Bizi Takip Edin

Sağlık

Karnımız neden guruldar?

Yayınlandı

tarihinde

Karın gurultusu hakkında merak ettiğiniz konuları Ofix Blog'da bulabilir, karın gurultusu şikayetlerinizde azalma sağlayabilirsiniz.

Karın gurultusu aslında, boş midenin gerçekleştirdiği kasılmalar sonucunda oluşan sesten ibarettir. Sağlıklı her insan, bu gurultuyu gün içinde duyabilir. Ne var ki, karın gurultusunun sık tekrarlayan bir durum haline gelmesi ve şiddetinin yüksek olması, sindirim sisteminde bir şeylerin yanlış gitmekte olduğuna işaret eder. Gün içinde sıkça ve yüksek şiddetli karın gurultusu şikayeti yaşıyorsanız, bu sorunu ihmal etmemelisiniz. Evde veya işte, okulda veya ofiste başkalarının yanında aniden guruldamaya başlayan mideniz nedeniyle kendinizi sosyal açıdan kötü hissedebilirsiniz. Bu durum özgüveninizi sarsabilir, sosyal iletişim becerilerinizi zayıflatabilir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, karın gurultusu konusunu ele alacağız. Karın gurultusu neden olur, karın gurultusunu önlemek için neler yapmak gerekir, diye merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Karın gurultusu nedir?

Halk arasında karın gurultusu olarak bilinen durum aslında midede gerçekleşir. Başka deyişle karın gurultusu, aslında mide gurultusudur. Bununla birlikte, bu durumu ifade etmek için karın gurultusu ifadesi tercih edilmekte. Karın gurultusunu kısaca, boş midede istem dışı gelişen kasılmalar sonucu oluşan ses şeklinde tanımlayabiliriz. Sindirim sistemimiz, ağızdan başlayarak bağırsaklara kadar uzanan bir tüp gibidir. Bu tüp içinde tüm hareketler kaslar sayesinde gerçekleşir. Mideye ulaşan gıda yiyeceklerin öğütülmesi, sindirilmesi ve bağırsaklara taşınması kaslarla sağlanır. Normal şartlar altında mide kasılmaları, dakikada 3 kere meydana gelir. Her kasılmayla birlikte bir miktar hava da midede birikir. Midede eğer herhangi bir sorun yoksa, bu kasılmaları hissetmeyiz. Fakat midede sindirilecek besin yokken gerçekleşen kasılmalar, içerideki hava nedeniyle mideden ses çıkmasına yol açar. Halk arasında karın gurultusu olarak bilinen bu ses, boş midenin gerçekleştirdiği kasılmalardan ibarettir. 

Boş midede oluşan karın gurultusu aslında doğal bir durumdur. Sağlıklı her insan, bu gurultuyu gün içinde duyabilir. Fakat ne var ki, karın gurultusunun sık tekrarlayan bir durum haline gelmesi ve şiddetinin yüksek olması, sindirim sisteminde bir şeylerin yanlış gitmekte olduğuna işaret eder. Sürekli karın gurultusu yaşayan kişiler bu durumu çoğu zaman yalnızca açlıkla ilişkilendirse de sindirim sistemi bozuklukları devam ettiği sürece bu sorun devam eder. Üstelik, mide tokken bile görülebilir. Ne zaman geleceği belli olmayan karın gurultusu şikayetleri nedeniyle kişi, fiziksel olduğu kadar sosyal açıdan da kendisini zor bir durumda hisseder. Evde veya işte, okulda veya ofiste başkalarının yanında aniden guruldamaya başlayan mide nedeniyle kişi, kendisini sosyal açıdan kötü hisseder. Özgüveni sarsılır, sosyal iletişim becerileri zayıflar. Bu nedenlerden dolayı karın gurultusu, ihmal edilmemesi gereken sağlık sorunlarından biridir. 

Karın gurultusu hangi sağlık sorunlarına işaret eder?

Karın gurultusu şikayetiniz gün içinde sıkça ve yüksek sesle tekrarlıyorsa bu durum, bazı sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bunlar içinde en önemlilerinin huzursuz bağırsak sendromu, gıda intoleransı ve reflü olduğunu söyleyebiliriz. Bu hastalıklar hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan kişiler, karın gurultusu şikayetlerini açlıkla ilişkilendirip geçiştirme eğilimine girer. Özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayı nedeniyle bu durum olağan bile karşılanır. Fakat ne var ki, sıkça ve şiddetle tekrarlayan karın gurultusu şikayetlerinin açlıkla veya oruçla bir ilgisi yoktur. Kişi bu şikayeti tok karna da yaşayabilir. Dahası, şikayetlerini ihmal etmesi halinde bu hastalıklar büyür ve tedavisi daha zor hale gelebilir. Bu gibi durumların önüne geçmek için kişinin vakit geçirmeden bir sağlık kurumuna başvurarak muayene olması gerekir. 

Huzursuz Bağırsak Sendromuna Bağlı Karın Gurultusu

Huzursuz bağırsak sendromu, kalın bağırsağı etkileyen en yaygın hastalıklardan biridir. Sindirim sistemimizin bir parçası olan kalın bağırsak, normal şartlar altında görevini beynin denetiminde yerine getirir. Kalın bağırsakta yaşayan faydalı bakteriler, salgıladıkları hormonlar sayesinde beyni uyarır. Ve beyinden gelen uyarılar sayesinde sindirim faaliyetleri düzenli bir şekilde gerçekleşir. Kalın bağırsak ile beyin arasında iletişimi gerçekleştiren kooperatif sinyallerin akışında kopukluk ortaya çıktığında, sindirim sisteminde görevli kasların koordinasyonu bozulur ve bağırsak hareketleri düzensizleşir. Bunun sonucunda dışkının normal geçiş süresi uzar ve mide kasılmaları artar. Dışkı bağırsakta yavaş hareket ederse, bağırsak suyu emeceği için kabızlığa yol açar. Dışkının bağırsaktaki hareketinin hızlanması ise suyu yeterince emilmediği için isale neden olur. Her iki durumda da huzursuz bağırsak sendromu, karın gurultusu şikayetlerinin oluşmasına yol açar. 

Gıda İntoleransına Bağlı Karın Gurultusu

Belirli birtakım besinleri tükettiğinizde midenizde yanma ve bağırsaklarınızda huzursuzluk hissediyorsanız, vakit geçirmeden gıda intoleransı testi yaptırmalısınız. Özellikle laktoz ve glüten içeren besinler gıda intoleransına yol açabilmekte. Metabolizmanın bazı besinlere karşı gösterdiği aşırı duyarlılığı ifade eden gıda intoleransı, karın gurultusu şikayetlerini dayanılmaz hale getirebilmekte. Örneğin süt içtiğinizde karnınız aşırı şekilde gurulduyor ve bağırsak hareketleriniz bozuluyorsa, bunun nedeni sütün içindeki laktozun sindirim sisteminiz tarafından sindirilememesi olabilir. Bu konuda kesin tanının konulabilmesi için bir sağlık kurumunda gıda intoleransı testi yaptırmanız gerekir. Ve tabii, bu gibi şikayetlere yol açan besinlerden uzak durmalısınız. Laktoz intoleransınız varsa normal süt yerine laktozsuz süt içmeyi tercih edebilirsiniz. Sütün yanı sıra fındık ezmesi, yer fıstığı, bezelye, tereyağı gibi yiyecekler de gıda intoleransına yol açabilir. Bu gibi besinlerin tüketiminin hemen ardından başlayan karın gurultusu gıda intoleransına işaret ediyor olabilir. 

Reflüye Bağlı Karın Gurultusu

Reflü hastalığı kısaca asit, safra ve mukustan oluşan mide salgılarının yemek borusu veya ağza kadar yer değiştirmesi durumudur. Reflü hastalarının ağzında oluşan acı tat bu hastalığın en önemli işaretlerinden biridir. Hasta eğer boğazında bir yumru oluştuğu hissine kapılıyorsa, yemek borusunun iç tarafında gelişen ödem nedeniyle hastada atipik reflü gelişmiş olabilir. Reflü hastalığı da yine sindirim sisteminin düzgün çalışmamasına ve karın gurultusu şikayetlerinin oluşmasına neden olur. Reflü hastalarında yemek borusu, kendini asitten veya safralı mide içeriğinden koruyamaz. Mide salgılarının yemek borusu veya ağza kadar yer değiştirmesi sonucu mide kasları düzgün şekilde çalışmaz. Oluşan kasılmalar havayla birleştiğinde yüksek şiddetli karın gurultusu şikayetlerinin oluşmasına neden olur. 

Karın gurultusunu önlemek için neler yapmak gerekir?

Başta da belirttiğimiz gibi karın gurultusu aslında, boş midenin gerçekleştirdiği kasılmalar sonucunda oluşan sesten ibarettir ve sağlıklı her insan, bu gurultuyu gün içinde duyabilir. Normal koşullar altında bu ses herhangi bir rahatsızlık yaratmaz. Karın gurultusunun sık ve şiddetli tekrarı ise yukarıda belirttiğimiz hastalıklara işaret ediyor olabilir. Bu gibi durumlarda, karın gurultusundan kurtulmak için bu hastalıkların tedavi süreçlerine başlamak gerekir. Bununla birlikte, gün içinde karın gurultusu şikayetlerinizde azalma sağlamak için sağlıklı beslenmeyi ilke edinmeli, karbonhidrat ağırlıklı beslenme şekillerinden kesinlikle uzak durmalısınız. Özellikle mevsim geçişlerinde hazır ve ezbere diyetlere itibar etmemelisiniz. Çünkü bu diyetler, mide ve bağırsakların yanı sıra tüm metabolizma için zararlı sonuçlar doğurmakta. Ayrıca, gazlı ve kafeinli içecek tüketiminizi sınırlamalı, stresten uzak durmalı ve uyku sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Bu sayede mide ve bağırsaklarınız düzgün çalışır, karın gurultusu şikayetleriniz azalır. 

Editörün Tavsiyesi: Doğadan Bitki Çayı Rezene 2 g x 20 Adet

Mide ve bağırsak sorunlarına karşı rezene çayının faydalı etkileri öteden beri bilinmekte. İçerdiği B kompleks ve C vitaminleri ile magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller sayesinde rezene çayıyla mide ve bağırsaklarınızı rahatlatabilirsiniz. Günde 1 bardak tüketeceğiniz rezene çayı ile safra üretiminizi düzene sokabilir, sindirim sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Fakat elbette, herhangi bir sindirim sistemi hastalığını sırf rezene çayıyla iyileştirmek mümkün değildir. Keza hiçbir bitki çayı, herhangi bir hastalığı tek başına iyileştirme gücüne veya imkanına sahip değildir. Bu nedenle bitki çaylarının medikal amaçlı kullanımı doğru değildir. Bitki çayları ancak şikayetlerin azalmasına katkı sağlar. Mide ve bağırsaklarınızda rahatlama sağlamak için Doğadan bitki çayı rezene 2 g x 20 adet ürünümüz iyi bir seçim olabilir. Paket içi miktarı 20 adet olan bu ürünleri online ofis marketiniz Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler