Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Passenger Modu

Yayınlandı

tarihinde

En güzel 10 Passenger şarkısı için öneriler Ofix Blog'da...

2012 yılında çıkarttığı All The Little Lights albümünde yer alan Let Her Go şarkısıyla müzik listelerinde haftalarca zirvede yer bulan Passenger, yakın dönemde country, folk ve pop müzik türlerinde dikkat çeken isimlerden biri haline geldi. 2003 yılında Michael David Rosenberg ve Andrew Phillips öncülüğünde kurulan Passenger grubu dağıldıktan sonra grup ismini sahne ismi olarak kullanan Michael David Rosenberg, her yıla bir albüm sığdırarak oldukça verimli bir müzik kariyerine imza attı. Başta Let Her Go olmak üzere pek çok şarkısı birçok müzisyen ve müzik grubu tarafından coverlandı. Ed Sheeran, Kate Miller-Heidke, Josh Pyke, Lior Attar gibi isimlerle birlikte gerçekleştirdiği çalışmalar dijital kanallarda milyonlarca kez izlendi. Müzik serüvenine sokak müzisyeni olarak başlayan Passenger, katıldığı müzik festivallerinde gerçekleştirdiği solo performanslarla da geniş kitlelerin beğenisini kazandı. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste çalışırken Passenger dinlemeyi seven okurlarımız için en güzel 10 Passenger şarkısı önereceğiz. 

Passenger kimdir?

Passenger olarak bilinen Michael David Rosenberg, 17 Mayıs 1984 tarihinde Birleşik Krallık’a bağlı Brighton & Hove’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duymaya başladı ve gitar çalmayı öğrendi. Parlak bir eğitim hayatı olmayan küçük Michael, 14 yaşına geldiğinde ilk şarkılarını yazmaya başladı. Bu dönemde zamanının büyük bölümünü dersleriyle değil, müzik yaparak geçiriyordu. Başka bir deyişle, müziğe olan aşırı ilgisi başka her şeyin önüne geçti. Bunun sonucunda 16 yaşında okulu bırakmaya kadar verdi. Böylelikle hayatını sokak müzisyeni olarak geçirmeye başladı. İlk olarak İngiltere’de, ardından Avustralya’da sokak müzisyenliği yaptı. 2002 yılında Royal Court’ta düzenlenen yardım konserinde iki şarkılık bir performans gerçekleştirmesi, geniş kitleler karşısındaki ilk sahne deneyimiydi. Bu konuda ailesinden ve özellikle babasından da destek gördü. Bu dönemde tanıştığı Andrew Phillips ile uzun yıllar devam edecek güzel bir dostluk kurdu. IE Music bünyesinde çalışan Andrew Phillips, söz yazarlığı ve bestecilik konusunda ona yardımcı oldu. 

2003 yılında Michael ve Andrew, birkaç arkadaşlarıyla birlikte Mike Rosenberg Band‘ı kurdular. Grubun basçısı Marcus O’Dair, bateristi Alon Cohen‘di. Klavyede ise Richard Brinklow vardı. Grubun adı daha sonra Passenger olarak değiştirildi. Grubun ilk ve tek albümü olan Wicked Man’s Rest 2007 yılında müzik severlerle buluştu. Albüme ismini veren Wicked Man’s Rest şarkısı Passenger grubunun dikkat çekmesini sağladı. Albümde ayrıca Walk In The Rain ve You’re On My Mind şarkıları öne çıktı. Bu şarkıları Michael David Rosenberg ve Andrew Phillips birlikte yazdılar. Bu sayede Michael, söz yazarlığı ve bestecilik konusunda ne kadar yetenekli olduğunu görme fırsatı buldu. Ne var ki, Passenger grubu 2009 yılında dağıldı. Ancak Michael‘in müziği bırakmak gibi bir düşüncesi yoktu. Grup ismi olan Passenger‘ın önemli bir beğeni kazanması nedeniyle Michael, bundan sonraki müzik yaşamını Passenger ismiyle sürdürmeye karar verdi. Passenger ismiyle ilk solo albümünü 2009 yılında Wide Eyes Blind Love ile çıkarttı. 

Passenger’ın Müzik Serüveni

Solo müzik kariyeri içinde Passenger, 2009 yılından itibaren pek çok başarıya imza attı. Albümlerinin yanı sıra katıldığı konserlerde gerçekleştirdiği canlı performansları da dikkat çekti. Müzik endüstrisinde heyecan yaratan bu gelişmeler Passenger isminin önce çıkmasını sağladı. Yalnızca İngiltere’de değil, aynı zamanda Avustralya’da da pek çok müzik etkinliğine katıldı. Özellikle müzik festivallerinde gerçekleştirdiği canlı performanslar, Passenger isminin popülerliğini arttırdı. Kendisi küçük yaşlardan itibaren sokak müzisyenliği yapmıştı. Bu sayede festivallerde gerçekleştirdiği canlı performanslara aslında çok önceden hazırdı. Bu süreçte sosyal medyayı da çok iyi kullandı. Özellikle dijital kanallar üzerinden çok daha geniş kitlelere ulaştı. Diğer taraftan, ilk solo albümü Wide Eyes Blind Love için en büyük desteği de yine Andrew Phillips‘ten gördü. Albümün yapımcılığını ve miksajını Andrew Phillips üstlendi. Vokalde ise Isobel Anderson eşlik etti. Albümde en çok Caravan, I See Love, Snowflakes şarkıları öne çıktı. Söz ve müziği kendisine ait olan Caravan şarkısı, özellikle country riffleri ile dikkat çekti. 

2010 yılında Passenger, ikinci albümü Divers and Submarines ile müzik severlerle tekrar buluştu. Albümde öne çıkan şarkılar arasında House On A Hill ve Community Centre yer aldı. Bu albümün ardından Flight Of The Crow geldi. Albümde yer alan Shape Of Love şarkısına eşlik eden Boy & Bear, şarkının ve albümün ilgi çekmesini sağladı. Bu şarkıda da özellikle country riffleri öne çıktı. Bu sayede albüm, Passenger ismini country müzik içinde öne çıkardı. Avustralya kökenli folk müzik grubu Boy & Bear‘la kurduğu bu ilişki, Passenger isminin folk müzikte de tanınmasını sağladı. Diğer taraftan Passenger, Avustralya’da pek çok müzisyenle ve müzik grubuyla çeşitli çalışmalara imza attı. Bu isimler arasında Kate Miller-Heidke, Josh Pyke, Lior Attar gibi isimler vardı. Passenger‘ın müzik serüveni 2012 yılında All The Little Lights, 2014 yılında Whispers, 2015 yılında Whispers II ile devam etti. 2016 yılında Young As The Morning, Old As The Sea albümünü çıkarttı. 

Müzik Dünyasında Passenger

Passenger‘ın müzik serüveni her yıl yeni bir albümle ilerledi. Bu süreçte kendisini takip eden kitle her geçen gün büyüdü. 2017 yılında The Boy Who Cried Wolf albümünü çıkarttı. 2018 yılında Runaway albümü müzik severlerle buluştu. Bu albüm İngiltere’de müzik listelerine 6, Avustralya’da ise 22 hafta boyunca zirvede kaldı. 2019 yılında Sometimes It’s Something, Sometimes It’s Nothing At All geldi. 2020 yılında pandemi koşullarına rağmen albüm çıkartmayı sürdürdü. Ve Patchwork‘ü müzik severlerin beğenisine sundu. Bu yılın başında çıkarttığı Songs For The Drunk And Broken Hearted albümü de müzik severler arasında büyük ilgi gördü. Solo albümlerinin yanı sıra canlı performanslarıyla da dikkatleri üzerine çekmeyi hep başardı. Bunlar içinde özellikle 2012 yılında gerçekleştirdiği performans büyük izler bıraktı. İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Ed Sheeran‘ın Kuzey Amerika ve Avrupa konserlerinin açılışını yapması, özellikle yeni kitlelere ulaşmasını sağladı. Birlikte gerçekleştirdikleri Heart’s On Fire ve No Diggity gibi çalışmaları büyük beğeni topladı. 

En Güzel 10 Passenger Şarkısı

Passenger‘ın müzik serüvenini kısaca özetledikten sonra yazımızın bu kısmında, ofiste çalışırken Passenger dinlemeyi seven okurlarımız için en güzel 10 Passenger şarkısı önereceğiz. Bu şarkıları dinleyerek ofiste Passenger modu yaşayabilir, bu sayede keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Let Her Go

Listemizin ilk sırasında, Let Her Go var. 2012 yılında çıkarttığı All The Little Lights albümünün hit şarkısı olan Let Her Go, Passenger‘ın en sevilen şarkıları listesinde uzun yıllardır ilk sıradaki yerini koruyor. Başka bir deyişle Let Her Go şarkısı adeta kendi ismiyle özdeşleşti. Bugüne kadar birçok kez coverlanan bu şarkının söz ve müziği kendisine ait. Şarkıda geçen “Only know you love her when you let her go” (Onu sevdiğini sadece gitmesine izin verdiğinde anlarsın) sözü şarkının en akılda kalan kısımlarından biri oldu. Buna ek olarak şarkının nakaratı da çok beğenildi. Şarkının özellikle slow ritmi ve arpejleri Passenger‘ın sesiyle mükemmel bir uyum içinde. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz. 

Heart’s On Fire

En güzel 10 Passenger şarkısı listemizin ikinci sırasında, Heart’s On Fire var. Sözü ve müziği kendisine ait olan bu şarkı, 2014 yılında çıkarttığı Whispers albümünün en beğenilen şarkısı oldu. Şarkının romantik sözleri gerçek aşka verdiği değeri gösteriyordu. Bundan dolayı bu şarkı, yakın zamanların en beğenilen şarkılarından biri haline geldi. Şarkının orijinal versiyonunun yanı sıra Ed Sheeran ile birlikte yaptığı düet de büyük ilgi gördü. Ayrıca başka coverları da ilgi çekti. Bu güzel şarkının orijinal versiyonunu buradan, Ed Sheeran ile yaptığı düeti buradan dinleyebilirsiniz.

All The Little Lights

All The Little Lights şarkısı, en güzel 10 Passenger şarkısı listemizin üçüncü sırasında. Söz ve müziği Passenger‘a ait olan bu şarkı da yine özellikle country riffleriyle dikkat çekiyor. Buna ek olarak şarkının hızlı ritmi de dikkat çekici. Kendi hayat hikayesinden izler taşıyan bu şarkı, Amerikan müzik listelerinde 26 hafta boyunca zirvede yer buldu. Bu sayede en bilinen Passenger şarkılarından biri haline geldi. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz. 

When We Were Young

Listemizin dördüncü sırasında, When We Were Young var. Bu şarkı, Young As The Morning, Old As The Sea albümünün hit şarkılarından biriydi. Passenger‘ın geçmişe duyduğu özlemi ve yaşanmışlıklara verdiği değeri yansıtan bu şarkı, özellikle hayatı dolu dolu yaşamak gerektiği düşüncesinin altını çiziyor. Buna ek olarak geçmişte yaşananları bugüne oranla daha değerli buluyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Beautiful Birds

En güzel 10 Passenger şarkısı listemizin beşinci sırasında, aynı albümün bir diğer hit şarkısı Beautiful Birds var. Benzer temaların anlatıldığı bu şarkıda ise özellikle özgürlük duygusu daha fazla öne çıkıyor. Aynı şekilde gerçek aşk ve sadakat yüceltiliyor. Şarkıda kuş ve kafes imgeleri önemli. Bu imgelerin özellikle seçilmiş olması, şarkının verdiği mesajı güçlendiriyor. Ayrıca özgürlüğün yalnızlığa yol açtığına işaret ediliyor. Şarkının özellikle slow arpeji ile keman geçişleri ise güzelliğini arttırıyor. Bunlara ek olarak armonik yapısı da çok güzel. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz. 

Anywhere

Listemizin altıncı sırasında, yine aynı albümün bir diğer hit şarkısı olan Anywhere var. Diğerlerinden farklı olarak bu şarkıda country rifflerine rock ve R&B riffleri eşlik ediyor. Bununla birlikte bu riffler uyumu bozmuyor, harika bir armoni oluşturuyor. Bu şarkıda özellikle hayatın güzelliğine vurgu yapıyor. Buna ek olarak doğanın güzelliğine ve gerçek aşka duyduğu sevgiyi ifade ediyor. Özellikle doğa sevgisi, diğer temaları içinde taşıyor. Bundan dolayı bu tema, olduğundan daha değerli hale geliyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Setting Suns

En güzel 10 Passenger şarkısı listemizin yedinci sırasında, The Boy Who Cried Wolf albümünün hit şarkısı Setting Suns var. Şarkının özellikle slow ritmi ve güzel arpeji, içinde bulunduğumuz kış döneminde içinizi ısıtmak için iyi bir seçim olabilir. Hatta bu şarkıyı dinledikten sonra tüm soğuğa rağmen dışarı çıkıp dolaşmak isteyebilirsiniz. Ayrıca doğa gezintileri yapmak da isteyebilirsiniz. Bununla birlikte bu şarkı sizde geçmişe özlem duygusu yaratabilir. Buna ek olarak geleceğe duyduğunuz umudu güçlendirebilir. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz. 

If You Go

Listemizin sekizinci sırasında, Young As The Morning, Old As The Sea albümünün hit şarkılarından If You Go var. 1970’lerin romantizmini yansıtan bu şarkı da yine gerçek aşka verdiği değeri yansıtıyor. Şarkının en güzel kısımlarından biri şu şekilde. “And if you want to stay / I don’t think I’d for nothing more.” Yani “Ve kalmak istersen / Daha fazlasını isteyeceğimi düşünmüyorum.” Özellikle bu bölüm şarkıya ayrı bir güzellik katıyor. Üstelik şarkıda verilmek istenen mesajı güçlendiriyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Everything

En güzel 10 Passenger şarkısı listemizin dokuzuncu sırasında, aynı albümün bir diğer hit şarkısı Everything var. Benzer temaları işleyen bu şarkıda “When you’ve got love / You’ve got everything” (Aşka sahip olduğunda / Her şeye sahipsin) kısmı özellikle dikkat çekici. Bu sayede şarkının yansıttığı lirizm güçleniyor. Buna ek olarak 1970’lerin romantizmi hissediliyor. Böylelikle şarkının yarattığı çağrışımlar güçleniyor. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz. 

Hell Or High Water

Listemizin onuncu sırasında, 2018 yılında çıkarttığı Runaway albümünün hit şarkısı Hell Or High Water var. Hayatın anlamını sorgulayan bu güzel şarkı, özellikle kalbi kırık bir sevgilinin duygularını yansıtıyor. Gerçek aşka duyduğu özlem bu şarkıda bir kez daha dile geliyor. Aynı şekilde sadakat kavramını da yüceltiyor. Buna ek olarak şarkının klibi de çok güzel. Klipte kullanılan retro görüntü efektleri özellikle geçmişe özlem duygusunu yansıtıyor. Buna ek olarak klibin çekildiği mekan, yansıttığı çelişkilerle mükemmel bir uyum içinde. Klipte Passeger‘ı sürekli hareket halinde izliyoruz. Bu sayede arayış duygusunun altı çiziliyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler