Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Bayram Temizliği

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste bayram temizliği için öneriler Ofix Blog'da...

Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı efendim. Bayram öncesinde yaptığımız işlerin başında bayram temizliği geliyor. Yoğun iş tempomuz içinde ihmal ettiğimiz temizlik işleri için bu gibi fırsatlardan yararlanabiliriz. Ve tabii, bayram temizliğini yalnızca evimiz için değil, günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimiz için de güzel bir fırsata dönüştürebiliriz. Ofis temizliği konusuna ne kadar özen gösterirsek, motivasyon ve iş verimliliğimiz o kadar yüksek olacaktır. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste bayram temizliği hakkında bazı önerilerde bulunacağız. 

Temizlik için organizasyon şart!

Bayram temizliği, günlük ve haftalık temizlik işlerimizden farklı olarak daha derin ve kapsamlı bir iş. Ofisinizi eğer profesyonel temizlik elemanları değil de ofis arkadaşlarınızla birlikte temizleyecekseniz, iyi organize olmanız şart. Hele bir de kalabalık bir ofiste çalışıyorsanız, kimin nereden başlayacağı ve nereleri temizleyeceğini önceden kararlaştırırsanız, gereksiz emek ve zaman kaybına uğramazsınız. Bu sayede, aynı işin üzerinden defalarca geçmeyi önler, temizlik malzemelerinden tasarruf sağlayabilirsiniz.

Temizlik sırasında iş kaybına uğramamalısınız.

Ofis temizliği için iyi bir organizasyonun yanı sıra doğru zamanı seçmek de çok önemli. Günlük ve haftalık temizlik işlerine oranla daha kapsamlı bir temizlik olan bayram temizliğini, mesai saatleriniz içinde önemli bir iş kaybı oluşturmayacak en uygun zaman diliminde yapmalısınız. Ofisinize gelen ziyaretçi ve müşteri yoğunluğunun en düşük olduğu anlar, temizlik işleri için en uygun anlardır. Bu anlarda üstelik, yaptığınız temizliğin sonuçlarını daha hızlı bir şekilde alabilirsiniz.

Dikkatinizi temizlik işlerine vermelisiniz.

Ofiste bayram temizliği sırasında uzun süreler boyunca ihmal edilen temizlik işleri yapılacağı için, motivasyon ve dikkat eksikliği ortaya çıkabilir. Ki bu da işlerin uzamasına ve istenilen sonuçların alınamamasına yol açar. Oysa kendinizi ve arkadaşlarınızı ofiste bayram temizliği konusunda motive eder ve temizlik işlerine odaklanırsanız, hem işleriniz daha çabuk biter, hem de temiz ve ferah bir çalışma ortamına kavuşursunuz. Motivasyonunuzu arttırmak için, ofiste müzik dinleyebilirsiniz. Fakat, dikkatinizi dağıtmaması için televizyondan uzak durmanızı tavsiye ederiz.

Temizlik ürünlerini doğru seçmelisiniz.

Temizlik işlerinde doğru ürün seçimi çok önemli. Ofislerde farklı çeşitte pek çok yüzey bulunabilmekte. Bunlar içinde fayans yüzeyler, taş yüzeyler, ahşap yüzeyler ve metal yüzeyler en sık karşılaştığımız yüzeylerdir ve her birinin kendine özgü doğal bir yapısı vardır. Ofis temizliği için kullanacağınız ürünler yüzeylere uygun özellikte olursa, yüzeylerde herhangi bir hasara yol açmaz. Ofislerdeki yüzeylerin pek çoğu, durulama yapma şansımızın olmadığı yüzeylerdir. Bu yüzeylerde eğer durulama gerektiren ürünler kullanırsanız, iş yükü ve zaman kaybınız ciddi oranda artacaktır.

Ofisinizde masa ve mobilyalar, camlar, yerler, tuvalet ve varsa mutfak için uygun temizleyiciler kullanmalısınız. Tuvalet ve mutfak temizliği sırasında durulama şansınız olacağı için çamaşır suyu, kireç ve yağ sökücü gibi güçlü temizleyiciler kullanabilirsiniz. Diğer yüzeylerde bu ürünleri tercih etmemelisiniz. Mobilyanız üzerinde eğer leke oluşmuşsa, özel temizleyiciler kullanmalısınız. Fakat, mobilyanızın türüne uygun bir temizleyici kullanmanız çok önemli. Aksi durumda, temizlik sırasında mobilyanız üzerinde hoş olmayan görüntüler oluşabilir.

Ağır kokulu ürünlerden kaçınmalısınız.

Ofiste bayram temizliği için doğru ürün seçimi konusunda dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da kullanacağınız ürünlerin ağır bir kokuya sahip olmamasıdır. Özellikle de ofisinizde koku alerjisi olan arkadaşlarınız varsa, ağır kokulu ürünlerle yapılacak temizlik işleri sonucunda hayati tehlikeler ortaya çıkabilir. Temizlik ürünlerinin yaydığı kokunun ortamda birikmesini önlemek içinse temizlik sırasında ofisinizi havalandırabilirsiniz. Bu sayede ayrıca, yüzeylerin daha çabuk kurumasını sağlayabilirsiniz.

Temizlik eldivenini ihmal etmemelisiniz.

Temizlik ürünleri, bileşimlerindeki etken maddelerden dolayı cildimize az ya da çok zarar verebilmekte. Temizlik sırasında en çok ellerimizi kullandığımız için, etken maddelere en çok ellerimiz temas ediyor. Olası zararları en aza indirmek için temizlik işlerimiz sırasında gerekli niteliklere sahip bir temizlik eldiveni kullanmayı alışkanlık haline getirmemiz gerekir. Özellikle de bulaşık yıkarken bulaşık eldiveni kullanmadan elimizi hiçbir şeye sürmemeliyiz. Aynı şekilde, ofiste tüm temizlik işlerimiz sırasında bir temizlik eldiveni kullanmamızda büyük yarar var. Nitekim, temizlik eldiveni sayesinde hem cildimizi koruyabilir, hem de mikropların yüzeylere yayılmasını önleyebiliriz.

Ofisinizi toz kaldırmadan süpürmelisiniz.

Günlük ve haftalık temizliğine yeterince özen gösterilmeyen ortamlarda yoğun miktarda toz birikebiliyor. Ve temizlik sırasında bazen o kadar çok toz kalkıyor ki, yalnızca görüntü bakımından değil, aynı zamanda sağlık açısından da ciddi riskler ortaya çıkabiliyor. Ofiste bayram temizliği sırasında yerleri süpürürken toz oluşumunu engellemek için mutlaka vakumlu süpürge kullanmalısınız. Süpürme işlemi sırasında cam veya balkon kapılarını açık tutup ofisinizi havalandırmalı, tozların yüzeylerde toplanmasını önlemelisiniz.

Masa ve çekmecelerinizde gereksiz eşyalardan kurtulmalısınız.

Ofis masa ve çekmecelerimiz, gün içinde iş yoğunluğumuza bağlı olarak çok çabuk dağılabilmekte. Masa ve çekmecelerimizde gereksiz eşyalardan kurtulmayı başaramıyorsak, ofiste bayram temizliği bunu sağlamak için güzel bir fırsat olabilir. Özellikle de masanızın üzerinde gereksiz ve hatta dikkat dağıtan hiçbir şey bulundurmamalısınız. Masa süsü ve aksesuarlarda abartıya kaçmamalı, masanızın üzerinde gün içinde sıkça kullandığınız araçlardan başka bir şey bulundurmamaya dikkat etmelisiniz. Ofiste bayram temizliği sırasında masa ve çekmecelerinizdeki gereksiz eşyaları ihtiyacı olan birine verebilir ya da ofis arşiv veya dolaplarınıza kaldırabilirsiniz.

Ofis dolaplarınızı temizlemezseniz, ofisiniz temizlenmiş sayılmaz.

Ofis temizliği konusunda en fazla ihmal edilen konulardan bir diğeri de ofis dolaplarının temizliğidir. Çoğu zaman dış yüzeylerinin tozunu almakla yetindiğimiz ofis dolaplarımızın gerçek anlamda temizlenebilmesi için içlerinin de temizlenmesi gerekir. Ofiste bayram temizliği, ofis dolaplarımızın gerçek anlamda temizliğinin sağlanabilmesi için iyi bir fırsat olabilir. Dolap temizliği sırasında, dolabınızın içindeki tüm malzemeleri boşaltmalı, iç ve dış yüzeyini özel temizlik maddeleriyle iyice temizlemelisiniz.

Temizlik sırasında eğer deterjan kullanmak istemiyorsanız, sirkeli sudan yararlanabilirsiniz. Sirke kokusundan rahatsız olmamak içinse ağır koku yayan üzüm sirkesi yerine kokusu hafif olan elma sirkesini tercih edebilirsiniz. Elma sirkesi ağır kokmadığı gibi, kokusunu uzun süre korumaz. Sirke kullanmak istemiyorsanız, antibakteriyel temizleyicileri de deneyebilirsiniz.

Yüzey temizliği sırasında olabildiğince fazla yüzeye ulaşmalısınız.

Ofiste yüzey temizliği konusunda yapılan hataların başında, yalnızca ulaşılabilir yüzeylerle yetinip ulaşılması zor yüzeyleri ihmal etmek geliyor. Oysa ofiste enfeksiyonlar, bu gibi temizliği sağlanmamış yüzeylerde kolayca yayılabiliyor. Ofiste bayram temizliği, bu hatanın aşılması için de iyi bir fırsat olabilir. Ulaşılması zor yüzeyleri temizlemek için ofis eşya ve mobilyalarınızı hareket ettirebilir, gerektiğinde ofis arkadaşlarınızdan yardım isteyebilirsiniz. Ayrıca, kapı kolları veya merdiven kenarları gibi sık kullanıldığı halde pek dikkat edilmeyen yüzeylerin temizliğine de dikkat etmelisiniz.

Yüzeylerin nemini almadan eşyalarınızı yerleştirmemelisiniz.

Ofisinizde yüzey temizliği yaptıktan sonra, yüzeyleri nemli bırakmamaya dikkat etmelisiniz. Özellikle de ofis masa, çekmece ve dolaplarında kalan nemden dolayı kolayca iz oluşabileceği gibi dosya, klasör ve evraklarınızın nemden zarar görmesi de mümkündür. Yüzeylerde kalan nem, ofis dosya ve klasörlerinizde şişme oluşturabilir ve bu da orta ve uzun vadede yeni masraflar çıkartabilir. Nemden dolayı oluşan izleri silmek ise iş yükünüzü arttırır, gereksiz bir emek ve zaman kaybına yol açar. Bu sorunların önüne geçmek için, temizliğini sağladığınız yüzeylerin üzerinden kuru bir bezle geçip tüm nemi almaya dikkat etmelisiniz.

Ofis camlarınızı yüzeylerden sonra temizlemelisiniz.

Ofiste cam temizliği, yüzey temizliğinden sonra yapılmalı. Yüzeyleri temizlemeden camları temizlemeye kalkarsanız, yeni silinmiş camlara tozlar kolayca yapışır. Bu nedenle, ofisinizi vakumlu süpürgeyle süpürüp tüm tozları aldıktan sonra cam temizliğine geçmelisiniz. Camları silmeden önce çerçeveleri temizlemeli, camda yağ lekeleri oluşmuşsa yağ çözücü kullanmalısınız. Camların önce temiz tarafını silmeli, temizlik sırasında gazete kağıdı kullanmaktan kaçınmalısınız. Nitekim gazete kağıtları, camı gerçek anlamda temizlemediği gibi, sürtünmeyle oluşan elektriklenme nedeniyle tozları cama daha fazla çeker. Cam temizliği için mikrofiber bezler her zaman ilk tercihiniz olmalı.

Tuvalet ve mutfak temizliğine büyük özen göstermelisiniz.

Tuvalet ve mutfak temizliği, iş güvenliği ve iş sağlığı açısından asla ihmal edilmemesi gereken konuların başında geliyor. Çünkü ofislerde enfeksiyonlar, bu alanlarda hızla yayılıyor ve çalışanların sağlığını ciddi anlamda tehdit ediyor. Ofiste bayram temizliği sırasında bu alanlarda hijyeni sağlamak için ilk tercih olarak çamaşır sularını değerlendirebilirsiniz. Çamaşır suları yüzeylerde tam koruma sağladığı gibi, kireç veya iz bırakmamakta. Fakat, tuvalet temizliğinde kullandığınız fırça ve süpürgeler, başka hiçbir yerde kesinlikle kullanılmamalı. 

Ofiste tuvalet ve mutfak temizliği sırasında çöp kovaları ve çöp poşetleri de dikkat edilmesi gereken konular arasında. Tuvalette ve mutfakta uzun süre bekleyen çöplerde yoğun nemden dolayı mikroplar hızla çoğalır ve etrafa kolayca yayılır. Bu nedenle, çöp kovalarınızın dolmasını beklemeden kısa aralıklarla boşaltılmasını sağlamalısınız. Ofiste bayram temizliği sırasında çöp kovalarınızı mümkünse çamaşır suyuyla yıkamalı, iyice temizlendiğinden emin olmalısınız. Temizlik sırasında ayrıca, ortak alanlarda büyük boy çöp poşetleri bulundurursanız, oluşan çöp ve atıklardan kolayca kurtulabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler