçmişi olan mandala sanatı, esas anlamını Hinduizm ve Budizmle kazandı. Nitekim Budistler, olumsuz duygu ve düşüncelerini aktardıkları mandalaları yakıp küllerini savurarak şifa bulduklarına inandılar. Özellikle mandala ohm çalışmaları, mandalanın meditatif etkilerini en yoğun şekilde hissettikleri çalışmalardır. Maya mandala olarak bilinen çalışmalar, kişinin evreni yöneten yaratıcı akılla bir olma arzusunu yansıtır. Mandala sanscrito çalışmaları ise evrendeki döngünün sembolik ifadesidir. Hinduizm ve Budizmin yanı sıra Caynizm ve Sihizm gibi Uzakdoğu öğretilerinde de mandalanın çok büyük bir yeri var. Zaman içinde mandala, farklı akımlarla gelişip güçlendi ve estetik bakımdan oldukça zengin bir çeşitlilik kazandı. Batı dillerinde oriental mandala olarak bilinen formlar, başta kitap süsleme olmak üzere pek çok alanda kullanıldı. Mandalada kullanılan formlar arttıkça, mandalanın yarattığı meditatif etkiler de farklı boyutlar kazandı.

Mandala türleri nelerdir?

Mandala türlerini genel olarak, mistik mandala ve geometrik mandala olmak üzere iki başlık altında sınıflandırmak mümkün. Mistik mandalada kullanılan formlar, doğrudan doğruya Uzakdoğu kökenli inanç ve düşünce akımlarını yansıtmakta. Mistik yönü güçlü ve manevi bakımdan anlamlı bu formlarla insanın özündeki sonsuzluk duygusu açığa çıkartılarak evrenle bütünleşmesi sağlanmak istenir. İçe bakış yönteminin kullanıldığı bu türde pek çok kültürel kod ve mesaj, farklı formlar üzerinden işlenir. Renk seçiminde de yine kültürel kodlar ön plandadır. Bu kategoride örneğin mandala avalokiteshvara hem formları, hem de renk seçimiyle zengin bir kültürel kodlamaya sahiptir. Hindistan ve Tibet’te mandalanın bu türü, kağıt yüzeylerin yanı sıra kum, taş, kumaş gibi farklı yüzeylerde de uygulanmakta. Uzakdoğu tapınaklarının hemen hepsinde mistik mandalanın çeşitli formlarını görmek mümkün. 

Geometrik mandala ise herhangi bir kültürel kod veya manevi mesaj içermeksizin geometrik formların kullanıldığı mandala türüdür. Mistik mandaladan farklı olarak geometrik mandalada içerik, çok daha geniş bir tema çeşitliliğine sahiptir. Günümüzde mandalanın en fazla bilinen ve rağbet gören çeşidi de geometrik mandaladır. “Kolay mandala” olarak da bilinen geometrik mandalada kullanılan formlara ilişkin kesin bir kural olmamakla birlikte, dış yüzeylerde dairesel formların kullanılması sık rastlanan bir durumdur. En zor mandala boyama çalışmalarında geometrik formların giriftliği çok daha yüksektir. Formların renklendirilmesine ilişkin olarak da kesin bir kural olmamakla birlikte merkezden başlayıp en dış daireye gelmek şeklinde yaygın bir eğilimden bahsedilebilir. Zor mandala boyama etkinliklerinde özellikle bu yöntem, estetik yönden daha başarılı sonuçlar vermektedir. 

Mandala çalışması nedir? 

Mandala çalışması kişinin bedenen ve ruhen dinlenmesini, bunu yaparken zihnini belli bir nokta üzerinde yoğunlaştırma konusunda doğal becerilerini geliştirmesini sağlayan çalışmalardır. Mandalanın hem mistik, hem de geometrik türü, bu sanatla uğraşan kişilerde içe bakış yöntemini geliştirmeye ve ruh dinginliğini sağlamaya yardımcı olur. Mandalanın her iki türünde de formları adım adım çizen ve renklendiren kişi, hayatın karmaşasından uzaklaşarak tüm enerjisini belli bir nokta üzerine yoğunlaştırmak konusunda güzel ve anlamlı bir deneyim yaşar. Mandala resmi boyama sırasında çok küçük ve birbirinden farklı formlar, kişiye evrenin sonsuzluğunu düşündürür ve zihnini meşgul eden sorunların bu sonsuzluk içinde kaybolmasını sağlar. Mandala terapi nedir, diye merak ediyorsanız cevap tam da bu noktayla ilgili. Mandalanın terapi etkisiyle kişi, kendi zihin dünyasında sonsuzu hisseder, kendisinde sorun yaratan unsurlara farklı bir gözle bakar. 

Mandala yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Mandala çalışmaları çizim ve renklendirme olmak üzere iki aşamadan oluşur. Mandalanın çizim aşaması yalnızca elle yapılabileceği gibi, ölçü ve çizim aletleri kullanılarak da yapılabilir. Çizim aşamasında tercihe göre basit formlar kullanılabileceği gibi, daha girift formlar da tercih edilebilir. Basit formlar için tek bir çizim aracı yeterli olabilir. Daha girift formlar içinse cetvel, pergel, gönye, iletki gibi ölçü ve çizim aletlerinden yararlanabilirsiniz. Çizim aşamasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yüzey ve malzeme seçimidir. Tercihe göre kağıt, tuval, taş, ahşap veya seramik yüzeyleri mandala için değerlendirebilirsiniz. Çizim aracı olarak genellikle kalem tercih edilse de fırça, kuru boya veya pastel boya gibi resim malzemeleri de kullanılabilir. 

Çizim için belirleyeceğiniz yüzeyin niteliği, renklendirme için kullanacağınız malzemelerin niteliğini doğrudan etkileyecektir. Mandala boyama için en çok tercih edilen kağıt yüzeylerde çizim için renkli keçe uçlu kalemler, renklendirme içinse renkli kuru, pastel ve sulu boyalar ya da fosforlu kalemler kullanılabilir. Yüzeylerde parlak bir görünüm elde etmek istiyorsanız yağ bazlı boyalar iyi bir seçim olabilir. Diğer yüzeylerde çizim ve renklendirmeler için de uygun malzemeler seçmelisiniz. Örneğin, tuval üzerine mandala yapmak ve yağlı boya kullanmak istiyorsanız, küçük yüzeylerde ince samur fırçalar kullanmalısınız. Tuval üzerinde fırça geçişleri görmek istemiyorsanız, sert uçlu sentetik fırçalar yerine yumuşak uçlu fırçaları tercih etmelisiniz. Mandala boyama için taş yüzeyleri kullanmak istiyorsanız, renkli akrilik boyalar, taş boyaları veya asetat kalemler doğru bir seçim olabilir.

Mandala yaparken kendi desenlerinizi kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi, daha önce hazırlanmış desenleri veya desen kitaplarını da kullanabilirsiniz. Desen kitabından mandala boyamak istiyorsanız, kitap sayfalarının ince olmamasına ve seçtiğiniz boya malzemeleri için yeterince dayanıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Renklendirme sırasında ayrıca, desenleri merkezden başlayarak ve belli bir sıra düzeni içinde en dış daireye doğru boyamalısınız. Renk seçimi konusunda ise kesin bir kural olmamakla birlikte, desenlerin formuna göre veya içinde bulunduğunuz ruh halini yansıtan renkleri tercih edebilirsiniz. El becerileriniz geliştikçe, farklı yüzeylere dekoratif mandalalar yapabilir, yaşadığınız ortamlara renk katabilirsiniz. Görsel ve düşünsel açıdan insanı geliştiren bu sanatı, duygu ve düşüncelerinizi insanlara iletmek için bir iletişim kanalı olarak da değerlendirebilirsiniz. 

Mandalanın faydaları nelerdir?

Mandalanın en önemli faydası, zihni belli bir noktaya odaklamak ve yaptığımız işlere yoğunlaşmak konusunda kendimizi geliştirmemize katkı sağlamasıdır. Mandala ayrıca, alışılmış kalıpların dışına çıkıp yaratıcılığımızı ve düşünce ufkumuzu geliştirmek için de pek çok olanak sunmakta. Evde veya ofiste boş zamanlarınızda yapacağınız mandalalarla zihninizi rahatlatabilir, el becerilerinizi geliştirebilir, keyifli vakit geçirebilirsiniz. Dahası, bir mandalanın konusu tek bir formda değil, mandalanın bütününde açığa çıkar. İyi bir mandalada, parça ile bütün arasında mükemmel bir uyum vardır. Bu uyumu yakalamak için görsel zeka ve analitik düşüncenin iyi bir sentezini gerektiren mandala, isteklerimize ulaşmak için sabırlı olmak ve emek sarf etmek konusunda da yol gösterici olabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler