Bizi Takip Edin

Lifestyle

Oluklu mukavva nedir ve nerelerde kullanılır?

Yayınlandı

tarihinde

Oluklu mukavva hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

160 yıldan uzun bir süredir taşımacılık alanında oluklu mukavvalar kullanılmakta. Ambalaj malzemeleri içinde en dayanıklılarından biri olan bu ürünler, nazik eşyaların yanı sıra dayanıklı eşyaların taşınması için de pratik çözümler sunuyor. Taşıma işlerinin ayrılmaz bir parçası olan oluklu mukavva kutu ve koli çeşitleri, ofiste veya evde bazı eşyaları saklamak için de kullanılabiliyor. Arşivlerde ve depolarda mukavva kutu çeşitleri ile dosya ve özel evrakları uzun süre güvenli şekilde saklamak mümkün. Koli imalatı yapan firmalar oluklu mukavva üretimine özel bir önem vermekte. Kolinin dayanıklı ve sağlam olması için oluklu mukavvanın gerekli niteliklere sahip olması gerekir. Aksi durumda taşıma işlerinde eşyalar zarar görür. Bu nedenle büyük mali kayıplar oluşur. Diğer taraftan oluklu koli çeşitleri geri dönüşüm için de son derece uygun ürünlerdir. Bu ürünleri çöpe atmak yerine geri dönüşüme kazandırmak ekonomik anlamda ve çevre bakımından önemli sonuçlar doğurur. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, oluklu mukavva hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Oluklu mukavva nedir?

Oluklu mukavva kısaca, iki kağıt plaka arasına yivle dalga verilmiş kağıt kökenli bir malzemedir. Bu malzemeye halk arasında genellikle karton denir. Ne var ki karton ile oluklu mukavva farklı malzemelerdir. Nitekim karton, kağıt hamuruyla yapılan ve birkaç lif tabakasından oluşan kalın ve sert bir kağıt çeşididir. Oysa oluklu mukavvada iki kağıt plaka arasında yivle dalga verilmiş başka bir tabaka vardır. Bazı ürün çeşitlerinde birden fazla oluklu tabaka kullanılabilir. Ancak oluklu mukavvada, oluklu tabakaların üzerine yerleştirilen kağıt plakalar vardır. Bu plakaların kalınlığı ürün tipine göre değişebilir. Kalınlık için genellikle 0.25 mm’nin üzerindeki plakalar ön plandadır. Standart bir oluklu mukavvada tek dalga vardır. Bu ürünler üç kısımdan oluşur. Dış kağıt yüzeyde, baskı yüzeyini oluşturan kaliteli liner vardır. Ara ondüle kağıdı olarak fluting kağıdı kullanılır. Bu kağıtların özelliği, fiziksel değişimlere karşı dayanıklı olmasıdır. İç kağıt yüzeyde ise farklı dayanıklılık derecelerine göre kraft, testliner veya fluting kağıdı kullanılabilir. 

Oluklu mukavva çeşitleri nelerdir?

Katman ve dalga sayıları ile kağıt türlerine göre oluklu mukavvalar arasında farklı ayrımlardan bahsetmek mümkündür. Piyasada en yaygın oluklu mukavva çeşidi tek dalgalı mukavvadır. Bunun yanı sıra çift dalgalı ve üç dalgalı ürünlerle de karşılaşmak mümkündür. Oluklu mukavvalarda dalga dipleri A, B, C, D, E ve F harfleriyle ifade edilir. Bu harfler herhangi bir boyuta değil, dalga şeklinin icat sırasına işaret eder. Oluklu mukavvanın üretiminde kullanılan kağıtların farklı tür ve gramajlarda olması mümkündür. Yüksek kalitede oluklu mukavva üretebilmek için ham maddelerin türü ve kalitesi önemlidir. Nitekim oluklu mukavva koli ham maddeleri büyük ölçüde selüloz ve bakır liflerinden oluşur. Bu ham maddelerle oluklu nakliye kutuları sağlam bir yapı kazanır. Bu tür kolilerin ön yüzünde liner kağıt vardır. İç kısmında ise fluting veya kraft kağıt vardır. Kraft malzemeden üretilen taşıma kolileri çok daha dayanıklıdır. Koli ağırlığının düşük kalması için ise iç kısımda fluting kağıdı tercih edilebilir. 

Oluklu mukavvalar arasında önemli farklardan biri de oluk boyutudur. Nitekim oluk boyutu, 1 metreye düşen oluk sayısını ifade eder. Oluk katsayısı yüksek ürünler, ürünün ilk haline göre daha fazla uzayan ürünlerdir. Başka bir deyişle, oluk katsayısı arttıkça ondüle kağıdın ütülenmiş hali uzar. Diğer taraftan kağıt türleri içinde fluting kağıdı, yüzde 100 geri dönüştürülmüş atık kağıtlardan elde edilir. Geri dönüşüme gönderilen atık kağıtlar fluting kağıt yapımı için oldukça elverişlidir. Oluklu mukavvada katmanlar arasında ondüle kağıdı olarak fluting kağıdı kullanılır. Bu kağıtlar arasında da bazı kalite farkları mevcuttur. Testliner kağıdının üretimi, fluting kağıt hamuruna elyaf karıştırarak gerçekleşir. Bu elyafın birincil olması veya atık kağıtlardan gelen ikincil elyaf olması mümkündür. Hamura katılan boya nedeniyle bunların rengi kraft kağıdına benzer. Testliner kağıdı fluting kağıttan daha dayanıklı, kraft kağıttan daha dayanıksızdır. Kraft kağıtta ise odun yongaları kullanıldığı için dayanıklılık çok yüksektir. Bu ürünlerin su geçirgenliği de çok düşüktür. 

Oluklu mukavva nasıl ortaya çıktı?

19. yüzyıla kadar Avrupa’da gelişmiş bir posta teşkilatı yoktu. Bu dönemde posta teşkilatının gelişmesiyle birlikte bir yerden başka bir yere mektup göndermenin yanı sıra farklı eşyaların gönderimi de mümkün hale geldi. Böylelikle nazik eşyaların nakliyesi için ambalaj malzemesi bulmaya dönük çeşitli çalışmalar başladı. Eşyaların güvenliğini arttırmayı sağlayan bu malzemelerden biri oluklu mukavvaydı. Bu malzeme için ilk patent 1856 yılında İngiltere’de alındı. Ne var ki oluklu mukavvanın bu türü henüz taşımacılık işleri için yeterince uygun değildi. Bu nedenle kullanımı daha çok şapkalarla sınırlı kaldı. Günümüzde kullandığımız oluklu mukavvaya en çok benzeyen malzeme New York’ta Albert Jones tarafından geliştirildi. Jones‘un tasarladığı ilk oluklu mukavva çeşidi, lamba camlarının taşınmasında mükemmel çözümler sağladı. Şekli de lamba camlarıyla uyumlu olacak şekilde silindirdi. Katman sayısı ise sadece bir adetti. Bu nedenle dayanıklılığı zayıftı. Günümüzde üç katmanlı standart oluklu mukavvalardan farklı olarak Jones‘un oluklu mukavvası tek katmandan oluşuyordu. 

Bununla birlikte, Albert Jones‘un geliştirdiği oluklu mukavva çeşidi, yeni ürün tipleri için prototip haline geldi. Kısa süre içinde taşımacılık alanı için özel olarak yeni oluklu mukavvalar tasarlanmaya başlandı. Fakat üretim henüz elle yapıldığı için imkanlar sınırlıydı. Oluklu mukavvanın üretimi için ilk makine 1874 yılında ortaya çıktı. Ardından ilk toplu üretimi Oliver Long gerçekleştirdi. Long‘un geliştirdiği yeni oluklu mukavvada esasen Jones‘un tasarımı ön plandaydı. Ancak Long bunu daha da geliştirdi. Nitekim Long‘un tasarımında merkezi bir oluklu mukavva tabakası etrafında iki plaka şeklinde oluklu mukavva vardı. O günden bu yana oluklu mukavva üretiminde kullanılan temel yöntemler neredeyse hiç değişmedi. Kağıt üretimi alanında ortaya çıkan gelişmeler, oluklu mukavvanın üretim teknolojilerinin gelişmesini sağladı. Kağıt hamuru üretiminde 20. yüzyıla kadar devam eden geleneksel yöntemler, modern makinelerin yaygınlaşmasıyla birlikte önemini kaybetti. Elle yapılan üretimin makinelerle yapılması hem miktar, hem de kalite artışını beraberinde getirdi. Aynı zamanda da fiyatların düşmesini sağladı. 

Oluklu nakliye kutuları nasıl ortaya çıktı?

Günümüzde kullandığımız oluklu nakliye kutuları 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. O yıllarda oluklu mukavvaların kullanımı sınırlıydı. En önemli kullanım şekli ise eşyaları sarmak şeklindeydi. Nitekim kağıt üretim teknolojileri henüz dayanıklı bir kağıt çeşidi bulamamıştı. Oysa İsveçli kimyager ve mucit Carl Dahl, 1884 yılında kraft kağıdı bularak bu konuda yeni bir süreci başlattı. Bulduğu kraft kağıdı yırtılmaya karşı oldukça dirençliydi. Çünkü bileşiminde toz haline gelmiş ağaç yongaları vardı. Bu sayede 20. yüzyılda kraft kağıt pazarı hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu süreçte oluklu mukavvada kraft kağıt kullanımı başladı. Böylelikle oluklu nakliye kutuları ortaya çıktı. Günümüzde de dayanıklı taşıma kolileri kraft kağıttan yapılan oluklu mukavvalar ile şekillenmekte. Bu ürünler ilk başlarda seramik, cam ve benzeri hassas eşyaları paketlemek için ön plandaydı. Daha sonra gıda alanında öne geçtiler ve diğer alanlara yayıldılar. 20. yüzyılın sonlarında sadece ABD’de oluklu mukavva üretimi yıllık 25 milyon tonun üzerinde gerçekleşti. Bu rakam her geçen gün artıyor. 

Oluklu mukavva nasıl üretilir?

Bu üretim için özel makineler gerekmekte. Nitekim bu makineler ürünlerde eğrilme ve diğer deformasyonların oluşmaması için gerekli niteliklere sahiptir. Aynı zamanda da birbirleriyle bağlantılı şekilde entegre üretim kompleksleri meydana getirirler. Yüksek teknolojiye sahip bu makinelerde dakikada 200 ve üzeri sayıda oluklu mukavvanın üretimi mümkündür. Diğer taraftan üretimde kağıtların nemlenmesi buhar makineleri ile gerçekleşir. Keza kağıtta dalga şeklinin oluşması için yüzeyin nemli olması gerekir. Ondüle kağıt için özellikle fluting kağıdı daha avantajlıdır. Nitekim bu kağıt nem yoluyla kolay şekil alır. Ayrıca oluklu mukavvanın tabakalarının yapışması için de neme ihtiyaç vardır. Bu bakımdan, oluklu mukavvanın üretiminde önemli miktarda su gerekir. Oluklu mukavvanın su direnci testliner kağıtla oluşur. Kağıtlar plaka şekline geldikten sonra ise yüzeydeki nemi kurutmak gerekir. Nemden arındırma işlemi 120 ile 180 derece arasında kurutma işlemiyle gerçekleşir. Oluklu mukavvanın üretiminde farklı enerji kaynakları gerekir. Bu nedenle bu üretim için yüksek enerjiye ihtiyaç söz konusudur. 

Oluklu mukavva nerelerde kullanılır?

Kutu ve koli üretiminin en önemli bileşenlerinden biri oluklu mukavvadır. Nitekim oluklu mukavvadan elde edilen kutu ve koliler günümüzdeki en yaygın ambalaj malzemeleri içinde yer alır. Bu malzemeler sadece taşıma için değil, ürünleri korumak ve satmak için de gereklidir. Örneğin ayakkabı kolisi hem ürünü taşımak, hem de saklamak için pratik çözümler sunar. Oluklu karton olarak da bilinen bu ürünler, ayakkabıları toz ve nemden korur. Üstelik ayakkabı kutuları evlerde farklı eşyaları saklamak için de elverişlidir. Dahası mukavva kutu çeşitleri her türlü kağıt ürün, fotoğraf, belge ve benzeri materyallerin saklanması için faydalıdır. Koli imalatı sırasında dayanıklılık, hassas eşyaların nakliyesinde en önemli kriterdir. Örneğin tekstil kolisi ürünleri modern oluklu mukavva teknolojisi içinde en dayanıklı ürünlerden biridir. Oluklu mukavva üreticileri daha basit ihtiyaçları karşılamak için de farklı ürün tipleri geliştirmiştir. Örneğin pizza kutusu ürünlerinde mikro dalga mukavva vardır. Bunlar kolay katlanır, ısı ve neme dayanıklıdır. 

Oluklu mukavvanın avantajları nelerdir?

Oluklu mukavvanın en önemli avantajı, eşya veya ürünleri taşımak, saklamak ve satmak için pratik çözümler sunmalarıdır. İyi bir oluklu mukavva ambalaj kullanarak bir eşya veya ürünü dünyanın bir ucundan öbür ucuna güvenli bir şekilde ulaştırmak mümkündür. Eşya veya ürünün türüne göre farklı oluklu mukavvaların uygun olması mümkündür. Özellikle basit eşyalar için kullanacağınız oluklu mukavva koliler hafif ve ekonomiktir. Dayanıklı ürünlerde ise maliyet artar. Ancak bu ürünleri işi bittikten sonra saklayıp lazım olunca tekrar kullanabilirsiniz. Bu sayede nakliye giderlerinizi azaltabilirsiniz. Oluklu mukavvalar farklı ebatta koli yapımında kullanıldığı için her çeşit taşıma kolisi ihtiyacına pratik çözümler sunar. Üstelik yivler arasında hava sirkülasyonu vardır. Bu sayede koli içindekiler sıcaklık değişimine dayanır. Bu nedenle gıda ürünlerinin taşımasında da oluklu mukavvanın avantajları büyüktür. Ayrıca ürünlerin üst katmanına baskı yapmak kolaydır. Büyük firmalar ürün gönderiminde kendi logolarının bulunduğu taşıma kolilerini tercih eder. Diğer firmalar ise baskısız taşıma kolileri ile ürün gönderimi gerçekleştirir. 

Oluklu mukavva hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce küçük bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Online ofis marketiniz Ofix, ofislerin en önemli gider kalemlerinden biri olan taşıma kolilerine uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Sitemizde satışı devam eden tüm taşıma kolilerini gönderi ve taşıma kolileri kategorimizde inceleyebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için de OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler