Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell’in Başarı Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell'in başarı hikayesi Ofix Blog'da...

Dünyaca ünlü yazı araç ve gereçleri üreticisi Faber-Castell‘in sekizinci nesil CEO’su olan Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, aile şirketini 38 yıl boyunca başarıyla yöneterek Faber-Castell’in gücüne güç kattı. Anton-Wolfgang döneminde şirketin üretim tesisleri dünya genelinde 23 ülkeye yayıldı, Faber-Castell ürünleri 120’den fazla distribütörle dünya genelinde hemen her yaş ve kullanıcı grubunun beğenisine sunuldu. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog’da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell’in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell

Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, 7 Haziran 1941 tarihinde Bamberg’de Roland Graf von Faber-Castell’in oğlu olarak dünyaya geldi. Faber-Castell aile geleneklerine uygun bir şekilde, şirketin başına geçmeden önce serbest meslek sahibi olması gerekiyordu. Tercihini hukuktan yana yaptı ve 1966 yılında Zürih Üniversitesi’nde hukuk eğitimini tamamladı. Ardından, 2 yıl boyunca aile işletmelerinde ticari eğitim aldı. 1968-1972 yılları arasında Lozan’da işletme okudu. Eğitiminin ardından, Londra merkezli Credit Suisse White Weld’e yatırım bankacısı olarak katıldı. Bu dönemde bir süre New York ve Londra’da çalıştı.

1975 yılında Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, Credit Suisse White Weld’in Boston şubesinin başına geçti. Bu dönemde Roland Graf von Faber-Castell, Anton-Wolfgang’ın artık aile şirketine katılma zamanı geldiğine inandı ve oğlunun AW Faber-Castell GmbH şirketinin yönetim kuruluna katılmasını sağladı. 1978 yılında baba Faber-Castell hayatını kaybedince, Anton-Wolfgang şirketin başına geçti.

Faber-Castell’de Anton-Wolfgang Dönemi

1978 yılında şirketin başına geçerken Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, şirketin gelecek vizyonunun uluslararasılaşmadan geçtiğine inanıyordu. 1928 yılında şirketin başına geçen babası Roland Graf von Faber-Castell, 50 yıl boyunca şirketi yönetirken iki büyük dünya savaşı ve Soğuk Savaş’ın etkilerini en açık şekilde görmüştü. Faber-Castell’in dünya pazarında gücünü arttırmak için farklı ülkelerde yatırım faaliyetlerine girişmesi ve üretim tesisleri kurması, çok sancılı bir sürecin sonunda gerçekleşmişti. II. Dünya Savaşı’nın ardından baba Faber-Castell İrlanda, Fransa, İtalya, Arjantin ve Peru gibi ülkelerde pek çok fabrika kurdu. Ne var ki, Soğuk Savaş koşulları altında bu fabrikaların verimlilik düzeyini istediği noktaya taşıyamadı.

Anton-Wolfgang’a göre yazı araç ve gereçlerinin üretiminde kullanılan ham maddeler sınırlı olduğu için dış yatırımlar konusunda çok fazla alternatif yoktu. Mevcut alternatifler ise Soğuk Savaş koşulları altında devletler arasındaki ilişkilerin sancılı seyretmesinden dolayı çeşitli riskler barındırıyordu. Babasının büyüme hayalini gerçekleştirmenin en iyi yolunun şirketi uluslararasılaştırmaktan geçtiğini düşünen Anton-Wolfgang, aldığı işletme eğitimi ve Credit Suisse White Weld’daki yatırım bankacılığı deneyimleri doğrultusunda şirketin borsaya açılması gerektiğine inandı. Nitekim şirketin uluslararasılaşması, büyümek için gerekli finansal kaynakları sağlayacağı gibi, Faber-Castell’in üretim, satış ve pazarlama gücünün dünya ölçeğine yayılmasını kolaylaştırabilirdi.

Şirketin borsaya açılma süreci devam ederken Anton-Wolfgang, bir taraftan da baba Faber-Castell döneminde kurulan ticari işbirliklerini geliştirdi. Faber-Castell’in ürün çeşitliliğini ve kalitesini arttırmak üzere çeşitli Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına öncülük etti. 1979 yılında, yani CEO olduktan sadece 1 yıl sonra, Hong Kong’da Faber-Castell’in satış şirketinin kurulmasını sağladı. Uzakdoğu pazarına açılma fikri, başta Pilot olmak üzere Uzakdoğu merkezli kalem markalarıyla rekabet için çok kritik bir karardı. 1980 yılında Malezya’da üretime başlayan kauçuk silgi fabrikası ise Faber-Castell’in Güneydoğu Asya pazarında büyümesi için Anton-Wolfgang’ın ilk ve en önemli hamlesiydi.

Küresel Rekabette Anton-Wolfgang ve Faber-Castell

1980’li yıllar, Anton-Wolfgang ve Faber-Castell için küresel rekabetin önem kazandığı yıllardı. Baba Faber-Castell döneminde şirket, Faber-Castell markasıyla özdeşleşen ahşap gövdeli kurşun kalemlerin yanı sıra boya kalemleri, mekanik kurşun kalemler, teknik çizim kalemleri, dolma kalemler ve tükenmez kalemler ürün gruplarında piyasaya çok fazla ürün sunmuştu. Babasının açtığı yolda ilerleyen Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, ürün yelpazesini başta kozmetik kalemler olmak üzere çeşitli ürün gruplarıyla genişletti. CEO’luğu henüz yeni üstlendiği 1978 yılında kendi ismiyle lansmanını yaptığı ahşap kasalı kalemler, Anton-Wolfgang’ın yenilikçi ve vizyoner kişiliğinin ipuçlarını vermişti.

1980’lerin ikinci yarısından itibaren Anton-Wolfgang, Faber-Castell’in Orta ve Güney Amerika ile Asya Pasifik bölgelerinde büyümesini sağlayan yatırım kararlarına imza attı. 1988 yılında Arjantin pazarına giriş yapan Faber-Castell, 1996’da Kosta Rika, 1997’de Hindistan, 1998’de Kolombiya, 2000’de Singapur, 2001’de Çin ve 2006’da Şili’de yeni fabrikalarını hizmete açtı. Bununla birlikte, ürünlerin kalitesini korumak için ham maddelerin Amazon yağmur ormanlarından temin edilmesi gerekiyordu. Faber-Castell’in küresel rekabette elini güçlendirebilmesi için Anton-Wolfgang, Brezilya’da o güne kadar benzeri görülmedik bir ormancılık projesi başlattı. 1992 yılında, Almanya’da çevre dostu su bazlı boya teknolojisini tanıtan ilk ahşap kaplama kalem üreticisi oldu.

“Okullar var olduğu sürece kalem de olacak!”

38 yıl boyunca sürdürdüğü CEO’luk görevi sırasında Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, doğayı koruyan çevreci çözümlere büyük önem verdi. Faber-Castell ürünlerinde kullanılan ham maddelerin temin edildiği Amazon yağmur ormanlarının korunması ve geliştirilmesi için her yıl 2 milyondan fazla ağacın yetiştirilmesini sağladı. Dünya genelinde çevre duyarlılığı yüksek kullanıcıların büyük takdirini kazandı. Bu faaliyetleri sonucunda, 2008 yılında Doğal Hayatı Koruma Vakfı ve Capital dergisi tarafından “yılın eko-yöneticisi” seçildi. 2010 yılında ise Almanya Federal Cumhuriyeti I. Sınıf Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi.

1990’lı yıllarda Anton-Wolfgang, teknolojinin hızla ilerlemesine ve dijital ürünlerin yaygınlaşmasına bizzat tanıklık etti. Bununla birlikte, dijital dönüşüm konusunda yaşanan gelişmeleri kalem pazarı için bir tehdit olarak algılamadı. Kalem pazarı için asıl tehlikenin dijitalleşme değil, ağaçların tükenmesi olduğuna inandı. Doğanın korunması için görev süresi boyunca sayısız çalışmanın gerçekleştirilmesini bizzat sağladı. Nitekim, Anton-Wolfgang’a göre çocukların zeka gelişiminde yazı, çizim ve boyama gibi elle yapılan aktivitelerin payı büyüktür. Bu konudaki düşüncelerini “Okullar var olduğu sürece kalem de olacak!” sözüyle ifade eden Anton-Wolfgang, ağaçların tükenmesi ve katma değer yaratamamayı dijitalleşmeden daha büyük bir tehlike olarak görmeyi hayatı boyunca sürdürdü.

Faber-Castell Mürekkebi İçen CEO

2012 yılında Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, sıra dışı bir kalite testi düzenleyerek bir anda dikkatleri üzerinde toplamayı başardı. Ürünlerinin sağlığa zararlı hiçbir bileşen içermediğini kanıtlamak için, uluslararası medya temsilcilerinin katıldığı özel bir kokteylde Faber-Castell mürekkebi içti. Şirketin çevre politikalarına gösterdiği duyarlılığı yansıtan bu test, yoğun medya desteğinin de etkisiyle dünya genelinde Faber-Castell yazı araç ve gereçleri üzerindeki dikkati arttırdı.

21 Ocak 2016 tarihinde Anton-Wolfgang, Texas’ta geçirdiği ağır bir hastalık sonucu hayatını kaybetti. Bu tarihte Faber-Castell, tüm satışlarının yaklaşık yüzde 70’ini Avrupa dışı ülkelere gerçekleştirmekteydi. Sırf bu oran bile aslında, Anton-Wolfgang’ın 38 yıl önce belirlediği gelecek vizyonunu başarıyla gerçekleştirdiğini yansıtmakta.

Ofix’te satışı devam eden diğer Faber-Castell ürünlerini kalem ve yazı gereçleri kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler