Bizi Takip Edin

Lifestyle

En etkili doğal antibiyotikler nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

En etkili doğal antibiyotikler hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ülkemizde antibiyotik kullanımı son yıllarda azalmış olsa da yine de yüksek düzeyde. Antibiyotik satışının reçeteye bağlanması, gereksiz kullanımları bir ölçüde azalttı. Fakat yine de pek çok hasta, gereksiz yere hekiminden antibiyotik yazmasını istemekte. Gerekli durumlarda hekimler antibiyotikleri zaten yazıyor ve gereksiz kullanılan antibiyotikler vücuda yarardan çok zarar veriyor. Oysa doğal antibiyotikler vücudun savunma sistemini güçlendirdiği gibi, aşırıya kaçılmadığı sürece vücuda zarar vermiyor, bağırsak floramızı bozmuyor. Üstelik, en etkili doğal antibiyotikler karşısında bile bakteriler herhangi bir rezistans geliştiremiyor.

Yaz aylarının yaklaştığı bugünlerde yaşanan ani sıcaklık değişimleri, enfeksiyonlara karşı vücut direncimizi düşürmekte. Mevsim geçişlerinde artan enfeksiyon risklerine karşı ve hafif nitelikteki enfeksiyonlardan kurtulmak için doğal antibiyotiklere yönelmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, en etkili doğal antibiyotikler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Propolis

En etkili doğal antibiyotikler listemizin ilk sırasında propolis var. Arılar tarafından üretilen propolisin doğal antibiyotikler arasında en güçlüsü olduğunu söyleyebiliriz. Propolis yalnızca nezle ve grip gibi enfeksiyonlar için değil, aynı zamanda her türlü iltihaptan kanser vakıalarına kadar pek çok hastalığa da iyi gelmekte. Bal arılarının ürettiği ve kovanı temizlemek için kullandıkları propolis, kovanı dış etkilere, zararlı madde ve mikroorganizmalara karşı korumakta. Propolisin bileşiminde yüksek miktarda demir, kalsiyum, magnezyum, çinko, bakır, B kompleks vitaminleri, flavonoid yağlar ve çeşitli aminoasitler bulunmakta. Bu bileşimi sayesinde propolis, vücudumuzun savunma mekanizmalarını hızlı ve etkin bir şekilde güçlendirmekte.

Sarımsak

Geleneksel tıpta yüzlerce yıldır birçok hastalığın tedavisinde kullanılan sarımsak, en etkili doğal antibiyotikler listemizin ikinci sırasında. A, B6 ve C vitaminleri, protein, potasyum, kalsiyum ve demir bakımından zengin bir besin olan sarımsak, güçlü antibiyotik etkisi sayesinde enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte. Özellikle de bakteri, mantar ve virüsleri yok etme kapasitesi yüksek olan sarımsak, bağırsak floramızdaki yararlı bakterilere zarar vermediği gibi, bunlar için iyi bir prebiyotik kaynağı. Kokusundan dolayı tüketimine biraz soğuk bakılsa da çiğ olarak tüketildiğinde çok daha faydalı. Sarımsak ayrıca, hücre onarımını sağlıyor, kansere yakalanma riskini azaltıyor, kanserli hücrelerin büyümesini yavaşlatıyor, saç ve cilde iyi geliyor. Fakat, sarımsağı günde 1 dişten fazla tüketmemelisiniz. Aksi durumda kanamalara yol açabilir.

Soğan

En etkili doğal antibiyotikler listemizin üçüncü sırasında soğan var. A, B kompleks ve C vitaminleri, sülfür, fosfor, kükürt, iyot, silis ve çeşitli fermentler bakımından zengin bir besin olan soğanı yemeklere lezzet katması için hemen her yemeğin içinde kullanıyoruz. Fakat piştiği zaman besin değerini ciddi ölçüde kaybeden soğan, çiğ olarak tüketildiğinde veya kür olarak uygulandığında çok daha faydalı. Antibiyotik özelliği güçlü olan soğan, içerdiği yüksek sülfür miktarından dolayı toksinleri atmayı kolaylaştırmakta ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte. Soğan da yine sarımsak gibi, bağırsaklarımızda yaşayan yararlı bakteriler için iyi bir prebiyotik kaynağı. Soğan ayrıca, kolesterolün yükselmesini ve kanın pıhtılaşmasını önlüyor, kanın temizlenmesine yardımcı oluyor, idrar söktürüyor ve sindirimi kolaylaştırıyor.

Kefir

Keçi veya inek sütü ile özel bir maya kullanılarak hazırlanan kefir, en etkili doğal antibiyotikler listemizde dördüncü sırada. Düzenli kefir tüketimi, gribal enfeksiyonlar başta olmak üzere pek çok hastalığı önlemede oldukça etkin. Probiyotik özelliği sayesinde bağırsak floramızdaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlayan kefir, sindirim sistemimize faydalı olduğu gibi, aynı zamanda da zararlı mikroorganizmaların yok edilmesine katkı sağlıyor. Bununla birlikte, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı etkin bir doğal antibiyotik olan kefiri günde 2 bardaktan fazla tüketmemek gerek. Fazla kefir tüketimi alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Nar

En etkili doğal antibiyotikler listemizin beşinci sırasında nar var. Kış aylarının en fazla tüketilen meyvelerinden biri olan nar, çok iyi bir antioksidan kaynağı. Orta büyüklükte bir nar, günlük C vitamini ihtiyacımızın yarıya yakınını karşılamakta. Narda ayrıca K vitamini, manganez, potasyum, fosfor, demir ve çinko oranı yüksek. Bu özellikleri sayesinde hücre içi sıvı dengesini sağlıyor, hücreleri yeniliyor, antikor üretimine katkı sağlıyor, dokuları onarıyor, iltihapların daha kısa sürede iyileşmesini sağlıyor. Nardaki polifenoller ve antosiyaninler, damar tıkanıklığına iyi geliyor ve tansiyonun düşmesine yardımcı oluyor. Bununla birlikte, nardaki K vitamini kandaki pıhtılaşmayı arttırdığı için kan sulandırıcı ilaç kullananların nar tüketmesi pek tavsiye edilmemekte.

Turp

Listemizin altıncı sırasında turp var. İçeriğinde yüksek miktarda C vitamini, fosfor, folik asit ve lif barındıran turp, aynı zamanda da iyi bir antioksidan kaynağı. Gribal enfeksiyonlara karşı vücut direncini yükselten turp, bağışıklık sistemimizin yanı sıra sindirim ve boşaltım sistemimizi de destekliyor. Ülkemizde birçok salata içinde kullanılan turp, bal ile birlikte tüketildiğinde daha güçlü bir doğal antibiyotik haline gelmekte. Bununla birlikte, turpun en faydalı kısmı kabuğudur. Turpu çok iyi bir şekilde yıkayıp yarım saat kadar sirkeli suda beklettikten sonra arıtarak kabuklarıyla birlikte tüketirseniz, faydalarından daha etkin bir şekilde yararlanabilirsiniz.

Ispanak

En sağlıklı doğal antibiyotikler listemizin yedinci sırasında ıspanak var. Besin değeri açısından son derece zengin bir sebze olan ıspanakta yüksek miktarda demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitaminleri, folik asit ve lif bulunmakta. Özellikle de bitkisel demir için iyi bir kaynak olan ıspanak, kan hücrelerini besliyor ve enfeksiyonlara karşı vücudun antikor üretimini destekliyor. Fakat, pek çok yeşil sebzede olduğu gibi ıspanak da fazla pişirildiğinde besin değerini yitirmekte. Aslında en güzeli, buharda haşlama yöntemiyle pişirmek. Ve tabii, ıspanak tüketiminizi arttırmak adına ıspanaklı börek ve benzeri yiyeceklerden uzak durmanızı tavsiye ederiz.

Brokoli

Küçük yeşil yumrular halinde hemen her mevsim sofralarımızı süsleyen brokoli, en etkili doğal antibiyotikler listemizde sekizinci sırada. Görüntüsü karnabahara benzeyen brokolide yüksek miktarda A, C, E ve K vitamini ile oksidan madde bulunmakta. Bu bileşimi sayesinde atardamarların kan pompalamasını kolaylaştıran brokoli, kalp ve damar sisteminde gelişen hasarları önlüyor, kalp krizi riskini azaltıyor. Özel lifleri sayesinde sindirim sistemini ve bağırsak florasını güçlendiriyor, iltihapların ilerlemesini yavaşlatıyor. Brokoliyi salata olarak tüketmeyi tercih ediyorsanız, sarımsaklı yoğurtla birlikte tüketmeyi deneyebilirsiniz. Bu sayede hem acı tadını bastırır, hem de besin değerini yükseltebilirsiniz.

Zencefil

En etkili doğal antibiyotikler listemizin dokuzuncu sırasında zencefil var. Ülkemizde daha çok çay olarak tüketilen zencefil, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve soğuk algınlığına iyi gelmekte. Gribal enfeksiyonların yanı sıra iltihap ve bakterilere karşı da vücut direncimizi arttıran zencefil, mukoza tabakası üzerinde onarıcı etkilere sahip olduğu için zararlı mikroorganizmalara karşı doğal savunma mekanizmalarımızı güçlendirmekte. Tek başına kullanıldığında bile güçlü bir doğal antibiyotik olan zencefilin etkisini arttırmak için tarçın ve limonla birlikte tüketmeyi tercih edebilirsiniz.

Kivi

Listemizin onuncu sırasında kivi var. Birçok meyveden daha fazla miktarda vitamin içeren kivi, enfeksiyonlar karşısında savunma sistemimizi güçlendiriyor, sindirime yardımcı oluyor, astıma iyi geliyor, kan şekerini düzenliyor. İyi bir antioksidan kaynağı olan kivi, vücutta dolaşan serbest radikalleri etkisiz hale getirmede oldukça faydalı. Kivi ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum bakımından da zengin bir meyve. Bu özellikleri sayesinde kan dolaşımını hızlandıran kivi, aynı zamanda da strese iyi geliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler