Bizi Takip Edin

Lifestyle

Balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri önerileri Ofix Blog'da...

Acı tatlı pek çok anıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz… Geçen yıl belirlediğimiz hedefleri tutturmuşsak, keyfimize diyecek yoktur. Fakat tutturamadıysak, 2018’de bizi daha sıkı bir iş temposu bekliyor demektir. Yeni olan her şey, insanda daha yüksek bir motivasyon yaratıyor. Kendimizi yenilediğimiz gibi, umutlarımızı da yeniliyoruz. Dileriz 2018 yılı, tüm hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirdiğimiz bir yıl olur… Online alışveriş rehberiniz Ofix Blog‘da 2017 yılının bu son yazısında, burçlara göre hediye önerileri yazı dizimizin de sonuna geldik. Bu son yazıda, balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri konusunu ele alacağız.

Balık burcunun genel özellikleri nelerdir?

Önce biraz balık burcundan bahsedelim. Balık burcunun en dikkat çeken özellikleri iletişime açık, uyumlu ve yüksek bir kavrayış gücüne sahip olmalarıdır. Balıkların önyargıları yoktur, empati yetenekleri yüksektir. Kendi fikir ve düşüncelerini empoze etmeye kalkışmazlar. Karşı tarafın ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamaya çalışırlar. Bir konuda herhangi bir yanlışla karşılaştıklarında, hemen düzeltmek isterler. Fakat, kendilerini ortaya atıp öne çıkmak istemezler. Sorunların çözümünde ortaklaşa hareket etmek balıklar için çok önemlidir.

Bununla birlikte balık burcu, dış etkenlerden kolay etkilenen bir burçtur. En küçük bir olumsuzluk, balıklar üzerinde hemen etkide bulunur. Fakat, başkaları üzerindeki olumlu imajlarını korumaya da özen gösterirler. Fevri hareketlerden sakınırlar, çevrelerinden gelebilecek tepkileri çok önemserler. Duygu ve düşünce dünyaları oldukça zengindir, sosyal ilişkilere çok değer verirler. Her anı onların gözünde çok değerlidir. Anı defterleri veya günlükler balıkların sevdiği araçlardır.

Balık burcu ayrıca, ince zevklere sahiptir. Hayal kurmayı sever, güzel sanatlara meraklıdır, dış görünüşüne çok özen gösterir. Balıklar için bir işin kusursuz olması, tüm detaylarıyla kusursuz olması demektir. En önemsiz gibi görünen konulara bile büyük özen gösterirler. Bu özenin kendilerini daha başarılı ve özel kılacağını düşünürler. Çalışırken müzik dinlemek de çok hoşlarına gider.

Balık Burcuna Alınabilecek Ofis Hediyeleri

Burcumuzun genel özelliklerini bu şekilde özetledikten sonra, balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri konusunda somut önerilerde bulunacağız. Balık burcu için ofis hediyesi seçerken, yüksek bir bütçeye ihtiyacınız yok. Küçük ve zarif, kullanışlı ve dayanıklı ürünler balıklar için güzel bir ofis hediyesi olabilir.

Termos, Matara ve Kupa

Isı yalıtımı konusunda pratik çözümler sunan termoslar, yaz kış kolayca kullanabileceğimiz ürünlerdir. Ofis ortamında sıcak içecek tüketiminde önemli kolaylıklar sunan termoslar, güzel bir ofis hediyesi olabilir. Örneğin, çelik termos balık burcu için güzel bir ofis hediyesi olabilir. Paslanmaz çelikten üretilen bu termoslar, 2 litre hacimde ve içeceklerin sıcaklığını uzun süre korumakta. 

Ayrıca çelik matara güzel bir seçim olabilir. Hem sıcak, hem de soğuk içecekler için kullanılabilecek bu ürünler, farklı hacimlerde üretilir. Özel dış yapısı, sıvının dışarıya sızmasını engelliyor. 

Kahve fincanları ve kupalar da yine balık burcu kişilerin hoşuan gidebilecek hediye seçenekleri arasında yer alır. Hem işlevsel hem de hoş hediye seçenekleri arasındadır. 

Fotoğraf Kağıtları

Yukarıda da belirttiğimiz gibi balıklar, sosyal ilişkilere çok değer verirler ve her anıyı değerli bulurlar. Ve özel anlarını fotoğraflarla kayıt altına almak, balıklar için çok yaygın bir davranıştır. Bu bağlamda, snapshot fotoğraf kağıtları balıklar için güzel bir hediye olabilir. Bu ürünler zengin ve canlı renkleriyle fotoğrafları kalıcı hale getiriyor. Fotoğraflar anında kuruduğu için, yüzeyde herhangi bir yayılma oluşmuyor.

Daha profesyonelce çekimler içinse Rovi Premium A3 fotoğraf kağıdı iyi bir seçim olabilir. 300 gram parlak 50 yapraktan oluşan bu ürünler, tamamen su içine atılsa dahi yumuşama yapmıyor. 9600 dpi çözünürlük desteğine ve mükemmel bir renk yansımasına sahip bu ürünler, tek ve çift yönlü yazıcılarda sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor. 

Daha büyük boy fotoğraf çıktıları ve afişler içinse Plotter kağıdı iyi bir seçim olabilir. Farklı ölçülerde üretilen bu ürünler, büyük boy fotoğraf çıktılarının yanı sıra mimari çizimler için de oldukça kullanışlı. 

Balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri için tercihiniz fotoğraf kağıtlarından yanaysa, online ofis marketiniz Ofix’te satışını yaptığımız diğer fotoğraf kağıtlarını fotokopi ve baskı kağıtları kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Oda Kokuları ve Hava Temizleyiciler

Dedik ya, balık burcu için ofis hediyesi alırken yüksek bir bütçeye ihtiyacınız yok. Oda kokuları ve hava temizleyiciler de onlar için iyi bir hediye olabilir. Bu ürünler, soğuk kış aylarında ofis havasında istenilen değişimi sağlamakta. Motivasyon ve iş verimliliğini arttıran bu ürünlerin spreyleri 60 gün kadar etkili. 

Balık burcuna alınabilecek ofis hediyeleri için tercihiniz oda kokuları ve hava temizleyicilerden yanaysa, sitemizde satışını yaptığımız diğer ürünleri koku ve koku aparatları ve hava temizleme cihazları kategorilerimizde inceleyebilirsiniz.

Kulaklık ve Müzik Sistemleri

Ofiste iş yaparken müzik dinlemek, pek çoğumuzu olduğu gibi balıkları da mutlu eden bir şeydir. Müzik çünkü, dikkatin belirli bir konuya odaklanmasına büyük katkı sağlıyor. Fakat, söz konusu balıklar olduğunda, bu konuda da yüksek bir bütçeye ihtiyacınız yok.

Örneğin, kulakiçi kulaklık güzel bir seçim olabilir. Bu ürünlerin kulağa tam oturan ergonomik yapısı, kulakta herhangi bir rahatsızlık oluşturmaksızın uzun süre müzik dinlemeyi mümkün kılıyor. 

Mutlu İşler, Huzurlu Ofisler…

Yeni yıla fazla bir şey kalmadı. Ofix’te yıl sonuna özel kampanyalarımızda da son günlere yaklaştık. Yeni yılda ofisinizde yenilenme sağlamak için bu fırsatları kaçırmayın deriz…

Devam eden kampanyalarımızı kampanyalar sayfamızda inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza keyifli ve bol kazançlı nice yıllar diliyoruz…

Not: Hangi burca nasıl bir ofis hediyesi alırsanız alın, hediye paketinizin içine sevgi ve dostluk duygularınızı eklemeyi unutmayın… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler