Bizi Takip Edin

Lifestyle

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz?

Yayınlandı

tarihinde

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Hangi marka olursa olsun tüm bulaşık makineleri, bulaşıkları temiz şekilde yıkamak için tasarlanır. Doğru şekilde kullanıldığında tüm bulaşık makineleri bulaşık temizliği konusunda başarılı sonuçlar verir. Bulaşık makineleri arasında kapasite, program çeşitliliği, enerji sarfiyatı, iç ve dış tasarım özellikleri bakımından çeşitli farklılıklar vardır. Aslına bakarsanız bu farklılıklar bulaşık temizliği konusunda önemli bir fark yaratmaz. Oysa bulaşık makinesi kullanıcılarının yaptığı çeşitli hatalar, bulaşık makinesinin temiz yıkamamasına neden olur. Bu hataların neler olduğunu bilirseniz, gerekli önlemleri alır ve bulaşık makinenizin temizlik kalitesini arttırırsınız. Aksi takdirde ne yazık ki son teknoloji ürünü bulaşık makineleri bile bulaşık temizliğinde yetersiz kalabilir. Bu bağlamda bulaşık makinesi neden güzel yıkamaz diye merak ediyor olabilirsiniz. Bulaşık makinenizin temiz yıkamadığından şikayet ediyorsanız, makinenizin veya deterjan ya da parlatıcınızın markasını değiştirmeden önce kullanım şekillerinizi gözden geçirmenizde yarar var. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz konusunu ele alacağız. 

Tıkalı Fıskiyeler

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak edenlerin en çok dikkat etmeleri gereken konuların başında fıskiye tıkanıklığı geliyor. Bulaşık makinelerinin temizlik kalitesini etkileyen farklı pek çok konu vardır. Bunlardan en önemlisi fıskiyelerdir. Nitekim fıskiyelerde gerçekleşen en küçük bir tıkanıklık bulaşık makinesinin temizlik kalitesini düşürür. Bulaşıkları her yıkamada pırıl pırıl yapmak istiyorsanız fıskiyelerin açık olduğundan emin olmalısınız. Oysa gerçekte çok az kullanıcı fıskiyelerin tıkalı olup olmadığını kontrol eder. Üstelik “Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz?” sorusu, bulaşık makinesinin bulaşıkları kirli bırakma nedeninin makineden kaynaklandığını düşündürür. Ne var ki hangi marka bulaşık makinesi kullanırsanız kullanın, fıskiyeler zamanla tıkanır. Fıskiye tıkanıklığı bazen sudaki kireçten kaynaklanır. Bazı durumlarda ise yemek artıkları nedeniyle meydana gelir. Nedeni ne olursa olsun, bulaşık makinenizin temizlik kalitesini arttırmak için fıskiyelerin tıkalı olup olmadığını zaman zaman kontrol etmelisiniz. Eğer bulaşık makinesi temizlik ve bakımı işlerinizi aksatmazsanız tıkalı fıskiye sorunuyla zaten hiç karşılaşmazsınız. 

Sudaki Kireç Miktarı

Ülkemizde pek çok bölgede şebeke suları kireç bakımından gerekli niteliklere sahip değil. Kullandığınız şebeke suyunda kireç miktarı yüksekse bulaşık makinenizin temizlik kalitesinin düşük olması mümkündür. Bu bağlamda bulaşık makinesi üstü neden temiz yıkamaz diye merak ediyor olabilirsiniz. Bunun en önemli nedeni sudaki kireç miktarıdır. Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak edenler, genellikle iyi bir parlatıcıyla bu sorunu çözmenin mümkün olduğuna inanır. Oysa kireç miktarı yüksek şebeke suları nedeniyle en iyi parlatıcılar bile bazı durumlarda yetersiz kalır. Bulaşık makinesi parlatıcısı kullanırken dikkat edilmesi gerekenler arasında sudaki kireç miktarı önemli bir konudur. Bulunduğunuz bölgede şebeke sularının kireç derecesi yüksekse, makinenizde parlatıcı ayarları konusunda gerekli değişimi mutlaka sağlamalısınız. Bulaşık makinelerinin fabrika ayarlarında parlatıcı derecesi genellikle 5 olarak sabittir. Yoğunluğun sert olduğu bölgelerde parlatıcı derecesinin 6 olması gerekir. Buna rağmen başarılı sonuç alamıyorsanız bulaşık makinesi kireç çözücüsü kullanmak doğru bir yöntem olur. 

Filtre ve Süzgeçteki Yağ Lekeleri

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak edenlerin dikkat etmeleri gereken konulardan biri de filtre ve süzgeçteki yağ lekeleridir. Tüm bulaşık makinelerinde filtre ve süzgeçte zaman içinde yağ lekeleri birikir. Makinenizin filtre ve süzgecini düzenli şekilde temizlerseniz bu kısımdaki yağlanmaya karşı önlem almanız mümkün olur. Hangi marka bulaşık makinesi deterjanı kullanırsanız kullanın, yemeklerdeki yağ kalıntıları zamanla filtre ve süzgeçte yağ lekeleri meydana getirir. Makine içinde temiz su dolaşımını engelleyen yağ lekeleri, bulaşıkların kirli kalmasına neden olur. Bulaşık makinesi neden bulaşıkları temiz yıkamaz diye merak edenler, iyi bir yağ çözücü ile bu kısımlarda temizlik sağlamalı. Oysa gerçekte çok az kullanıcı bu kısımları yağ çözücüyle temizlemekte. Günümüzde bulaşık makineleri artık bir standart haline geldi. 30 yıl öncesine kadar bulaşık makinesi kullanmak lüks kategorisine giriyordu. Oysa günümüzde bulaşık makinesi kullanmayan ev pek kalmadı. Fakat bulaşık makinesini doğru kullanmak konusunda farkındalıklar yeterince hızlı ilerlemiyor. 

Makine Parçalarını Temizlememe

Bulaşık makinelerinde çıkarılabilir bazı parçalar mevcuttur. Nitekim alt ve üst sepet, çatal bıçak sepeti, püskürtme kolları ve tuz kabı modüler kısımlardır. Bulaşık makinelerinde bu kısımlar bazen kirli kalır. Özellikle sepet kenarları zaman içinde yemek kalıntıları nedeniyle kir ve kötü kokuya sebep olur. Ayrıca bulaşık makinesi tuzu için stok kabı da kir bakımından sorunlu bir bölümdür. Bu kısmı temizlemek çoğu zaman makinenin tuzu bittiğinde akla gelir. Makinenizden bulaşıkları çıkardığınızda bulaşıklarda kir görüyorsanız bu size birçok ipucu verir. Nitekim bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak edenler bu ipuçlarını mutlaka değerlendirmeli. Bulaşıklarınız kirli kalmışsa, bunun bir ya da birkaç nedeninin olması mümkündür. Bu neden belki alt ve üst sepet kenarlarında biriken kirlerdir. Belki stok kabını kaplayan yemek kalıntılarıdır. Nedenleri bulur ve makine parçalarını temiz tutarsanız bulaşık makinesinin temiz yıkamama sorunu ile pek karşılaşmazsınız. Bazı durumlarda basit bir temizlik süngeri bile sorunu çözmek için yeterlidir. 

Makine İçinde Yanlış Alan Kullanımı

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz diye merak edenlerin dikkat etmeleri gereken konulardan biri de makine içinde yanlış alan kullanımıdır. Bulaşık makinelerinde alan verimliliği çok önemli bir konudur. Nitekim bulaşık makinenizi yeterince dolmadan çalıştırırsanız su, deterjan ve enerji israfı yapmış olursunuz. Ancak tam kapasitede kullanmak adına bulaşıkları yanlış yerleştirdiğinizde durum değişir. “Bulaşık makinesi niye temiz yıkamaz?” sorusu bazı durumlarda makine içi alan kullanımıyla ilgili yanlışlara işaret eder. Bu durum, yanlış kullanım şekilleri arasında en yaygın olanlarından biridir. Hatta kullanıcıların bulaşık makinesi markasını değiştirmelerine bile yol açar. Makinenizde doğru alan kullanımı hakkında en kapsamlı bilgileri kullanım kılavuzunda bulursunuz. Makinenizi doğru alan kullanımıyla çalıştırdığınızda bulaşık makinesi neden iyi yıkamaz diye düşünmenize gerek kalmaz. Doğru alan kullanımı aynı zamanda da bulaşık makinesinde tasarruf yöntemleri bağlamında avantaj sağlar. Aksi durumda ne yazık ki makineniz iyi temizlemez. Bu nedenle bulaşıklarınızı tekrar yıkamak zorunda kalır ve israfa yol açarsınız. 

Yemek Artıklarını Makineye Taşımak

Günümüzde bulaşık makinesi deterjanları eskiye oranla çok daha güçlü etkilere sahip. Bulaşık makinesinin icadı gerçekten de bulaşık yıkama şeklinde tarihi bir dönüşüme imza attı. Zaman içinde deterjan endüstrisi çok büyük ilerlemeler kaydetti. Günümüzde artık sudan geçirmeye bile gerek olmadan bulaşık makinesi deterjanları başarılı sonuçlar veriyor. Hatta ön yıkama programına da gerek olmadan bulaşıklar temizleniyor. Ne var ki bu durumu abartıp bulaşıklarınızı yemek artıklarıyla birlikte makineye yerleştirmemelisiniz. Bu durumda yemek artıkları makine içinde kirliliğe yol açar. Makine içindeki suyun hareketiyle birlikte yemek artıkları bulaşıkların üzerinde kalmayı sürdürür. Aslına bakarsanız, yemek artıkları için geri dönüşüm kutularını kullanmak gerekir. Ancak bu konuda da ülkemizde henüz yeterli düzeye ulaştığımızı söylememiz güç. Bulaşık makinenize koyacağınız bulaşıkları öncelikle yemek artıklarından arındırmalısınız. Ardından sudan geçirmeye gerek olmadan makineye yerleştirmeniz mümkün. Böylelikle bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz konusunda daha başarılı sonuçlara ulaşırsınız. 

Bulaşık makinesi neden temiz yıkamaz konusunu ele aldığımız bu yazımızı küçük bir hatırlatmayla tamamlamak istiyoruz. Online ofis marketiniz Ofix, ofislerin en çok sipariş verdiği temizlik sarf malzemelerine uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Sitemizde satışı devam eden tüm bulaşık yıkama ürünlerini inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için ise OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler