Bizi Takip Edin

Lifestyle

Bir kalem asla yetmez!

Yayınlandı

tarihinde

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Yazı araç ve gereçleri arasında kalemlerin yeri çok büyük. Henüz okul öncesi dönemlerimizde kullanmaya başladığımız kalemler, tüm eğitim ve iş hayatımız boyunca en sık kullandığımız yazı araçları. Teknolojinin ilerlemesiyle yazı ihtiyaçlarımızı karşılamaya dönük farklı alternatifler ortaya çıksa da kalem çeşitleri hayatımızda hâlâ geniş bir yer tutuyor. Kalemler aynı zamanda da ofisimizde en sık yer değiştiren ve en fazla ihtiyaç duyulan yazı araçları. Peki, ofisimizde hiç eksik etmememiz gereken kalem türleri hangileridir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda kalem türleri konusunu ele alacağız ve kalem seçimlerinize ışık tutacak faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kurşun Kalemler

Yaptığımız iş ne olursa olsun, kurşun kalemlerin sağladığı imkanlardan yararlanmak isteyeceğimiz sayısız durumla hemen her gün karşılaşmaktayız. Hesap, ölçüm ve analize dayalı bir iş yapmaktaysanız elinizin altında birkaç tane kurşun kalem bulundurmanız gereksiz zaman ve emek kaybının önüne geçer. Eğer mimari çizimler ve mühendislik hesaplamalarla meşgulseniz, bu kalem türleri çok işinizi görür. İşyerlerinde muhasebe departmanlarının da sıklıkla kullandığı kurşun kalemler, kolayca silinebildikleri için hesap hatalarını düzeltmede büyük kolaylık sağlıyor. Tabii, kurşun kalem alırken üzerindeki harfler ve rakamlara da mutlaka dikkat etmelisiniz. Genel kullanım için F, HB ve B kalem türleri uygundur. H ve B grubu kalemlerin önündeki rakam değeri arttıkça, kullanım alanları farklılık göstermekte.

Versatil (Mekanik Kurşun) Kalemler

Eğitim hayatımızın hemen her kesitine eşlik eden versatil kalemler, farklı uç kalınlıkları ve birbirinden güzel renk seçenekleriyle iş hayatımızda da sadık bir dost gibi bize eşlik etmekte. Kurşun kalemlere oranla kullanımı daha kolay olan ve yüzeylerde kalınlık farklı oluşturmaksızın hızlı yazım imkanı sunan bu kalem türleri öğrenciler ve ofis çalışanları tarafından en sık tercih edilen kalem türleri arasında öne çıkmakta. Bu kalemleri öğrencilik yıllarımızda sıkça kullandığımız için marka tercihlerimizde de daha çok bu dönemlerde gönlümüzü çelen markalara yöneliyoruz. Fakat, ofis masa ve çekmecenizde mutlaka bulundurmanız gereken bu ürünleri alırken, uç kırılmasını önleyen özel mekanizmaya ve ergonomik tutuş özelliklerine sahip olmasına dikkat etmelisiniz.

Tükenmez Kalemler

Her kesimden kullanıcı tarafından en sık tercih edilen kalem türleri arasında tükenmez kalemler özel bir öneme sahip. Yakın dönemlere kadar siyah, mavi ve kırmızı mürekkep seçenekleriyle üretilen bu kalem türleri bugün artık hemen her renkte üretilmekte. Renk konusunda olduğu kadar, uç kalınlığı konusunda da büyük bir çeşitlilik var. Fakat, ince ve dayanıklı uç yapısına sahip tükenmez kalemler, kolay ve hızlı yazım olanağı sunmakta. Online alışveriş sitemiz Ofix’te gerek bireysel, gerekse de kurumsal müşterilerimiz tarafından en sık sipariş verilen kalem türleri arasında yer alan tükenmez kalemler, hemen tüm kağıt türlerinde kolay ve pratik bir yazı deneyimi sağlamakta. Marka tercihleri arasında ise Faber-Castell, Bigpoint ve Paper Mate ilk üçte yer alıyor.

Dolma Kalemler

Yakın dönemlere kadar bir statü göstergesi olan ve ancak çok önemli yazışmalarda kullanılan dolma kalemler, bugün artık çok daha geniş bir kullanım alanına sahip. Dolma kalem kullanımının giderek artmasında etkin rol oynayan esas unsurlar, gelişen üretim teknolojileri, maliyetlerdeki düşüş ve özgün tasarımlara sahip yeni ürün konseptleri şeklinde ifade edilebilir. Geleneksel ürünlerdeki mürekkep yerine kartuş seçeneğinin ortaya çıkmasıyla dolma kalem türleri kullanımı daha da arttı. Kaligrafik yazı ve imzalar için dolma kalemlerin uygun özelliklere sahip olması, özel mektup veya notlar ile önemli imzalar için bu ürünleri vazgeçilmez kılıyor. Dolma kalem türleri ile yazılan yazılar ayrıca, ifadenin gücünü arttırıyor ve karşı taraf üzerinde daha önemli bir etki yaratıyor.

Roller (Jel) Kalemler

Dolma kalem ile tükenmez kalemin avantajlarını bir araya getiren roller kalemler, özel jel mürekkepleri ve renk kartuşları sayesinde farklı bir yazı deneyimi sunmakta. Yüzeylerde dağılma yapmayan özel jelleri, aynı zamanda da yazı ve imzalarınıza kaligrafik özellikler kazandırıyor. Hemen her yaş ve beğeni grubundan kullanıcının sıklıkla tercih ettiği kalem türleri içinde yer alan bu kalemler, çok geniş ve parlak bir renk skalasına sahip. Üstelik, dolma kalemlere oranla fiyat aralıkları daha düşük düzeylerde. Ofis alışverişleri arasında roller kalemler de kalem türleri arasında önemli bir başlığı teşkil ediyor.

Fosforlu Kalemler

Eğitim ve iş hayatında sıklıkla kullanılan kalem türleri arasında fosforlu kalemlerin de önemli bir yeri var. Bileşimindeki fosfor sayesinde parlak görüntüler oluşturan bu ürünler, yazılı metinlerdeki önemli kısımları işaretlemede kolay ve pratik çözümler sunmakta. Farklı renk ve uç alternatiflerine sahip bu kalem türleri ile yapılan renkli işaretlemeler, zihnin önemli kısımlara odaklanmasına yardımcı olmakta. Özel keçe uçları, yüzeylerde yüksek bir baskı uygulamaya gerek kalmaksızın renkli işaretlemelerin oluşmasını sağlamakta. Ofis masa ve çekmecelerinizde mutlaka bulundurmanız gereken bu ürünleri farklı renk alternatifleriyle kullanırsanız, bilgileri önem sırasına göre gruplandırmanız daha kolay olacaktır.

Yazı Tahtası Kalemleri

Yazı tahtaları, ofis toplantılarımızı daha verimli hale getiren çok önemli araçlar. Yaptığımız sunumlar içinde önemli kavram ve terimleri ya da farklı birtakım şekilleri görselleştirmemize yardımcı olan bu ürünler için özel olarak tasarlanan yazı tahtası kalemleri de yine ofislerin en sık sipariş verdiği kalem türleri içinde önemli bir paya sahip. Renk tercihleri içinde daha çok siyah ve mavi renkleri öne çıksa da yeşil ve kırmızı renkleri de tercih edilebilmekte. Suya ve ışığa karşı dayanıklı özel mürekkepleri, kapağın açık kalması durumunda bile etkisini uzun süre korumakta. Dış etkenlere karşı dayanıklı özel akrilik uçları, yazması en zor ortam ve yüzeylerde bile bu kalem türleri ile güzel bir yazı deneyimi sunmakta.

İhtiyaç duyduğunuz kalem türleri Ofix’te!

Online ofis marketimiz Ofix dilediğiniz kalem türüne uygun fiyat avantajlarıyla sahip olmanızı sağlıyor. Kurşun kalem türleri konusundaki önerimiz Faber-Castell köşeli mercanlı kurşun kalemler. Özel yapıştırma sistemiyle son derece dayanıklı olan bu ürünler, oldukça yumuşak bir uca sahip. 

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Versatil kalemler konusundaki önerimiz Faber-Castell Auto 1338 versatil kalemleri. Özel tasarıma sahip iç mekanizması, uç kırılmalarını önlüyor. Kauçuk kılıfla güçlendirilen ergonomik gövde, kalemi güçlü bir şekilde kavramanızı sağlıyor. 

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Tükenmez kalem için önerimiz de yine aynı markaya ait 1440 tükenmez kalemleri. Mavi, siyah ve kırmızı şeklinde 3 farklı renk seçeneğine sahip bu ürünler, Ofix.com‘da en fazla sattığımız ürünler arasında. Ayrıca, Faber-Castell‘in marka tarihini merak ediyorsanız, Faber-Castell: 250 yıllık bir başarı hikayesi… yazımızı okuyabilirsiniz. 

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Dolma kalem önerimiz Parker Sonnet koyu gri dolma kalem. Paslanmaz çelik üzerine çok katmanlı metalik lake gövdeye sahip bu ürünlerin çok zarif ve şık desenli uçları var. 

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Roller kalem önerimiz Uni-Ball Um-151 Signo DX Fine roller kalemi. Kaliteli mürekkebi sayesinde su ve ışığa karşı dayanıklı olan bu ürünler, yumuşak tutamakları sayesinde rahat bir yazı deneyimi sunmakta.

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Fosforlu kalemler için önerimiz Edding fosforlu kalem 5’li paket. Dış etkenlere dayanıklı ve kokusuz mürekkebi parlak renklere sahip, fotokopiyle yapılan çoğaltmalarda uygulanan zemini kapatmamakta. Paket içi renkleri turuncu, pembe, yeşil, mavi ve sarı şeklinde. 

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Yazı tahtası kalemi önerimiz ise Edding 360 XL tahta kalemi. Yumuşak ucu sayesinde bu ürünleri kolayca kullanabilirsiniz. Ayrıca, Edding‘in marka tarihini merak ediyorsanız, Edding: Kalem kavramının sınırlarını genişleten marka… yazımızı okuyabilirsiniz.

Kalem türleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Tüm okurlarımıza keyifli yazı deneyimleri diliyoruz…

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. Tolga Güngör

    14 Kasım 2017 saat 15:04

    Çok güzel bir blog yapmışsınız ve çok güzel içerikler paylaşıyorsunuz tebrikler…

  2. Mustafa Özcan

    23 Ekim 2023 saat 21:18

    Merhaba birşey soracağım.Telefonumun şark kablosunu katlayarak

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler