Bizi Takip Edin

Lifestyle

Fırın nasıl temizlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Fırın temizliği hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Evlerde ve ofislerde yemek pişirmek için kullanılan fırınlar, temizliğine büyük özen gösterilmesi gereken mutfak araçlarından biridir. Yemek pişirdikten sonra fırın temizliği konusunda gerekli özeni gösterirseniz, fırınınızı daha sağlıklı bir şekilde kullanabilir, daha lezzetli yemekler pişirebilirsiniz. Fırın temizliğinin ihmal edilmesi durumunda ise hem sağlık açısından çeşitli riskler oluşur, hem de yemeğin lezzeti bozulur. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, fırın temizliği konusunu ele alacağız ve fırın temizleme yöntemleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Fırın temizliği niçin önemlidir?

Mutfakta en çok kirlenen araçlardan biri fırındır. Yemek yapmak için ocaktan sonra en fazla kullanılan araçlardan biri olan fırın, kullanım durumuna göre az veya çok kirlenebilir. Fırın temizliği her şeyden önce sağlık açısından son derece önemli bir konudur. Fırın tepsileri, ızgara ve fırının iç yüzeyinde oluşan yağ lekeleri, fırında mikropların oluşması için elverişli bir ortam yaratır. Fırında yemek pişirirken yüzeye sıçrayan yemek kalıntıları da yine, fırını sağlıklı ve verimli bir şekilde kullanmayı engeller. Fırın temizliği adına fırının içine fırın temizleme spreyi sıkıp üzerinden bezle geçmek yeterli olmayabilir. Kirli bırakılan veya yeterince temizlenmeyen fırın içinde oluşan bakteriler, fırın yüzeyinden etrafa yayılabilir. Bu bakteriler nedeniyle fırının içinde olduğu kadar, dış yüzeyinde ve mutfakta da bakteri ve kötü koku oluşabilir.

Fırın nasıl kirlenir?

Yemek yapmanın yanı sıra pasta ve börek pişirmede, ekmek veya kek yapmada kullanılan fırınlar, pişirilen yiyeceklerin oluşturduğu buhardan etkilenir. Fırında oluşan buhar, pişirilen yiyeceklerin hazırlandığı malzemelerden izler taşır. Eğer pasta ve börek gibi yağlı yiyecekler pişirmekteyseniz, fırın içinde oluşan buharda yağ miktarı yüksek olacaktır. Fırında güveç veya balık pişirirken yiyeceklerin üzerini kapatsanız bile fırın içinde kirlenmeyi önleyemezsiniz. Yemeklerin buharının yanı sıra yemek pişirme sırasında yapılan işler de fırının kirlenmesine yol açabilir. Pişirme sırasında tepsiyi çekip çıkarma işlemi sırasında fırının yan yüzeylerine veya alt kısmına yemek dökülebilir. Fırın camına ve ızgaralara yemek sıçrayabilir. İçinde oluşan yağ katmanları, zaman içinde kir tabakalarına dönüşür.

Fırın temizliği hangi sıklıkla yapılmalıdır?

Aslına bakarsanız, fırınınızı her kullanımın ardından temizlemeniz gerekir. Çünkü fırında pişirilen her yemek, fırının az veya çok kirlenmesine yol açar. Gerek ankastre fırın temizliği, gerekse mini fırın temizliği, mutfak temizliği içinde büyük önem taşır. Fırınınızı yemek pişirdikten sonra temizlemeyi alışkanlık haline getirirseniz, mutfak temizliği sırasında fazla zorluk çekmezsiniz. Yemek pişirdikten sonra fırınınızın sadece içini şöyle bir silmekle yetiniyorsanız, haftada en az 1 kez fırın temizliği yapmalısınız. Fırın temizliği konusunda herhangi bir ihmal, fırınınız içinde kötü koku oluşmasına yol açabilir. Fırın temizleme işinde üşenme gibi durumlar da yemeklerin tadı ve lezzetinin bozulmasına, ortama kötü kokular yayılmasına neden olabilir.

Fırın temizliği için gerekli malzemeler nelerdir?

Fırın temizliği için farklı malzemeler kullanabilirsiniz. Her şeyden önce, temizlik işleriniz sırasında bulaşık eldiveni kullanmayı ihmal etmemelisiniz. Fırın temizliği için bulaşık bezi, bulaşık süngeri, bulaşık deterjanı, yağ ve kir sökücü, fırın temizleme spreyi kullanabilirsiniz. Fırın temizleme spreyinin yanı sıra fırın temizleme jeli ve fırın yağ çözücü ürünleri de fırın temizliği konusunda daha etkin sonuçlar almanızı sağlayabilir. Eğer deterjan kullanmak istemiyorsanız, doğal fırın temizliği yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Doğal fırın temizliği için karbonat, sirke, limon ve tuz kullanabilirsiniz. Bu malzemelerle hazırlayacağınız temizlik solüsyonunu bir fısfıs yardımıyla fırın temizliği için kullanabilirsiniz.

Fırın temizliğine nereden başlanır?

Fırın temizliğine fırının iç yüzeyinden başlamanız gerekir. Dış yüzeyden başlamanız halinde, fırın içini temizlerken oluşan deterjan kalıntılarını ve su izlerini tekrar temizlemeniz gerekir. Fırın içi temizliği, fırın dışı temizliğine oranla çok daha önemlidir. Dış yüzeyler daha çok estetik yönden dikkat çekse de sağlık riskleri ve yemeklerin lezzeti bakımından fırın içi temizliği çok daha önemlidir. Fırın temizleme yöntemleri içinde fırın temizliğine iç yüzeyden başlamak, zamandan tasarruf konusunda da yardımcı olur. Yaptığınız işlerin tekrar üstünden geçmek zorunda kalmazsınız. Bu sayede, temizlik malzemelerini de daha verimli kullanmış olursunuz.

Fırın içi temizliği nasıl yapılır?

Temizleme işi, fırının dış yüzeyini temizlemekten ibaret değildir. Fırın temizliğinin esas ve en önemli kısmını fırın içi temizliği oluşturur. Fırının içini temizlerken, fırındaki ızgara ve tepsileri çıkartmalı, uygun bir bulaşık deterjanı ve temizlik süngeri kullanarak iç yüzeyde temizliği sağlamalısınız. Fırın temizliği sırasında deterjanlı süngeri yüzeye sürüp birkaç dakika beklemek çok faydalıdır. Bu sayede, fırın içini temizlerken yüzeyde fazla ovmaya gerek duymadan güzel sonuçlar alabilirsiniz. Fırın içinde biriken yağ lekeleri ve kirleri temizlemek adına bulaşık teli kullanmanız durumunda, fırın içinde çizik oluşabilir. Bu çiziklerin artması sonucu yüzeyde oksitlenme ve paslanma başlayabilir. Ki bu nedenle fırınınız, yemeğin tadının bozulmasına ve bazı sağlık riskleri oluşmasına yol açabilir.

Fırın temizliği sırasında kullanacağınız temizlik malzemeleri, yüzeye zarar vermemeli, yüzeyde hiçbir çizik oluşturmamalı. İç kaplamaya zarar vermemek için doğru malzemeleri seçmelisiniz. Fırın içi temizleme sırasında aşırı fiziksel kuvvet uygulamaktan kaçınmalısınız. Fırın içinde eğer yoğun miktarda yağ ve kir birikmişse, daha etkin sonuçlar almak için fırın temizleme jeli veya fırın yağ çözücü ürünlerini kullanabilirsiniz. Bu ürünleri kullanmak istemiyorsanız, doğal fırın temizleme yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Fırın içi temizliğinin son aşamasında, içeride herhangi bir köpük veya deterjan kalıntısı bırakmadığınızdan emin olmalısınız.

Fırın telleri nasıl temizlenir?

Fırın temizliği sırasında fırın içi temizliği aşamasında fırın tellerini mutlaka çıkartmanız gerekir. İçini temizledikten sonra fırın telini bulaşık makinesine atmanız yeterli olmayabilir. Fırın teli üzerinde biriken yağ lekeleri ve kirler, güçlü yağ ve kir sökücülerle daha iyi temizlenir. Fırın teli temizliğinde sıradan bulaşık deterjanlarını kullanmanız, etkin sonuç almak adına fırın teli üzerinde daha fazla fiziksel güç uygulamanıza yol açabilir. Bu durumda fırın telinizde çizilme veya hasar oluşabilir. Üzerinde oluşan hasarlar, özellikle ızgarada pişirme yöntemleri sırasında yiyeceklerin lezzetinin bozulmasına yol açmakta. Fırın teli temizliği sırasında da tıpkı fırın içi temizliğinde olduğu gibi, yüzeye fazla kuvvet uygulamaktan kaçınmalısınız.

Fırın telleri temizliğinde yağ ve kir sökücü kullanırken ürünlerin bekleme süresine dikkat etmelisiniz. Yağ ve kir sökücülerin uygulama ardından bekleme süresi, 2 dakika ile 10 dakika arasında değişebilmekte. Sanayi tipi fırınlar için özel olarak geliştirilen ürünlerde ise bekleme süresi yarım saat ile 1 saat arasında olabilmekte. Dolayısıyla, fırın içi temizliğinde olduğu gibi fırın teli temizliğinde de acele etmemelisiniz. Yağ ve kir sökücülerin bekleme süresi dolmadan yapacağınız uygulamalar, bu ürünlerden etkin şekilde yararlanmanızı engeller. En iyi fırın temizleyici çeşitleri bile ancak doğru şekilde kullanıldığı zaman etkili olur.

Fırın camı nasıl temizlenir?

Cam temizliği, fırın temizliğinin son aşamasını oluşturur. Fırın temizliğinin püf noktaları içinde fırın camı temizliğini sona bırakmalısınız. Cam temizliği sona bırakılmadığında, yaptığınız işin üzerinden tekrar geçmeniz gerekebilir. Fırın camını temizlerken bulaşık deterjanı veya fırın temizleme spreyi kullanabilirsiniz. Eğer fırın temizleme spreyi kullanacaksanız, ürünlerin zemine akmaması için fazla miktarda sprey kullanmamaya dikkat etmelisiniz. Spreyi uyguladıktan sonra bulaşık süngeriyle üzerinden geçebilirsiniz. Ardından, nemli bir bezle cam yüzeyde kalıntıları temizleyebilirsiniz. Kuru bir bezle son bir kez üzerinden geçip fırın camında iz kalmasını önleyebilirsiniz. Ankastre fırın cam temizliği için de aynı yöntemi uygulayabilirsiniz.

Doğal yöntemlerle fırın temizliği nasıl yapılır?

Fırın temizliği sırasında bulaşık deterjanı kullanmak istemiyorsanız, doğal yöntemlerle fırın temizliği gerçekleştirebilirsiniz. Doğal fırın temizliği için sirke, karbonat ve tuz kullanabilirsiniz. Sirke ve karbonat karışımı, özellikle kurumuş yağ lekelerine karşı etkin çözümler sunar. Eğer uzun zamandır fırın içi temizliğinizi ihmal etmişseniz ve yağ lekeleri fazlaca birikmişse, karışımınızın içine bir miktar limon ve tuz ekleyebilirsiniz. Bu tür bir karışım, zorlu yağ lekelerini yüzeylerden temizlemek için en az yağ sökücüler kadar etkili olmakta. Yanmış fırın temizliği için de yine bu karışımı değerlendirebilirsiniz.

Doğal fırın temizleme yöntemleri arasında sirke ile fırın temizliği hem çok kolay, hem de etkili bir yöntemdir. Sirke kokusu ise elbette kalıcı değildir. Fırın temizliği için sirkeli su kullanmak istiyorsanız, temizlik sırasında ortama hava girişi sağlayabilir, sirke kokusundan kolayca kurtulabilirsiniz. Üstelik, diğer temizleyicileri kullandığınız halde fırınınız içinde kötü koku oluşmaktaysa, bu kokulardan kurtulmak için de sirkeli su kullanmayı tercih edebilirsiniz. Nitekim sirkeli su, temas ettiği yüzeylerde koku oluşumuna yol açan maddelere nüfuz eder ve suyla birlikte buharlaşmasını sağlar. Daha yoğun kokulardan kurtulmak için karbonat ve birkaç damla limon suyu faydalı olabilir.

Editörün Tavsiyesi: Ernet Pro Active Fırın ve Izgara Yağ ve Kir Sökücü – 435 ml

Fırın temizliği konusunu ele aldığımız ve fırın temizleme yöntemleri hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Ernet Pro Active fırın ve ızgara yağ ve kir sökücü – 435 ml ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Fırın temizliği konusunda etkin çözümler sunan bu ürün, Sultanlar Grup bünyesinde yer alan yerli markamız Ernet kalitesine sahip. Ürünü uygulamak için püskürtme başlığının uç kısmındaki kapağı açmanız yeterli. Uygulama sırasında daha etkin sonuç almak için, fırınınızı 40 derecede ısıtıp 5 dakika bekledikten sonra uygulamaya geçebilirsiniz. Güçlü köpük oluşumu sağlayan bu ürünü fırın içi temizliğinin yanı sıra ızgara temizliğinde de kullanabilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler