Bizi Takip Edin

Teknoloji

Mouse alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Mouselar hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Günümüzde birçok işimizi bilgisayar başında yapıyoruz. Bilgisayarı mousela birlikte kullanmak bize hız ve zaman kazandırıyor. Kullandığımız mouse ihtiyaçlarımıza uygunsa, kazandığımız hız ve zaman artıyor, yaptığımız işleri daha kolay ve keyifli hale getirebiliyoruz. İhtiyaçlarımızı karşılamayan mouselar hızımızı düşürüyor, keyfimizi kaçırıyor. Peki, mouse alırken nelere dikkat etmek gerekir? Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, mouse alışverişlerinize ışık tutmak için mouselar hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

İhtiyaçlarınıza uygun olmalı.

Mouse türleri konusunda piyasada pek çok alternatif var. Kablolu mouselar, kablosuz mouselar, mekanik mouselar, optik mouselar, lazer mouselar, bükülebilen mouselar ve dokunmatik mouselar bunlar içinde en yaygın olanları. Sizin için en iyi mouse, kullanım ihtiyaçlarınıza en uygun mouse olacaktır. Eğer ofiste yalnızca Microsoft Office programları üzerinden çalışıyor ve internette fazla gezinmiyorsanız, duyarlılığı yani dpi değeri fazla olmayan bir mouse işinizi görmenizi sağlar. Fakat Adobe veya Autodesk programları gibi programlar kullanıyor ve çizim, grafik, tasarım vb. işlerle uğraşıyorsanız dpi değeri yüksek bir mouse kullanmalısınız.

Günlük ofis işleri için kullanacağınız mouseun dpi değerinin 800-1000 arasında olması yeterlidir. Bu gibi işler için yüksek dpi değerine sahip, örneğin 4000 veya 5000 dpi değerinde bir mouse kullanırsanız, imleci ekran üzerinde istediğiniz noktaya getirmekte güçlük çekebilirsiniz. Ekran çözünürlüğü yüksek bir bilgisayarda çalışıyorsanız, örneğin 1024×768 ekran çözünürlüğünde mouseunuzun dpi değerinin 2000’den az olmaması gerekir. Daha yüksek çözünürlükler için dpi değeri 3000-3500 arasında olmalı. Grafik, tasarım vb. işler için kullanacağınız mouseunuzun dpi değerinin 4000-5000 aralığında olması büyük kolaylık sağlar. Bilgisayarınızda oyun oynayacaksanız yüksek dpi değerine sahip bir mousela oyunu daha hızlı ve keyifli bir şekilde oynayabilirsiniz.

Diğer taraftan, mouseların üzerinde farklı işlevleri yerine getirmek için özel olarak tasarlanmış bazı tuşlar bulunur. Programlanabilir tuşlar olarak ifade edilen bu tuşlar, klavye üzerinde birkaç tuşla yapılabilecek işlemleri tek tuşla yapmayı mümkün kılmak için tasarlanmıştır. Özellikle çizim ve grafik işlerinde ve bilgisayar oyunlarında bu tuşlar büyük kolaylıklar sağlar. Fakat bu tür bir mouseu sıradan ofis işleri için kullandığınız bilgisayarınızda kullanmaktan kaçınmalısınız. Kullanacağınız mouse ihtiyaçlarınızla birebir örtüşmeli, kullanım sırasında kafa karıştırmamalı, farkında olmadan yanlış işlemler yapmanıza yol açmamalı.

Optik mouse mu toplu mouse mu?

Optik mouseların kullanımı her geçen gün artıyor, toplu mouseların üretimi giderek azalıyor. Toplu mouselara oranla daha yüksek bir algılama gücü ve tarama kapasitesine sahip olan optik mouselar, hatta daha iyisi lazer mouselar hassas görüntü, çizim, grafik vb. işlerle uğraşanlar için olmazsa olmaz bilgisayar ekipmanları içindedir. Bu tür mouseların bir kısmında dpi değerini anlık olarak takip edebileceğiniz göstergeler bulunur. Çizim ve grafik işlerinde bu göstergeler büyük kolaylık sağlar. Ayrıca, toplu mouselara oranla optik ve lazer mouseların temizliği daha kolaydır.

Mouseunuzu sık kullanacaksanız optik mouselar, az kullanacaksanız toplu mouselar, yüksek duyarlılık gerektiren işlerde kullanacaksanız optik veya lazer mouselar daha doğru bir seçim olabilir. Bilgisayar oyunlarına ilgi duyuyorsanız, yüksek dpi değerine sahip lazer mouseları tercih etmelisiniz. Düşük dpi değerine sahip mouselar bilgisayar oyunları sırasında sizi yavaşlatır ve keyfinizi kaçırır. Bilgisayar oyunu oynamıyor ve teknik çizim ve grafik gibi işlerde çalışmıyorsanız, lazer mouseları kullanmanıza gerek yok.

Kablolu mouse mu kablosuz mouse mu?

Kablolu mouseun da kablosuz mouseun da kendilerine göre olumlu ve olumsuz özellikleri var. Enerjiyi bilgisayarınızdan aldığı için pile ihtiyaç duymaz. Fakat kablodan dolayı masanızın üzerinde görüntü kirliliği yaratır ve hareket alanınızı kısıtlar. Kablosuz mouselar ise kabloların yarattığı görüntü kirliliğinden kurtarır, ama pil kullanmanızı gerektirir. Mouseunuzun pili azaldıkça etki mesafesi azalır ve duyarlılığı zayıflar.

Hız ve performans bakımından mouselar karşılaştırıldığında, kablolu mouseların kablosuzlardan daha iyi sonuçlar verdiği söylenebilir. Ofisinizde kabloların yarattığı görüntü sizi rahatsız etmiyorsa, kablolu mouse kullanmayı tercih edebilirsiniz. Kablolu mouse almak istiyorsanız, kablo uzunluğunun ihtiyaçlarınıza uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Kablosuz mouse kullanacaksanız, mouseunuzu şarj edilebilir piller ile kullanmanızı tavsiye ederiz. Piyasada bulunan bazı mouselar hem kablolu, hem de kablosuz olarak kullanılabilmekte. Mouse kullanım ihtiyaçlarınız eğer değişkenlik gösteriyorsa bu tür bir ürün almayı tercih edebilirsiniz.

Ergonomik bir tasarıma sahip olmalı.

Piyasada farklı tasarımlara sahip pek çok mouse bulabilirsiniz. Elinize uygun olmayan ve tam oturmayan mouselar kullanım sırasında bazı sorunlara yol açacaktır. Karpal tünel sendromu gibi bazı hastalıklar, yanlış mouse kullanımıyla yakından ilişkili. Üstelik, pek çok mouse yalnızca sağ el kullanımına uygun olarak tasarlanmakta. Mouseunuzu eğer sol elinizle kullanacaksanız, alacağınız mouseun sol el kullanımını destekleyip desteklemediğini mutlaka öğrenmelisiniz. Mouseunuz elinize tam olarak oturmalı, uzun süreli kullanımlar sırasında ağrı oluşmasına yol açmamalı. Tutuş özellikleri iyi olmalı, parmaklarda rahatsızlık hissi uyandırmamalı.

Kullanacağınız mouse ayrıca, USB port üzerinden çalışabilmeli, istenildiği zaman kolayca çıkartılıp bir başka bilgisayarda kullanılabilmeli. USB port üzerinden çalışan mouseların kullanımı daha kolaydır. Ofiste kullanacağınız mouseda ışık özelliğinin olmasını pek tercih etmemelisiniz. Dikkat gerektiren bir iş üzerinde çalışırken yakınınızda sürekli yanıp sönen bir mouse dikkatinizi dağıtabilir.

Ofis dostu mouselar Ofix’te!

Mouse alışverişlerinize ışık tutmak için mouselar hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği üç mouseu kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Logitech M171 Kablosuz Mouse

Listemizin ilk sırasında, Logitech M171 kablosuz mouse var. 97.7 x 61.5 x 35.2 mm ebatındaki bu ürünler, 1 adet AA pille çalışmakta. Etki mesafesi 10 metre olan bu ürünleri Windows, Mac, Linux gibi işletim sistemlerinde sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz. 

Trust 21949 Ziva Kablosuz Mouse

Listemizin ikinci sırasında, Trust 21949 Ziva kablosuz mouse var. Eğer daha basit bir optik mouse ofis işlerinizi görmeniz için yeterli olacaksa bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Siyah renkli, tak çalıştır özelliğine sahip, her iki elle kullanımı destekler.

Trilogic M11U Kablolu Mouse

Listemizin üçüncü sırasında, Trilogic M11U kablolu mouse var. Mouse tercihinizi kablolu mouselardan yana yapmak istiyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir. USB 1.1 ve 2.0 ile uyumlu olan bu ürünler, şık bir tasarıma sahip ve kablosunu özel makarası içinde saklamanız mümkün. Bu sayede kablo kirliliği yaratmıyor. 

Ofix’te satışı devam eden diğer mouseları inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Teknoloji

Instagram’da sonunda beklenen özellik geldi: Yorum düzenleme

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Instagram, uzun süredir beklenen bir detayı sonunda getirdi:
Artık yazdığın yorumları sonradan düzenleyebiliyorsun.

Hani yorum yazıp “keşke bir bakıp gönderseydim” dediğin anlar var ya…
Silip yeniden yazma derdi büyük ölçüde ortadan kalktı.

Ama tamamen özgür değilsin.
Yorumu paylaştıktan sonra 15 dakikalık bir süren var.
Bu süre içinde istediğin kadar değişiklik yapabiliyorsun, ama süre dolunca iş bitiyor.

Düzenlenen yorumlar da gizli kalmıyor bu arada.
İnsanlar yorumun değiştirildiğini görebiliyor ama ilk hali görünmüyor.
Yani “ne yazmıştı acaba?” kısmı biraz gizemli kalıyor.

Bir de küçük bir sınır daha var:
Sadece yazıyı düzenleyebiliyorsun.
Eğer yorumda görsel de varsa, o olduğu gibi kalıyor.

Aslında bakınca çok büyük bir özellik gibi durmayabilir ama
uzun zamandır can sıkan küçük bir sorunu çözmesi açısından önemli.

Üstelik bu özellik yeni duyurulmuş olsa da, bazı kullanıcılar bunu zaten fark etmişti.
Son haftalarda “yorum düzenleme geldi galiba” diye konuşanların sayısı artmıştı.

Gelen tepkiler de genel olarak aynı noktada birleşiyor:
“Artık gelmesi gerekiyordu.”
Hatta biri espri yapmış:
“73 yıl sürdü ama sonunda oldu.”

Aynı gün Instagram, genç kullanıcılarla ilgili bir değişikliği de paylaştı.
Artık bazı içerikler, 13 yaş ve üzeri film derecelendirmesine göre sınırlandırılacak.

Bu kararın arkasında da son dönemde artan eleştiriler var.
Özellikle gençler üzerindeki etkisi uzun zamandır tartışma konusu.

Geçtiğimiz ay Meta’nın başı da bu yüzden epey ağrıdı.
New Mexico’da şirket, çocuk güvenliğini riske atmakla suçlu bulundu.
Los Angeles’ta ise jüri, uygulamaların gençler için bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığına karar verdi.

Üstelik konu kapanmış değil.
Şu anda Meta’ya karşı açılmış binlerce dava devam ediyor.
40 farklı eyaletin başsavcısı da sürecin içinde.

Kaynak : techcrunch.com

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Apple, Bir Dönemin Simgesi Mac Pro’ya Veda Etti

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Apple’ın yıllarca “en güçlü Mac” olarak konumlandırdığı Mac Pro sahneden çekildi. 18 yıldır hayatımızda olan kule tipi bu efsane model artık üretilmeyecek.

Son olarak 2023’te M2 Ultra çipiyle güncellenen Mac Pro, Apple mağazasından kaldırıldı. Şu an için yalnızca yenilenmiş (refurbished) olarak bulunabiliyor.


Bir Dönemin Gücüydü Ama Güncellenmedi

Mac Pro aslında uzun süredir “güncel” sayılmıyordu.
Evet, 2023’te yeni çip geldi ama kasanın kendisi 2019’dan beri aynıydı.

Apple, 2019’da cihazı daha modüler hale getirerek profesyonellere yeniden göz kırpmıştı. Ancak yüksek başlangıç fiyatı ve sınırlı kullanıcı kitlesi nedeniyle beklenen etkiyi yaratamadı.

Kısacası: güçlüydü ama herkes için değildi.


Yerini Kim Aldı? Tahmin Edildiği Gibi: Mac Studio

Apple boşluğu çoktan doldurmuştu bile.
Yeni gözde: Mac Studio.

Daha kompakt, daha modern ve Apple Silicon mimarisine tam uyumlu bu model, profesyonel kullanıcıların yeni tercihi haline geldi.

Üstelik performans tarafında da geri kalmıyor.
Hatta çoğu kullanıcı için Mac Pro’nun sunduğu gücü, daha ulaşılabilir ve pratik bir formda sunuyor.


Tasarım Cesurdu… Ama Pek Tutmadı

Mac Pro’nun geçmişine baktığımızda en çok konuşulan versiyonlardan biri 2013’te çıkan silindirik modeldi.

Şık mıydı? Evet.
Sessiz miydi? Evet.
Ama pratik miydi? Pek sayılmaz.

Tek fanlı soğutma sistemi ve sınırlı genişletme seçenekleri, profesyonel kullanıcılar için ciddi bir problem yarattı. Özellikle PCIe slotlarının olmaması ve donanım yükseltmelerinin kısıtlı olması, cihazı zamanla geri plana itti.

Apple bile sonrasında bu tasarımın “termal olarak sınırlı” olduğunu kabul etti.


Mac Pro Neden Emekli Edildi?

Aslında cevap çok net:
Apple artık gücü farklı bir şekilde sunuyor.

Mac Studio, Mac mini ve iMac üçlüsü; hem performans hem de kullanım kolaylığı açısından daha dengeli bir yapı sunuyor.

Bugün Apple’ın masaüstü tarafındaki lineup şöyle:

  • iMac (M4 çip)
  • Mac mini (M4 ve M4 Pro)
  • Mac Studio (en güçlü seçenek)

Mac Studio’nun fiyatı ise 125.000 TL’den başlıyor, üst konfigürasyonlarda 250.000 TL’yi rahatlıkla geçiyor.


Kısaca…

Mac Pro, teknoloji dünyasında önemli bir yere sahipti.
Ama artık oyun değişti.

Apple, “büyük ve modüler” yerine
“küçük ama aşırı güçlü” cihazlara odaklanıyor.

Mac Pro’nun vedası da aslında bu dönüşümün en net göstergesi.

Kaynak: Donanımhaber.com

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Hesap makinesi kullanmanın püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Hesap makinesi kullanmanın püf noktaları Ofix Blog'da...

Ticari ilişkilerimizi sürdürürken en sık kullandığımız araçların başında hesap makineleri geliyor. İster masaüstü, ister dijital, isterse online olsun hesap makineleri, hemen tüm hesaplama işlemlerimize eşlik ediyor. İnternet aramalarında üst sıralardaki yerini her daim koruyan hesap makinesi kullan ve Google hesap makinesi aramaları, online hesap makinelerine yoğun ilginin bir göstergesi. Online hesap makinelerinden farklı olarak masaüstü hesap makineleri, ofiste veya evde çalışırken hesaplama konusunda daha pratik çözümler sunabiliyor. Hesap makinelerinde yer alan özel tuş ve fonksiyonlar, hesaplama işlemlerimizi daha da kolay hale getiriyor. Ofix Blog’da bugünkü yazımızda, hesap makinesi kullanmanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler