Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Cam Bölme Sistemleri

Yayınlandı

tarihinde

Ofis cam bölme sistemleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Modern ofis tasarımında en fazla kullanılan yapı elemanlarının başında ofis cam bölme sistemleri geliyor. Günümüzde pek çok ofiste tavandan yere kadar uzanan tam cam bölme sistemleriyle karşılaşmaktayız. Yarım camlardan oluşan modüler panel sistemlerine de ilgi her geçen gün artıyor. Ofis cam bölme sistemleri hem mekan kullanımı, hem de verimlilik açısından önemli sonuçlar doğurmakta. Çalışma alanlarında klasik duvar sistemleri veya alçı panellere oranla cam bölme sistemleri daha ferah ve enerjisi yüksek ortamlar yaratmakta. Özellikle çok sayıda kişinin çalıştığı ve küçük mekana sahip şirketlerde ofis cam bölme sistemleriyle pek çok ihtiyaca pratik çözümler bulunabilir. Ofis ortamına modern bir görünüm kazandıran bu sistemler, aydınlatma maliyetlerini azaltma ve gürültü kirliliğini önlemede de başarılı çözümler sunmakta. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofis cam bölme sistemleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Ofis iç tasarımınızı yenilemek ve cam bölme sistemlerini kullanmak isterseniz ihtiyaç duyabileceğiniz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Cam bölme sistemi nedir?

Kısaca ifade edecek olursak cam bölme sistemi, dayanıklı cam panellerle inşa edilen bir duvar sistemidir. Bu sistemlerde kullanılan camlar sıradan camlardan farklı olarak mukavemeti yüksek camlardır. Cam bölme duvar sistemleri günümüzde birçok açıdan öne çıkan yapı elemanları arasında yer almakta. Her şeyden önce bu sistemler, iç tasarım maliyetlerinde büyük bir avantaj sağlamakta. Diğer yapı elemanlarını kullanarak inşa edeceğiniz mekanlara oranla cam bölme duvar sistemlerinin maliyeti ciddi ölçüde düşüktür. Bazı durumlarda maliyet avantajı örneğin yüzde 50’nin üzerine çıkabilir. Bu sistemlerin ayrıca aydınlatma ve ısıtma maliyetlerini de azaltıcı etkisi vardır. Cam bölme duvar sistemlerini kullanarak gün ışığından maksimum derecede yararlanmak mümkündür. Isı yalıtımı konusunda da başarılı çözümler sunan bu sistemler, ısı verimliliğini arttırır ve ısı tasarrufu sağlar. Mekana kazandırdığı ferahlık hissi, bakım ve temizliğinin kolay olması ve ihtiyaçlara göre mekanda değişiklikler yapmayı kolaylaştırmaları da cam bölme duvar sistemlerine talebi her geçen gün arttırmakta. 

Cam bölme duvar sistemlerinin en sade kullanım şeklinden en komplike tasarımlara kadar farklı pek çok çeşidi mevcuttur. Günümüzde bu sistemler birçok ofiste, hastanede, otelde, bankada, restoranda vb. mekanlarda kullanılmakta. İhtiyaca uygun çözümleri kullanıcılarına sunma kapasitesi yüksek olduğu için bu sistemlerle pek çok alanda ve farklı şekillerde karşılaşabilirsiniz. Bununla birlikte cam bölme duvar sistemleri temelde ikiye ayrılır. Bunlardan ilki, tavandan yere kadar uzanan tam cam bölme sistemleridir. Diğeri ise yarım camlardan oluşan modüler panel sistemleridir. Cam bölme duvar sistemlerinde kullanılan tasarımlar farklı ihtiyaç ve beğenilere uygun şekilde geliştirilmekte. Ve alanında uzman ekipler tarafından montajları gerçekleştirilmekte. Günümüzde cam bölme duvar sistemleri alanında faaliyet gösteren pek çok firmaya internet ve diğer kanallar üzerinden erişim sağlayabilirsiniz. Bu firmalar, cam bölme duvar sistemleri konusunda ihtiyaç ve beğenilerinize uygun çözümler sunabilir. Piyasadaki son gelişmeleri takip eden bu firmalar, güncel trendler doğrultusunda ürün çeşitliliklerini her geçen gün arttırmakta. 

Ofis cam bölme sistemleri nelerdir?

Ofislerde kullanılan cam bölme sistemlerinin başında tam cam bölme sistemleri geliyor. Şeffaf bir çalışma alanı sunan bu sistemlerde sade veya şık tasarımlar tercih edilebiliyor. Duvar paneli şeklinde uygulaması yapılan bu sistemleri ofislerin yanı sıra hastaneler, oteller, restoranlarda da görebilirsiniz. Ayrıca bankalar, vezneler, havaalanları gibi pek çok alanda da görebilirsiniz. Tam cam bölme sistemlerinin yanı sıra yarım cam duvar panelleri de ofis cam bölme sistemleri içinde en sık karşılaştığımız sistemlerden biridir. Yoğun bir tempoda çalışan ofislerde bu paneller verimlilik ve motivasyonu arttırıcı etki göstermekte. Örneğin yarım cam duvar panelleriyle inşa edilmiş toplantı odaları beyin fırtınalarına olumlu katkılar sağlamakta. Nitekim sıradan kalıpları yıkan bu tasarımlar çalışanların yaratıcılığını arttırıyor. Ofis cam bölme sistemleri içinde ayrıca jaluzili ofis bölme sistemleri, yatay cam bölme sistemleri ve seperatör camlı bölme sistemleri gibi farklı seçeneklerle karşılaşmak da mümkün. Bunların her biri farklı ihtiyaç ve beğenilere hitap etmekte. 

Ofis cam bölme sistemleri ne gibi avantajlara sahiptir?

Bu sistemlerin sağladığı avantajları maliyet, verimlilik ve işlevsellik bakımından üç başlık altında ele alabiliriz. Günümüz ofis tasarımlarında iç mimarların özellikle tercih ettiği yapı bileşenlerinden biri haline gelen cam bölme sistemleri, aydınlatma ve ısıtma maliyetlerini düşürmekte. Mekanlar arasında ışık paylaşımını olanaklı kılan bu sistemler, aydınlatma ürünlerinin daha az kullanımını sağlamakta. Tek parça camdan oluşan sistemler ise özellikle ısı yalıtımı konusunda mükemmel çözümler sunuyor. Tıpkı evlerde kullandığımız pencere sistemleri gibi ofis cam bölme sistemleri de ısı yalıtımını arttırmakta. Bu sistemlerde cam levhalar birbirine sıkıca bağlanmakta. Böylelikle profiller çevre boyunca sabit kalıyor ve ısı yalıtımı oluşuyor. Bu yönüyle bu sistemler şeffaflık ve ısı yalıtımını başarılı şekilde bir araya getirmekte. Bu sistemlerde kullanılan kalın camların yanı sıra lamine camlar da bu bağlamda başarılı sonuçlar veriyor. Lamine camlar ısı yalıtımında olduğu gibi ses yalıtımında da kalın camları aratmayan çözümler sunmakta. 

Verimlilik bakımından bu sistemlerin en önemli avantajı, mekan genişliği sağlaması ve çalışanlarda ferahlık hissi yaratmasıdır. Hatta küçük mekanlarda bile bu sistemler, güzel bir çalışma ortamı sunmakta. Özellikle küçük mekanlarda diğer duvar bölme sistemleri, çalışanlarda küçük bir alana hapsolmuşluk hissi yaratabilir. Oysa cam duvar bölme sistemlerinde oluşan ferahlık hissi, çalışanların motivasyonunu olumlu yönde etkiler. Bu sistemler sayesinde çalışanlar küçük bir alana hapsolmuşluk hissi yaşamaz. Çünkü kendi kişisel alanlarını yaratma imkanı elde ederler. İşlevsellik bakımından da bu sistemler birçok avantaja sahiptir. Çalışma alanında oluşan ihtiyaçlara göre odalar arasında genişletme veya küçültme yapmak isteyebilirsiniz. İşte bu gibi durumlarda bu sistemler sayesinde pratik çözümler bulabilirsiniz. Örneğin toplantı odanızın yetersiz kalmasından şikayet ediyorsanız, yan kısımdaki odayla birleşmesini kolayca sağlayabilirsiniz. Değişen ihtiyaçlara göre bir odayı ikiye veya üçe kolayca bölebilirsiniz. Bu gibi ihtiyaçlar karşısında ofis cam bölme sistemleri pratik çözümler sağlamakta. Üstelik odalar arasında ses yalıtımının yüksek olması, çalışanların dikkat ve motivasyonlarını olumlu yönde etkilemekte. 

Ofis cam bölme sistemleri fiyatları ne kadardır?

Piyasada farklı bütçelere uygun pek çok ofis cam bölme fiyatı bulmak mümkün. Fiyat hesaplamaları yapılırken her şeyden önce ofisin büyüklüğü önemlidir. Nitekim fiyatlar metrekareye göre belirlendiği için ofis büyüklüğü arttıkça maliyet artar. Birim fiyatlar arasındaki farklılıklar ise birçok nedene bağlı olarak değişebilir. Bu konuda özellikle son aylarda döviz kurlarında yaşanan gelişmeler ve enflasyonun etkisiyle fiyatların yükseldiğini görmekteyiz. Bununla birlikte birim fiyatlar konusunda en az 2 bin liralık bir maliyeti gözden çıkarmalısınız. Ofis cam bölme sistemlerinde tercih edeceğiniz bileşenler ve cam çeşitlerine bağlı olarak birim fiyatlar 4 bin lira ve üzerine çıkabilir. Cam bölme metrekare fiyatları için internet siteleri üzerinden en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz. Ayrıca cam bölme montaj hizmetleri için fiyat bilgilerini de yine firmaların internet siteleri üzerinden öğrenebilirsiniz. Diğer taraftan, ofis bölme sistemleri alanında uzman firmalarla yapacağınız görüşmelerde birim fiyatlar ve hizmet bedeli için pazarlık opsiyonunuzu kullanmayı da ihmal etmemelisiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Sinan

    14 Aralık 2022 saat 17:01

    Skya land de offisimizin dekorun yapmanızı rica ediyorum

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler