Bizi Takip Edin

Lifestyle

Baskısız Taşıma Kolilerimiz Satışta

Yayınlandı

tarihinde

Baskısız taşıma kolileri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Paketleme ve taşıma işlerinin olmazsa olmazlarından biri kolilerdir. Hangi sektörde olursa olsun bir yerlere bir şeyler gönderilmek istendiğinde taşıma kolilerine ihtiyaç duyulur. Büyük firmalar, müşterilerine ürün gönderiminde kendi logolarının yer aldığı özel baskılı kolileri kullanır. Orta ve küçük işletmeler ise baskılı koli hazırlama maliyetini karşılamak yerine baskısız taşıma kolilerini tercih eder. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, online ofis marketiniz Ofix’te satışına yeni başladığımız baskısız taşıma kolileri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Taşıma kolisi nedir?

Koli sözcüğü dilimize, Fransızca colis sözcüğünden girdi. Fransızcada colis sözcüğü, “posta paketi” anlamına gelmekte. 19. yüzyıldan itibaren Avrupa’da posta teşkilatının gelişmesiyle birlikte bir yerden başka bir yere mektup göndermenin yanı sıra farklı eşyaları da göndermek mümkün hale geldi. İçinde türlü eşyaların bulunduğu paketlere Fransızlar colis adını verdi. Koli anlamına gelmek üzere Avrupa dillerinde parcel (İngilizce), paket (Almanca), pacco (İtalyanca) gibi sözcükler kullanıldı. Türkçedeki koli sözcüğü, Fransızca colis sözcüğünün okunuş şeklini ifade etmekte.

Taşıma kolilerinin önemi nedir?

Posta teşkilatının gelişmesiyle birlikte kullanımı artan taşıma kolileri, bir yerlere bir şeyler göndermek istediğimizde taşınacak malzemelerin güvenli bir şekilde alıcıya ulaşmasını sağlamakta. Malzemenin niteliği ve ebatlarına uygun koliler seçildiğinde, içindeki eşyaların gönderim sürecinde zarar görmesi engellenir. Doğru koli seçimi yapılmadığında veya koli hazırlama konusuna yeterince dikkat edilmediğinde, malzemelerin zarar görmesi ve çeşitli kayıpların oluşması kaçınılmaz olur.

Taşıma kolisi çeşitleri nelerdir?

Taşıma kolisi çeşitleri içinde en sık rastlanılan türleri tam kapalı koli, yarım kapalı koli, tutmalı koli, arşiv kolisi, klasör kolisi, TV taşıma kolisi, kitap taşıma kolisi ve tekstil kolisi şeklinde sınıflandırabiliriz. Bunların yanı sıra yumurta kolisi, bardak taşıma kolisi, pizza kutu kolisi, et taşıma kolisi, ayakkabı kolisi, elbise taşıma kolisi ve Ramazan kolisi gibi farklı koli türlerinden de bahsetmek mümkün. Bunlar içinde yumurta taşıma kolisi ve bardak taşıma kolisi, yumurta ve bardak taşımayı güvenli hale getirmek için gerekli niteliklere uygun olarak üretilmekte. Baskı durumlarına göre ise koli çeşitleri, baskılı koli ve baskısız koli olmak üzere ikiye ayrılmakta.

Taşıma kolileri hangi materyallerden üretilir?

Taşıma kolisi üretiminde en sık kullanılan materyal oluklu mukavvadır. Koli imalatı alanında oluklu mukavvanın tercih edilmesinin esas nedeni, üretim maliyetinin düşük olmasıdır. Bunun yanı sıra ürünlerin geri dönüştürülebilir olması da önemli bir tercih nedenidir. Oluklu mukavva ilk olarak İngiltere’de, şapkaların iç kısımlarını güçlendirmek için kullanıldı. Koli üretiminde kullanılması ise cam şişeleri korumak üzere geliştirildi. Oluklu mukavvadan sonra koli imalatı alanında en fazla kullanılan materyal plastiktir. Plastik taşıma kolisi çeşitleri, temizlik ve tekrar kullanım konusunda daha etkin çözümler sunar. Ahşap koli çeşitleri ise günümüzde daha çok dekorasyon amaçlı kullanılmakta.

Taşıma kolileri geri dönüşüme nasıl kazandırılır?

Taşıma kolisi çeşitleri içinde yüzde 50’den fazlasını karton koliler oluşturmakta. Geri dönüşüm söz konusu olduğunda karton kolilerin daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. Karton kolileri geri dönüşüme kazandırmak için, taşıma işleminin ardından koliyi çöpe atmamalısınız. Geri dönüşümü için apartmanınızda veya işyerinizde kağıt toplama alanlarını değerlendirebilirsiniz. Karton koliyi yırtarak küçültmek ve sonra da çöpe atmak, ülke ekonomisinin yanı sıra doğa için de büyük bir kayıptır. İşi biten koliyi eğer kağıt toplama alanına bırakırsanız, ilgili kişiler tarafından geri dönüşüm alanına götürülmesi ve yeniden kullanılması mümkün olur. Bu sayede hem ülke ekonomisine, hem de doğanın korunmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Baskılı koli mi, baskısız koli mi?

Günlük hayatta ve daha çok ev eşyası taşımak için genellikle marketlerden temin edilen baskılı koliler kullanılmakta. Ev taşıma kolisi olarak da ifade edilen bu koliler, ev eşyalarının güvenli şekilde taşınmasına yardımcı olur. Eşya taşıma kolisi temininde veya koli bandı kullanarak koli hazırlamada güçlük çeken kullanıcılar, bu konuda taşıma şirketlerinden de yardım alabilmekte. Ev taşımak için koli hazırlamak, eşyaların fiziksel bakımdan zarar görmesini önleyici etkiye sahip. Ancak, taşınma kolisi olarak kullanılacak kolilerin doğru seçilmesi gerekir. Çünkü kullanılmış bir koliyi tekrar kullanmak, gerekli önlemler alınmadığı takdirde içindeki malzemelerin zarar görmesine yol açabilir. Bu gibi risklerin önüne geçmek isteyen kullanıcılar için piyasada taşınma kolisi seti satışı yapılmakta.

Müşterilerine ürün gönderimi yapan büyük firmalar, ürünleri kendi logolarının yer aldığı özel baskılı kolilerle göndermekte. Orta ve küçük işletmeler ise baskılı koli hazırlama maliyetini karşılamaktansa baskısız koli kullanmayı tercih etmekte. Baskısız karton taşıma kolisi çeşitleri, ürün paketleme ve gönderim konusunda işletmenin imajını olumlu yönde etkiler. İşletmenin bir başka firmaya ait kolilerle ürün gönderiminde bulunması, müşteriler üzerinde kurumsal firma algısını olumsuz yönde etkiler. Bununla birlikte, piyasada bulabileceğiniz ucuz taşıma kolisi çeşitleri içinde kaliteye de dikkat etmelisiniz. Gerekli niteliklerin altında kalan taşıma kolisi çeşitleri de işletmenin kurumsal imajına zarar verebilir.

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri Ofix’te!

Taşıma kolileri hakkında kısaca bu konulara işaret ettikten sonra yazımızın bu kısmında, Ofix’in satışına yeni başladığımız baskısız taşıma kolileri hakkında birkaç noktaya kısaca temas edeceğiz. Tekli ve 10’lu paket şeklinde satışa açtığımız bu ürünler, çift oluklu mukavvadan üretilmekte ve sağlığa zararlı hiçbir madde içermemekte. Çevreyi kirletmeden, ürünün doğal yapısını bozmadan ve herhangi bir hasara yol açmadan ürün gönderimlerini kolaylaştıran bu koliler, aynı zamanda da uygun fiyat avantajıyla ofislerde paketleme ve ürün gönderim maliyetlerinde tasarruf yapılmasını sağlamakta. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Taşıma Kolisi Baskısız 71 x 24 x 39 cm

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri listemizin ilk sırasında, taşıma kolisi baskısız 71 x 24 x 39 cm ürünümüz var. Çift oluklu mukavvadan üretilen bu koliler doldurma, boşaltma, paketleme ve depolama işlemleriniz sırasında zaman ve emek tasarrufu sağlamakta. Taşıma kolisi fiyatları bakımından da bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Nitekim fiyatı piyasa ortalamasına göre makul düzeyde olup beklentilerinizi iyi bir şekilde karşılayabilir.

Taşıma Kolisi Baskısız 80 x 50 x 50 cm 10 Adet

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri listemizin ikinci sırasında, taşıma kolisi baskısız 80 x 50 x 50 cm 10 adet ürünümüz var. Ofisinizde gün içinde çok sayıda ürün gönderimi yapıyorsanız, tekli koli çeşitlerinden ziyade 10’lu koli çeşitleri fiyat avantajı bakımından daha iyi bir seçim olabilir. Taşıma kolisi en ucuz bu şekilde temin edilebilir. Bu ürünleri ayrıca, ürün gönderiminin yanı sıra ürün istifi ve depolamada da kullanabilirsiniz.

Taşıma Kolisi Baskısız 40 x 30 x 20 cm 10 Adet

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri listemizin üçüncü sırasında, taşıma kolisi baskısız 40 x 30 x 20 cm 10 adet ürünümüz var. Eğer orta boy ve dayanıklı bir taşıma kolisi arıyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Eşya taşımak için koli arayan kullanıcılarımız bu ürünleri orta boy eşyaları için tercih etmekte. Taşıma kolisi fiyatları içinde orta boy koli fiyatları, ofis bütçesi üzerinde fazla bir yük oluşturmamakta.

Taşıma Kolisi Baskısız 60 x 40 x 40 cm 10 Adet

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri listemizin dördüncü sırasında, taşıma kolisi baskısız 60 x 40 x 40 cm 10 adet ürünümüz var. Eğer orta üzeri taşıma kolisi ihtiyacınız varsa bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Bu koliler aynı zamanda da mutfak taşıma kolisi olarak kullanılabilir. Nitekim, taşınma kolisi satın almak isteyen kullanıcılar, mutfak eşyaları için büyük boy taşıma kolisi yerine orta üzeri taşıma kolilerini tercih etmekte.

Taşıma Kolisi Baskısız 60 x 40 x 30 cm 10 Adet

Ofis dostu baskısız taşıma kolileri listemizin beşinci sırasında, taşıma kolisi baskısız 60 x 40 x 30 cm 10 adet var. Dayanıklı ve sağlam yapısıyla orta boy ürün ve eşya taşımayı güvenli hale getiren bu ürünler de yine 10’lu paketle alımı yapıldığında fiyat avantajı sağlamakta.

Ofix’te satışı devam eden diğer koli çeşitlerini gönderi ve taşıma kolileri kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler