Bizi Takip Edin

Sağlık

Dondurma yerken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Dondurma yerken nelere dikkat etmek gerektiği Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Ağustos ayının bu son Ofixboy gününde hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum. Nasılsınız arkadaşlar, nasıl geçti Ağustos ayı? Çok sıcaktı, değil mi? İklim değişikliği, küresel ısınma, sıcak hava dalgaları derken epeyce bunaldık. Serinlemek için klimalara, soğuk içeceklere ve tabii ki dondurmaya saldırdık. Dondurmayı sevmeyenimiz yoktur herhalde. Ancak dondurma yerken bazı konulara dikkat etmemiz gerekiyor. Aksi durumda dondurma bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Boğaz enfeksiyonları bunların başında gelmekte. Eğer hazır dondurma tüketiyorsanız, paketi açar açmaz ve hızlı şekilde tüketmeniz durumunda mide krampı yaşayabilirsiniz. Ayrıca, dondurma yedikten sonra su içmek gerektiğini bilmeyenimiz pek yoksa da birçok kişi dondurmanın üzerine soğuk su içerek kendisine adeta işkence yapıyor. Dondurma yedikten sonra soğuk su içilmez arkadaşlar. Suyun oda sıcaklığında olması lazım. Bu haftaki blogumda, dondurma yerken nelere dikkat etmek gerektiğine dair işte böyle çok önemli bilgiler derledim. Hadi hemen başlayalım… 

Dondurma yemekten önce mi yoksa sonra mı yenmeli?

Dondurma tüketimiyle ilgili en fazla merak edilen konulardan biri, dondurmanın yemekten önce mi yoksa sonra mı yenmesi gerektiğidir. Belki bazıları için bunun önemi olmayabilir. Ancak sevgili arkadaşlar, dondurmayı aç karnına tüketiyorsanız midenize kötülük yapıyorsunuz demektir. Çünkü boş mideye soğuk bir şey geldiğinde, mide kasları aşırı kasılır ve mide asitlerinin üretimi durur. Dondurmanın üzerine yemek yerseniz, mide asitlerinin üretimi durduğu için mideniz yiyecekleri daha yavaş sindirecektir. Sindirimin yavaşlamasına bağlı olarak gelişen bu durum, midede şişkinlik oluşturduğu gibi bağırsaklara da zarar verir. Yiyeceklerin midede yeterince sindirilmeden bağırsaklara geçmesi sonucu bağırsaklarınız bozulabilir. Aç karnına dondurma tüketmenin sindirimi yavaşlatıcı bu etkisi, yaz aylarında diyet yapanların kulağına hoş gelebiliyor. Oysa bu durum sağlıklı değildir. Dondurmayı yemeğin üzerine yemeniz durumunda sindirim konusunda daha başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Çünkü yemeğin üzerine yenen dondurmanın sindirime yardımcı olmak gibi bir özelliği var. 

Dondurma tüketimi ne kadar olmalı?

Eğer dondurma tüketmenize engel olan herhangi bir sağlık sorununuz yoksa, örneğin boğaz enfeksiyonu, mide ağrısı, karında şişlik gibi şikayetleriniz yoksa, günde 1-2 top dondurma tüketebilirsiniz. Sütlü tatlılar grubunda yer alan dondurma, şerbetli tatlılara oranla çok daha düşük bir kaloriye sahiptir. Dondurmanın bu tüketim şekli, standart dondurma tüketimi ile ilgilidir. Eğer çikolata, krema, puding gibi diğer yiyeceklerle birlikte tüketecekseniz, bu durumda günde 1 veya 2 günde 1 top tüketim seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Dondurmaya eklenen kremalar, meyveler, kuruyemişler besin değerini yükselttiği gibi, kalori miktarının da yükselmesine neden olur. Dondurmanın üzerine eklenen diğer besinler nedeniyle dondurmadaki yağ, şeker ve kalori miktarı değişebilir. Bu gibi durumlarda fazla dondurma tüketmek sağlık açısından zararlı olabilir. Fakat sade dondurmayı veya ev yapımı dondurmayı tercih ediyorsanız, dondurma yemenize engel bir durum oluşmadıkça günde 1-2 top dondurma yiyebilirsiniz. 

Hangi dondurma çeşitleri daha sağlıklıdır?

En sağlıklı dondurma çeşitleri, taze sütle yapılan dondurma çeşitleridir arkadaşlar. Taze sütün besin değerinin yüksek olması, dondurmayı sağlıklı hale getiriyor. Dondurmanın besin değerini ve lezzetini arttırmak için taze meyvelerle yapılan dondurma çeşitleri de sağlıklıdır. Süt kremasından yapılan dondurma çeşitleri ise yüksek yağ ve kalori miktarı nedeniyle bazı sorunlara yol açabilir. Dondurmalarda kullanılan enerji içeriği yüksek soslar ve kremalar dondurmaya farklı birtakım lezzetler kazandırsa da sağlık açısından faydalarını geri plana itiyor. Kaymak ve çikolatayla süslenen dondurma çeşitleri bu bağlamda en önemli risk grubunda yer almakta. Özellikle kaymağın yüksek kalori düzeyi, dondurmanın kilo aldırmasına yol açabilmekte. Çikolatada bulunan kafein ise metabolizmanın hızlanmasına ve dondurmanın aşırı terleme sorununa yol açmasına neden olabiliyor. Bu bakımdan, taze süt ve taze meyvelerle yapılmış, tercihen az çikolata içeren, kaymak veya süt kreması bulundurmayan tüm dondurma çeşitleri sağlıklıdır. 

Diyet yaparken dondurma yenir mi?

Diyet yaparken dondurma yiyebilirsiniz arkadaşlar. Diyet yaparken dondurma yemenin herhangi bir sakıncası yok. Dondurmanın yüksek besin değeri ve düşük şeker oranı, diyet yapanlar için de bu serinletici yiyeceği cazip hale getiriyor. Ancak bu noktada dondurmanın çeşidine, üzerinde kullanılan süslemelere ve miktarına dikkat etmek lazım. Diyet yaparken dondurma tüketimiyle ilgili en önemli nokta süt kreması ve kaymakla yapılan, bol çikolata veya kakao içeren dondurmalardan uzak durmaktır. Süt kreması ve kaymakta yağ ve kalori miktarı normal süte oranla çok daha yüksektir. Bu miktarda kaloriyi harcamada metabolizmanız zorluk çekebilir ve yağı depolayabilir. Eğer şeker oranı yüksek çikolata, kakao, puding gibi yiyeceklerle birlikte dondurma tüketiyorsanız bu durumda da diyetiniz zarar görebilir. Gereğinden fazla dondurma yemek de kilo almanıza yol açabilir. Diyet yapanlar için günde 1-2 top sade dondurma daha iyi bir seçim olabilir. Bu sayede kilo kontrolünde daha başarılı olabilirsiniz. 

Diyette dondurma tüketimi ile ilgili önemli bir noktada da şüphesiz ki dondurmanın külahıdır. Ben de dahil olmak üzere birçok insan dondurmasını kasede veya tabakta değil, külahta tüketmeyi sever. Başka birçok kişi de dondurmayı kağıt helvada yemeyi tercih eder. Eğer diyet yapıyorsanız ve dondurmanızın külahını veya kağıt helvayı yemek istiyorsanız, diyetinizden başka bir şeyi çıkararak bunu yapabilirsiniz. Söz gelişi, o gün 1 dilim ekmek daha az yerseniz diyetinizde önemli bir kayıpla karşılaşmazsınız. Sıcak yaz günlerinde dondurmayı külahıyla veya kağıt helva arasında yemek gibi sizi mutlu eden bir alışkanlığınız varsa, diyet nedeniyle bu alışkanlıktan vazgeçmenize gerek yok. Unutmayın ki diyet programları, günlük kalori ihtiyaçları ve tüketim miktarıyla ilgilidir. Diyetinizde küçük bir değişiklikle külah veya kağıt helva yiyebilirsiniz arkadaşlar. Hatta bu sayede beslenme programınıza farklı bir zenginlik de kazandırabilirsiniz. Dondurma külahı ve kağıt helvada, ekmekte bulunmayan bazı vitamin ve mineraller mevcuttur. 

Dondurma besin zehirlenmesine yol açar mı?

Dondurmanın bir süt ürünü olduğunu unutmamalısınız arkadaşlar. Tüm süt ürünlerinde olduğu gibi dondurmanın da saklama koşullarına dikkat etmelisiniz. Pastörize edilmiş taze sütten yapılmış ve fazla bekletilmeden tüketilmiş dondurmalarda besin zehirlenmesi tehlikesi yoktur. Ancak hazır dondurmalarda soğuk zincir koşulları korunamamışsa, dondurmalar eriyip sonra tekrar dondurulmuşsa besin zehirlenmesi riski vardır. Bu nedenle, hazır dondurmalar için alışverişlerinizi güvenilir yerlerden yapmaya dikkat etmelisiniz. Ve tabii, hazır dondurmanın tavsiye edilen tüketim tarihini kontrol etmeyi unutmamalısınız. Özellikle büyük marketlerde bu gibi kontroller bazen gözden kaçabiliyor. Ambalajlı hiçbir gıdanın tavsiye edilen tüketim tarihini kontrol etmeden alımını gerçekleştirmemelisiniz. Aldığınız dondurmanın ayrıca, eve gelinceye kadar erimemesi gerekmekte. Eriyen dondurmayı buzluğa koyup tekrar dondurduğunuzda hem besin değerini kaybetmesine, hem de üzerinde bakterilerin oluşmasına neden olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda besin zehirlenmesi oluşabilir. 

Dondurma neden yavaş yenmeli?

7’den 70’e herkesin zevkle tükettiği dondurma hem sağlık için çok faydalı, hem de sıcak yaz günlerinde serinlemeye katkı sağlıyor sevgili arkadaşlar. Fakat dondurma yerken acele etmemek gerekir. Dondurmayı hızlı yerseniz, vücudunuza bir anda soğuk bir şeyler girer ve mideniz bu duruma kolay adapte olamaz. Soğuk bir yiyecekle karşılaşan midenin verdiği ilk tepki, kasların kasılması yoluyla asit salgısını durdurmaktır. Dondurmayı hızlı yemeye devam ettiğinizde, mide kaslarınızın aşırı kasılması sonucu mide krampı yaşayabilirsiniz. Midenizde sindirimin yeniden başlaması, dondurmanın yeterince iyi sindirileceği anlamına gelmez. Aksine, midede uzun süre beklediği halde dondurma sindirilmeden bağırsaklara ulaşır. Bu nedenle dondurmanın faydalarından yararlanamazsınız. Oysa dondurmada kalsiyum ve fosfor mineralleri ile A, B kompleks ve D vitaminleri bol miktarda bulunur. Dondurmadaki kalsiyum ve fosfor ile D vitamini, kemik sağlığı açısından faydalıdır. A vitamini ise cildinizin daha güzel görünmesini sağlar. Dondurmanın bu gibi faydalarından yararlanabilmeniz için dondurmayı yavaş yemeniz gerekmekte. 

Dondurmadan sonra neden su içilir?

Dondurmadan sonra su içmek hem boğaz enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltır, hem de mideyi rahatlatarak dondurmanın daha iyi sindirilmesini sağlar. Dondurmayı yemeye başladığımız anda, boğaz ve bademcik çevresinde düşen ısı miktarı nedeniyle damarlarda büzüşme olur. Vücudun en önemli savunma mekanizmalarından biri olan bu bölgede oluşan büzüşme, enfeksiyonlarla mücadele konusunda ciddi bir güvenlik açığı yaratır. Dondurmadan sonra su içtiğinizde, vücut ısınız normale dönmeye başlar ve bu bölgede oluşan güvenlik açığı ortadan kalkar. Aşırı soğuk dondurma tüketmek, boğaz ve bademcik bölgesinde büyük bir zafiyet yaratır. Çocuklar söz konusu olduğunda bu durum, boğaz enfeksiyonlarına kolayca yol açabilir. Dondurmadan sonra içilen su ayrıca, midede dondurma nedeniyle oluşan kasılmayı azaltır ve sindirime yardımcı olur. Dondurmaya bağlı olarak vücut ısınızda oluşan hızlı düşüş, su içtiğinizde dengelenir ve mideniz sindirim fonksiyonlarını daha düzgün şekilde gerçekleştirir. Dondurmadan sonra su içmediğinizde boğaz enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabilir ve bazı hazımsızlık şikayetleri yaşayabilirsiniz. 

Dondurma yedikten sonra soğuk su içersek ne olur?

Doğru şekilde tüketildiğinde dondurmanın sindirilmesi aslında kolaydır. Dondurmanın sindiriminin kolay olması, bu serinletici tatlının hemen her yaş grubu tarafından keyifle tüketilmesini sağlıyor. Ancak yanlış tüketim şekilleri nedeniyle dondurmanın sindirilmesi zor hale geldiği gibi, sağlık açısından bazı zararlı sonuçları da oluşabiliyor. Dondurmanın yanlış tüketim şekilleri içinde en önemlilerinden biri, dondurmayı yedikten sonra soğuk su içmektir. Böyle yaptığınızda midenize en büyük kötülüklerden birini yapmış olursunuz. Hele bir de aç karnına buz gibi bir dondurma yer ve üzerine buz gibi soğuk su içerseniz, mide krampı yaşamanız kaçınılmaz hale gelir. Dondurmanın bu tüketim şekilleri maalesef yaz aylarında bazı diyet programlarında sindirimi yavaşlatmak adına önerilebilmekte. Hatta diyetisyen unvanına sahip bazı kişiler bile bunu önerebilmekte. Midenize eğer kötülük yapmak istemiyorsanız, dondurmayı yedikten sonra mutlaka oda sıcaklığında su içmelisiniz. Bu sayede mide kaslarınızın kasılması azalır, mide asitlerinizin üretimi ve dondurmanın midede sindirimi artar. 

Dondurma yedikten sonra çay içilir mi?

Dondurma yedikten sonra çay içmenize engel olan herhangi bir durum yoktur arkadaşlar. Fakat öncesinde oda sıcaklığında 1 bardak su içerseniz vücut ısınız daha sağlıklı şekilde dengeye ulaşır. Dondurmanın hemen ardından sıcak çay içmeniz, midenizde önemli bir soruna yol açmaz. Ancak dişlerinizde kamaşmaya neden olabilir. Dondurmadan sonra oda sıcaklığında içeceğiniz 1 bardak su sayesinde midenizin yanı sıra dişleriniz de sıcaklık değişimine daha kolay uyum sağlayabilir. Çay konusundaki tercihinizi siyah çay çeşitlerinin yanı sıra bitki çayı çeşitlerinden yana da kullanabilirsiniz. Örneğin limonlu yeşil çay, zencefil çayı ve nane çayı, yüksek antioksidan içeriği sayesinde boğaz ve çevresinde oluşan güvenlik açığını gidermede daha hızlı çözümler sunabilir. Bu arada şeker kullanımına da dikkat etmenizi tavsiye ederim. Eğer meyveli dondurma yemişseniz, üzerine bol şekerli çay içmeniz durumunda kanınızdaki şeker seviyesi ciddi ölçüde artacaktır. Dondurmadan sonra 1 bardak su içip üzerine şekersiz çay içmek daha doğru bir seçim olabilir. 

Fazla dondurma yemek hangi hastalıklara yol açabilir?

Dondurma ve hastalıklar arasındaki ilişkiler söz konusu olduğunda akla ilk önce boğaz enfeksiyonları geliyor sevgili arkadaşlar. Bu doğrudur evet, fazla dondurma yemek boğaz enfeksiyonlarına yol açabilir. Ancak iş bununla bitmiyor. Dışarıdan bakıldığında çok lezzetli ve masum gibi görünen bir dondurma, içeriğindeki yüksek şeker, fruktoz, glikoz şurubu ve yağ nedeniyle bazı hastalıklara yol açabilir. Bunların başında diyabet ve obezite geliyor. Dondurmalarda kullanılan şeker ve türevleri, vücudun şeker metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Süt tozundan yapılan dondurmalarda ise yağ oranı 8 kat fazla olabilir. Taze sütten yapılan dondurmalar son derece sağlıklı olduğu gibi, bunlarda yağ oranı düşüktür. Yaz aylarında sağlıklı serinleme adına günde 1-2 top süt tozundan yapılmış dondurma tüketmek ise karaciğer ve çevresinde aşırı yağlanmaya yol açabilir. Sağlıksız beslenme koşullarıyla birleştiğinde bu tür dondurmalar obezitenin nedenleri arasında değerlendirilebilir. 

Fazla dondurma yemek ayrıca, vücudun ısı dengesini korumasını ve enfeksiyonlarla mücadelesini zorlaştırmakta. Dondurmalar daha çok yaz aylarında tüketilse de günümüzde aslında hemen her mevsim dondurma tüketildiğini görmekteyiz. Yaz kış satışı yapılan dondurmalar, özellikle soğuk kış günlerinde vücudun ısı dengesini korumasını olumsuz etkileyebilir. Dondurma kategorisinde yer alan şekerli meyveli buzlar da yine vücudun ısı dengesini korumasını zorlaştırabilir. Ve tabii, dondurmada kullanılan taze sütün mutlaka pastörize edilmiş olması gerekir. Aksi durumda, süt içinde bulunan bakteri ve diğer zararlı unsurlar vücutta bazı enfeksiyon hastalıklarına neden olabilir. Dondurmanın soğuk zincir saklama koşullarında en küçük bir ihmal bile bu risklere yol açabilir. Dondurmada bu yolla en hızlı şekilde üreyen bakterilerden biri salmonella bakterisidir. Bu bakteri nedeniyle gıda zehirlenmesinden tifoya kadar pek çok enfeksiyon oluşabilmekte. Dondurmayı soğuk kış günlerinde ve fazlaca tüketirseniz, vücudunuz hem ısı dengesini korumada büyük zorluk çeker, hem de enfeksiyonlarla mücadelede zayıf düşer. 

Bu haftalık benden bu kadar sevgili arkadaşlar. Pazartesi günü malumunuz, 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nın yıl dönümü. Bu vesileyle hepinizin bayramını en içten duygularımla kutluyor, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını saygıyla ve rahmetle anıyorum.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler