Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Çizim Malzemeleri

Yayınlandı

tarihinde

Çizim malzemeleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Çizim işleriyle ilgili bir mesleğiniz varsa, kullandığınız malzemeleri seçerken bazı konulara dikkat etmelisiniz. Gerekli niteliklere sahip olmayan çizim malzemeleriyle istediğiniz sonuçları almanız zorlaşır. Gerekli niteliklere sahip çizim malzemeleri ile yaptığınız çizimlerde ise daha yüksek bir başarı yakalayabilirsiniz. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofislerin son 1 yıl içinde sitemiz üzerinden en çok sipariş verdiği 10 çizim malzemesini kısaca tanıtacağız. 

Faber-Castell Ecco Pigment Çizim Kalemi

Listemizin ilk sırasında, Faber-Castell Ecco Pigment çizim kalemi var. 0.1 mm uç kalınlığına sahip bu ürünler uzun ve metal bir uca sahip. Ergonomik tutuş özelliği sayesinde teknik çizimin yanı sıra eskiz ve yazı çalışmalarında da rahatlıkla kullanılabilen bu ürünlerin siyah pigmentli mürekkebi su geçirmiyor ve ışığa dayanıklı. Teknik çizimlerde sıkça kullanılan cetveller ve şablonlar için uygun özelliklere sahip bu ürünlerdeki pratik metal klips, kalemi kaybetme korkusu olmadan taşımanızı sağlıyor. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Alex Schoeller President Aydınger Kağıdı 90/95 g/m² A4 250 Adet

Ofis dostu çizim malzemeleri listemizin ikinci sırasında, Alex Schoeller President Aydınger kağıdı 90/95 g/m² A4 250 adet var. Isıya dayanıklı olduğu için lazer yazıcı ve fotokopi makinelerinde yüksek baskı kapasitesi sunan bu ürünler, ofislerde hem tonerden, hem de zamandan tasarruf fırsatı sunuyor. Elle yapılan çizimlerde de başarılı sonuçlar veren bu ürünler, teknik çizim çalışmalarından istenilen verimin alınmasına katkı sağlıyor. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Alex Schoeller Rulo Aydınger Kağıdı 90/95 g/m² 110 cm x 20 m

Listemizin üçüncü sırasında, Alex Schoeller rulo Aydınger kağıdı 90/95 g/m² 110 cm x 20 m var. Parlak yüzeyli, her çeşit yağdan arı, açık gri mat renkteki bu ürünler, tümüyle beyazlatılmış kimyasal selülozdan üretilmekte. Teknik çizim çalışmalarınızda kurşun kalem veya çini mürekkebiyle rahatlıkla kullanabileceğiniz bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Alex Schoeller Rulo Eskiz Kağıdı 50/55 g/m² 33 cm x 20 m

Ofis dostu çizim malzemeleri listemizin dördüncü sırasında, Alex Schoeller rulo eskiz kağıdı 50/55 g/m² 33 cm x 20 m var. Parlak ve yarı saydam, beyazlatılmış selülozdan üretilen bu ürünler de yine, teknik çizim çalışmalarında kurşun kalem veya çini mürekkebiyle rahatlıkla kullanılabilir. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Rotring 600 Versatil Kalem

Listemizin beşinci sırasında, Rotring 600 versatil kalem var. 0.7 mm uç kalınlığına sahip bu ürünlerin gövdesi, yüksek performanslar için özel olarak tasarlanmış. Gövdenin altıgen olması, kalemin çizim masası üzerinden kaymasını önlüyor. Büyük hassasiyet gerektiren çizimleriniz için rahatlıkla kullanabileceğiniz bu kalemlerin gövdesindeki uç sertliği göstergesi, aradığınız kalemi kolayca bulmanızı sağlıyor. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Rotring Rapid Pro Versatil Kalem

Ofis dostu çizim malzemeleri listemizin altıncı sırasında, Rotring Rapid Pro versatil kalem var. 0.5 mm uç kalınlığına sahip bu ürünlerin altıgen gövdesi som metal. Teknik çizim ve eskiz çalışmalarınızda profesyonel bir yardımcı olarak kullanabileceğiniz bu ürünler, ergonomik tutuş özellikleri sayesinde performansınızı arttıracak ve çizim masalarınızda çok şık duracaktır. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Panda 800 Çizim Masası

Listemizin yedinci sırasında, Panda 800 çizim masası var. 70 x 100 cm ölçüsünde ve ayarlanabilir ayak pabuçları sayesinde zeminde denge sağlama olanağı sunan bu ürünlerin tablası 18 mm kalınlığında mat suntalam. Tabla kenarları 2 mm kalınlığında açık yeşil renk pvc ile dönülmüş bu ürünler, istenilen açıda sabitlenebilen çelik mil üzerine monte edildiği için ergonomik kullanım imkanı sağlıyor. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Kraf 500G Çelik Cetvel

Ofis dostu çizim malzemeleri listemizin sekizinci sırasında, Kraf 500G çelik cetvel var. 100 cm uzunluğundaki bu ürünler kaliteli çelikten üretilmiş olup kırılmaya karşı dayanıklı. Kullanışlı boyutuyla taşıma kolaylığı sağlayan bu ürünleri çizim çalışmalarınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Hatas 1010 Tekniker T Cetvel

Listemizin dokuzuncu sırasında, Hatas 1010 Tekniker T cetvel var. 75 cm uzunluğundaki bu ürünler kaliteli plastikten üretilmekte. Teknik çizim çalışmalarında en sık kullanılan ürünlerden biri olan T cetvelleri, dikey ve yatay çizimlerde koordinatları belirlemede büyük kolaylık sağlıyor. Türk markası Hatas‘ın en çok tercih edilen ürünlerinden biri olan bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Panda 910 Işıklı Çizim Masası

Ofis dostu çizim malzemeleri listemizin onuncu sırasında, Panda 910 ışıklı çizim masası var. 50 x 70 cm ölçüsündeki bu ürünler özel taşıma çantasına sahip. Hassas çizim ve kopyalama yapmayı kolaylaştıran bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler