Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofisiniz kışa hazır mı?

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Havalar gittikçe soğuyor. Birkaç haftadır mevsim normallerinin üzerinde seyreden ılık hava, yerini soğuk ve yağışlı havaya bıraktı. Bu dönemlerde sağlığımıza dikkat etmemiz çok önemli. Yoksa kolayca hasta olabiliriz ve tüm işlerimiz aksar. Kendimizi olduğu kadar, ofisimizi de kışa hazırlamalıyız. Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimiz hem iş, hem de yaşam alanımız. Ofisimizde yapacağımız kış hazırlıklarıyla daha sağlıklı ve verimli çalışmalar yapabiliriz. Online ofis marketiniz Ofix, ofisinizi kışa hazırlamanız için yeni bir kampanya başlattı. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, hem ofiste kış hazırlıkları konusunu ele alacağız, hem de bu kampanyamızı tanıtacağız.

Ofiste kış hazırlıkları nelerdir?

Kış aylarında değişen ve zorlaşan hava şartları sağlığınızı ve işlerinizi aksatmamalı. Bunun için, ofisinizde bazı önlemler almanız gerekir. Burada bahsedeceğimiz konular arasında sizi aşan birtakım şeyler varsa, gerekli önlemleri alması konusunda işvereninizle görüşmeniz doğru bir yaklaşım olacaktır. Ofiste kış hazırlıkları konusunu biz bu yazımızda kısaca şu başlıklar altında özetleyeceğiz.

Isıtma sistemlerinizi kontrol ettirmelisiniz.

İş hayatında en fazla ihmal edilen konuların başında kombi ve klima bakımı geliyor. İlkbahar ve yaz aylarında kullanmadığımız kombimizde ısıtma elemanlarının bakımı çok önemli. Gaz ve elektriği birlikte kullanan kombilerde oluşabilecek en küçük bir zarar, çok ciddi can ve mal kayıplarına yol açmakta. Isıtma sistemlerinizin kontrolü ayrıca, bu cihazların ömrünü uzatır, yüksek verimle çalışmasını sağlar. Ki bu da tasarruf demektir. Bu gibi bakım ve tadilat işlerini kesinlikle ihmal etmemelisiniz. Ofis sıcaklığınız olması gereken düzeyde bulunmadıkça, sağlıklı ve verimli çalışmanız mümkün değildir. Bu nedenle, ofiste kış hazırlıkları konusunda ilk sıraya bunu koyuyoruz.

Isı izolasyonu sağlamalısınız.

Kış aylarında ısınma masraflarımızı arttıran etkenlerin başında, pencere ve kapı kenarlarından giren soğuk hava gelmektedir. Günümüzde pek çok ofiste pencere ve kapı kenarları hava geçişlerini önleyecek sistemlere sahip olmakta. Fakat, zamanla aşınan bu sistemler, hava girişlerini maalesef önleyememekte. Isı izolasyonu için pencere ve kapı kenarlarında kullanılmak üzere özel olarak üretilen koruyucu bantlardan yararlanabilirsiniz. Pencere ve kapılarınızın kasa kısımlarında çatlak veya kırılmalar oluşmuşsa, şeffaf silikon yardımıyla bu kısımları kapatabilirsiniz. Kapı altlarında eğer büyük boşluklar varsa, bunlar için de köpük ve süngerlerden yararlanabilirsiniz. Ofiste kış hazırlıkları konusunda bu önlemler de yine, ısınma masraflarınızın azalmasına katkı sağlayacaktır.

Ofisinizde vücut ısınızı korumalısınız.

Başkalarıyla birlikte paylaştığımız ofisimizde gün içinde ani sıcaklık değişimleri ortaya çıkabilmekte. Ofis sıcaklığını yüksek bulan bir arkadaşımız, pencere veya balkon kapısını aralayıp ofis sıcaklığını düşürebilmekte. Dalgınlıkla açık unutulan oda veya balkon kapısı da yine bu gibi değişiklikler yaratabilmekte. Bu durumların bize zarar vermesini önlemek için, ortam özelliklerine uygun giysiler giymeli ve vücut ısımızı korumalıyız. Bunun dışında bitki çayları vücut ısımızı yükseltmemizi sağlar. Ofis çekmecenizde bulunduracağınız ıhlamur, kuşburnu veya zencefil gibi bitki çayları, ofiste kış hazırlıkları konusunda size yardımcı olacaktır.

Ofis aydınlatma sistemlerinizi kontrol ettirmelisiniz.

Kış aylarında malumunuz, günler kısalıyor ve hava erken kararıyor. Ofis aydınlatma sistemleri de yine, iş güvenliği ve sağlığı için çok önemlidir. Ofis aydınlatması konusunda en önemli yardımcınız, aslında gün ışığıdır. Ve gün ışığından etkin bir şekilde yararlanmak için ofisinizin mimari özelliklerinin buna uygun olması gerekir. İlave aydınlatmaya ihtiyaç duyuyorsanız, aydınlatma sistemlerinden yararlanabilirsiniz. Ofiste kış hazırlıkları için aydınlatma sisteminizi de mutlaka kontrol ettirmelisiniz. Ortalama ışık miktarı 500 lüx’ün altında olan ofislerde fotometrik açıdan sağlıklı çalışma koşulları mevcut değildir. Ofis aydınlatması konusunda faydalı diğer bilgileri, Ofix Blog‘da daha önce yayınlamış olduğumuz Ofis aydınlatmasında nelere dikkat etmek gerekir? yazımızda bulabilirsiniz.

Ofisinizde hijyeni ihmal etmemelisiniz.

Kış aylarında bozulan hava şartları, hastalıklara davetiye çıkartır. Hastalıklardan korunmak için, ofisinizin temizliği yeterli değildir, hijyeni de sağlamanız gerekir. Ofis mobilyaları ve ofis araç ve gereçleri, her gün farklı kişiler tarafından sıkça kullanılıyor. Özellikle de ellerimizi su ve antibakteriyel temizleyicilerle temizlersek, olası enfeksiyonları büyük ölçüde engelleyebiliriz. Bunlara ulaşamadığımız durumlarda ıslak mendiller ile mutlaka gerekli önlemleri almalıyız. Ofiste kış hazırlıkları konusunda hijyenle ilgili faydalı diğer bilgileri, Ofix Blog‘da daha önce yayınlamış olduğumuz İşyerinde hijyene dikkat ediyor musunuz? yazımızda bulabilirsiniz. Ofis hijyeni için gerekli malzemeleri ise temizlik kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Bu önlemlerin yanı sıra, ofisinizi belirli aralıklarla havalandırmaya, beslenme düzeninizi aksatmamaya, ofiste basit birtakım egzersizler yapmaya ve bol su tüketmeye dikkat ederseniz kış mevsimini sağlıklı ve verimli bir şekilde geçirebilirsiniz. Mevsim geçişlerinde görülebilen depresyon gibi rahatsızlıklar içinse bol kalorili yiyecekler tüketmemeye ve günlük uyku düzeninizi aksatmamaya dikkat etmelisiniz. 

Bu kış Ofix çok sıcak olacak!

Online ofis marketiniz Ofix, kış aylarında sağlığınızı ve iş verimliliğinizi korumanız için yeni bir kampanya başlattı. Kampanyamız kapsamında bazı avantajlı paketler hazırladık. Ve bitki çayları, sıcak içecekler, çay ve kahve makineleri ile ısıtıcılar gibi seçili ürünlerde özel indirimler yaptık. Bu kampanyamız, 2018 yılının Mart ayına kadar geçerli olacak. Yazımızın bu kısmında, ilginizi çekeceğini düşündüğümüz birkaç paket ve üründen kısaca bahsedeceğiz. 

Avantajlı paketlerimizden biri, filtre kahve paketi. Bu pakette Goldmaster GM-7331 filtre kahve makinesi, Jacobs Monarch 500 gram filtre kahve, 7 Oz’luk 50 adet özel baskılı Ofix karton bardak ve 1 kg Doğuş küp şeker var. 

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste kış aylarında çok tüketeceğiniz bitki çayları için de bir paket hazırladık. Bitki çayı paketi içinde Nova Awox kettle, 7 Oz’luk 50 adet özel baskılı Ofix karton bardak, Tafe Barazek 200 gram susamlı kurabiye ve Doğuş ıhlamur, ada çayı ve yeşil çayları mevcut. 

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Kampanyamız kapsamında Lipton Doğu Karadeniz 1000 gram dökme çay % 15 indirimde. 

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Lipton limon aromalı demlik poşet çay ürününde indirim oranımız ise % 20. 

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Goldmaster GM-7330 Müdavim çay makinası için belirlediğimiz indirim oranı % 34. Eğer iyi bir çay makinesi almak istiyorsanız, şimdi tam zamanı… 

Ofiste kış hazırlıkları konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Kampanyamız kapsamında uygun fiyat avantajı sunduğumuz diğer ürünleri kampanyalar sayfamızdan inceleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı bir iş hayatı diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. fijilive

    8 Mart 2021 saat 22:47

    This post is genuinely a nice one it assists new web users, who are wishing for blogging.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler