Bizi Takip Edin

Lifestyle

Taşıma kolisinin kalitesi nasıl anlaşılır?

Yayınlandı

tarihinde

Taşıma kolisinin kalitesi hakkında püf noktaları Ofix Blog'da...

Hayatımızın birçok kesitinde taşıma kolilerine ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle taşınma sırasında koliler çeşitli bakımlardan pratik çözümler sunuyor. İşyerlerinde ve evlerde eşya taşımayı güvenilir hale getiren taşıma kolileri, ürün gönderimlerinin de en önemli bileşenlerinden biridir. Hangi sektörde ne tür bir satış yaparsanız yapın, ürünlerinizi güvenilir şekilde göndermek için taşıma kolileri kullanmanız gerekir. Piyasada farklı kullanım amaçlarına uygun şekilde üretimi gerçekleşen koli çeşitleri mevcut. Koli çeşitleri arasındaki en önemli farklardan biri ebat farkıdır. Nitekim kullanacağınız kolinin ebadı ihtiyaçlarınıza uygun olmalı. Ancak bunun kadar önemli bir diğer fark da kalite farkıdır. İhtiyaçlarınızın altında kalite standartlarına sahip taşıma kolilerinin ürün gönderimi veya eşya taşıma işlerinizde hayal kırıklığı yaratması mümkün. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, taşıma kolisinin kalitesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Taşıma kolilerindeki kalite özellikleri hakkında ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Böylelikle ihtiyaçlarınıza en uygun kalitedeki taşıma kolilerini bilinçli şekilde sipariş verebilirsiniz. 

Taşıma kolisinin kalitesi niçin önemlidir?

Taşımacılık alanında dikkat edilmesi gereken konulardan biri şüphesiz ki koli kalitesidir. Nitekim taşıma kolisi alırken ihtiyaçlarınıza uygun kalite standartlarına mutlaka dikkat etmelisiniz. Aksi durumda gönderileriniz adresine güvenli şekilde ulaşmaz. Bir yerden bir yere herhangi bir ürün veya eşya taşırken koli hazırlamak aslında basit bir iştir. Şu şartla ki, uygun kalitede koli seçmek ve paketlemeyi de doğru şekilde yapmak gerekir. Taşımacılık alanında ortaya çıkan kayıpların büyük bir bölümü, kalitesiz koli kullanımıyla ilgilidir. Seçtiğiniz koli taşıdığınız ürüne karşı etkin bir koruma sağlamıyorsa kalite standartları yetersiz demektir. Bununla birlikte, gerçekte çok az kullanıcı koli almadan önce kalite standartlarına dikkat eder. Bu nedenle çeşitli kayıplarla karşılaşma ihtimalleri artar. Söz konusu olan eğer hassas eşyalarsa, uygun kalite standartlarına sahip olmayan taşıma kolileri maddi kayıpları arttırır. Eşyaların manevi değeri de yüksekse kullanıcının uğrayacağı kayıplar artacaktır. Üretici ve satıcı firmalar da ürün göndermeden önce kullanacakları kolilerin kalite standartlarından emin olmalıdır. 

Evlerde ve işyerlerinde eşya taşımak için çoğu zaman market kolileri kullanılmakta. Taşınma işleri genellikle son güne bırakıldığı için marketten bulunan tüm koliler bir şekilde kullanılabiliyor. Koliler daha çok ebat farkına göre sınıflandırılıyor. Hassas eşyalar için ise mukavva kalınlığı fazla olan koliler ön plana çıkıyor. Gerçekte çok az kullanıcı, taşıma kolisinin kalitesi hakkında bir bilgi veya fikir sahibidir. Eline aldığı kolinin kalitesini düşük bulması durumunda çevresini koli bandı ile sağlamlaştırmaya çalışmak bu bağlamda en yaygın davranıştır. Oysa bazı durumlarda bu tür sağlamlaştırma işleri yetersiz kalır. Hatta çevresini balonlu naylon veya streç filmle sarmak bile bazen fayda sağlamaz. Söz konusu eğer müşteriye ürün gönderimiyse bu yöntemler zaten hiç uygun değildir. Ürün gönderimi yapmadan önce üretici veya satıcı firmanın taşıma kolisinin kalite standartları hakkında bilgi sahibi olması çok önemlidir. Diğer taraftan, ihtiyaçların üzerindeki kalite standartlarına sahip taşıma kolileri de işletme giderleri üzerinde gereksiz bir yük oluşturur. 

Taşıma kolisinin kalitesini belirleyen unsurlar nelerdir?

Söz konusu kalite olunca kaliteyi belirleyen birçok unsurdan bahsetmek mümkün. Bu unsurlar içinde bazıları taşıma kolisinin kalitesini doğrudan etkilemekte. Diğer birtakım unsurlar ise dolaylı yoldan etki gösterir. Ürün gönderimi yapan tüm firmalar, “Koli kalitesi nasıl anlaşılır?” sorusunun cevabını öğrenmek ister. Çünkü koli kalitesi, taşıma işlerinin güvenli şekilde sonuçlanması için kritik bir öneme sahiptir. Taşıma kolisinin kalitesi her şeyden önce üretimde kullanılan mukavvanın yapısıyla ilgilidir. Nitekim taşıma kolisinde tek veya çift oluklu mukavva kullanılabilir. Buna bağlı olarak koli kalitesi ciddi ölçüde değişir. Genel olarak baktığımızda çift oluklu mukavvalar daha yüksek kalite standartlarına sahiptir. Bunlardan üretimi gerçekleşen taşıma kolisi çeşitleri ağır eşya taşımacılığı için daha uygundur. Ev taşıma kolisi için bazı durumlarda tek oluklu mukavva da yeterli olur. Diğer taraftan, oluklarda kullanılan kağıdın türü ve gramajı da kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıca kolinin presleme ve birleştirme süreci de taşıma kolisinin kalitesi hakkında önemli sonuçlar doğurur. 

Mukavva Yapısı

Taşıma kolisinin kalitesi içinde ilk ve en önemli nokta mukavva yapısıdır. Nitekim koli yapımında kullanılan mukavvanın oluk yapısı kalitesini doğrudan etkiler. Oluklu mukavvada tek veya çift oluk vardır. Çift oluklu mukavvalar tek oluklu mukavvalara oranla daha yüksek bir kalite standardına sahiptir. Bu bağlamda olukların büyüklüğü de önemlidir. Çünkü oluk büyüklüğü değiştikçe taşıma kolisinin kalitesi değişir. Birim alana düşen oluk miktarı bu bağlamda önemli bir ölçüdür. Kolinin taşıma kapasitesi de olukların yoğunluğuna göre değişir. Ayrıca taşıma kolisinin kalitesi bakımından oluk mesafesi de yine önemli bir unsurdur. Çünkü kolide kullanılan mukavvanın direnci oluk mesafesine göre değişir. Koliye koyacağınız ürünün ağırlığına uygun bir taşıma kolisi seçerken bu noktalara dikkat etmeniz lazım. Taşınmak için koli arıyorsanız her bulduğunuz market kolisini kullanma kolaycılığına kaçmamalısınız. Çünkü taşıma kolisinin kalitesi yetersizse eşyalarınız taşıma işlerinden ciddi derecede zarar görebilir. Ev taşıma kolisi bağlamında tek oluklu mukavvalar hassas eşyalar için yetersiz kalır. 

Tek oluklu kolilerde temelde üç farklı kalite standardı vardır. Bunlar mikro, ince ve iri şeklinde ifade edilir. Nitekim tek oluklu mukavvalarda mikro kalite E dalga ile sabitlenmiştir. Oluklu mukavvalarda dalga tipleri 6 farklı grupta incelenir. Bu gruplar A, B, C, D, E ve F harfleriyle ifade edilir. Kolinin boyutu ne olursa olsun oluklu mukavvanın dalga şekli bu harflerle gösterilir. Taşıma kolisinin kalitesi bağlamında tek oluklu kolilerde ince kalite B dalgaya karşılık gelir. İri kalite C dalgayı ifade eder. Diğer taraftan, çift oluklu kolilerde mikro dopel ve dopel koli şeklinde iki farklı kalite standardı vardır. Bunlardan mikro dopel kalite standardı, tek oluklu mukavvalardaki E ve B dalga kalitesinin birleşmesiyle oluşur. Yani mikro dopel kalite standardı EB dalgaya karşılık gelir. Dopel kolide ise tek oluklu mukavvalardaki B ve C dalga kalitesinin birleşimi vardır. Dolayısıyla BC dalgası dopel kolinin kalite standardını ifade eder. 

Kağıdın Türü ve Gramajı

Taşıma kolisinin kalitesini etkileyen unsurlardan bir diğeri de kağıdın türü ve gramajıdır. Taşıma kolisi çeşitlerinde oluklar için saman kağıdı yaygın bir tercihtir. Ancak yüksek kalitede oluklu mukavvalarda büyük ölçüde selüloz ve bakır lifler mevcuttur. Özellikle beyaz eşya taşımasında bu tür taşıma kolileri yaygındır. Taşınırken ev toplama teknikleri içinde bu tür eşyaları kaliteli kolilerle taşımak gerektiğinin farkında olmalısınız. Dolayısıyla taşınma kolisi seti almadan önce bu noktaya mutlaka dikkat edin. Ürün gönderiminde kullanılan kaliteli kolilerin ön yüzünde liner kağıt vardır. Fakat iç kısımlarında genellikle fluting veya kraft kağıt bulunur. Tüm kağıt türleri içinde kraft kağıt en dayanıklı kağıt çeşitlerinden biridir. Taşıma kolisinin kalitesi bağlamında kraft malzemeden üretilen taşıma kolileri daha dayanıklıdır. Dayanıklı eşya taşıma kolisi arıyorsanız kraft kalite sizin için daha uygundur. Üstelik kraft koliler fiziksel etkilerin yanı sıra neme karşı da daha dayanıklıdır. Özellikle soğuk hava depoları için kraft koliler iyi bir seçimdir. 

Diğer taraftan, kağıt türünün yanı sıra kağıt gramajı da taşıma kolisinin kalitesi konusunda belirleyici bir unsurdur. Gramaj konusundaki ayrımlar bir metrekarelik kağıdın ağırlığını ifade eder. Saman kağıtlarda gramaj konusunda aralık geniştir. Nitekim saman kağıtların gramajı 100 ile 200 gram arasında değişir. Fluting kağıt olarak da bilinen bu ürünler taşıma kolisi kağıt çeşitleri içinde en yaygın olanlarından biridir. Taşıma kolisi en ucuz çeşitleri genellikle bu ürünlerdir. Bir diğer kağıt çeşidi testliner kağıttır. Bunların gramajları 100 ile 125 gram arasında değişir. Beyaz taşıma kolisi çeşitlerinde beyaz kağıt vardır. Bunların gramajı 125 ile 140 gram arasındadır. Kraftliner kağıtlarda ise gramaj 150 ile 200 gram arasındadır. Bunların bir alt çeşidi olan modkraftline kağıtlarda gramaj 125 gram dolayındadır. Ülkemizde kraft taşıma kolilerinde daha çok modkraftline kağıt ön plandadır. Çünkü bu ürünler maliyet bakımından daha avantajlıdır. Kraft taşıma kolisi denildiğinde de akla genellikle modfraftline kağıt gelir. 

Presleme ve Birleştirme Süreci

Taşıma kolisinin kalitesinde etkili olan unsurlardan biri de kolinin presleme ve birleştirme sürecidir. Kağıt üretimi sırasında gerçekleşen bu işlemler kolinin türünü ve işlevini doğrudan etkiler. Bu bağlamda örneğin kitap taşıma kolisi ile elbise taşıma kolisi arasında presleme ve birleştirme süreci bakımından çeşitli farklar vardır. Koli imalatı sırasında seyreltik bir kağıt hamuru kullanılırsa odun liflerinin direnci azalır. Daha dirençli bir koli çeşidine sahip olmak için hamurdaki suyu buharlaştırmak gerekir. Çok daha dayanıklı taşıma kolisi çeşitleri için ilave vakumlama işlemleri söz konusudur. Dolayısıyla seyreltik hamur üzerine gerçekleşen presleme örneğin ayakkabı kutuları için uygundur. Fakat örneğin TV taşıma kolisi vakumlama yöntemiyle üretilir. Presleme işlemi bir taraftan fazla nemi giderir. Bir taraftan da birleştirme sürecinde direnci arttırır. Kolinin dayanıklılığını arttırmak için birleştirme sürecinde ilave reçine veya nişasta kullanılır. Taşıma kolisinin kalitesi böylelikle artar. Fakat geri dönüştürülen kolilerde lifler kısalır. 

Taşıma kolilerinin kalite standartları nasıl anlaşılır?

Ne tür bir taşıma kolisi ihtiyacınız olursa olsun, kalite standartlarını anlamak için ürün açıklamaları kısmındaki kısaltmalara bakabilirsiniz. Bu kısaltmalar, taşıma kolisinin kalitesi hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlar. Tek oluklu koliler söz konusu olduğunda örneğin BSB kısaltması beyaz/saman/beyaz anlamına gelir. Bu üründe iç ve dış yüzeyde beyaz kağıt, oluk kısmında ise saman kağıdı vardır. BSK kalite standardı beyaz/saman/kraft demektir. BSS standardı beyaz/saman/saman anlamına gelir. Piyasada ayrıca BST, KSK, KST gibi farklı kalitede taşıma kolisi çeşitleri bulabilirsiniz. Bunlar içinde T harfi testliner kağıdı ifade eder. Çift oluklu kolilerde ise KSSSK veya TSSST gibi kısaltmalarla karşılaşabilirsiniz. Bu kısaltmaların her biri, kağıdın türünü anlamanızı sağlar. Bir taşıma kolisinin hangi yüzeyinde kraft, saman veya testliner kağıt kullanıldığı kalitesini doğrudan etkiler. Oluk kısmı kraf kağıt olan taşıma kolileri daha sağlamdır. İç ve dış yüzeyi kraft olduğu halde oluk kısmı saman kağıt olan kolilerde kalite daha düşüktür. 

Kaliteli taşıma kolisi nereden alınır?

Taşıma kolisi almak için perakende satış noktalarını veya online satış kanallarını kullanabilirsiniz. Genel olarak baktığımızda online satış kanalları perakende satışa göre daha ekonomiktir. Bu nedenle kaliteli taşıma kolisi en ucuz online kanallardan temin edilir. Bu bağlamda online ofis marketiniz Ofix, ofislerin en önemli gider kalemlerinden biri olan taşıma kolilerine uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Sitemizde satışı devam eden tüm taşıma kolilerini gönderi ve taşıma kolileri kategorimizde inceleyebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için de OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. İlanPress

    17 Mayıs 2022 saat 20:43

    işe yarar bilgiden ötürü teşekkür ederiz.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler